Gönderen Konu: Sosyalist Devrim - Demokratik Halk Devrimi  (Okunma sayısı 3278 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1815
Sosyalist Devrim - Demokratik Halk Devrimi
« : 26 Mayıs 2013, 22:26:45 »
Sosyalist Devrim - Demokratik Halk Devrimi

Önkabulünde ,içinde bulunulan sistemin Burjuva Demokrasisi değil de faşizm olduğunu savlayan ve aşamalı bir perspektife sahip olan Demokratik Halk Devrimi söyleminin  teorik bir tanımı yoktur ; çünkü , belirli bazı dönemler için öne sürülen politikaları kendine örnek alır. Bence de Milli Demokratik Devrimi savunamayacak  durumda olanların uğrak noktasından öte bir anlam taşımaz.

Sosyalist Devrimi  , ulusal sorunu neden göstererek erken bulan  aşamacı siyaseti benimseyenler bu topraklarda da bir zamanlar Küba,Vietnam ,Çin vb . ülkelerde yaşananlardan fazlasıyla etkilenmişler  ,sınıfsal   antagonizmaları yok sayarak devrim teorisinde aşamacı bir siyaseti benimsemişlerdir.

Aşamacı siyaseti benimseyenlerin açmazlarından biri , belki de en önemlisi  burjuvazinin demokrasi  düzlemindeki  tutarsızlıklarını göstermek anlamında siyasi geçmişten uzaklaşmadan ciddi gerekçeler sunamamalarıdır.

Demokratik Halk Devrimi yine bana göre devrimci dinamiklerin üstünü kapatan ve işçi sınıfının , karşı sınıfla arasındaki antagonizmayı yok eden bir savunma halidir.
 
İşçi sınıfı ve öncüsü  Komünist Parti tarafından  gerçekleştirilecek olan Sosyalist Devrim  enternasyonal bir görevdir. Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki ; gerçek anlamda kapitalizmden kopma ,komünizme geçme dünya ölçeğinde gerçekleştiğinde  anlamını bulacaktır.  Ülke bazında  başlanılan sosyalist bir hareket , dünya ile buluştuğunda  taçlanacaktır ;  çünkü, sınıfın mücadelesi tüm dünyada sürmekte .

Sosyalist Devrimin bu topraklar için geçerli olmadığını savunan DHD  yanlıları işçi sınıfının örgütsüzlüğünü öne sürerken özellikle Şubat Devrimi'nden sonra 6 -7 ay gibi kısa bir zamanda gerçekleşen 1917 Ekim Devrimi'ni lütfen tekrar gözden geçirsinler. Ne olmuştu da bu kısa zamanda bir Sosyalist Devrim gerçekleşmişti?

1848  ve 1905 devrimleri ile Şubat Devrimi ,1917 Ekim Devrimi konunun ileri safhalarında ele alındığında ayrıntıları çok daha iyi görebileceğiz derken Lenin'den bir alıntıyla şimdilik nokta koyalım :
" İşçilerin kurtuluşu, işçilerin kendilerinin eseri olacaktır, yığınların bilinci ve örgütlenmesi olmadan, yığınları hazırlamadan ve eğitmeden, bir sosyalist devrim söz konusu olamaz."


« Son Düzenleme: 26 Mayıs 2013, 22:36:16 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: Sosyalist Devrim - Demokratik Halk Devrimi
« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2013, 23:50:49 »
Önceleri Milli Demokratik Devrim mi ,Sosyalist Devrim mi tartışması yapılırdı.
Sonraları Milli Demokratik Devrimin özü Toprak Devrimi olduğu için,Türkiye de hakim üretim biçim ve ilişkileride toprağa dayanmadığı için ,Milli Demokratik Devrimin yerine Demokratik Halk Devrimi ikame edildi.

Devrimin niteliği, iktidardan kimi al aşağı ettiğine ve iktidarı alırken kimlerle ittifak yaptığına bağlıdır.

Lenin İki Taktik adlı eserinde şöyle der;
"Proletarya, kuvvet yoluyla otokrasiyi ezmek ve burjuvazinin tutarsızlığını etkisiz hale getirmek için köylü yığınlarıyla ittifak kurarak, demokratik devrimi sonuna kadar götürmelidir. Proletarya, kuvvet yoluyla burjuvazinin direncini kırabilmek için, köylülüğün ve küçük-burjuvazinin kararsızlığını etkisiz hale getirebilmek için, halkın yarı-proleter unsurlarıyla ittifak kurarak sosyalist devrimi başarmalıdır.” (Lenin, İki Taktik, s. 119-120)"

Burada kast edilen Şubat ve Ekim Devrimleridir.
Lenin'e göre ;
1) Proletarya zor yoluyla Otokrasiyi ezmek için,burjuvazinin tutarsızlığını etkisiz hale getirmek için köylü yığınlarıyla ittifak kurarak demokratik devrimi sürdürmelidir.
2) Aynı şekilde Proletarya,zor yoluyla Burjuvazinin direncini kırmak içinde,köylülüğün ve küçük burjuvazinin karasızlığını etksiz hale getirmek için halkın yarı proleter unsurlarıyla ittifak kurarak sosyalist devrimi gerçekleştirir.

Birinci şık iktidarın burjuvazi ile paylaşıldığı,işçi köylü ittifakına dayalı,Otokrasinin iktidardan alaşağı edildiği Burjuva Demokratik Devrim, Şubat Devrimidir.
İkinci şık ise,yarı proleter unsurlarla ittifakın yapıldığı,Burjuvazinin iktidardan alaşağı edildiği Ekim Devrimi,SOSYALİST DEVRİMDİR.

Birincisinde, iktidarda olan ve alaşağı edilen Otokrasi olduğu için,Devrimin niteliği Burjuva Demokratik.
İkincisinde ise iktidarda olan ve al aşağı edilen Burjuvazi olduğu için de Devrimin niteliği SOSYALİST.
Türkiye gibi egemen üretim ilişkilerinin Kapitalizm olduğu,iktdarda tekelci burjuvazinin bulunduğu bir ülkede geçerli devrim stratejisi SOSYALİST DEVRİMDİR.

Yine Şubat ve Ekim Devrimleri üzerinden gidersek
Lenin Nisan Tezlerinde ,işçi sınıfının örgütlenme ve bilinç düzeyinin,iktidarı almaya ve onu yönetmeye yeterli olmadığı koşullarda,Şubat Devrimin de iktidarın zorunlu olarak Burjuvaziyle paylaşıldığını söyler.

Ancak çok kısa zamanda Burjuvazinin bu devrimi sonuna kadar götüremiyeceğini gören Lenin,işçi sınıfının bilinç ve örgütlenme düzeyinin de iktidarı alacak ve yönetecek düzeye geldiğini görerek Bütün İktidar Sovyetlere şiarını ortaya atarak EKİM DEVRİMİNİ işaret eder.

Ekim Devrimiyle Boılşevikler iktidarı aldıklarında,pek çok burjuva demokratik sorunun çözülmesi gerekiyordu
Hala Toprak sorunu çözülmemiş,bir Halklar Hapisahanesi olan Rusya da Ulusal Sorun çözüm bekliyordu.

Tüm bunlara karşın, Ekim Devrimi Sosyalist bir Devrimdi ve işçi sınıfı yoksul köylülükle ittifak yaparak,halkın büyük çounluğunuda peşine takarak,iktidardaki Burjuvaziyi alaşağı etmişti.
Sosyalist Devrimdi, çünkü iktidardan indirilen sınıf Burjuvaziydi.
Sosyalist Devrimdi çünkü işçi,yoksul köylü ittifakına dayanıyordu.

Ve Sosyalist Devrim,yani Ekim Devrimi bu tamamlanmamış,hala çözüm bekleyen burjuva demokratik özlü sorunlarıda Sosyalist Devrim sonrası çözdü.
Lenin İki Taktikte bu durumu şöyle ifade eder;
" Avrupa’da demokratik devrimler dönemi bir takım sosyalist hareketler ve sosyalizmi kurma yolundaki girişimlerle karşılaşmadı mı? Ve Avrupa’daki geleceğin sosyalist devrimi, demokrasi alanında geride bırakılmış bir sürü tamamlanmamış şeyi tamamlamak zorunda kalmayacak mıdır?” (Lenin, İki Taktik, s. 99)

Türkiyede Burjuva Demokratik devrim tamamlanmadığı için,bu tamamlamayı sağlayacak bir aşamaya gerek olduğunu savlıyarak,aşamalı devrimi savunan arkadaşlara iyi bir yanıttır yukardaki örnek.

1928 de ki Komünist Enternasyonal(3.cü Enternasyonal) kararlarında da bu konu yer alır.
1)Muazzam, gelişkin üretici güçleri, geniş ölçüde merkezileşmiş üretimleri, küçük işletmelerin nispeten küçük özgül ağırlığı ve uzun zamandır varolan burjuva-demokratik siyasal rejimleriyle çok gelişmiş kapitalist ülkeler (Birleşik Devletler, Almanya, İngiltere, vb.). Bu ülkelerde programın temel siyasal talebi doğrudan doğruya proletarya diktatörlüğüne geçilmesidir.” (III. Enternasyonal, Belgeler, s. 169)
2)Tarımda yarı-feodal ilişkilerin önemli kalıntıları bulunan, sosyalizmin inşası için gereken maddi önkoşullara belirli minimum bir düzeyde sahip olan kapitalizmin orta düzeyde gelişmiş bulunduğu ülkeler (İspanya, Portekiz, Polonya, Macaristan, Balkan ülkeleri, vb.), burjuva-demokratik devrimin henüz tamamlanmamış olduğu ülkeler. Bu ülkelerin bazılarında burjuva-demokratik devrimin şu ya da bu hızla sosyalist devrime dönüştürülmesi, başka bazılarında ise burjuva-demokratik nitelikte geniş kapsamlı görevler üstlenen proletarya devrimi tipleri mümkündür.” (III. Enternasyonal, Belgeler, s. 169)
3)Birtakım sanayi öğelerine, hatta bazen hatırı sayılır oranda, fakat bağımsız bir sosyalizm inşası için yetersiz düzeyde gelişmiş bir sanayiye sahip bulunan; hem ekonomide hem de siyasal üstyapıda feodal-Ortaçağ ya da ‘Asya üretim tarzı’ ilişkilerinin egemen olduğu; nihayet tayin edici sanayi, ticaret ve banka girişimlerinin, en önemli ulaşım araçlarının, latifundiyaların, sömürge çiftliklerinin, vb. yabancı emperyalist grupların elinde toplanmış olduğu sömürge ve yarı-sömürge ülkeler (Çin, Hindistan, vb.) ve bağımlı ülkeler (Arjantin, Brezilya, vb.). ... Burada kural olarak, proletarya diktatörlüğüne geçiş ancak bir dizi hazırlık basamağından geçmekle, ancak burjuva-demokratik devrimin sosyalist devrime dönüştüğü bütün bir dönemin sonucu olarak mümkün hale gelir.” (III. Enternasyonal, Belgeler, s. 170)

veda
« Son Düzenleme: 27 Mayıs 2013, 00:24:32 Gönderen: Solplatform »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET