Gönderen Konu: Sanal Bezirganlar  (Okunma sayısı 147312 defa)

0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #315 : 16 Haziran 2017, 20:13:32 »
Burjuvaziden İcazetli kavramına takılmış ,anlama özürlü Melnur.
Benim bu kavramı kullanmaktaki amacım illegaliteyi mutlaklaştırmak  değildir
İşçi Sınıfının Partisi,yani Komünist Parti legal ve lagal olmayan mücadele biçimlerini,koşullara göre kullanır.

Ancak bu koşullarda ,burjuvazinin kendi hukukunu bile hiçe saydığı,gericilik dönemlerinde ,Komünist Partisi ve onun merkez kadroları açık edilmez.
Parti illegaldir ama legal olanaklarıda sonuna kadar kullanır.

Benim burada anlatmak istediğim ve Melnur’un bir türlü anlamadığı/anlamak istemediği,TKP isminin o dönem Devletin Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ile yapılan pazarlıklar sonucu,onun çizdiği kırmızı çizgiler içersinde verilen siyaset yapma sözü sonrası gasp edilmesidir

Mustafa Suphi TKP si ile uzak,yakın ilişkisi olmamış,o hareketin içersinde hiç yer almamış,başka bir siyasi oluşumun TİP nin içersinde yer almış bir hareketin neden TİP olarak devam etmek istemediği ve hiç içersinde yer almadığı bir hareketin TKP nin adını almak konusunda bu kadar israrlı olmasıda ayrı sorgulanması gereken bir durumdur.

80 öncesinde olduğu gibi gidin TİP ni ayağa kaldırın,TKP sizin neyinize!
TKP sahipsiz değil,heleki sizin gibi Nasyonal Komünistler’in eline hiç bırakılmaz.

Bak sana TKP 1920 tüzüğünden örnek vereyim.
Umarım anlarsın hangi pazarlık sonucu bu ismin alındığını!
Sabih Kanadoğlu’nun kırmızı çizgilerinin neler olduğunu!

"TKP tüzüğü :
4- Türkiye Bolşevikleri köy, nahiye, kaza, sancak ve merkez şuraları aracılığı ile toplum hayatında gerçek bir halk cumhuriyeti hükümetini oluşturmak ve sosyalizmi yerleştirinceye kadar çalışan yoksullardan oluşan bu şuraların diktatörlüğünü öngörür.
15- Türkiye Komünistleri milletlerin özgür gelişmesini tanır ve her milletin kendi kaderini tayin hakkını o millete verir.
Türkiye Komünist Partisi Merkez-i Umumisi"


Birisi Proletarya Diktatörlüğü,diğeri ise UKKTH!
Hadi koy bakalım programına yada tüzüğüne bu maddeleri!

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #316 : 24 Haziran 2017, 10:45:38 »
Malum Forumda,yani "Sosyalist" Forumda yine sözde Blanquistler,geçmişten kaynaklı kinlerini Marks ve Engels'in üzerine kusmaya başladılar.

Tabi bunun altında yatan asıl amaç,Lenin'i Blanquistlikle yaftalıyarak,Marksla,Lenini,Marksisizm ile Leninizmi biribirinden kopartmak.

Daha önce aşağıdaki linkte ,bizzat Lenin'in Blanquizm ile ilgili kendi söylemlerini aktararak ,bunların yüzüne tokat gibi çarptık.
http://www.solplatform.biz/index.php?topic=4312.msg10152#msg10152

Anlaşılan bunlara bu tokat da yeterli gelmemiş.
O halde devam edelim!

Lenin’in Blanquizm ile ilgili söyledikleri,Menşeviklere hoş görünmek,onları tatmin etmek içinmiş.
Yukardaki cümle kendine Leninstim diyen birine ait.

Sanki Lenin’in Menseviklere ihtiyacı var.
Sanki Lenin Mensevikleri her fırsatta yerden yere vurmuyor.
Bu nasıl bir savunmadır böyle!!!

Lenin Blanquiyi ve Komünü yeterince tanımamış oluyor ama sizler,Lenin’den çok daha iyi Blanquiyi  ve Komünü tanıyorsunuz.

Burjuvazi çok çabaladı Marksizm ile Leninizm’i biribirinden koparmayı ama başaramadı.
Bunun için sol içersindeki özel görevlilerinide kullandı ama başarısız oldu.
Sizler mi Marksizm’i Leninizm’den koparacaksınız!!!

Boş yere enerjinizi harcamayın.
Niyetinizden bağımsızda olsa bu enerji Burjuvazinin değirmenine su taşıyor.

Blanquizmi bir bataklığa benzeten Lenin mi,Blanquist.
Artık bırakın bu inadı,Lenin’e rağmen Lenin’i Blanquist yapamazsınız.
Gerçekler ortada,ona göre konuşun.
O gerçekler Lenin ile Blanqui arasındaki temel bir farkı da bizlere gösteriyor.

Almanlar’ın Fransayı işgal girişiminde Fransada ki hükümet Burjuva Hükümet değilmi?
Blanqui Gazetesinde işçi ve emekçileri bu işgale karşı 3 renkli bayrağın yanında Burjuva Hükümetin yanında olmaya çağırmadı mı?

Peki Lenin ne yaptı?
Almanların Rusyayı işgal girişiminde Kranski’nin başında olduğu Burjuva Hükümete karşı,savaş yerine,Barışı savundu.
İşçi ve Emekçilere silahlarını,kendi hükümetlerine çevirmesini istedi.

Blanquinin dediği gibi “Ülke Tehlikede” diyerek Burjuva Hükümetin yanında yer almadı.
Bu durumdan Devrimci bir vazife çıkardı.

İşte her ikisi arasındaki fark bu kadar net!
Birisi Ulusalcı,Sosyal Yurtsever,diğeri ise katıksız Enternasyonalist.

Siz buna yanıt verin,bırakın Marksizmle uğraşmayı.
Zaten Burjuvazi yeterince uğraşıyor.
Unutmayın her Marksizm’e saldırdığınızda Lenin’in tokatı suratınıza inecektir.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #317 : 16 Eylül 2017, 11:09:56 »
Malum Forumda bir tartışma sürmekte!
Burada ilginç olan ve dikkatimizi çeken tartışmanın tarafları!

Aslında her iki tarafın da ortaklaştığı nokta,ucundan,bucağından Marksizm’i aşındırmak,Marksizm’in olmazsa olmazlarını,revize etmeye çalışmak.

Tartışmanın bir tarafında yer alan kişi,açıkca Marksist olmadığını dile getirerek,akılınca Marksizm’i eleştiriyor.
İlginç olan ve dikkat çekici olan ise tartışmanın karşı tarafında olan ve kendini Marksist olarak tanımlayarak,sözde Marksizm’i savunuyor görünerek aslında Marksizm’in olmazsa olmazlarını revize eden kişi.

Marksist olmayanla ilgili bir şey söylemiyeceğiz.
Marksist olmadığı için bu şekilde düşünmesi doğal.

Birde Anarşist olduğu için Marksizmle geçmişten kaynaklanan bir hesaplaşması var,
Geçmişten gelen bu kini kusmak için kendine uygun bir ortam bulmuş.
Biz onu kiniyle baş başa bırakarak,diğer tartışmacıya dönelim.

İşçi Sınıfının yok saymak,kısaca ELVEDA PROLETARYA demek için atmadığı takla yok.
Yok 20 ve 21 yüz yıl arasında üretim biçimi değişmiş,işçi sınıfının devrimciliği ve öncülüğü geriye düşmüş,bunun yerini bilinçli insan gibi çok genel tanım almış.

Aslında bu düşmanlığı  yeni değil.
Bu Arkadaş, işçi sınıfı düşmanlığını o denli ileriye götürmüştüki,hiç yüzü kızarmadan Brisa İşçilerini,Sabancı'nın Brisa sını SÖMÜRMEKLE suçlamıştı.

İşçi Sınıfının neden tek Devrimci Sınıf olduğu ustalarca çok açık ifade edilmiştir.
Sömürünün kaynağı ücretli emek canlı emektir.
Sermaye emeği üretim araçlarının özel mülkiyetine sahip olduğu için  tahakkümü altına alır,onu sınıflaştırır,ücretli emek,yabancılaşmış emek haline getirir.
Ücretli Emek aynı zamanda artı değeri üretim sürecinde ortaya çıkardığı gibi,pazarda da onu realize eder ve Sermaye ye ekler.

Sermayenin var olması ücretli emeğe bağlıdır.
Semaye ancak kendini ücretli emek üzerinden var eder.
İşte bu nedenle  kendini ve karşıtını ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip tek Devrimci sınıf İŞÇİ SINIFIDIR.

Ama hangi işçi sınıfı?
Lenin’in hemen her makalesinde özellikle vurguladığı SINIF BİLİNÇLİ İŞÇİLER.
Marks’ın “ “İşçi sınıfı ekmeğine bir dilim ilave etmek için değil onuru için savaştığında devrimcidir” sözünde yer alan İŞÇİ SINIFI.
Yine Marks’ın “İşçi Sınıfı ya Devrimcidir,ya da hiçbir şey değildir” sözüyle işaret ettiği,kendinde sınıftan,kendi için sınıf konumuna gelmiş,politikleşmiş İŞÇİ SINIFI.

Bir diğer nokta Proletarya Diktatörlüğü sorunudur.
Komünist Toplum sınıfların olmadığı,bu nedenlede varlığı sınıflara bağlı olan DEVLETİN olmadığı bir toplumdur.
Devlet sınıflarla ortaya çıkmış,sınıflar ortadan kalkıncada sönümlenerek ortadan kalkacak bir olgudur.

Komünist Toplumda ,Devletten bahsetmek,Marksizm’in A,B,C sini bile bilmemektir.
Komünist Devrimci Diktatörlük kavramı ancak aklı firar etmiş,hasarlı bir beynin ürettiği bir kavram olmaktan öte bir anlam içermez.

Lenin gelişimin seyrini şöyle açıklar;
Mutlakiyetten,Burjuva Demokrasisine,Burjuva Demokrasisinden Proletarya Diktatörlüğüne oradanda DEMOKRASİSİZLİĞE.
Yani KOMÜNİST TOPLUMA
veda
« Son Düzenleme: 16 Eylül 2017, 14:45:02 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #318 : 09 Kasım 2017, 19:36:27 »
Solpaylaşım sitesinin NASYONAL SOSYALİST sahibi Melnur,nasıl ki Hitler Yahudi düşmanlığı üzerinden siyaset yaparak, kitleselleşmeye çalıştıysa, bu  NEOFAŞİST de ,KÜRT DÜŞMANLIĞI üzerinden aynı yolu benimsemiş bir siyasetin TELLALIĞINI yapıyor.

Konu Yurtseverlik olmasına karşın,dağarcığında bu konuda kırıntı bile taşımayan bu NEOFAŞİST, verecek yanıtı olmayınca, sıkışınca konuyu Kürt Düşmanlığına vardırıyor.

Yakında bu NEOFAŞİST’İN sitesinde  MHP li Faşistleri görürseniz sakın şaşırmayın.
Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü yolunda bunlar EL ELE vermişler.

Bu NEOFAŞİSTE sadece tek bir konuda bir şey söyliyeceğim.
O da CEHALETİNİ yüzüne vurmak için.

İşçi Sınıfının mücadelesini BİÇİM olarak ULUSAL olarak niteleyen,ben değil,bizzat MARKS’IN kendisi!

" Besbelli ki, işçi sınıfı, savaşım verebilmek için, sınıf olarak kendi ülkesinde örgütlenmelidir ve her ülke, ayrı ayrı bu sınıf savaşımının doğrudan alanıdır. İşte işçi sınıfının savaşımı, bu anlamda ulusal nitelik taşır, içeriği bakımından değil, ama Komünist Manifesto'nun da dediği gibi, "biçimi bakımından" ulusal. " (Karl Marks)


Ama Melnur’un bunu kabullenmesinin önündeki en büyük engel,damarlarında akan “asil” kan.
Melnur’un beyin kapasitesi,Enternasyonali anlamaya müsait değil.

Fazla zorlamayalım,devrelerini yakmayalım.
Sana bu kadar yeter Melnur,hadi şimdi bas git!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #319 : 02 Ocak 2018, 20:28:51 »
“Oysa halk yönetimi olarak tanımlayabileceğimiz cumhuriyet her şeyden önce monarşi karşıtlığıdır. Büyük Fransız Devrimi ile birlikte öncelikli anlamına bu yatar. Bizde de böyle olmuş cumhuriyet monarşiyi tarihin çöplüğüne göndermiştir. Uzatmayalım, cumhuriyet denildiğinde aklımıza gelmesi gereken aydınlanmadır. Laikliktir, bilimdir, kadın erkek eşitliğidir. Kulluktan yurttaşlığa geçiştir. Yobazlıktan, hurafe anlayışından aydınlığa adım atmaktır. Hükümdarlıktan vatan-yurt olgusuna geçiştir vb.  “(Melnur)

http://www.solpaylasim.com/k7379-sf-de-sosyalist-cumhuriyet-tartismalari.html

Neymiş Cumhuriyet Bir HALK yönetimiymiş!
Komünistler olaylara, olgulara SINIFSAL bakarlar ya!
Bu Perinçek Artığı da HALK diye bir SINIF katagorisi uydurmuş ve Burjuva Cumhuriyeti,HALK YÖNETİMİ ile eşitlemiş.

Aklımıza gelen aydınlanma,laiklik,bilim,kadın erkek eşitliği olmalıymış!
O Cumhuriyetin kimin Cumhuriyeti olduğu, o Cumhuriyet altında işçi ve emekçilerin ezilmesi,sömürülmesi,baskı görmesi,üzerlerinde zor kullanılması,haklarını arayanların zindanlara atılması,işkencelerden geçirilmesi,bunların hiç birinin önemi yok bu Perinçek Artığına göre!

Yukardaki alıntı da tek bir SINIF sözcüğü geçiyormu???
Geçmez , çünkü bu Perinçek artığı, bu kelimeyi telaffuz etmesi için yeterli bilgileri edinecek beyin kapasitesine sahip değil.

O kulaktan dolma ilk okul resmi öğretisiyle,Cumhuriyeti bir HALK YÖNETİMİ olarak tanımlıyor.
Çünkü Burjuva Cumhuriyeti kuranlar öyle istemiş,SINIFLARI YOK SAYARAK, biz SINIFSIZ,İMTİYAZSIZ KAYNAŞMIŞ BİR KİTLEYİZ diyerek, SINIFSAL SÖMÜRÜSÜNÜ  HALKÇILIK ilkesinin ardına gizleyerek ,altı okunun bir parçası haline getirmiş.

Bu Aklı firar etmiş zavallı da, ilk okul bilgilerini anımsayarak Cumhuriyetin bir HALK YÖNETİMİ olduğunu bizlere yutturmaya çalışmış.

Sorsan bu aklı ziyana,ben TKP liyim der!
İlker Belek’e,Erhan Nalçacı’ya hatta Kemal Okuyan’a bakıyoruz bir de bu zavallıya!

Bunun yerinin TKP değil, Vatan Partisi olması gerekiyor.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #320 : 03 Şubat 2018, 22:29:39 »
Zavallı Melnur!

Hep söylüyorum böyle ince konular için o kıvrımları düzleşmiş beynini fazla yorma.
Gök tanrı korusun, beyin kanaması geçirebilirsin!

Neden AKP Devleti denmeyeceği hem Devlet tanımından, hem Devletin yapısal özelliklerinden ve varlık nedeninden belli değil mi?

Herşeyi bir kenara bıraksak bile Devletin bir sınıf egemenliği aracı olduğu, onun nereye ait  olduğunu ortaya koymuyor mu?

Demek ki Devlete bir ad vereceksek o ad onun sınıfsal bağını ortaya koymalı!
Yarın CHP Hükümet olsa CHP Devleti mi diyeceğiz, yoksa bu soygun ve talan düzeni yıkılana değin  Devlet hep ait olduğu sınıfsal bağlamla mı tanımlanacak?
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #321 : 04 Şubat 2018, 18:16:49 »
Melnur çok sinirlenmiş, başlamış salyalarını akıtmaya!

Devlet konusun da yazdığım yazı ortada!
Oysa o ne yapmış!

Bilgisizliğin,yetersizliğin ve bunların kendi üzerinde yarattığı ezikliğin bir yansıması olarak,neye karşı çıktığını kendinin bile dile getiremediği,kendinin bile anlamakta zorluk çektiği sözler etmiş.

Devlet yazısın da ortaya konan Devletin asıl aidiyetinin SINIFLAR olduğu vurgusu!
Neden bunu dile getirmek zorunda kaldık?

Çünkü bugünler de sol içersinde pek çok kesim Devlet ten bahsederken SINIF aidiyetinin üzerinden atlıyarak, AKP Devleti gibi, niyetten bağımsızda olsa Devletin gerçek sahibi,iktidardaki sınıfı aklayıcı bir Devlet kavramı tanımlıyor.

Varsa bu yazdıklarıma bir itirazın bunu dile getir ama bunu dillendirecek bilgi ve birikimden yoksunsan kendini daha fazla rezil duruma düşürme!

Sen her fırsatta faili meçhul cinayetlerin tetikçisi Veli paşasına saygıda kusur etmeyen,ona selam gönderen  Yalçın Küçük'ü,hatta utanmadan geçmişteki faili meçhullerin ardındaki DİŞİ ASENADAN övgü ile bahseden,onun yanında olduğunu söyleyen Ataol Behramoğlunu "SOSYALİST"  olarak anmaya devam et.

Artık bir an evvel safını belirle!
Bak Doğu Perinçek seni hasretle yanına bekliyor!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #322 : 05 Şubat 2018, 15:37:48 »
Bak ne güzel itiraf ediyor Melnur!
“Bu yüzden bugünün devleti AKP devletidir.
Daha ileri gidebiliriz,   'tek adam devleti''dir.”


İşte Melnur’un bizim yazımızdan anladığı o kıt aklıyla bu!
Ne yapsın zavallı,beynindeki kıvrımlar ancak bu kadarını anlamasına olanak tanıyor.
İşte bu nedenle bu anlama özürlülere anlatabilmek adına Devlet konusunda yazmayı gerekli gördük.

“Şu anlama mı geliyor; her sabah Tüsiad'ından Müsiad'ına bütün patron örgütleri bir araya geliyor ve o gün devletin sınıfsallığının nasıl şekilleneceğine karar mı veriyorlar? Burjuvazinin sınıfsallığı bir baskı aracı olarak böyle mi şekilleniyor? Kuşkusuz, hayır!”

Böyle diyor Melnur battığı bataktan çıkmak için ama debelendikçe,saçmaladıkça daha da batıyor.
Burjuvazinin sınıfsallığı o iktidara geldiğinden bu yana zaten şekillenmiştir.
O sınıfsal şekillenmeyi her gün oturup bizzat kendinin belirlemesi gerekmez.

Siyasi Partiler( Sistem Partileri) bunun için vardır ve görevleri sermayenin geldiği her birikim evresine göre onun çıkarlarını  belirlemektir.

Ve bir soru sorduk!
Yarın CHP hükümet olsa ona da CHP Devleti mi diyeceğiz?

İktidar sınıfsal olarak el değiştirmedikçede DEVLET, sermayenin farklı birikim evrelerinde biçim değiştirsede,öz olarak hep aynıdır.

Hükümetlerin biri gider,diğeri gelir ama İktidarın ve onun sınıfsal baskı aracı  DEVLETİN özü  değişmez.
Buna bağlı olarakta Devlet,iktidardaki sınıfın çıkarları doğrultusunda,karşıtı üzerindeki baskı ve zoru devam ettirir.
Devlet,iktidardaki sınıfın,karşıtı ve diğerleri üzerindeki, hükümetler aracılığıyla kullandığı bir baskı ve zor aracıdır.

Devletin görece bağımsızlığından yola çıkarak Devleti sınıfsal temelinden, onun var olmasına ve de sönümlenmesine yol açan sınıflardan BAĞIMSIZ göremezsiniz.

Melnur bende Devleti sınıflardan bağımsız görmüyorum diyor ama Devleti nitelerken onu, asıl özü olan sınıflardan soyutlayarak, sınıfsal aidiyetini ikinci plana atarak ona başka bir aidiyet yüklüyor.

Devletin görece bağımsızlığı,mevcut sistemin yürüyebilmesi için tüm toplum kesimlerinin belli alanlardaki haklarının hukuk içersine alınmasıdır.
Tabi ki bu hukukta belirleyici olan yine Burjuvazinin çıkarları temelinde BURJUVA HUKUKTUR.

Neyse Melnur seninle laf yarıştırarak benim için değerli olan zamanımı boşa harcayamam.
Bak Doğu Perinçek 2019 başkanlık seçimlerinde aday olacakmış.
Sana yakışan, bugünden gerekli desteği, sahibi olduğun forum aracılığıyla verebilirsin.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #323 : 09 Şubat 2018, 23:58:08 »
TÜRKİYE, YAŞADIĞIMIZ TARİHÎ KOŞULLARDA “SERMAYE DÜŞMANLIĞIYLA” EMEKÇİLER İÇİN HERHANGİ BİR ÇÖZÜM KEŞFEDEMEZ. EMEKÇİLERİN ÇIKARLARIYLA BÜYÜK SERMAYENİN ÇIKARLARININ UYUMLU OLDUĞU BİR
TARİHÎ DÖNEMDEN GEÇİYORUZ.”


Yukardaki alıntı bir UTANÇ BELGESİDİR!!!
Bu alıntı 12 Eylül de yüzlerce Devrimciyi, Faşist Cuntaya ihbar eden, geçmişte sol içersine bir şekilde sızmış Perinçek’e ait!

Asıl anlatmak istediğimiz Solpaylaşım adlı internet sitesinin sahibi Melnur denen şahısın işi gücü Komünistlerle uğraşmak, onlara saldırmak olduğu için, Doğu Perinçek’e  sesini çıkarmadığı.
Çünkü sonunda gideceği yer PERİNÇEK’İN yanıdır!

Hadi Melnur bak gelecekteki liderin neler söylüyor.
Söyledikleri  nedeniyle verdiği zarar Liberallerden daha mı az!

Liberallerin sola verdiği zarardan bahsederken, neden Doğu Perinçek’in  verdiği zararı görmezden geliyorsun.
Hala Doğu Perinçek’i SOL görmekte İSRAR EDİYORMUSUN?
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #324 : 18 Şubat 2018, 13:50:56 »
“Sosyalizm” Okulunda  ilginç bir tartışma yürütülüyor!
“Sosyalizm” Okulu olunca kavramlara kimileri kendi kafalarınca, yaşamdan kopuk anlamlar yükleyebiliyorlar.
Yeni türetilen kavram “Kaba Anti Emperyalizm”

Bu Emperyalizm ne menem bir şeyse,bunu azı ,çoğu,kabası yada kibarı olabiliyor.
Aslında izlenen tam bir KOMEDİ!

Özellikle Kapitalizm’in küreselleştiği,Burjuvazinin Emperyalistleştiği, Emperyalizme karşı mücadelenin ülke burjuvazisine karşı verilecek mücadeleden bağımsız olmadığı, Emperyalizmin artık içsel bir olgu olduğu ve de Anti Emperyalist olmanın olmazsa olmazı olan Anti Kapitalist olmanın MUTLAKLAŞTIĞI günümüzde Anti Emperyalizmi bu tür takılarla anlamlandırmak saçmalıktan başka bir anlam taşımıyor.

Aslında bu kendini okul olarak gören SF de daha bunun gibi belki de bundan daha vahim ne abukluklar var.
Devlete karşı savaşmayın onu meşru kılarsınız diyenlerden, artık dünya da savaşlar dönemi kapanmıştır diyerek Kautsky’e rahmet okutanlara, seçimlerde CHP-İYİ parti desteklenmelidir diyecek kadar beyni sulanmışlara  her şeyi bulmak olası bu okulda!

Ama en temel özellikleri hep söylediğimiz 7/24  Marksizm düşmanlığında ellerinde tuttukları, artık rengi kızıldan başka her renge bulaşmış bayrağı kimseye bırakmamaları.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #325 : 05 Mart 2018, 17:10:28 »
Altını kalın bir çizgiyle çizelim, ihanetlerin nedeni bu ülkeye AKP gibi bir partinin, bir siyasi anlayışın yerleşmesine ''yardım ve yataklık etme suçu''nu işlemiş olmalarındandır. 'Liberalleri eleştiriyorsunuz, neden ulusalcıları eleştirmiyorsunuz'' zevzekliği hala söylenebiliyorsa, insan ne diyeceğini şaşırıyor. Bu kadar mı eğitimsiziz, bu kadar mı bilgisiziz, bu kadar mı anlama sorunluyuz? Yoksa...
Yorumum, ''liberaller için ihanet diyenler, ulusalcıları unutmasın'' seslenişin altında hala anlamama sorununun yattığıdır. O kadar uzun bir dönem kuyrukçuluk yaptılar ki, zihinleri karardı bu zevatın. Anlamıyorlar!(Solpaylaşım Sitesinin Sahibi MELNUR)


 
AKP ye Yardım ve yataklık etmekle bugün AKP nin izlediği politikaları desteklemek arasında her hangi bir fark varmı???
Yardım ve yataklık etme suçu ile izlenen politikaları desteklemek suçlarının hangisi sizce ağır???

Yok öyle , Marksizm’in sağ revizyonist yorumlanışı, yok aşamalı devrimin modasının geçmişliği, diyerek aslında gizliden, utangaçça NASYONAL SOSYALİST Doğu Perinçek’i ve onun partisini AKLAYAMAZSINIZ!

Diyebiliyormusunuz Doğu Perinçek ve Partisi NASYONAL SOSYALİSTTİR diye!
Diyemezsiniz çünkü sizde biliyorsunuz sonunda varacağınız yer Nasyonal Sosyalist Doğu Perinçek’in yanıdır!


Ama biz diyoruz açık açık , ortada bir suç varsa bu suçun failleri Liberaller ve Ulusalcılardır.
Birinciler AKP nin gelişimine yardım ve yataklık etmiş, ikinciler ise AKP nin bugün uyguladığı politikalara desteğini her fırsatta dile getirmiştir!!!
Kimin EĞİTİMLİ, kimin KARA CAHİL olduğu açık ve net ortadadır!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: NEREDESİNİZ SÖZDE MARKSİSTLER!
« Yanıtla #326 : 21 Mart 2018, 13:39:06 »
“Kaldı diyorum çünki "inen kitabın" son suresinin son ayetleri Komünizm nedir,nasıl işleyecek konusuna açıklık getirmeden bitmiş.
Allahı ölmüş,peygamberi ise Musollini gibi çark ederek alman şovenizmini göklere çıkarmış. (Zaten yaramaz adamın tekiymiş ki karı bile dayanamamış evden kovmuş deyyusu)”

 
Yukardaki alıntı kendine Sosyalizm Okulu diyen, Sosyalist Forum adlı internet sitesinin sahibi, sanalın bezirganı Ape-Che ye ,malum ismiyle CHE 1955 e ait.

Alıntıda bahsedilen ölmüş kisi MARKS, Peygamber ise ,Musollini ile eş değer tutulan ENGELS.
Evet ENGELS burada ,karısının evden kovduğu DEYYUS oluyor.

Deyyusun sözlük anlamı; "Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine gözyuman kimse"(Türk Dil Kurumu). Bu sözcük ayrıca birine sövme anlamı taşıyabilir. Osmanlı'da sözcüğün pezevenk anlamına geldiği bilinmektedir .

Bunun dışında Engels'in FAŞİST Mussollini ile eş değer tutulması da ayrı bir ahlaksızlık.
Hem kendine Sosyalist Forum diyeceksin, hem Sosyalizm okulu diyeceksin, Sosyalizm'in önderlerini DEYYUSLUKLA ve Musollini olmakla niteliyeceksin.

Bugünlerde bahse konu forumda fırtınalar kopuyor.
Sakın şaşırmayın ,Engels’e yapılan bu küfürler,hakaretler nedeniyle değil.

Çizre Botan mahlaslı kişinin Efrinle ilgili haberlerinin ve buna bağlı öngörülerinin doğru çıkmaması ile ilgili.
Bulmuşlar bir günah keçisi,kendi yanlışlarını bu arkadaş üzerinden aklıyorlar.

Kürt Kuyrukçuları da, Ulusalcı,Şovenistler de karşılıklı biribirilerine sayıyorlar.
Ancak her nedense bu sanal bezirgan’ın,bu forum ağası’nın  ENGELS’E bu küfürler içeren,hakaretler içeren sözcüklerle saldırması kimseyi rahatsız etmiyor.

Forumda bulunan bir kısım sözde Marksistler’in gıkı bile çıkmıyor.
Ama lafa geldimi mangalda kül bırakmıyorlar.
Konu Kürtler olunca da vur abalıya gitsin!
Evet Hasan Karataş,Turgut Fatsa,Tripoli,İ Seçil,  ve diğer sözde Marksistler, NEREDESİNİZ?

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #327 : 22 Mart 2018, 20:47:46 »
Sanalın Bezirganı,Forum Ağası Engels'e hakaretlerini sürdürüyor;

"Engels su götürmez bir anti Komüncü, Emperyal (dominant,baskın) üstünden belli görüş ve koşulları pompalayacak kadar da üç kağıtçı biri.
Üstüne üstlük kendisine bırakılan mirası red etme yerine iş bu mirası sahiplerinden alıp,yine baskın durumda olana verecek kadar da utanmaz biri."


Evet şaşırtıcı değilmi adı Sosyalizm olan, üstelikte Okul olduğunu savlayan bir forumda Engels önce Musollini ile eş değer tutuldu, sonrası DEYYUS oldu, şimdi de ÜÇ KAĞITÇI ve UTANMAZ!

Tripoli banlanıyor Özgürlük Hareketine YALANCI dedi diye, ama forum ağası Engels'e küfür etmeye devam ediyor.
Ve bu forumun adı "SOSYALİST".........!!!

Tabi bu forumun YALAKALARI DA mevcut! ÖZGÜR TOPLUMSALLIK  gibi, forum ağasına hak veren......!
1955 denen forum ağasının kendini Marksist görmemesi onun Engels'e yukarda sıraladığımız küfürleri,hakaretleri etmesini haklı göztermez.

1955'e göre Engels Blanquistlere "küfür" etmiş!
Nedense bu küfürün ne olduğu açıklanmıyor.

Ama Lenin açıkca Blanquiz'min bir BATAKLIK olduğunu söylüyor, aşağıdaki söylemin de.

"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."(İkili İktidar Üzerine)

Hadi 1955 sıra Lenin'e geldi!
Onada saymaya başla!
Korkma Özgür Toplumsallık o konuda sana yalakalık yapmaya devam eder.

« Son Düzenleme: 22 Mart 2018, 20:49:20 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #328 : 23 Mart 2018, 12:11:32 »
"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."(İkili İktidar Üzerine)

"Hadi 1955 sıra Lenin'e geldi!
Onada saymaya başla!
Korkma Özgür Toplumsallık o konuda sana yalakalık yapmaya devam eder."

Daha önceki mesajda bunları yazmışım!
Sanalın Bezirganı,Forum Ağası beni yalancı çıkarmadığı için kendisine teşekkür ederim.

Evet sıra Lenin’e gelmişti, adı “SOSYALİST” olan forum da 1955, yalakası Özgür Toplumsallıkla ,onu da hedefine aldı.
Bu arada Özgür Toplumsallık sakın alınma, seni nitelediğim YALAKA tanımı aslında POLİTİK BİR NİTELEME.
Tıpkı,DEYYUS GİBİ,ÜÇ KAĞITÇI GİBİ,NAMUSSUZ gibi!

Ne demiş 1955 Lenin için;

“Senin Marksist Lenin'in 200 milyonluk Rusya'da sosyalist Devrim yapıyor, (Daha doğrusu ne yaptığını da bilmiyor) sonra Krupskaya'ya soruyor; "Devrim yaptık,Devleti yıktık. Yerine ne koyacağız?"

Dünyada ilk defa Komünden sonra ayaklarında baş olacağını ,ilk defa Birjuvaziden siyasi iktidarın alınacağını ve işçi sınıfının kendi siyasal egemenliğini kuracağını bizlere yaşamın içersinde kanıtlayan, tüm egemenlerin yüreğine korkular saçan , EKİM DEVRİMİNİN MİMARI Lenin ,bu geri zekalıya(politik bir eleştiri) göre NE YAPTIĞINI BİLMİYOR!

O koskoca NE YAPMALI kitabını bir kenara fırlattık.
İki Taktiğin ve NİSAN TEZLERİNİN hiçbir önemi yok!!!
Bu kadar CEHALET ,kendine "SOSYALİST" diyen bir foruma yakışmıyor!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #329 : 31 Mart 2018, 19:41:05 »
“Ortada bir ganimet falan yok...Kürtlerin hakları var...ve yok sayılmış...üstelik Saddam bu hakları vereceğini iddia etmişti ama vermedi...Kürtlerde Irak devletine karşı isyan ettiler ve bu hakları kazandılar...buna emperyalizm destekçiliği demek salaklıktır...”

Bence önce aynaya bak Özgür Toplumsallık!
Sıra ABD nin Irak İşgaline arka bahçelik yapan KDP yi savunmaya mı geldi!

Barzani o dönemde isyan falan etmedi, ABD kendisine bu işgalde arka bahçelik yaptığı için mükafat olarak bu hakları verdi!

Merak ediyorum, sonunda kimi savunacaksınız.
Belli olmaz senin gibiler yakında ABD yi  ÖZGÜRLÜK TUTKUNU ÜLKE olarakta ilan eder.

Bu arada yanlış anlaşılmasın.
Saddam’ın Halepçe de ve Barzan da Kürtler üzerinde SOYKIRIM politikaları uyguladığınıda söyleyelim.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET