Gönderen Konu: İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESİ  (Okunma sayısı 2284 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESİ
« : 31 Mart 2013, 15:49:45 »
Gerçek insan ÖZGÜRLÜĞÜ,daha somut deyimiyle İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESİ,ancak insanın zorunlulukların ötesine geçmesiyle gerçekleşir

İnsana kendi dışında,iradesinden bağımsız dayatılan ve kendini onunla tanımladığı aidiyetleri,yani kimlikleri vardır.
Bunlar,cinsel,dinsel,etnik ve sınıfsal kimliklerdir.

İnsan doğarken hangi cinsel kimlikle bu dünyaya geleceğini ,kendi belirleyemez.
İnsan doğarken hangi coğrafyada doğacağına hangi etnik aidiyete sahip olacağına kendi iradesi ile karar veremez.
İnsan doğduğunda  dinsel kimliğini,istisnalar dışında otomatik olarak atalarından devir alır.
İnsanın faaliyet alanı,kendi dışında başkaları tarafından dayatılmıştır.

İşte insanın gerçek özgürleşmesi ancak bu kimlik prangalarından kendini arındırmasıyla olasıdır.
Yani Hıristiyan,Hırıstiyan olmaktan,Yahudi,Yahudi olmaktan,Müslüman,Müslüman olmaktan arındığı sürece,Türk,Türklükten,Kürt Kürtlükten,Alman,Almanlıktan,İngiliz,İngilizlikten...vs arındığı sürece İNSAN ÖZGÜRLEŞİR.

Demek ki kendi etnik kimliğine,kendi  dinsel kimliğine karşı uygulanan prangayı yok etmeside,insanları özgürleştirmiyor.

Özgürleşmenin en son durağı ise,insanın kendi faaliyet alanını kendi belirlemesi,başkaları tarafından belirlenmiş ve insanları sınıflara bölen alanın ortadan kaldırılması,yani SINIFLARIN tümden ortadan kaldırılmasıdır.

Marks Yahudi Sorununda bu soruna şöyle bakar;
"Tüm özgürleşme, insani dünyanın, ilişkilerin, insanın kendisine indirgenişidir. "
...Gerçek, bireysel insan, ne zaman soyut yurttaşı kendinde yeniden-soğurup, bireysel insan olarak, günlük yaşamında, özel işinde ve özel durumunda cinsil-varlık olursa, nezaman insan “forces propres”unu (Kendi Gücünü) toplumsal güçler olarak tanır ve örgütler ve böylece toplumsal gücü kendisinden politik güç biçiminde ayırmazsa, işte ancak o zaman insani özgürleşme tamamlanmış demektir."


Tüm bu sayılanların ortadan kalkması,yani insanın gerçek anlamda ÖZGÜRLEŞMESİ,sınıfların,devletlerin olmadığı,insanları biribirinden ayıran kırmızı çitlerin ortadan kaldırıldığı,Nazım'ın şiirinde belirttiği gibi  çocukların hiç bir engelle karşılaşmadan motorlarını maviliklere sürdüğü,çalışmanın zorunlu olmaktan çıktığı KOMÜNİST TOPLUMDA mümkündür.

O halde temel mücadelemiz Komünist Toplum için olmalıdır.
Gerçek kurtuluş oradadır.

Tabiki bizi tanımlayan kimliklerimize karşı vurulan prangalardan kurtulmak,tüm kimlik prangalarımızdan kurtulmamızın ön koşuludur.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1802
Ynt: İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESİ
« Yanıtla #1 : 31 Mart 2013, 22:23:01 »
Kapitalizmdeki baskı unsuru sömürü için olmazsa olmazlardan olduğundan kişinin tüm özgürlüklerini kısıtlar,hatta yok eder. Çünkü ;erk olmanın verdiği olanaklardan mahrum olmak ,yaşamak için emekgücünü satmak dışında seçeneği olmayanların kendilerini geliştirme  gibi bir süreci kullanmaları düşünülemez.

Komünizmle birlikte özel mülkiyetin ortadan kalkması bireylerdeki var olan potansiyalin geliştirilmesi önünü açarken , hayatın akışı da bu sürecin olumlu bir şekilde seyir göstermesi  ile olması gereken düzlemi  yaratacaktır.
Bu bağlamda özgürlük ;  pozitif,toplumsal ve somut bir şekilde burjuva özgürlüğün tam aksi, önceden verilmiş bir değer olmaktan çıkacaktır.

“özgürlük insanın özüdür, özündedir. Bu nedenle, özgürlüğün karşıtları bile özgürlüğün gerçeğine karşı savaşırken  özgürlüğü yerine getirirler; insan doğası için takı olarak reddettikleri özgürlüğü, kendileri için en değerli takı/süs eşyası olarak ayırmak isterler .(Marx, 12 Mayıs, 1842)

derken ne kadar da haklıydı…
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.