Gönderen Konu: Ertelenmiş Alın Teri  (Okunma sayısı 2058 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ertelenmiş Alın Teri
« : 14 Eylül 2011, 13:10:04 »
Kendi deyimleriyle ustalık dönemlerine ,işçi sınıfının kazanılmış haklarını gaspetmeyle başlayarak işveren örgütlerinin senelerdir öne sürdükleri kıdem tazminatı kalkmalı konusu tekrardan ısıtılıp emekçi yığınların önüne sürülmek üzeredir.

Çalışana daha sonra ödenmek üzere ücretinden ayrılmış bir bölüm olan kıdem tazminatı işverenlerin belirttiği gibi onlar için hayati öneme haiz olup rekabet gücünü olumsuz etkileyecek bir unsur da olmadığı gibi işçiyi de bu rekabet konusu zerre-i miskal kadar ilgilendirmez.

Kıdem Tazminatının kaldırılacak olmasıyla , bu ödemeyi işgüvenliği ve işsizlik sigortası karşısında pazarlık konusu yapmaya yeltenen işçi ve emek düşmanı bu düzenin yaptığı , ertelenmiş alın terinin ve yıpranmışlığımızın karşılığını sözüm ona istihdam yaratmak amaçlı sermayenin kasasına aktarmak ile eş anlamlıdır. İstihdam yaratmak sorunu işçinin olmadığı gibi çözümü de onda değildir.

Ayrıca ,iş güvencesinin hukuken de organik bir bağı yoktur kıdem tazminatı ile. Çünkü kıdem tazminatına hak ,güvencenin ortadan kalkmasıyla başlar.

İşverene gün doğmuştur yine; aşamalı geçişte kıdemi olanı işten çıkarmak onlar için çok da zor değildir….Çünkü fayda-maliyet analizi yaptığında taze işçi onun için düşük maliyetli fayda sağlayacaktır.Eğri bizim aleyhimize düşerken onun lehine yükselmektedir yani.

Hergün yeni yasakların ve hak ihlallerinin gündeme geldiği bu coğrafyadaki faşist erke (Bakanlar Kurulu’na) KHK (Kanun Hükmünde Kararname) çıkarma yetkisi verilmiş olduğu unutulmamalı..TBMM ‘nin iş yükünden dolayı (!)çıkaramadıkları yasaları bir an evvel çıkarıp sermayenin ekmeğine yağ sürme konusunda gecikilmemesi adına alınmış olan bu yetki , memur ve işçi tüm emekçilerin iş yaşamlarıyla ilgili düzenlemeleri kapsamaktadır.

Özel emekliliğin özendirilmesiyle sonuçlanacak sermaye düzeninin bu oyunu bozulmalı.Polis devletine dur denilmeli,sendikal hak ve özgürlükler için mücadele edilmeli,her paltformda tartışmaya açılmalı ve gerekli tepkiler konulmalıdır.

Ekim
« Son Düzenleme: 18 Nisan 2019, 23:48:00 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ertelenmiş Alın Teri
« Yanıtla #1 : 27 Ekim 2011, 18:02:10 »
Uygulamanın başlatıldığı 1937 yılından bu yana  işverenlerin korkulu rüyası kıdem tazminatına  artık el konuluyor.

Yıpranmışlığının karşılığı olan ve 1950 ‘li yıllardaki Yargıtay İçtihat kararlarında tazminat olarak adlandırılan bu hakkın bir fona devredilmesi .onun gasp edilmesi,ödenmeyecek olmasıyla eşanlamlıdır;bugüne dek  yaratılan hangi fon sağlıklı işletilmiş ve başlangıçtaki işlevi yerine getirilmiştir.Sınıf düşmanı bir düzende sınıf lehine bir karar alınması olası mıdır?

Sarsılan kapitalizm nedenli ekonomik kriz bedelini emekçilere ödeten bu düzende sınıf sendikacılığı  anlamında sendikal faaliyet olmasa da  emekçilerin örgütlü oldukları işkollarında  konuyu gündemde tutmaları ve uzlaşmaz sınıf sendikacılığında   diretmeleri ve de uzlaşmacı yönlerini  törpülemeleri gerekmektedir.

Ekonomik mücadele ile siyasi mücadelenin ayrılmaz bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle bugün var olan sendikaların düzenle iç içe olduğu ve sınıf kelimesinden korkan  uzlaşmacı tavırlarıyla bürokratik çiftlikler  halinde varlıklarını sürdürmek istedikleri görülmektedir.

Emekçilerin ,sadece ekonomik mücadele ile  sömürünün ortadan kalkmayacağının farkında olmaları  ve üretimden gelen  güçlerini ortaya koyarak , toplumsal yaşamın sınıf bilinci temelinde şekillenmesi yolundaki ısrarcı tavırlarıyla sendikal faaliyet içinde yer almaları  gerekmektedir.Aksi olduğunda bilmeliler ki  sarı sapsarı ,uzalaşmacı bir örgütlenme içersindedirler.
« Son Düzenleme: 18 Nisan 2019, 23:50:50 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı KARDESCHEE

  • İleti: 5
Kıdem tazminatı kaldırılamaz
« Yanıtla #2 : 27 Ekim 2011, 18:15:19 »
AKP hükümetinin programına aldığı kıdem tazminatının kaldırılmasına sendikalardan sonra uzmanlardan da tepki geldi. Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, kıdem tazminatının kaldırılmasının, olası bir ekonomik krizde toplu işten çıkartmaların önünü açacağını ve işçi kıyımlarına yol açacağı uyarısında bulundu.
 

İşçi kıyımının kapıları açılıyor

Çok önceden hazırlandığı halde seçimler biter bitmez ısıtılmaya başlanan “kıdem tazminatının kaldırılması” planı tepki çekiyor. Hükümet tarafından açıklanan ve yerine fon uygulaması konulması planlanan uygulamayı değerlendiren akademisyenler Marmara Üniversitesi ÇEKO Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, Doç. Dr. Gaye Yılmaz ve sendikacı yazar Hasan Köse, büyük işçi kıyımlarının kapıda olduğu uyarısında bulundu.

Güvence kaldırılıyor

61. Hükümet programında kaldırılması planlanan kıdem tazminatının iş güvencesi olduğunu ve toplu halde işten çıkartılmayı engellediğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, bunun işten çıkartılan işçinin yeni bir iş bulana kadar hayatını idame ettirmesi ve emekli olmak isteyen işçinin ilerleyen hayatında kullanabileceği toplu bir para alması bakımından 3 önemli sonucu olduğunu kaydetti. Müftüoğlu, kıdem tazminatının kaldırılmasının ardından, toplu işten çıkartmalarla büyük işçi kıyımlarının yaşanmasına gebe bir durum oluşturacağını söyledi.

Blok duyarlı olmalı

Kıdem tazminatının yerine getirilmesi planlanan fon ile de emekçilerden yapılacak kesintilerin sermayeye devredilmesinin planladığını kaydeden Müftüoğlu, sermayenin esnekliği yaşama geçirmek için dayattığı bu projeye karşı çalışanların ellerinde tuttukları bu kazanımı kaybetmemeleri gerektiğini söyledi. Bunun için emekçilerin örgütlü mücadele ile basınç uygulaması gerektiğinin altını çizen Müftüoğlu, ayrıca Meclis’te var olan AKP, CHP ve MHP grubuna alternatif olan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun da duyarlılık göstermesi gerektiğini söyledi.

Taşerona altyapı

AKP hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana emek lehine hiçbir ilerleme kaydetmediğini ifade eden sendikacı/yazar Hasan Köse ise, sendikaların mevcut yapılarından kurtulamadıkları için bu tür esnek çalışma koşullarını yaratan uygulamalar karşısında, hükümet karşısında bir güç olamadıklarını kaydetti. “Kıdem tazminatının kaldırılması” söylemi ile de işçilerin işveren üzerindeki bağlayıcılığının ortadan kaldırılmasının planlandığının altını çizen Köse, “Medeni hukukta keyfi boşanmaların önüne geçmek için bile tazminat ödenmesi durumu vardır. Ama bu uygulama ile işçi işveren arasıdaki bu bağlayıcılık tamamen sona erdirilmeye çalışılıyor” dedi.

Fonu yağmalayacaklar

Kıdem tazminatının kaldırılmasının ardından yürürlüğe konulması planlanan fon hakkında değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Gaye Yılmaz ise, fon adı altında çalışanların üzerinden üretilen birikimin sermayeye devredileceğini kaydederek, fona ödemelerin işverenler tarafından keyfi bir durumda olacağını ve kayıt dışı ekonominin de büyüklüğü hesaba katılması durumunda bu fonda yapılan birikimin çalışanların kıdem tazminatların çok altında olacağını söyledi. Yılmaz, “En nihayetinde bu birikim buharlaşmış olacak ve işveren bu maliyetten köklü bir biçimde kurtulmuş olacak” dedi.

Tez Koop-İş: Kıdem tazminatı güvencedir

Tez-Koop-İş Genel Yönetim Kurulu, kıdem tazminatının iş güvencesi, işsizlik sigortası, işçi çıkarma ve özellikle toplu işçi çıkarmada caydırıcı, işsizlik halinde yeni iş buluncaya kadar geçen sürenin güvencesi olduğunu bildirdi. Tez-Koop-İş Sendikası’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Kıdem tazminatı işçinin yıllarının ve emeğinin karşılığı olan bir birikimdir. İşçi sınıfı elindeki bu önemli hakkın alınmasına sessiz kalmamalıdır, kalmayacaktır” denildi.
 

DİSK: AKP saldırıyor

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, AKP’nin yeni hükümet programında da pembe tablo çizdiğini ve yeni yolculuğuna kıdem tazminatı haklarına saldırarak başladığını belirtti. Görgün, bütün emek güçlerine “Gecelerinde aç yatılmayan, aydınlık ve özgür bir Türkiye mücadelesinde, birlikte yer alma” çağrısında bulundu.

AKP iktidarının ortadan kaldırmaya çalıştığı Kıdem Tazminatı’nın dünyanın hemen her ülkesinde var olan en yaygın ödeme türlerinden biri olduğunu ifade eden Görgün, “Kıdem Tazminatı, işçinin herhangi bir karşılık ödemeksizin, işyerinde yıpranmışlığın bir bedeli olarak, işten ayrılırken aldığı ‘ertelenmiş kazancıdır.’ Her ikisinin de çalışanın işten ayrılması koşuluna bağlı olması, işsizlik sigortası ile Kıdem Tazminatını birbirinin yerine geçirmek için gerekçe olamaz” şeklinde konuştu.
 

Türk-İş: Fonlar çarçur edildi

Kıdem tazminatı, toplu iş sözleşmeleri ve vergi kayıplarına ilişkin açıklama yapan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Mustafa Kumlu, “Önceki hükümetler döneminde de aynı korumacı yaklaşımlarla gündeme getirilen ancak kıdem tazminatı hakkımızı budamayı amaç edinen fon taslakları hatırımızdadır. Bugüne kadar fonlarda toplanan paraların kötü akıbeti ortadadır. Devlet güvencesindeki fonlar ya çarçur edilmiş, ya da İşsizlik Sigortası Fonu’nda olduğu gibi amacı dışında kullanılmıştır” dedi.