Gönderen Konu: ÖRGÜT VE İKTİDAR  (Okunma sayısı 1638 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
ÖRGÜT VE İKTİDAR
« : 17 Şubat 2013, 12:30:04 »
Düşünce ancak yığınlar tarafından benimsendiğinde maddi bir güç haline gelir ve pratiğe dökülür.
Düşüncelerimiz ancak devrimci pratik eleştirel faaliyet içersinde bir anlam kazanır.
İşte bu anlam kazanan düşüncelerle bizler dünyayı yanlız anlamakla kalmaz,onu değiştirmek için mücadele ederiz.

Ancak bunun ilk koşulu örgütlü olmaktır,ikinci koşuluda iktidar perspektifimizin olmasıdır.
Aslında bu iki koşul biribirini tamamlayan,biribiri ile diyalektik bir bütünlük içersindedir.
İktidar olabilmenin yolu,örgütlü olmaktan geçer.
Çünkü karşımızdaki sınıf karşıtımız,bugün siyasi erki elinde tutan güç,yaşamın tüm alanlarında, örgütlenmiş bir yapıdadır.
Onunla girdiğimiz erk mücadelesinde örgütsüz olmamız,baştan bu mcadeleyi kaybetmemiz anlamına gelir.

İktidar olmayı istemek ,iktidar perspektifine sahip olmak vazgeçilemeyecek bir koşuldur.
Ancak iktidar olarak dünyayı değiştirebilir, bu soygun ve sömürü düzenine neden olan maddi koşulları yok ederek, onu ortadan kaldırabiliriz.
İktidar olmak aynı zamanda DEVLET olmaktır.

Marksistler Devleti kutsamazlar.
Marksistlerin amacı da Devletsiz ve onu var eden sınıfların olmadığı Komünist Toplumdur.
Ancak bizler sonul amacımız olan bu Topluma ulaşabilmek için,bizi çevreleyen,bizi dünyanın diğer insanlarından ayıran,egemenler tarafından kendi sömürü alanlarını belirlemek için konulan kırmızı çitlere GEÇİCİ olarak katlanmak zorundayız.

Çünkü siyasi iktidar ulus ölçeklidir ve işçi sınıfı,komünist manifestoda da belirtildiği gibi,öncelikle siyasi iktidarı ele geçirmeli,sonrası kendini toplumda egemen konuma,ulus konumuna yükseltmelidir buradaki ulus sözcüğü Marks'ın özellikle altını çizdiği şekliyle BURJUVA ANLAMINDA değildir.

Nedense yurtseverliği siyasetine temel alanlar,ulusculuğu savunmak adına Marks'ın bu pragrafındaki "sözcüğün burjuva anlamında değil" kısmını ya görmezden gelirler,yada atlarlar.
Tüm dünyada,bir dünya sistemi olan Kapitalizm ortadan kaldırıldıktan sonra ancak bu kırmızı çitleri ortadan kaldırabiliriz.

Güzel bir söz vardır.
Proletarya Diktatörlüğü,dünyadaki tüm devletleri ortadan kaldırmanın POLİTİK ŞİDDETİDİR diye!

veda
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2013, 14:14:24 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET