Gönderen Konu: Çürüyen Çaylar  (Okunma sayısı 1875 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1815
Çürüyen Çaylar
« : 23 Nisan 2013, 15:24:20 »
http://solplatform.biz/index.php/topic,2155.msg5659/topicseen.html#msg5659

Toplanan çay gerekli zamanda satılamazsa çürür de grevin çürüdüğü , böyle büyük bir rezaletle bir kez daha ispatlandı mı? Ağalar yönetimindeki sendika Örgütlenme Dairesi nasıl da bilinç taşımış Çay-Kur işçilerine !
Hala anlayamadınız mı kimlerle kolkola siyaset yaptığınızı; Sarı Köpek Sözleşmesinin geçerli olduğu sendikal birlikler işte adamı böyle baştan aşağı sarıya boyar !

Bilimsellikten uzak her anlamda hamaset nutuklarıyla örgütlenmiyormuş demek ki taban !

İlk satılışları değil elbet bu rezalet  ama şurası kesin ki en büyüğü oldu .

Sınıfın ,emekçilerin tümünün ; siyasal ve de ekonomik gerçekleri bilme,anlama haklarının var olduğundan  hareketle  emperyalist kapitalizm tüm yönleriyle ,en açık biçimde sürekli gündemde tutulmalı ,teşhir edilmeli , işçiler sadece ulusal dayanışmanın değil uluslararası dayanışmanın  önemine yönlendirilmeli ki bilinçlenerek devrimcileşen  sınıf  ögelerinin giderek büyüyen halkası diğer katmanlara da  bilinç taşısın dediğimizde Mars'tan gelmişleri dinliyor hallerinizle bunun açıklmasını nasıl yapacaksınız bu sonu ne olacağı belli olan grev duyurusunun borazanlığını yapanlar …

Haydi şimdi bu onurlu davranışı sergileyen ağaların  olduğu alana gidin ve 1 Mayıs ‘ı renklendirin !

http://solplatform.biz/index.php/topic,1254.msg3033.html#msg3033
« Son Düzenleme: 23 Nisan 2013, 23:03:26 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: Çürüyen Çaylar
« Yanıtla #1 : 23 Nisan 2013, 16:41:22 »
Geçenlerde forumun bir tanesinde bir katılımcı sendika ağalarından bahsedince,bir diğer katılımcı ona karşı çıkarak, sendika ağası tanımlamasının işçi sınıfına hakaret olduğunu dile getirdi.
Bunu dile getiren de 1920 TKP nin bir sempatizanı veya üyesi.

Onların geçmişteki yöntemi,bu sendika ağalarını tepede kafa kola alarak,tabana hükmetmek olduğu için,bu yöntemle işçi sınıfını "örgütledikleri" için, 13 Eylül 1980 günü bu örgütlediklerini sandıkları işçi sınıfı sokakları boş bıraktı.

Şimdi de durum farklı değil.
Sendikaların artık tamamen birer düzen kurumu oldukları ortada olmasına karşın,sınıfla siyaseti bütünleştirecek yeni sınıf araçları yaratmak yerine hala sendikalardan medet umanlara umarım çaykurda yaşananlar bir ders olur.

Bir sözüm de sınıf-sınıf diyerek,sınıf kavramının da içini boşaltan kendini sınıfın öncüsü olarak gören  bazı siyasi oluşumların alan hamaseti yapanlarına .
Bu sendika ağalarının 1 MAYIS'TA  oluşturacakları kürsünün arkasında saf tutmayı nasıl içlerine sindireceklerini merak ediyorum.

veda
« Son Düzenleme: 23 Nisan 2013, 18:28:24 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET