Gönderen Konu: melih pekdemir ve neo-sosyal şövenizmin idelojik "anatomisi"  (Okunma sayısı 1967 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı -suat-

  • İleti: 104
uzun zamandır., birgün çizgisi tanımı ile bu gazetenin yaydığı sosya-şöven ideolojiyi anlatıyorum..
işimin zor olduğunun farkındayım..
aydınlık-hkp-türksolu gibi çevrelerin sol!! adı altında işlettiklerini., ideolojik mücadele değil., yaşamın zorunlu pratiği., yani yaşam teşhir etti..
neo-tkp., tkp1920., tikp-ödp vs. gibilerini ise., teşhir henüz zordur.. zorluğu., somut görünenlerin azlığı., gizli olması vs. değil., aksine bu zeminlerin türkiyesolunun özünde de olmasından dolayı görülmemesidir.. görüldüğünde., aynı zamanda., kendine de ayna tutmuş oluyorsun..

bunu bilen bu çevreler., şimdilik., bu sosyal-şöven ve hatta sosyal-faşist ideolojik kodlamalarını "ince" ayarlarla yapıyorlar.. duruşlarına aykırı bazı pratikler sergileyerek., asıl duruşlarını örtüyorlar..

bu yüzden.; ideolojik., analizlerden önce karaktersel analizler gereklidir.. çünkü., müthiş derecede., deformasyon içeren demagojik söylemler., çarpıtmalar., çifte standart içeren analiz-tespitler., eklektik-çelişik ifadeler., vs. gırla gidiyor..

her yazı-söylem ele alınırken., eleştiriel-analizden önce ciddi bir kelime-cümle-tanım-veri noktasında "otopsi" yapmak gerekiyor.. buna da ahlaki otopsi diyorum..

neden ahlaki otopsi?.. çünkü.; bir çizgisel duruş temelinde yazılan yazılar yine ideolojik olarak o zemin dikkate alınarak o zemin üzerinden eleştirilir.. bunu nasıl! dersin.,bu tespiti nasıl! yaparsın.. denilmez..
bu dediklerinin ideolojik tanımı budur dersin..

ama karşında., oportünizmi de aşan bir madrabazlık varsa., bunu ahlaki olarak ele alırsın..

bu türler.; her kalıbı içerir.. bir yerde radikaldir diğer yerde liberal., bir yerde., marksisttir diğer yerde blanquist yada lasalleci.. bir yerde leninist diğer yerde rozacı..
kısaca her nabza uygun bir şerbetçidir..

bir yerde sahiplendiği bir olguyu., diğer yerde red eder., eleştirdiği bir olguyu başka yerde olması gereken diye sunar..
cümleleri daima aruz vezni ile yazılır.. bu yüzden öncelikle ahlaki otopsi gerekir diyorum..

neo-sosyal şövenizm öncelikle ahlaki olarak çürümenin adıdır.. eskisi bu noktada., ideolokij olarak ahlaksızdı.. ama duruş noktasında net zeminlere sahipdi.. ideolojik olarak eleştirilebiliniyord u.. bunlar ise böyle değil..


konu içinde örneklerle ayrıntılı değineceğim..

Çevrimdışı -suat-

  • İleti: 104
melih pekdemir ve neo-sosyal şövenizmin idelojik "anatomisi"
« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2012, 20:56:38 »
şövenizm., salt., sosya-kültürel bir olgu değil., salt politik bir olgudur ama sosyal-kültürel zeminlerde işletilir..

"öteki" tanımının mülkiyetçi sistemdeki zemin değişimi

toplumsal insan topluluklarının doğasında şövenizm yoktur.. "öteki" olarak tanımlananlara karşı duruşlarda., kendini koruma içgüdüsü temelinde savunma amaçlı septik bakış., duruş., davranışlar içerir.. "öteki"lerinden. , kendisi için., bir tehlike işareti almadıkça ilişkilenmelerinde asla düşmanlık olmaz..

bu doğal "duruş"., mülkiyetçi sistemin gelişimi ile birlikte değişik zeminler kazanmıştır.. önce erkeğin kadına yönelik bir "öteki"leştirmes i başlamıştır.. çünkü kadın., bir önceki mülkiyetsiz komünal toplumun doğasını temsil eder.. önce bunun kırılması gerekir..

kadın., kötülük taşır., kadın "lilith"dir kadın şeytandır.. kadın denetim altında tutulmaz ise toplumsal sisteme zarar verir.. bu yüzden kadın., toplumsal yaşamın yetki alanlarından uzaklaştırılması gerekir.. önce yaratım alanındaki tanımlanmasından uzaklaştırılır.. yerini onu dölleyen bir erkek yaratan-tanrı icad edilir.. kadın ise., bu yaratımın bir aracı olarak ele alınırken., asıl olma iddialarına da şeytani duruş olarak tanım konur..vs. vs.

bu saydıklarıma dikkat edilir ise., sosyal-kültürel(inanç hukuk) olarak işletilse de aslında siyasal bir olgudur.

yaratan kadın tanımında., kadın erk değildir.. sadece başlangıçtır.. ilk inanç sistemlerinde ana tanrı-ça tanımı yoktur.. sadece o toplumun birliğinin tanımı olarak aynı karından gelen-karındaş içerikli tanım vardı.. bu sonra erkek biliminde kandaşlık olarak değiştirildi..

aynı karından gelme noktasında ilk karın(kadın)., ne tanrıdır ne de belirleyen., sadece ortaklaşmayı işletenleri tanımlar..

bu sosyal-kültürel bir olgu iken., bunun izdüşümü olan eşit-ortaklaşmacı(komün) yaşam da elbette., siyasal bir sistemdi..

mülkiyetçi sistem.; bu siyasal sistemi çürüterek kendini yarattı.. insan doğası asla kendini köle bir başkasının emrinde kabül etmez.. böyle bir sosyal-kültürel tanımsal zeminleri yoktur., çünkü ortak-sosyal yaşamda bu olgusal tanım., nesnel olarak., birliği-ortaklaşmayı içeremez.. içermesi olanaksızdır.. bu anlamda., topluma kabülü için., kesinlikle siyasi zeminlerde "zor" ile işletilen bir irade gerekir.. bu., "zor" karakterli., siyasal irade olmadan., toplumsal yaşamda bunu işletmek olanaksızdır.. bu temelde içindeki sosyal-kültürel öğeler doğal-insani değil., değil "iradi-zor" zeminlerde siyasaldır..

bir toplumu bir başka toplum karşısında., üstün olduğuna inandırmak için., bu üstünlüğünü sağlayacak siyasal olgular gereklidir.. yani hukuk-kurum gereklidir.. yine.; "öteki" toplumu bu üstünlük hakkını kabül etmesini., kesinlikle zor içeren kurum ve hukukla başarabilirsiniz..
bu başarınızı da., sosyal-kültürel zeminlerle meşrulaştırırsınız.. işte bu meşrulaştırma olayına ve sosyal-kültürel ama aslında siyasal zeminlere şövenizm denir..

bunu da.; çeşitli siyasal kurumlaşmalar ve bu kurumlar üzerinden yaratılan sosyal-kültürel zeminlerle başarır ve denetimli devam etmesini sağlarsınız..

sisayal erkin direk işleyişleri bu işlevi yaratmaya gücü yetse de toplumsal kabülde yeterli olamaz.. hakan-kral-hanedan vs. bu tür erksel olgular üzerinden işletilen bu olgu.; asıl olarak din-inanç-sosyl-kültürel gelenek-göreneklerle beslenir.
"modern" toplumlarda., devlet bu işlevselliği ele alır.. işin sosyal kültürel yanını denetler.. ama bunun siyasal yönlerini de sadece devlet üzerinden işletmek de yeterli olamaz.. bu anlamda., özellikle "muhalif" kesimler içinde yaratılan zeminlerle işletmek de gerekir..
günümüz litaratüründe bu tür işletmelere.; sosyal-şövenizm denilmektedir.. uç noktası sosyal-faşizmdir.. direk sistemle ilişkilenmiş., yada sistem adına işletilen haline de faşizm denir..

ben bu yazımda., "muhalefet" içindeki şövenizm zeminlerine değineceğm..

"muhalefet" içinde., şövenist zeminler yaratabilmek için., öncelikle muhalafeti içinde ahlaksal çöküş yaratmak gerekir.. bu yaratılamaz ise., muhalefetin doğal karakteri olarak sistemin her şövenist kodlamasına karşı refleks oluşur..

ahlaksal çöüküş sağlanacak ki., şövenizm buralarda işletebilinsin..
kısaca., toplumsal muhalefet içindeki şövenizmin özü.; ideolojik olmaktan çok karaktersel bozukluktandır.. ideolojik bahanesel-normlar bu karaktersel bozukluğu örten öğelerdir..

melih pekdemir yazısını örnek alarak bunları açıklayacağım..