Gönderen Konu: Sanal Bezirganlar  (Okunma sayısı 138199 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #330 : 01 Nisan 2018, 21:02:16 »
"Bir tarafta kurulan Amerikan üsleri, tepeden tırnağa Amerikan silahları ile donatılmış güruhlar”
Maozedung böyle demiş ve ayıp etmiş.
Kürt Halkının iradesini temsil eden bir güce bu biçimde hitap etmesi ,kürt halkına yapılan bir SAYGISIZLIKTIR ,bu nedenle de hiçbir şekilde tasvip edilmez.

Peki ya sen forum ağası,sanalın bezirganı, ahlak fukarası, beyniyle,malum organı yer değiştirmiş soytarı, ape che  sana ne demeli!

Tripoli,HDP ye yalancı dedi,forumdan attınız,Maozedung YPG ye guruh dedi forumdan attınız!
Sen Engels’e,DEYYUS,NAMUSSUZ, derken kimsenin gıkının çıktığı yok.

Bu kadar Marksizm’e düşmansan yasakla Marksistleri, sende rahatla ama olmaz değilmi, serde bezirganlık var, ya forumun reytingi düşerse!
Bu saatten sonra o forumda yazan olursa ortaya çıkıpta ben MARKSİSTİM demesin zaten!
veda

Not: Komünist,Komün kurana denirmiş!!!
Bu geri zekalı böyle tanımlamış Komünisti!
Bu geri zekalıya göre Marks,Engels,Lenin  Komünist değil, bunlar Komün kurmamışlar çünkü!
Ama İsraideki Kibbutzları kuran İsrail yöneticileri "KOMÜNİST" bu geri zekalıya göre!
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #331 : 14 Mayıs 2018, 19:19:37 »
Sonuçta Solpaylaşım adlı sitenin Nasyonal “Sosyalist” sahibi Melnur’un yüzünde ki maske nihayetinde düştü!
“Perincek soldur; beğenirsiniz, beğenmezsiniz; güncel siyasetteki yer tutuşuna katılır veya katılmazsınız, ideolojik doğrultusundan yana bir tavır koyarsınız veya karşı çıkarsınız; ama nasıl bir değerlendirme yaparsanız yapın, Perincek'in sol saflarda olduğu gerçeğini yadsıyamazsınız. Kimi zaman güncele yaklaşım konusunda o kadar farklı bir yorumda bulunur ve karşısındakinden üstteki cümlede sayılan etiketlerden birini veya birkaçını savurursunuz; ama yine de böyle bir kızgınlık bile Perincek'in sol saflarda bir ömür geçirdiği gerçeğini değiştirmez.”

Bir Nasyonal “Sosyalisti” bir Neo Faşisti SOL saymak ,ya SOL un anlamını hiç bilmemek ya da niyete bağımlı olarak SOLA İHANET içersinde olmaktır.
Sormak gerek bu Nasyonal Sosyalist’e, SOL ne demek, kimden yana SAF tutmak?

“bu dönemde işçi sınıfı ile büyük sermayenin çıkarları ortaklaşmıştır sermaye düşmanlığı yapmak bu birlik günlerinde, ülkenin bekası için son derece yanlıştır “ (Doğu Perinçek)


Bugünkü koşullarda emek sermaye çelişkisini yok sayarak,sınıf işbirliğini savunmak artık işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki uzlaşmaz çelişkiyi yok sayarak,bu iki sınıfı uzlaştırmaya çalışmak SOL oluyorsa ,biz bu anlamda SOLCU değiliz!
Gerçi bu Nasyonal Sosyalist, faili meçhullerin sorumlusu Asena’nın ardında olduğunu söyleyen,onu desteklediğini söyleyen Ataool Behramoğlu’nu da Sosyalist olarak nitelemişti.

Doğu Perinçek bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!
80 öncesi Ege Ordusu Sovyet Sınırına diye ciyak,ciyak bağırarak Sovyetler Birliğine karşı CİHAT çağrısı yapan Doğu Perinçek, bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!

80 sonrası  Sovyet Ajanı diye başta TKP liler olmak üzeri pek çok Devrimciyi Gazetesinde ihbar eden, pek çok Devrimcinin işkencelerden geçmesine,yaşamını işkenceler sonucu yitirmesine ya da sakat kalmasına yol açan  Neo Faşist Doğu Perinçek, bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!

Okuyan TKP sine  de buradan çağrı yapalım.
Bu Utangaç Perinçek ci sizden yana görünsede, yazdıklarıyla partinize zarar veriyor.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #332 : 05 Temmuz 2018, 15:54:57 »
Ne demiş Blanqui;Silahsız Proletarya Bir Hiçtir!
Ne demiş Lenin;Proletaryanın Silahı,onun PARTİSİDİR!


Ve devam etmiş Lenin,devam ederken de Blanquistlerle farkını ortaya koyarak;

"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."

Bununla da yetinmemiş Lenin ve aradaki farkı daha da ayrıntılı göstermiş;

"Sınıf bilinçli işçiler bir erk olabilmek için çoğunluğu kendilerine kazanmak zorundadırlar: kitleler üzerinde bir diktatörlük olmadığı sürece,başka bir iktidar yolu sözkonusu olamaz.
Biz Blanquist değiliz,iktidarın bir azınlık tarafından ele geçirilmesi yandaşı değiliz.
Biz Marksistiz, küçük-burjuva sarhoşluğuna karşı, şovenist anavatan savunusuna karşı, lafazanlığa karşı, burjuvaziye bağımlılığa karşı proleter sınıf mücadelesinin yandaşlarıyız."
(İkili İktidar Üzerine)


"Tezlerimde, henüz aşılmamış köylü ya da genelde küçük-burjuva hareketin her türlü atlanışına karşı, bir işçi hükümeti tarafından “iktidarın ele geçirilmesi”yle her türlü oyuna karşı, her türlü Blanquist maceraya karşı kendimi kesinlikle güvenceye aldım, çünkü doğrudan Paris Komünü deneyimine işaret ettim.
Bu deneyim ise, bilindiği gibi ve 1871’de Marx’ın, 1891’de Engels’in ayrıntılı olarak kanıtladıkları gibi, orada Blanquizme yer olmadığını, çoğunluğun doğrudan, dolaysız, mutlak egemenliğinin ve kitlelerin aktivitesinin ancak, bizzat çoğunluk bilinçli ortaya çıktığı ölçüde güvencede olduğunu gösterdi."(age)"


Devrimi YIĞINLARIN eseri olarak gören Lenin "Genel olarak siyasette ve özellikle işçi sınıfı hareketinde,ancak KİTLESEL etkinliği olanlar ciddiye alınır.
Kitleler olmadan siyaset maceraperest siyasettir"
diyerek yukardaki söylemleri bağlamında Leninizmle,Blanquizm'in hiç bir şekilde bağdaşmıyacağını,Blanquizmi bir BATAKLIK olarak niteliyerek ortaya koymuştur.

Tüm bunlara karşın kendini Blanquist olarak niteleyen soytarılar,hiç UTANMADAN,Lenin’nin bu söylemlerine karşın hala kendilerine Blanquist-Leninist diyebilmektedirler.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #333 : 22 Eylül 2018, 16:46:06 »
"Yurtseverlik konusunda çok yorumum var; bu forumda da bu konuyu işleyen çok başlık. Şunu söyleyebilmek mümkün. Yurtsever olmayan birinin bu ülkede solcu-sosyalist olabilmesi, bu topraklarda sosyalist bir mücadeleyi savunabilmesi mümkün değildir. Çünkü yurtseverlik son kertede kendi yurdunda kendi sömürücülerinden kurtulma yolunda bir uğraşın adıdır. Bu yüzden bu bağlamdaki vatanseverlik ve yurtseverlik solcu olabilmenin baş koşuludur. Bu topraklarda siyasal devrim perspektifine sahip değilseniz, bir iktidar perspektifiniz yoksa yurtsever olamadığınız gibi, solcu-sosyalist de olamazsınız. Savunageldiğiniz, söylemeye çalıştığınız her şey ''devrimci'' bir gevezelikten başka bir şey olamaz.
Ve dikkat edin, bu yurtsever olmayan, aklınca ulusalcılık karşıtı olan ve kendisi gibi olmayan her siyasal yapıya ulusalcı ve sosyal şoven demekten çekinmeyen tiplerin hemen tamamı kuyrukçudur.

Ve kuyrukçu olup da sözde enternasyonalist oldukları iddiasında bulunanlar elbette ki, yurtsever olmayacaktır ve elbette
kendi yurdunda siyasal devrim perspektifinden yoksun olacaktır ve elbette kendileri gibi olmayan her şeye düşman olacaklardır.
Fotoğrafın aslı bu!"( Melnur....Solpaylaşım Sitesi Sahibi)


Bu arkadaşın Yurtseverlik konusunda bu denli çok yorumunun olması bu konuda her sıkıştığında abilerinin ona farklı savunular sunmasından kaynaklanıyor.
Ama her yorumda ne yazık ki bu arkadaş daha fazla dibe batıyor.

Bir zamanlar biz Doğu Perinçek sol değil dediğimizde bize höyküren bu arkadaş, sanırım Perinçek,Erdoğan ile aynı gemiye binince artık sesini kesti.
Ama hala damarlarında o "asil" kan dolaşıyor!!!

Bin kere yazdık etrafı kırmızı çitlerle çevrili toprak parçasının bizim olabilmesi için  o toprak parçası üzerinde iktidar olmamız gerekmektedir.

Komünist Manifesto da Marks İşçilerin vatanı yoktur derken, onların sahip olmadığı bir şeyi onlardan isteyemezsiniz der.
Ve devamla işçi sınıfı önce kendi bulunduğu toprak parçasında,iktidar olacak,egemen olacak ve ulus konumuna yükselecektir der.
Ama der bu ULUS olma, Burjuva anlamda bir ULUS olma değildir diyede devam eder.

Niye böyle der; çünkü siyasi iktidar ULUS ölçeklidir ve ancak SİYASAL DEVRİM sonrasında elde edilir.
Siyasal Devrim perspektifine sahip olabilmek için YURTSEVERLİĞİ koşul görenler,politik cehalet içersinde debelenen zavallılardır.

Tekrar yazalım; ne demiş Marks;
"Yurtseverlik, Mülkiyet İlişkilerin En Ülküsel Biçimidir"
TIPKI AVUSTURYA İŞÇİ MARŞINDA SÖYLENDİĞİ GİBİ; YURDUMUZ BÜTÜN CİHANDIR BİZİM!...VATANIM RUY-I ZEMİN MİLLETİM NEV-İ BEŞER!
veda
« Son Düzenleme: 22 Eylül 2018, 17:57:52 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #334 : 24 Eylül 2018, 11:29:28 »
"Yeniden Perincek'e dönecek olursak, bilimsel sosyalizmin farklı bir yorumunda bulunuyor olması ve siyasal devrimin sosyalist değil, MDD türü bir demokratik devrim olması gerektiğini öne çıkarması nasıl ki, yanlış bir değerlendirme olarak yorumlanmalıysa, bir   konuyu açıklığı kavuşturmak da yararlı olacaktır. Teorik bağlamda ve özellikle pratikte ve güncel siyasetteki yanlışlıkları bir yana Perincek ulusalcılığının bir devrim tezi vardır.
Doğru veya yanlış, ayrı bir konu. (Bana göre yanlış...) Ama sonuçta Perincek siyasetinin bir devrim anlayışının olduğu gerçeği yadsınamaz. Peki bu sağlı sollu liberallerin ve kendilerini keskin enternasyonalist göstermekten başka bir özellikleri olmayan sanalın kuyrukçu tiplerinin bir devrim tezi var mıdır? Ve eğer böyle bir devrim tezi olsaydı ve bu konularda bir samimiyet taşısalardı, hemen her seçimde ''haydi oylar HDP'ye'' demek zorunda kalırlar mıydı?"( Melnur-Solpaylaşım sitesi sahibi)


XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Bir insanın Perinçek'in düşüncesini, Bilimsel Sosyalizm'in farklı bir yorumu olarak göstermesi için ya aklının firar etmiş olması gerekir ya da kasıtlı olarak Bilimsel Sosyalizmi karalamayı kendine misyon edinmesi gerekir.

Bu aklı firar etmiş zavallıya göre, sınıf işbirliğini savunmak, Erdoğanla aynı gemideyiz diyebilmek demek ki Bilimsel Sosyalizm'in farklı bir yorumu oluyor!
Ortada bir yorum var o da NASYONAL SOSYALİZM'İN farklı bir yorumu!

Sosyalizm ve Perinçek, asla yan yana gelmemesi gereken bu  iki kelime ancak bir şekilde yan yana gelebilir o da Sosyalizm'in başına NASYONAL kelimesi getirdiğimizde!

Perinçek'in ve partisinin bize göre Devlet Bahçeli ve partisinden hiç bir farkı yoktur!
Her ikiside KÜRT DÜŞMANIDIR, her ikisinin de damarlarında "ASİL" kan dolaşır ve her ikiside Erdoğan'ın Gemisinde onunla kol koladır!

Şimdi bu aklı firari zavallı birde utanmadan Perinçek'in siyasetinin bir Devrim anlayışını yansıttığını söylüyor.
Anlaşılan bu zavallı, Devrim kelimesinin başına KARŞI nitelemesini koymayı unutmuş!

veda
« Son Düzenleme: 24 Eylül 2018, 11:31:16 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #335 : 07 Ekim 2018, 16:37:39 »
Adamın öylesine içine oturmuş ki, Perinçek'i NASYONAL "SOSYALİST" olarak nitelememiz.
Bir haftadır çırpınıyor, sahibi olduğu sitesinde Perinçek'i aklamak için.

Neymiş efendim; "Ama Perincek'e eleştirmek adına ona ''faşist'', ''devletin ajanı'', vb. demenin de hiçbir anlamı yokmuş.
Bu tür eleştirilerin(!) kendimize bir yararı da yokmuş.
Bu yüzden zihinlerimize kazıdığımız bu tür ezberlerden kaçınılmalıymışız"

Ne kadarda üzülmüş yoldaşına yapılan bu nitelemelerden!
Ona tavsiyemiz, şöyle bir 12 Eylül öncesine gitmesi ve Devlet'in istihbarat örgütüne ihbar ettiği Devrimcilerin listesine bir bakması.

Biz kendisine yardımcı olalım!
 
“Devrim düşmanı TİKKO’cu şef Sabri Koçyiğit’i gizli eller himaye ediyor.” (26 Mart 1978)

“Devrimci Yol’cular mahkeme kurup, 3 devrimci öğrenciyi okuldan uzaklaştırdılar. Mahkemenin kuruluşunda elebaşılığı
Ali Menteş adlı Devrimci Yol’cunun yaptığı öğrenildi.” (28 Mart 1978)

“Size bir hafta süre, yoksa isimlerinizi açıklarız!” (Aydınlık’ı engelleyen Devrimci Halkın Yolu taraftarlarına
 tehdit -2 Mayıs 1978)

“Sahte TKP’nin adamı Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Fevzi Şolt, TKP’nin İzmir’deki 1 Mayıs gösterilerinde gözaltında. Üzerinden çıkan 526 bin
lirayı izah edemiyor.” (11 Mayıs 1979)

“TKP’nin ‘Savaş Komiteleri’ işbaşında. Saldırganların başını İGD’li T. Ç., H. Ö. ve H. A. çekiyor.” (16 Mart 1979)

“Aktancılar kendilerini ispat için cinayet işliyor.” (Aktan İnce, Osman Yaşar Yoldaşcan ve Fatih Öktülmüş’ün fotoğrafları - 8 Mart 1980)


Bunlar sadece bu ihbarların bir kaçı!
Bu utanmaz,rezil birde yüzü kızarmadan açıkca Devletle işbirliği yaptığını 12 Eylül sonrası mahkemedeki savunmasında İTİRAF ediyor.

"Aydınlık üç yıla yakın yayını ile anarşi ve teröre karşı gerçekten büyük bir mücadele yürütmüştür. Terör çetelerini birer birer halkın önüne çıkararak teşhir eden Aydınlık, ülkemizin birliği ve iç barış için yaptığı hizmetlerle unutulmayacak izler bırakmıştır. Devlet teröre karşı mücadelede Aydınlık’tan yararlanmıştır.
Birçok yetkili bu gerçeği belirtmiş ve Aydınlık’a sık sık başvurmuştur. MGK Genel Sekreterliği’nin Anarşi Raporu’nda Aydınlık’ın kaynak olarak kullanıldığı gazetelere yansımıştır."


Tabi birde 12 Eylül öncesi Ege Ordusu Sovyet Sınırına diyerek,  Sovyetler Birliği Türkiyeyi işgal edecek Paronoyasına kendini kaptırdığını unutmamak gerek!

İşte Melnur'un utangaçca savunduğu,hakkındaki nitelemelere son derece üzüldüğü PERİNÇEK, BU PERİNÇEK!
Sen devam et Perinçeki savunmaya, seninde ondan bir farkın yok çünkü!
veda
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2018, 17:08:45 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #336 : 20 Ekim 2018, 13:11:16 »
NEOFAŞİST Doğu Perinçek artıklarına ve özellikle de gizli Perinçek hayranı Solpaylaşım sitesi sahibi MELNUR'A  DUYURULUR!!!

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Yeni Akit Gazetesi’nden Mehmet Koçak ile görüşmesinde nasıl hidayete erdiğini anlattı. Vatan Partisi İstanbul İl Başkanlığında yapılan görüşmede Doğu Perinçek’in söylediklerinden öne çıkanlar şunlar:


 
“Ben Ateist değil müslümanım”

Doğu Bey’e merak ettiğim soruyu sordum ve samimi bir cevap aldım.

“Ben inançlar üzerinden siyaset yapılmasını ve o yüce değerlerin istismarına ısrarla karşıyım. Ancak, merakınızı gidermek için ifade edeyim ki ben ateist değil Müslümanım.

Bayram namazlarını kaçırmam, Cuma namazlarına vakit nispetinde gitmeye çalışıyorum” diyerek başladığı konuşmasında şu görüşlerini sıralıyor:

“Hz Peygamberimiz müstesna bir insandır. Zulme karşı birleştirici olan ümmet anlayışıyla kabileleri İslam’ın temel prensiplerinde birleştirmeyi başaran büyük bir devrimcidir.

“Ümmet anlayışı birleştiricidir”

Ümmetin birleştirici ruhundan uygarlıkla bütünleşen medeniyetler doğmuştur.

İslamiyet ile Türkler, ticaret ve medeniyet ile ahlaki değerleri yüceltmişlerdir. Ümmet anlayışı ile de çeşitli etnik kökenden gelen toplulukları bir arada tutmuşlardır.

Bugün İslam dünyasındaki dağınıklık ancak ümmet anlayışıyla aşılabilir.”

“Şu anda Türkiye, terör örgütü PKK, FET֒nün yanında ABD emperyalizmi ile göğüs göğüse bir mücadelenin içindedir.

Şimdi siyasi ihtirasların peşinde koşmak yanlıştır. Birçok konuda itirazlarımız olsa da Cumhurbaşkanına ve hükümete emperyalizme karşı yürütülen mücadelede destek vermek milli bir görevdir.

Terör ve emperyalist güç odaklarına karşı sadece hükümetin üstesinden gelmesini beklemek yanlış olur.

Topyekûn milletçe bu mücadeleye omuz verme adına biz de parti olarak gücümüz nispetinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için Cumhurbaşkanı ve hükümeti destekliyoruz.”

Mehmet Koçak’ın yazısının linki: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/mehmet-kocak/dogu-perincek-ateist-degil-muslumanim-26187.html

 
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #337 : 23 Kasım 2018, 16:23:15 »
Melnur Efendi,İsim vermesen de, yazdıklarınla kimi kast ettiğin, örneklediğin konular açısından ortada.
Ama bu sana son yanıtım!!!

Karar aldım; NEOFAŞİST PERİNÇEK ARTIKLARINA, NASYONAL "SOSYALİST" LERE ARTIK YANIT VERMEYECEĞİM.
SİZLERİN YOLU İLE BENİM YOLUM ÇOK FARKLI.
BENİM KARŞI DEVRİMCİLERLE İŞİMİ OLMAZ.
« Son Düzenleme: 23 Kasım 2018, 19:32:47 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #338 : 06 Nisan 2019, 15:09:51 »
Sosyalist Forumda Özgür Toplumsallık mahlaslı birisi, HDP yi savunacağım derken, Liberal Bataklığa düşmekten kendini kurtaramamış.
Liberal Virüs bu arkadaşa da bulaşmış.

Kendisine acil şifalar dilemekten öte elimizden bir şey gelmez.
https://www.sosyalistforum3.com/showthread.php?t=83331&page=3

"Anti HDP liliğin ise Sezai Temelli ile falan da alakası yok.Yetmez ama evet demiş olan birini hayır oyu vermiş birinden çok farklı görmüyorum.Üstelik hayır oyu vermiş şoven kesimden daha yararlı olabiliyorlar bazı dönemlerde.Liberal diye aşağılayacağımıza,liberal olmasına rağmen hala HDP gibi bir siyasette faaliyet yürütüyor oluşu sahiplenilmeli."

Yetmez Ama Evet ya da HAYIR oylarının verildiği seçim, 2010 AKP nin "İleri" Demokrasi" nin zemini oluşturan Anayasa Referandumu!

Bugünlere gelmemizin, işçiler,emekçiler üzerinde ağır baskılara yol açan değişimlerin, burjuvazinin kendi koyduğu yasaları bile uygulamaktan vaz geçtiği, baskı ve zorun tavan yaptığı bir egemenlik biçiminin yığınlara, özellikle de Kürt Halkına dayatılmasının zeminini oluşturan Anayasa Referandumu!
Bu Referandumda Yetmez Ama Evet ya da Hayır oylarını bir ve eşit görmenin tek bir izah tarzı vardır o da AKIL YOKSUNLUĞU.

Yerel Seçimlerde AKP yi gerileteceğiz diyerek kendisini yırtan, Faşist İYİP in içerisinde bulunduğu Millet ittifakını destekliyenlerin, o dönemde gerçektende o gün ve sonrası yapacakları ile AKP nin gerilemesine yol açabilecek bir Referandumda YETMEZ AMA EVETÇİLERİ aklayacak biçimde onlara sahip çıkmasının başka bir izah tarzı yok.

Diyorki arkadaş Liberal olmasına karşın bu Liberaller, HDP gibi bir siyasette faaliyet yürütüyor, o nedenlede onları sahiplenmeliyiz.
Kullanım süreleri dolduktan, kirli bir mendil gibi bir kenara atıldıktan sonra, HDP dışında başka hiçbir siyasette faaliyet göstermeleri olası değil bu LİBOŞLARIN.
Sahip oldukları Liberal Virüsü besleyecek başka bir siyaset alanı ne yazık ki mevcut değil.

Liberallerin dümen suyuna girdikten sonra HDP de ki değişim herkesin gözlerinin önünde ceryan ediyor.
Kimse, kimseyi kandırmaya çalışmasın.

Çok yakında HDP içerisinde kendine, sosyalistim, komünistim diyen ama liberal vürüsün bulaşmasından kurtulamayan siyasi oluşumlarda, daldıkları kış uykusundan uyandıklarında belki durumun farkına varacaklar ama umarız o  zaman iş işten geçmiş olmaz.
veda
« Son Düzenleme: 06 Nisan 2019, 15:12:26 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #339 : 13 Nisan 2019, 14:13:17 »
"Bugünün gerçeği ortada: Tayyip Erdoğan’ın AK Partisi ve Devlet Bahçeli’nin MHP’si ABD’ye karşı Türkiye cephesindeler. Bu partiler, HDP/PKK ve FET֒ye karşı kesin bir tutum içindeler. Mahkemelere, hapisanelere, seçim meydanlarına, savaş boşlarına, iç ve dış cepheye bakarsan, bu gerçeği görürsün. İşte bu nedenle ‘Aynı Gemideyiz’ duruşu, geleceğimizi belirleyecek en temel duruştur. O duruşa karşı savaşarak düşman kampına yuvarlanırsınız. Evet yuvarlanırsınız."
Yukardaki alıntı Neofaşist Doğu Perinçek'in demecinden aktarılmıştır.


Biz şaşırmadık!
Yukardaki sözler tamda bir NEOFAŞİSTE yakışan sözler!

Ama hala bu FAŞİSTİ "SOL" olarak göstermek isteyen, biz onu NEOFAŞİST olarak niteledikçe onu savunan NASYONAL SOSYALİSTLER var.
Bunlardan biride Solpaylaşım sitesinin sahibi Melnur mahlaslı kişi!

Şimdi merak ediyorum bu Nasyonal Sosyalist Melnur, Perinçek'in bu demecinden sonra hala Perinçek'i SOL CEPHEDE görecek mi?
Tabi sadece Melnur değil, bir zamanlar Perinçek'e övgüler düzen Yavuz Aloganlar, Ender Helvacıoğulları ve bir zamanlar bunlara sayfa açan,sayfalarında bunlara yer veren sol nitelikli haber portalları.

Öyle bir dönem yaşıyoruzki "AT İZİ İLE İT İZİ" biribirine karışmış.
Bunları tirtizlikle ayırt etmemiz gerekiyor.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #340 : 29 Nisan 2019, 15:32:09 »
Baştan beri söylediğimiz, Ulusalcılıkla, Liberalizm arasına sıkıştırılmış siyaseti, bu sıkışıklıktan kurtarmak gerekir.
Bakmayın siz bunların biribirine karşıt göründüğüne!
Bunların ortak yönleri oldukça fazla.

Bunlardan biri 1.Cumhuriyeti savunurken, bir diğeri 2.Cumhuriyeti savunmakta.
Ortaklıkları her ikisinin de savunduğu Cumhuriyet'in BURJUVA CUMHURİYET olması.

Birincisi, Devletin tüm olanaklarını seferber ederek Kapitalizm için yeni Burjuva Sınıf yaratmak amacındaydı , diğeri ise Kapitalizm'in geldiği evreye bağlı olarak,
Sermayenin, Emperyalist-Kapitalist sistemle ve Uluslar Arası Sermaye ile tam entegrasyonunu sağlamak amacı güdüyordu.
Her ikisinin ortak yanı Kapitalizm'in içerisinde bulunduğu tarihsel evrelere uygun ÇIKARLARIYDI.

Bir diğer ortak yanlarıda Yerel Seçimler öncesi ve sonrasında görüldü!
Her ikiside, sınıfsal bağlamından kopartılmış bir Demokrasi anlayışı kapsamında, İlkesizlikte ve Kuyrukçulukta sınır tanımıyor olmaları.
Birisi Kürt Hareketinin Kuyruğuna takılmışken diğeri CHP Kuyrukçuluğunu kimselere bırakmıyor.

Sanal Forumların Nasyonal Sosyalist olanında ise, yıllardır damarlarında akan "asil" kanın etkisiyle Kürt Düşmanlığında sınırların ötesine geçenler, her fırsatta
Şoven yüzlerini göstermekten çekinmeyenler, bugün HDP, CHP ittifakını savunuyorlar.

Bu Perinçek artıklarına güvenmemek gerek, bakarsın bir zaman sonra ağababalarının yaptığı gibi, rüzgar gülü misali, Mevlevi Dervişlerine taş çıkartırcasına, 180 derece
dönüverirler.
Neofaşistler'in bir özelliğide bu!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #341 : 04 Haziran 2019, 12:29:50 »
Aşağıdaki Haber Aydınlık Gazetesinde yer alan bir HABER!

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, CHP Genel Merkezi'nde 1.5 saatlik görüşme yaptı. Canpolat, görüşmenin ayrıntılarını aydinlik.com.tr'ye anlattı."
https://www.aydinlik.com.tr/osmanli-ocaklari-genel-baskani-chp-lideriyle-gorusmesini-anlatti-politika-haziran-2019-1

Haberin doğruluğunu bilemeyiz.
Çünkü haberi yapan gazete bu konularda şaibeli, her tür yalan haber yapmaya müsait bir gazete.
Ancak Habere taraf olan Siyasi Parti CHP den bu konuda bir açıklama henüz gelmedi.

Gerçi Nazi selamının yerli versiyonu İT işaretini sık sık tekrarlayan Kılıçdaroğlu'nun böyle bir görüşme yapması bizi şaşırtmaz.
Tıpkı Neofaşist Perinçek'in başında olduğu Vatan Partisinin gençlik örgütü TGB nin, Osmanlı Ocakları'na ve Ülkü Ocakları!na yaptığı ittifak çağrısının bizi şaşırtmadığı gibi!

Bu haberi paylaşmamızın asıl nedeni başka!
Sanal da Solpaylaşım adı altında bir forum var.
Bu forumun sahibi de, Melnur mahlaslı şahıs.

Bugüne kadar biz ne zaman Perinçek'in ajanlığından, Faşistliğinden bahsetsek, cansiparane bir şekilde Perinçek'i savunmaya geçen, onun gönüllü avukatlığını üstlenen birisi.
Perinçek İstanbul Seçimlerinde AKP yi destekliyeceğiz dedi, bu NEOFAŞİST ten ses yok!
Perinçek Türkiye İttifakı dedi, gitti 19 Mayısta Erdoğan'ın yanında yer aldı, bu NEOFAŞİST ten ses yok!
Perinçek'in gençlik örgütü, Faşistlere birlik çağrısı yaptı, bu NEOFAŞİST in başında olduğu forumdan ses çıkmadı.

Şimdi diyeceksiniz ki neden şaşırıyorsun, bu adam zaten NEOFAŞİST, niye ardında yürüdüğü bir NEOFAŞİST in yaptıklarını kınasın ki!
HAKLISINIZ NE DİYELİM!
« Son Düzenleme: 04 Haziran 2019, 12:33:08 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #342 : 11 Haziran 2019, 13:18:16 »
İnsanda biraz utanma en azından yüzü kızarmadan aynaya bakacak bir yüzü olur.
Ama sanalın Nasyonal Sosyalisti, SOLPAYLAŞIM sitesi sahibi,  NEOFAŞİST Melnur da her ikisi de yok!

Bu Sanalın Faşisti birde soruyor, neden Doğu Perinçek'e ve Gökçe Fırat'a düşmansınız diye!
Evet düşmanız, onlarda senin gibi NEOFAŞİST oldukları için!!!
Yetmez mi bu düşmanlığın nedeni???

Doğu Perinçek'in geldiği bugünkü durum, AKP ve MHP ile aynı Gemide olduklarını AÇIKCA  beyan etmesi, AKP nin yan kuruluşu Osmanlı Ocaklarına yapılan İTTİFAK çağrısı,Ülkenin Bekası için İşçilerin ve İşverenlerin el ele vermesi gerektiğini söylemesi onun bugün kimlerin gönüllü uşaklığını yaptığını bizlere göstermektedir.

Bir insanın AJAN olabilmesi illaki Kimlik Kartının olması gerekmiyor.
Üstelik onu en iyi tanıyan Yalçın Küçük bile onu AJAN olarak niteliyor.

Milliyetçilik öyle bir hastalıktır ki, bünyesinde kendinden olmayan, farklı etnik kimliklere sahip insanlar üzerinde düşmanlığa neden olan mikropları taşır.
Doğu Perinçek'in Ermeni Tehciri konusunda, Kürt Sorunu konusunda düşünceleri ortadadır.
Bu düşüncelerin MHP nin savunduğu, Devlet Bahçeli'nin savunduğu düşüncelerden hiç bir farkı yoktur.

Gelelim Gökçe Fırat'a
Türk Solu Dergisinin baş yazarı bir diğer Nasyonal Sosyalist, NeoFaşist!!!

Bakın ne yazmış!"Türk Oğlu Türk Kızı Türklüğünü Koru" başlıklı yazısında Gökçe Fırat!

TÜRK ÜREMELİDİR!
"Türk, Kürt dizisi izlemez. Kürtçe müzik dinlemez. Kürtçe müzik çalan barlara gitmez. Kürtçe konuşulan minibüse binmez. Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz.
Türk’ün damak tadı, Kürt yemekleri ile yer değiştirmektedir. Türk’ü kebaba, lahmacuna mahkum eden anlayışla mücadele edilmelidir. McDonalds’lar ne kadar tehlikeli ise
Kürt mutfağı da o kadar tehlikelidir. O nedenle Türk, Türk mutfağına sahip çıkmalı, başka şeyler yememelidir. Her şeyden önce Türk üremelidir. Artan her bir
Türk bebesi, bizi Ergenekon’dan çıkartacak bir kurtarıcıdır."


Bir an kendimi Nazi Almanyasında, Hitler Döneminde sandım.
Acaba dedim, reenkarnasyon gerçekte, Hitlerin ruhumu dolaşıyor!

Şimdi soruyorum bu ifadelerin MHP nin söylemlerinden bir farkı varmı???
Bu ifadeler açıkca IRKÇI ifadeler değil mi???
Bu ifadeleri dile getiren ve onu savunan kişilere biz NEOFAŞİST demekle, hatamı ediyoruz???

Birde bu utanmaz Gökçe Fırat Devrimcilerin değerlerine, dergisinde sahip çıkma hadsizliğinde bulunuyor.
Bu Neofaşisti savunan, Neofaşist de sitesinde Deniz Gezmiş'in resmini kendisine profil resmi yapmış.
Bakmayın bu utanmazın sözde "TKP" li geçindiğine!

Sorun Kemal Okuyan'a, sorun Aydemir Güler'e, Doğu Perinçek ve Gökçe Fırat hakkında bizden farklı bir şeymi söyleyecekler!
veda
« Son Düzenleme: 11 Haziran 2019, 13:24:20 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #343 : 13 Ekim 2019, 17:36:26 »
Solpaylaşım sitesinin sahibi Nasyonal Sosyalist, Perinçek Artığı Melnur İleri Haberde Metin Çulhaoğlu'nun "Solda Devlet Düşkünlüğü" yazısını ele almış.
Yarası olan gocunur misali, yarası gocunmuş olacak ki Sn Çulhaoğlu'nun Devletle ilgili son derece doğru saptamaları nedeniyle, Sn Çulhaoğlu'na sitemde  bulunmuş.

Bu Marksizm cahilinin önce oturup Devlet nedir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır?, Varlık nedeni nelere bağlıdır? ve en önemliside Bir Sınıf Egemenliği Aracımıdır? sorularına yanıt araması gerekir.

Bu bağlamda baktığımızda Kapitalizm koşullarında, onun sınıf egemenliği altında yaşayan işçi ve emekçilerin Devleti sevmesi normal karşılanabilir mi?
İşçi ve Emekçilerin çıkarlarını savunan, bu soygun ve talan düzenine karşı çıkan SOL un, bu soygun ve talan düzeninin sahiplerinin egemenlik aracı olan Devleti sevmesi olanaklı mı?

Geçenlerde aradığı yeri buldu derken Ufuk Uras'a gönderme yapan Nasyonal Sosyalist Melnur'a biz şimdi soruyoruz!
Sen  ne zaman tam olarak, utangaçca değil, Perinçek'in yanında yer alarak, yerini bulacaksın?

Yazısının son bölümünde de ML yi içselleştirmiş aydınlara kendi aklınca örnekler vermiş;
"Ne var ki, belki gereksiz bir saptama olacak ama biz yine de Metin Çulhaoğlu'nun Yalçın Küçük, Aydemir Güler ve Kemal Okuyan'la birlikte ML'i içselleştirebilen en önemli sosyalist aydınlardan biri olduğunun altını bir kez daha çizelim".

Hadi hepsini anladıkta kendi gibi Nasyonal Sosyalizme yelken açmış, Faili Meçhullerin ardındaki, derin devletin has adamı Veli Küçük'e her fırsatta selam gönderen Yalçın Küçük'ün ML bağıntısını anlamak sanırım ML yi inkar anlamına gelecek.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #344 : 10 Aralık 2019, 11:08:09 »
"1990’larda Neo-liberalizm küreselleşme ile birlikte yükselişe geçmiştir. Kapitalizm, küreselleşme ve neo-liberal politikalar devletlerin yapısının ulus devletten kapitalist devlete doğru evrilmesine yol açmıştır. Ulus devlet kapitalist devlet farklılığında temel ayrım, devletin, önceliği vatandaş yerine sermayeye vermesidir."

"Ulus devlette, devlet hazinesi vatandaşlar içindir, kapitalist devlette ise hazine sermaye sahiplerine -şirketlere dağıtılmak içindir."


Yukardaki alıntı "Ulus devlet-kapitalist devlet farkı üzerine" başlıklı Cumhuriyet Gazetesinde "Erhan ERBAY" tarafından yazılan bir yazı.
Aslında bu konuda  yazmayacaktım!

Belli ki bu arkadaş Marksizm'den istifa etmiş ya da hiç Marksist olmamış biri.
Devletin Sınıf Karşıtlıklarının bir ürünü olduğunu, varlığını sınıflara dayandırdığını ve bir sınıfın karşıtı üzerindeki baskı ve zor aracı olduğunu anlamaktan çok uzak bir arkadaş.

Bu arkadaşa göre Devlet, 1990 yılına kadar VATANDAŞI için var.
Ancak sonrası, Neo-liberal, küreselleşme ile birlikte Devlet nitelik değiştiriyor ve Sermaye için var oluyor.
Hazinesini 1990 a kadar Vatandaşına açan Devlet, sonrası Hazinesini Devletin emrine veriyor.


Baştan da söyledim bu konuda beni yazmaya zorlayan, Solpaylaşım adı altında bir forum sitesinin Perinçek artığı, Neofaşist sahibinin bu arkadaşın yazdıklarına sahip çıkarken bu yazılanlara karşı çıkanlara SALDIRMASI.

Perinçek'i bunca yaptıkları ayyuka çıktıktan sonra bile hala SOL gören, Faili Meçhul cinayetlerin sorumluları Ergenekon Generallerine her fırsatta SELAM gönderen, Yalçın Küçük'e övgüler düzen bu Nasyonal Sosyalist nedeniyle yukardaki yazıya yanıt vermek zorunlu oldu!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET