Gönderen Konu: Sanal Bezirganlar  (Okunma sayısı 111326 defa)

bolsevikk ve 13 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #345 : 05 Şubat 2018, 15:37:48 »
Bak ne güzel itiraf ediyor Melnur!
“Bu yüzden bugünün devleti AKP devletidir.
Daha ileri gidebiliriz,   'tek adam devleti''dir.”


İşte Melnur’un bizim yazımızdan anladığı o kıt aklıyla bu!
Ne yapsın zavallı,beynindeki kıvrımlar ancak bu kadarını anlamasına olanak tanıyor.
İşte bu nedenle bu anlama özürlülere anlatabilmek adına Devlet konusunda yazmayı gerekli gördük.

“Şu anlama mı geliyor; her sabah Tüsiad'ından Müsiad'ına bütün patron örgütleri bir araya geliyor ve o gün devletin sınıfsallığının nasıl şekilleneceğine karar mı veriyorlar? Burjuvazinin sınıfsallığı bir baskı aracı olarak böyle mi şekilleniyor? Kuşkusuz, hayır!”

Böyle diyor Melnur battığı bataktan çıkmak için ama debelendikçe,saçmaladıkça daha da batıyor.
Burjuvazinin sınıfsallığı o iktidara geldiğinden bu yana zaten şekillenmiştir.
O sınıfsal şekillenmeyi her gün oturup bizzat kendinin belirlemesi gerekmez.

Siyasi Partiler( Sistem Partileri) bunun için vardır ve görevleri sermayenin geldiği her birikim evresine göre onun çıkarlarını  belirlemektir.

Ve bir soru sorduk!
Yarın CHP hükümet olsa ona da CHP Devleti mi diyeceğiz?

İktidar sınıfsal olarak el değiştirmedikçede DEVLET, sermayenin farklı birikim evrelerinde biçim değiştirsede,öz olarak hep aynıdır.

Hükümetlerin biri gider,diğeri gelir ama İktidarın ve onun sınıfsal baskı aracı  DEVLETİN özü  değişmez.
Buna bağlı olarakta Devlet,iktidardaki sınıfın çıkarları doğrultusunda,karşıtı üzerindeki baskı ve zoru devam ettirir.
Devlet,iktidardaki sınıfın,karşıtı ve diğerleri üzerindeki, hükümetler aracılığıyla kullandığı bir baskı ve zor aracıdır.

Devletin görece bağımsızlığından yola çıkarak Devleti sınıfsal temelinden, onun var olmasına ve de sönümlenmesine yol açan sınıflardan BAĞIMSIZ göremezsiniz.

Melnur bende Devleti sınıflardan bağımsız görmüyorum diyor ama Devleti nitelerken onu, asıl özü olan sınıflardan soyutlayarak, sınıfsal aidiyetini ikinci plana atarak ona başka bir aidiyet yüklüyor.

Devletin görece bağımsızlığı,mevcut sistemin yürüyebilmesi için tüm toplum kesimlerinin belli alanlardaki haklarının hukuk içersine alınmasıdır.
Tabi ki bu hukukta belirleyici olan yine Burjuvazinin çıkarları temelinde BURJUVA HUKUKTUR.

Neyse Melnur seninle laf yarıştırarak benim için değerli olan zamanımı boşa harcayamam.
Bak Doğu Perinçek 2019 başkanlık seçimlerinde aday olacakmış.
Sana yakışan, bugünden gerekli desteği, sahibi olduğun forum aracılığıyla verebilirsin.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #346 : 09 Şubat 2018, 23:58:08 »
TÜRKİYE, YAŞADIĞIMIZ TARİHÎ KOŞULLARDA “SERMAYE DÜŞMANLIĞIYLA” EMEKÇİLER İÇİN HERHANGİ BİR ÇÖZÜM KEŞFEDEMEZ. EMEKÇİLERİN ÇIKARLARIYLA BÜYÜK SERMAYENİN ÇIKARLARININ UYUMLU OLDUĞU BİR
TARİHÎ DÖNEMDEN GEÇİYORUZ.”


Yukardaki alıntı bir UTANÇ BELGESİDİR!!!
Bu alıntı 12 Eylül de yüzlerce Devrimciyi, Faşist Cuntaya ihbar eden, geçmişte sol içersine bir şekilde sızmış Perinçek’e ait!

Asıl anlatmak istediğimiz Solpaylaşım adlı internet sitesinin sahibi Melnur denen şahısın işi gücü Komünistlerle uğraşmak, onlara saldırmak olduğu için, Doğu Perinçek’e  sesini çıkarmadığı.
Çünkü sonunda gideceği yer PERİNÇEK’İN yanıdır!

Hadi Melnur bak gelecekteki liderin neler söylüyor.
Söyledikleri  nedeniyle verdiği zarar Liberallerden daha mı az!

Liberallerin sola verdiği zarardan bahsederken, neden Doğu Perinçek’in  verdiği zararı görmezden geliyorsun.
Hala Doğu Perinçek’i SOL görmekte İSRAR EDİYORMUSUN?
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #347 : 18 Şubat 2018, 13:50:56 »
“Sosyalizm” Okulunda  ilginç bir tartışma yürütülüyor!
“Sosyalizm” Okulu olunca kavramlara kimileri kendi kafalarınca, yaşamdan kopuk anlamlar yükleyebiliyorlar.
Yeni türetilen kavram “Kaba Anti Emperyalizm”

Bu Emperyalizm ne menem bir şeyse,bunu azı ,çoğu,kabası yada kibarı olabiliyor.
Aslında izlenen tam bir KOMEDİ!

Özellikle Kapitalizm’in küreselleştiği,Burjuvazinin Emperyalistleştiği, Emperyalizme karşı mücadelenin ülke burjuvazisine karşı verilecek mücadeleden bağımsız olmadığı, Emperyalizmin artık içsel bir olgu olduğu ve de Anti Emperyalist olmanın olmazsa olmazı olan Anti Kapitalist olmanın MUTLAKLAŞTIĞI günümüzde Anti Emperyalizmi bu tür takılarla anlamlandırmak saçmalıktan başka bir anlam taşımıyor.

Aslında bu kendini okul olarak gören SF de daha bunun gibi belki de bundan daha vahim ne abukluklar var.
Devlete karşı savaşmayın onu meşru kılarsınız diyenlerden, artık dünya da savaşlar dönemi kapanmıştır diyerek Kautsky’e rahmet okutanlara, seçimlerde CHP-İYİ parti desteklenmelidir diyecek kadar beyni sulanmışlara  her şeyi bulmak olası bu okulda!

Ama en temel özellikleri hep söylediğimiz 7/24  Marksizm düşmanlığında ellerinde tuttukları, artık rengi kızıldan başka her renge bulaşmış bayrağı kimseye bırakmamaları.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #348 : 05 Mart 2018, 17:10:28 »
Altını kalın bir çizgiyle çizelim, ihanetlerin nedeni bu ülkeye AKP gibi bir partinin, bir siyasi anlayışın yerleşmesine ''yardım ve yataklık etme suçu''nu işlemiş olmalarındandır. 'Liberalleri eleştiriyorsunuz, neden ulusalcıları eleştirmiyorsunuz'' zevzekliği hala söylenebiliyorsa, insan ne diyeceğini şaşırıyor. Bu kadar mı eğitimsiziz, bu kadar mı bilgisiziz, bu kadar mı anlama sorunluyuz? Yoksa...
Yorumum, ''liberaller için ihanet diyenler, ulusalcıları unutmasın'' seslenişin altında hala anlamama sorununun yattığıdır. O kadar uzun bir dönem kuyrukçuluk yaptılar ki, zihinleri karardı bu zevatın. Anlamıyorlar!(Solpaylaşım Sitesinin Sahibi MELNUR)


 
AKP ye Yardım ve yataklık etmekle bugün AKP nin izlediği politikaları desteklemek arasında her hangi bir fark varmı???
Yardım ve yataklık etme suçu ile izlenen politikaları desteklemek suçlarının hangisi sizce ağır???

Yok öyle , Marksizm’in sağ revizyonist yorumlanışı, yok aşamalı devrimin modasının geçmişliği, diyerek aslında gizliden, utangaçça NASYONAL SOSYALİST Doğu Perinçek’i ve onun partisini AKLAYAMAZSINIZ!

Diyebiliyormusunuz Doğu Perinçek ve Partisi NASYONAL SOSYALİSTTİR diye!
Diyemezsiniz çünkü sizde biliyorsunuz sonunda varacağınız yer Nasyonal Sosyalist Doğu Perinçek’in yanıdır!


Ama biz diyoruz açık açık , ortada bir suç varsa bu suçun failleri Liberaller ve Ulusalcılardır.
Birinciler AKP nin gelişimine yardım ve yataklık etmiş, ikinciler ise AKP nin bugün uyguladığı politikalara desteğini her fırsatta dile getirmiştir!!!
Kimin EĞİTİMLİ, kimin KARA CAHİL olduğu açık ve net ortadadır!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: NEREDESİNİZ SÖZDE MARKSİSTLER!
« Yanıtla #349 : 21 Mart 2018, 13:39:06 »
“Kaldı diyorum çünki "inen kitabın" son suresinin son ayetleri Komünizm nedir,nasıl işleyecek konusuna açıklık getirmeden bitmiş.
Allahı ölmüş,peygamberi ise Musollini gibi çark ederek alman şovenizmini göklere çıkarmış. (Zaten yaramaz adamın tekiymiş ki karı bile dayanamamış evden kovmuş deyyusu)”

 
Yukardaki alıntı kendine Sosyalizm Okulu diyen, Sosyalist Forum adlı internet sitesinin sahibi, sanalın bezirganı Ape-Che ye ,malum ismiyle CHE 1955 e ait.

Alıntıda bahsedilen ölmüş kisi MARKS, Peygamber ise ,Musollini ile eş değer tutulan ENGELS.
Evet ENGELS burada ,karısının evden kovduğu DEYYUS oluyor.

Deyyusun sözlük anlamı; "Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine gözyuman kimse"(Türk Dil Kurumu). Bu sözcük ayrıca birine sövme anlamı taşıyabilir. Osmanlı'da sözcüğün pezevenk anlamına geldiği bilinmektedir .

Bunun dışında Engels'in FAŞİST Mussollini ile eş değer tutulması da ayrı bir ahlaksızlık.
Hem kendine Sosyalist Forum diyeceksin, hem Sosyalizm okulu diyeceksin, Sosyalizm'in önderlerini DEYYUSLUKLA ve Musollini olmakla niteliyeceksin.

Bugünlerde bahse konu forumda fırtınalar kopuyor.
Sakın şaşırmayın ,Engels’e yapılan bu küfürler,hakaretler nedeniyle değil.

Çizre Botan mahlaslı kişinin Efrinle ilgili haberlerinin ve buna bağlı öngörülerinin doğru çıkmaması ile ilgili.
Bulmuşlar bir günah keçisi,kendi yanlışlarını bu arkadaş üzerinden aklıyorlar.

Kürt Kuyrukçuları da, Ulusalcı,Şovenistler de karşılıklı biribirilerine sayıyorlar.
Ancak her nedense bu sanal bezirgan’ın,bu forum ağası’nın  ENGELS’E bu küfürler içeren,hakaretler içeren sözcüklerle saldırması kimseyi rahatsız etmiyor.

Forumda bulunan bir kısım sözde Marksistler’in gıkı bile çıkmıyor.
Ama lafa geldimi mangalda kül bırakmıyorlar.
Konu Kürtler olunca da vur abalıya gitsin!
Evet Hasan Karataş,Turgut Fatsa,Tripoli,İ Seçil,  ve diğer sözde Marksistler, NEREDESİNİZ?

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #350 : 22 Mart 2018, 20:47:46 »
Sanalın Bezirganı,Forum Ağası Engels'e hakaretlerini sürdürüyor;

"Engels su götürmez bir anti Komüncü, Emperyal (dominant,baskın) üstünden belli görüş ve koşulları pompalayacak kadar da üç kağıtçı biri.
Üstüne üstlük kendisine bırakılan mirası red etme yerine iş bu mirası sahiplerinden alıp,yine baskın durumda olana verecek kadar da utanmaz biri."


Evet şaşırtıcı değilmi adı Sosyalizm olan, üstelikte Okul olduğunu savlayan bir forumda Engels önce Musollini ile eş değer tutuldu, sonrası DEYYUS oldu, şimdi de ÜÇ KAĞITÇI ve UTANMAZ!

Tripoli banlanıyor Özgürlük Hareketine YALANCI dedi diye, ama forum ağası Engels'e küfür etmeye devam ediyor.
Ve bu forumun adı "SOSYALİST".........!!!

Tabi bu forumun YALAKALARI DA mevcut! ÖZGÜR TOPLUMSALLIK  gibi, forum ağasına hak veren......!
1955 denen forum ağasının kendini Marksist görmemesi onun Engels'e yukarda sıraladığımız küfürleri,hakaretleri etmesini haklı göztermez.

1955'e göre Engels Blanquistlere "küfür" etmiş!
Nedense bu küfürün ne olduğu açıklanmıyor.

Ama Lenin açıkca Blanquiz'min bir BATAKLIK olduğunu söylüyor, aşağıdaki söylemin de.

"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."(İkili İktidar Üzerine)

Hadi 1955 sıra Lenin'e geldi!
Onada saymaya başla!
Korkma Özgür Toplumsallık o konuda sana yalakalık yapmaya devam eder.

« Son Düzenleme: 22 Mart 2018, 20:49:20 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #351 : 23 Mart 2018, 12:11:32 »
"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."(İkili İktidar Üzerine)

"Hadi 1955 sıra Lenin'e geldi!
Onada saymaya başla!
Korkma Özgür Toplumsallık o konuda sana yalakalık yapmaya devam eder."

Daha önceki mesajda bunları yazmışım!
Sanalın Bezirganı,Forum Ağası beni yalancı çıkarmadığı için kendisine teşekkür ederim.

Evet sıra Lenin’e gelmişti, adı “SOSYALİST” olan forum da 1955, yalakası Özgür Toplumsallıkla ,onu da hedefine aldı.
Bu arada Özgür Toplumsallık sakın alınma, seni nitelediğim YALAKA tanımı aslında POLİTİK BİR NİTELEME.
Tıpkı,DEYYUS GİBİ,ÜÇ KAĞITÇI GİBİ,NAMUSSUZ gibi!

Ne demiş 1955 Lenin için;

“Senin Marksist Lenin'in 200 milyonluk Rusya'da sosyalist Devrim yapıyor, (Daha doğrusu ne yaptığını da bilmiyor) sonra Krupskaya'ya soruyor; "Devrim yaptık,Devleti yıktık. Yerine ne koyacağız?"

Dünyada ilk defa Komünden sonra ayaklarında baş olacağını ,ilk defa Birjuvaziden siyasi iktidarın alınacağını ve işçi sınıfının kendi siyasal egemenliğini kuracağını bizlere yaşamın içersinde kanıtlayan, tüm egemenlerin yüreğine korkular saçan , EKİM DEVRİMİNİN MİMARI Lenin ,bu geri zekalıya(politik bir eleştiri) göre NE YAPTIĞINI BİLMİYOR!

O koskoca NE YAPMALI kitabını bir kenara fırlattık.
İki Taktiğin ve NİSAN TEZLERİNİN hiçbir önemi yok!!!
Bu kadar CEHALET ,kendine "SOSYALİST" diyen bir foruma yakışmıyor!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #352 : 31 Mart 2018, 19:41:05 »
“Ortada bir ganimet falan yok...Kürtlerin hakları var...ve yok sayılmış...üstelik Saddam bu hakları vereceğini iddia etmişti ama vermedi...Kürtlerde Irak devletine karşı isyan ettiler ve bu hakları kazandılar...buna emperyalizm destekçiliği demek salaklıktır...”

Bence önce aynaya bak Özgür Toplumsallık!
Sıra ABD nin Irak İşgaline arka bahçelik yapan KDP yi savunmaya mı geldi!

Barzani o dönemde isyan falan etmedi, ABD kendisine bu işgalde arka bahçelik yaptığı için mükafat olarak bu hakları verdi!

Merak ediyorum, sonunda kimi savunacaksınız.
Belli olmaz senin gibiler yakında ABD yi  ÖZGÜRLÜK TUTKUNU ÜLKE olarakta ilan eder.

Bu arada yanlış anlaşılmasın.
Saddam’ın Halepçe de ve Barzan da Kürtler üzerinde SOYKIRIM politikaları uyguladığınıda söyleyelim.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #353 : 01 Nisan 2018, 21:02:16 »
"Bir tarafta kurulan Amerikan üsleri, tepeden tırnağa Amerikan silahları ile donatılmış güruhlar”
Maozedung böyle demiş ve ayıp etmiş.
Kürt Halkının iradesini temsil eden bir güce bu biçimde hitap etmesi ,kürt halkına yapılan bir SAYGISIZLIKTIR ,bu nedenle de hiçbir şekilde tasvip edilmez.

Peki ya sen forum ağası,sanalın bezirganı, ahlak fukarası, beyniyle,malum organı yer değiştirmiş soytarı, ape che  sana ne demeli!

Tripoli,HDP ye yalancı dedi,forumdan attınız,Maozedung YPG ye guruh dedi forumdan attınız!
Sen Engels’e,DEYYUS,NAMUSSUZ, derken kimsenin gıkının çıktığı yok.

Bu kadar Marksizm’e düşmansan yasakla Marksistleri, sende rahatla ama olmaz değilmi, serde bezirganlık var, ya forumun reytingi düşerse!
Bu saatten sonra o forumda yazan olursa ortaya çıkıpta ben MARKSİSTİM demesin zaten!
veda

Not: Komünist,Komün kurana denirmiş!!!
Bu geri zekalı böyle tanımlamış Komünisti!
Bu geri zekalıya göre Marks,Engels,Lenin  Komünist değil, bunlar Komün kurmamışlar çünkü!
Ama İsraideki Kibbutzları kuran İsrail yöneticileri "KOMÜNİST" bu geri zekalıya göre!
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #354 : 14 Mayıs 2018, 19:19:37 »
Sonuçta Solpaylaşım adlı sitenin Nasyonal “Sosyalist” sahibi Melnur’un yüzünde ki maske nihayetinde düştü!
“Perincek soldur; beğenirsiniz, beğenmezsiniz; güncel siyasetteki yer tutuşuna katılır veya katılmazsınız, ideolojik doğrultusundan yana bir tavır koyarsınız veya karşı çıkarsınız; ama nasıl bir değerlendirme yaparsanız yapın, Perincek'in sol saflarda olduğu gerçeğini yadsıyamazsınız. Kimi zaman güncele yaklaşım konusunda o kadar farklı bir yorumda bulunur ve karşısındakinden üstteki cümlede sayılan etiketlerden birini veya birkaçını savurursunuz; ama yine de böyle bir kızgınlık bile Perincek'in sol saflarda bir ömür geçirdiği gerçeğini değiştirmez.”

Bir Nasyonal “Sosyalisti” bir Neo Faşisti SOL saymak ,ya SOL un anlamını hiç bilmemek ya da niyete bağımlı olarak SOLA İHANET içersinde olmaktır.
Sormak gerek bu Nasyonal Sosyalist’e, SOL ne demek, kimden yana SAF tutmak?

“bu dönemde işçi sınıfı ile büyük sermayenin çıkarları ortaklaşmıştır sermaye düşmanlığı yapmak bu birlik günlerinde, ülkenin bekası için son derece yanlıştır “ (Doğu Perinçek)


Bugünkü koşullarda emek sermaye çelişkisini yok sayarak,sınıf işbirliğini savunmak artık işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki uzlaşmaz çelişkiyi yok sayarak,bu iki sınıfı uzlaştırmaya çalışmak SOL oluyorsa ,biz bu anlamda SOLCU değiliz!
Gerçi bu Nasyonal Sosyalist, faili meçhullerin sorumlusu Asena’nın ardında olduğunu söyleyen,onu desteklediğini söyleyen Ataool Behramoğlu’nu da Sosyalist olarak nitelemişti.

Doğu Perinçek bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!
80 öncesi Ege Ordusu Sovyet Sınırına diye ciyak,ciyak bağırarak Sovyetler Birliğine karşı CİHAT çağrısı yapan Doğu Perinçek, bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!

80 sonrası  Sovyet Ajanı diye başta TKP liler olmak üzeri pek çok Devrimciyi Gazetesinde ihbar eden, pek çok Devrimcinin işkencelerden geçmesine,yaşamını işkenceler sonucu yitirmesine ya da sakat kalmasına yol açan  Neo Faşist Doğu Perinçek, bu Nasyonal Sosyaliste göre SOLCU!!!

Okuyan TKP sine  de buradan çağrı yapalım.
Bu Utangaç Perinçek ci sizden yana görünsede, yazdıklarıyla partinize zarar veriyor.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #355 : 05 Temmuz 2018, 15:54:57 »
Ne demiş Blanqui;Silahsız Proletarya Bir Hiçtir!
Ne demiş Lenin;Proletaryanın Silahı,onun PARTİSİDİR!


Ve devam etmiş Lenin,devam ederken de Blanquistlerle farkını ortaya koyarak;

"Bilisizler ya da bay Plehanov ve hempaları, marksizm dönekleri, anarşizm, blankicilik vb. diye bağırıp çağırabilirler. Düşünmek ve öğrenmek isteyen, blankiciliğin, iktidarın bir azınlık tarafından alınması demek olduğunu, işçiler vb. vekilleri sovyetlerinin ise, apaçık olarak halk çoğunluğunun doğrudan doğruya, dolaysız örgütü olduğunu anlamazlık edemez. Bu, sovyetlerin bağrında etkili olma uğruna savaşıma yönelmiş bir hareket, blankicilik bataklığına dökülemez, hiçbir şekilde dökülemez."

Bununla da yetinmemiş Lenin ve aradaki farkı daha da ayrıntılı göstermiş;

"Sınıf bilinçli işçiler bir erk olabilmek için çoğunluğu kendilerine kazanmak zorundadırlar: kitleler üzerinde bir diktatörlük olmadığı sürece,başka bir iktidar yolu sözkonusu olamaz.
Biz Blanquist değiliz,iktidarın bir azınlık tarafından ele geçirilmesi yandaşı değiliz.
Biz Marksistiz, küçük-burjuva sarhoşluğuna karşı, şovenist anavatan savunusuna karşı, lafazanlığa karşı, burjuvaziye bağımlılığa karşı proleter sınıf mücadelesinin yandaşlarıyız."
(İkili İktidar Üzerine)


"Tezlerimde, henüz aşılmamış köylü ya da genelde küçük-burjuva hareketin her türlü atlanışına karşı, bir işçi hükümeti tarafından “iktidarın ele geçirilmesi”yle her türlü oyuna karşı, her türlü Blanquist maceraya karşı kendimi kesinlikle güvenceye aldım, çünkü doğrudan Paris Komünü deneyimine işaret ettim.
Bu deneyim ise, bilindiği gibi ve 1871’de Marx’ın, 1891’de Engels’in ayrıntılı olarak kanıtladıkları gibi, orada Blanquizme yer olmadığını, çoğunluğun doğrudan, dolaysız, mutlak egemenliğinin ve kitlelerin aktivitesinin ancak, bizzat çoğunluk bilinçli ortaya çıktığı ölçüde güvencede olduğunu gösterdi."(age)"


Devrimi YIĞINLARIN eseri olarak gören Lenin "Genel olarak siyasette ve özellikle işçi sınıfı hareketinde,ancak KİTLESEL etkinliği olanlar ciddiye alınır.
Kitleler olmadan siyaset maceraperest siyasettir"
diyerek yukardaki söylemleri bağlamında Leninizmle,Blanquizm'in hiç bir şekilde bağdaşmıyacağını,Blanquizmi bir BATAKLIK olarak niteliyerek ortaya koymuştur.

Tüm bunlara karşın kendini Blanquist olarak niteleyen soytarılar,hiç UTANMADAN,Lenin’nin bu söylemlerine karşın hala kendilerine Blanquist-Leninist diyebilmektedirler.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #356 : 22 Eylül 2018, 16:46:06 »
"Yurtseverlik konusunda çok yorumum var; bu forumda da bu konuyu işleyen çok başlık. Şunu söyleyebilmek mümkün. Yurtsever olmayan birinin bu ülkede solcu-sosyalist olabilmesi, bu topraklarda sosyalist bir mücadeleyi savunabilmesi mümkün değildir. Çünkü yurtseverlik son kertede kendi yurdunda kendi sömürücülerinden kurtulma yolunda bir uğraşın adıdır. Bu yüzden bu bağlamdaki vatanseverlik ve yurtseverlik solcu olabilmenin baş koşuludur. Bu topraklarda siyasal devrim perspektifine sahip değilseniz, bir iktidar perspektifiniz yoksa yurtsever olamadığınız gibi, solcu-sosyalist de olamazsınız. Savunageldiğiniz, söylemeye çalıştığınız her şey ''devrimci'' bir gevezelikten başka bir şey olamaz.
Ve dikkat edin, bu yurtsever olmayan, aklınca ulusalcılık karşıtı olan ve kendisi gibi olmayan her siyasal yapıya ulusalcı ve sosyal şoven demekten çekinmeyen tiplerin hemen tamamı kuyrukçudur.

Ve kuyrukçu olup da sözde enternasyonalist oldukları iddiasında bulunanlar elbette ki, yurtsever olmayacaktır ve elbette
kendi yurdunda siyasal devrim perspektifinden yoksun olacaktır ve elbette kendileri gibi olmayan her şeye düşman olacaklardır.
Fotoğrafın aslı bu!"( Melnur....Solpaylaşım Sitesi Sahibi)


Bu arkadaşın Yurtseverlik konusunda bu denli çok yorumunun olması bu konuda her sıkıştığında abilerinin ona farklı savunular sunmasından kaynaklanıyor.
Ama her yorumda ne yazık ki bu arkadaş daha fazla dibe batıyor.

Bir zamanlar biz Doğu Perinçek sol değil dediğimizde bize höyküren bu arkadaş, sanırım Perinçek,Erdoğan ile aynı gemiye binince artık sesini kesti.
Ama hala damarlarında o "asil" kan dolaşıyor!!!

Bin kere yazdık etrafı kırmızı çitlerle çevrili toprak parçasının bizim olabilmesi için  o toprak parçası üzerinde iktidar olmamız gerekmektedir.

Komünist Manifesto da Marks İşçilerin vatanı yoktur derken, onların sahip olmadığı bir şeyi onlardan isteyemezsiniz der.
Ve devamla işçi sınıfı önce kendi bulunduğu toprak parçasında,iktidar olacak,egemen olacak ve ulus konumuna yükselecektir der.
Ama der bu ULUS olma, Burjuva anlamda bir ULUS olma değildir diyede devam eder.

Niye böyle der; çünkü siyasi iktidar ULUS ölçeklidir ve ancak SİYASAL DEVRİM sonrasında elde edilir.
Siyasal Devrim perspektifine sahip olabilmek için YURTSEVERLİĞİ koşul görenler,politik cehalet içersinde debelenen zavallılardır.

Tekrar yazalım; ne demiş Marks;
"Yurtseverlik, Mülkiyet İlişkilerin En Ülküsel Biçimidir"
TIPKI AVUSTURYA İŞÇİ MARŞINDA SÖYLENDİĞİ GİBİ; YURDUMUZ BÜTÜN CİHANDIR BİZİM!...VATANIM RUY-I ZEMİN MİLLETİM NEV-İ BEŞER!
veda
« Son Düzenleme: 22 Eylül 2018, 17:57:52 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #357 : 24 Eylül 2018, 11:29:28 »
"Yeniden Perincek'e dönecek olursak, bilimsel sosyalizmin farklı bir yorumunda bulunuyor olması ve siyasal devrimin sosyalist değil, MDD türü bir demokratik devrim olması gerektiğini öne çıkarması nasıl ki, yanlış bir değerlendirme olarak yorumlanmalıysa, bir   konuyu açıklığı kavuşturmak da yararlı olacaktır. Teorik bağlamda ve özellikle pratikte ve güncel siyasetteki yanlışlıkları bir yana Perincek ulusalcılığının bir devrim tezi vardır.
Doğru veya yanlış, ayrı bir konu. (Bana göre yanlış...) Ama sonuçta Perincek siyasetinin bir devrim anlayışının olduğu gerçeği yadsınamaz. Peki bu sağlı sollu liberallerin ve kendilerini keskin enternasyonalist göstermekten başka bir özellikleri olmayan sanalın kuyrukçu tiplerinin bir devrim tezi var mıdır? Ve eğer böyle bir devrim tezi olsaydı ve bu konularda bir samimiyet taşısalardı, hemen her seçimde ''haydi oylar HDP'ye'' demek zorunda kalırlar mıydı?"( Melnur-Solpaylaşım sitesi sahibi)


XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Bir insanın Perinçek'in düşüncesini, Bilimsel Sosyalizm'in farklı bir yorumu olarak göstermesi için ya aklının firar etmiş olması gerekir ya da kasıtlı olarak Bilimsel Sosyalizmi karalamayı kendine misyon edinmesi gerekir.

Bu aklı firar etmiş zavallıya göre, sınıf işbirliğini savunmak, Erdoğanla aynı gemideyiz diyebilmek demek ki Bilimsel Sosyalizm'in farklı bir yorumu oluyor!
Ortada bir yorum var o da NASYONAL SOSYALİZM'İN farklı bir yorumu!

Sosyalizm ve Perinçek, asla yan yana gelmemesi gereken bu  iki kelime ancak bir şekilde yan yana gelebilir o da Sosyalizm'in başına NASYONAL kelimesi getirdiğimizde!

Perinçek'in ve partisinin bize göre Devlet Bahçeli ve partisinden hiç bir farkı yoktur!
Her ikiside KÜRT DÜŞMANIDIR, her ikisinin de damarlarında "ASİL" kan dolaşır ve her ikiside Erdoğan'ın Gemisinde onunla kol koladır!

Şimdi bu aklı firari zavallı birde utanmadan Perinçek'in siyasetinin bir Devrim anlayışını yansıttığını söylüyor.
Anlaşılan bu zavallı, Devrim kelimesinin başına KARŞI nitelemesini koymayı unutmuş!

veda
« Son Düzenleme: 24 Eylül 2018, 11:31:16 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #358 : 07 Ekim 2018, 16:37:39 »
Adamın öylesine içine oturmuş ki, Perinçek'i NASYONAL "SOSYALİST" olarak nitelememiz.
Bir haftadır çırpınıyor, sahibi olduğu sitesinde Perinçek'i aklamak için.

Neymiş efendim; "Ama Perincek'e eleştirmek adına ona ''faşist'', ''devletin ajanı'', vb. demenin de hiçbir anlamı yokmuş.
Bu tür eleştirilerin(!) kendimize bir yararı da yokmuş.
Bu yüzden zihinlerimize kazıdığımız bu tür ezberlerden kaçınılmalıymışız"

Ne kadarda üzülmüş yoldaşına yapılan bu nitelemelerden!
Ona tavsiyemiz, şöyle bir 12 Eylül öncesine gitmesi ve Devlet'in istihbarat örgütüne ihbar ettiği Devrimcilerin listesine bir bakması.

Biz kendisine yardımcı olalım!
 
“Devrim düşmanı TİKKO’cu şef Sabri Koçyiğit’i gizli eller himaye ediyor.” (26 Mart 1978)

“Devrimci Yol’cular mahkeme kurup, 3 devrimci öğrenciyi okuldan uzaklaştırdılar. Mahkemenin kuruluşunda elebaşılığı
Ali Menteş adlı Devrimci Yol’cunun yaptığı öğrenildi.” (28 Mart 1978)

“Size bir hafta süre, yoksa isimlerinizi açıklarız!” (Aydınlık’ı engelleyen Devrimci Halkın Yolu taraftarlarına
 tehdit -2 Mayıs 1978)

“Sahte TKP’nin adamı Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Fevzi Şolt, TKP’nin İzmir’deki 1 Mayıs gösterilerinde gözaltında. Üzerinden çıkan 526 bin
lirayı izah edemiyor.” (11 Mayıs 1979)

“TKP’nin ‘Savaş Komiteleri’ işbaşında. Saldırganların başını İGD’li T. Ç., H. Ö. ve H. A. çekiyor.” (16 Mart 1979)

“Aktancılar kendilerini ispat için cinayet işliyor.” (Aktan İnce, Osman Yaşar Yoldaşcan ve Fatih Öktülmüş’ün fotoğrafları - 8 Mart 1980)


Bunlar sadece bu ihbarların bir kaçı!
Bu utanmaz,rezil birde yüzü kızarmadan açıkca Devletle işbirliği yaptığını 12 Eylül sonrası mahkemedeki savunmasında İTİRAF ediyor.

"Aydınlık üç yıla yakın yayını ile anarşi ve teröre karşı gerçekten büyük bir mücadele yürütmüştür. Terör çetelerini birer birer halkın önüne çıkararak teşhir eden Aydınlık, ülkemizin birliği ve iç barış için yaptığı hizmetlerle unutulmayacak izler bırakmıştır. Devlet teröre karşı mücadelede Aydınlık’tan yararlanmıştır.
Birçok yetkili bu gerçeği belirtmiş ve Aydınlık’a sık sık başvurmuştur. MGK Genel Sekreterliği’nin Anarşi Raporu’nda Aydınlık’ın kaynak olarak kullanıldığı gazetelere yansımıştır."


Tabi birde 12 Eylül öncesi Ege Ordusu Sovyet Sınırına diyerek,  Sovyetler Birliği Türkiyeyi işgal edecek Paronoyasına kendini kaptırdığını unutmamak gerek!

İşte Melnur'un utangaçca savunduğu,hakkındaki nitelemelere son derece üzüldüğü PERİNÇEK, BU PERİNÇEK!
Sen devam et Perinçeki savunmaya, seninde ondan bir farkın yok çünkü!
veda
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2018, 17:08:45 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: Sanal Bezirganlar
« Yanıtla #359 : 20 Ekim 2018, 13:11:16 »
NEOFAŞİST Doğu Perinçek artıklarına ve özellikle de gizli Perinçek hayranı Solpaylaşım sitesi sahibi MELNUR'A  DUYURULUR!!!

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Yeni Akit Gazetesi’nden Mehmet Koçak ile görüşmesinde nasıl hidayete erdiğini anlattı. Vatan Partisi İstanbul İl Başkanlığında yapılan görüşmede Doğu Perinçek’in söylediklerinden öne çıkanlar şunlar:


 
“Ben Ateist değil müslümanım”

Doğu Bey’e merak ettiğim soruyu sordum ve samimi bir cevap aldım.

“Ben inançlar üzerinden siyaset yapılmasını ve o yüce değerlerin istismarına ısrarla karşıyım. Ancak, merakınızı gidermek için ifade edeyim ki ben ateist değil Müslümanım.

Bayram namazlarını kaçırmam, Cuma namazlarına vakit nispetinde gitmeye çalışıyorum” diyerek başladığı konuşmasında şu görüşlerini sıralıyor:

“Hz Peygamberimiz müstesna bir insandır. Zulme karşı birleştirici olan ümmet anlayışıyla kabileleri İslam’ın temel prensiplerinde birleştirmeyi başaran büyük bir devrimcidir.

“Ümmet anlayışı birleştiricidir”

Ümmetin birleştirici ruhundan uygarlıkla bütünleşen medeniyetler doğmuştur.

İslamiyet ile Türkler, ticaret ve medeniyet ile ahlaki değerleri yüceltmişlerdir. Ümmet anlayışı ile de çeşitli etnik kökenden gelen toplulukları bir arada tutmuşlardır.

Bugün İslam dünyasındaki dağınıklık ancak ümmet anlayışıyla aşılabilir.”

“Şu anda Türkiye, terör örgütü PKK, FET֒nün yanında ABD emperyalizmi ile göğüs göğüse bir mücadelenin içindedir.

Şimdi siyasi ihtirasların peşinde koşmak yanlıştır. Birçok konuda itirazlarımız olsa da Cumhurbaşkanına ve hükümete emperyalizme karşı yürütülen mücadelede destek vermek milli bir görevdir.

Terör ve emperyalist güç odaklarına karşı sadece hükümetin üstesinden gelmesini beklemek yanlış olur.

Topyekûn milletçe bu mücadeleye omuz verme adına biz de parti olarak gücümüz nispetinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için Cumhurbaşkanı ve hükümeti destekliyoruz.”

Mehmet Koçak’ın yazısının linki: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/mehmet-kocak/dogu-perincek-ateist-degil-muslumanim-26187.html

 
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET