Gönderen Konu: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...  (Okunma sayısı 3254 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gelenek

  • İleti: 120
Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« : 03 Ağustos 2013, 21:57:34 »
Başlık rahatsız edici gelmemeli. Burada kuyrukçuluk KUH'un ( kürt ulusal hareketi) nin peşine takılıp, bir ulusal hareket perspektifiyle konuları değerlendirmek-yorumlamak ve sonra da buna sol'dan bir kılıf uydurmak anlamında kullanılmaktadır. Buna yedeklenmek de denilebilir ama kuyrukçuluk kendilerini solda görüklerini iddia edenlerin konumlanışlarıyla daha iyi örtüşüyor.

Sürekli vurgulama ihtiyacı duyuyorum ve bu konuda bir yanlış anlamaya meydan vermemek istiyorum. ( Ama ne yaparsan yap, istediğin özeni göster yine de yazdıklarımı okuyanlardan bir kısmının "ne istiyorsun bu kürtlerden" şeklindeki itirazlarıyla da karşılaşabiliyorum.)

Kürt ulusal hareketine kuyrukçuluk dediğimizde burada KUH'a yönelik hiç bir eleştiri yoktur. Bu ifadede yoktur. BUrada tartışılan konu, bir sosyalistin ( enternasyonal solcu'nun) eklemesini de yapayım, yine bir yığın gereksiz ifadeyle karşılaşmamak için) hiç bir şekildeherhangi bir ulusal hareketin ardına yedeklenme ve kayıtsız koşulsuz destekleme gibi bir sorumluluğu yoktur ve olamaz. Çokça tartıştık; enternasyonal evrensel bir toplumsal formasyona denk düştüğü gibi ve aynı zamanda işçi sınıfının zaman ve mekanla değişmeyen bir temel ilkesi ve temel bir sabitidir. Bu çerçevede bir sosyalistin her koşulda işçi sınıfının sınıfsal çıkarlarını savunacağı ve hiç bir koşulda da proleter çıkarların önüne bir başka sorunu koymayacağı, koyamayacağı anlamına gelir.Sosyalistler sola alan açmayan, sınıfsal mücadeleye katkı yapmayan, dahası daraltan vb. her harekete, bu ulusal bir hareket dahi olsa katkı koyamazlar, destek veremezler ve verecekleri destek de "negatif desteğin" ötesine geçemez.

Kürt sorunu bağlamında bunun açılımı, sosyalistlerin kürt halkının bu coğrafyada eşit yurttaşlık talebinin yanında olmaktır. Bu eşit yurttaşlık anadilde eğitimi de kapsadığı gibi, her türlü kültürel ve demokratik hakkı da kapsamalıdır. ( Kürt önderliğinin özellikle Türkiye bölmesi için savunageldikleri çerçeve de budur.)Bunun dışında, kürt önderliğinin bile reddettiği ayrı bir devlet, federasyon ve özerklik gibi yapılanmalar iki yoksul halkı birbirinden ayırabileceği ve aralarında duygusal kopuşlar yaratabileceği için reddedilmelidir.

Ayrıca sosyalistler kürt sorununu sadece bu boyutuyla da değerlendirmezler. Kürt sorunu sosyalistler için sadece ulusalcılık içeren bir sorun değil, onun da ötesinde ve onu da içeren bir emek sorunudur. Kürt sorunu ulusal haklar da içeren emek sorunuduır çünkü. Bir sosyalistin ve "evrensel solcuların" sorunu bu boyuttan çıkarıp, kuyrukçuluğa yönelmeleri ve sorunu KUH perspektifinden sadece ulusal ve demokratik haklar bütünü olarak görmeleri ve özellikle bölgemizde ABD emperyalizmin BOP kapsamında emperyalist planları varken (Veda'nın deyimiyle)utanmazlığın dik alasını yapmaktır.

Sosyalist olmanızın ne anlamı kalır ki bu durumda?
Zaten savunageldiklerinizi liberaller ve hatta şeriatçılar da savunuyor!

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2013, 22:19:24 »
Kuyrukçuluk; Örgütsel ve İdeolojik bağımsızlığından bir siyasi hareketin vazgeçerek bir başka siyasi hareketin peşine takılmasıdır.
Baktığımızda bugün kürt özgürlük hareketini sözde değil özde savunan akımların hiç birisi ne örgütsel nede ideolojik bağımsızlığından vazgeçmiştir.

Ama Burjuvazinin izin verdiği ve sınırlarını belirlediği siyasal alanda politika yaparak hem örgütsel hemde ideolojik bağımsızlığını,onun bayrağına ve yurduna sahip çıkarak yitiren,ona teslim eden GERÇEK KUYRUKÇU SİYASİ AKIMLAR vardır.

Komünistler UKKTH nı koşulsuz ve mutlak ayrılma hakkınıda içerecek biçimde savunurlar(Belki bu 50 ci tekrar oldu,tabi anlatana kadar 100 de olabilir :) )
Bunun nedeni, burjuvazi tarafından yaratılan etnik ayırımcılık temelli güvensizliğin ortadan kaldırılması ve her iki ulus proleterlerinin birliğinin sağlanmasıdır.

Demek ki biz Enternasyonalist Solcular olayı EMEK eksenli görüyoruz.
Ve Emekçilerin kendi kaderlerinin tayin hakkının önünün açılmasının ancak kürt halkının kendi kaderini belirleme hakkını kazanması ile olası olacağını söylüyoruz.

veda
« Son Düzenleme: 03 Ağustos 2013, 22:29:39 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1803
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #2 : 03 Ağustos 2013, 22:27:12 »
UKKTH'nı  ,  zaman aşımına uğradı şeklinde yorumlayan "komünistlere" bunları anlatamazsınız veda arkadaş :)

Bu hakkı savunma ve kullanma bağlamında nasıl değerlendirdiğimiz anlatıldı ama algılanamadı .Yine yazalım ; ne demiştik:
....hakkı savunulmasında şartsızlık vardır ama kullanımında şuna dikkat edilir: Bizdeki örneğiyle Kürt halkı bu hakkı kullanırken kendi özgür iradesine dayanmalı ,bir diğeri ise genel anlamda proletaryanın çıkarlarına ters düşülmemesi.

Neymiş ,son tahlilde emek eksenliymiş !
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı yuksel

  • İleti: 67
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #3 : 15 Ağustos 2014, 07:13:47 »
önce sosyalizmi getirelim de ukkthya sıra sonra gelir. Habire debire ukkth hakkı tartışması yapmanın anlamı nedir zorlanıyorum. Eğer kürdistan türkiyeden ayrılmak istiyorsa bu bir politik taleptir bu talebi kime yapıyor t.c devletine t.c devletiyle savaşıyor ve bana göre kaybediyor. Liderinin alınması esir edilmesi bunlar hepsi tarafsız bir gözle bakarsak mağlubiyettir. Madem resmi kürdistan ayrılığında burjuva devlete kaybettiler o zaman artık bir yol ayrımına girecekler ya türkiye devletini sosyalistleştirme hedefi koyacaklar ya da başka bir biçimde hareket edip başka tür bir politik güç olacaklar Türkiye sosyalistlerinin pkknın peşinde dört dönme ona kendini sempatik gösterme zorunluluğu yoktur. UKKTH ilkesi ancak sosyalist bir ülkede uygulamaya konabileceğine göre baştan ayrı bir hareket oluşturmamalı ya da oluşturdularsa kazanmak zorundaydılar. Mağlup oldukları halde etrafta sanki kazananlarmış gibi türkiye sosyalistlerine tepeden bakmaya hiç mi hiç hakları yok 1980de türkiye sosyalistleri yenildi ve delikanlı gibi yenilgilerini kabul ettiler. Aynısını ayrılıkçı kürtler de yapmalıdır. Bu aşamada bölünme sosyalistlere hiçbir şey kazandırmaz en başta da kazandırmamıştı zaten önce türkiyede devrimi yapma hedefi olmalı sonra kürdistanı konuşuruz .  Somada ölen işçi rojovadan daha mı değersiz ?

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #4 : 15 Ağustos 2014, 11:00:30 »
Kimsenin bir şey kaybettiği yok Yüksel Arkadaş!
Tersine gelinen 30 yıla bakarsan  bu süreçten KÖH bayağıda bir kazançlı çıkmış.
Tabiki bu yeterli değil ve süreç farklı alanlarda devam ediyor.

Bu ülkede İşçi sınıfından ve emekçi kesimden bahsettiğin zaman bunun yarıya yakını Kürt.
O Kürtleri sınıf hareketi içersine katmadan bugün yerlerde sürünen sınıf hareketini ayağa kaldırman olanaksız.

Somada ölen işçi Rojavada ölenden dahamı değersizleşir diyerek iki halk arasında ayırımcılığı körükleyerek,niyetinden bağımsız olarak iki halk arasına yıllardır ayrılık tohumları eken egemenlerin değirmenine su taşıyorsun.

Bu tür söylemler iyi niyetli söylensede çok tehlikeli söylemler.
Dikkat etmek gerek!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı yuksel

  • İleti: 67
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #5 : 15 Ağustos 2014, 12:18:41 »
köh kazançlı çıkmış olabilir ne kadar kazançlı olursa olsun türkiye sosyalistlerinin bir bel kemiği olmalı ne yazık ki bu türkiye sosyalistlerinde artık kalmadı emekçi kürt türkiyede ise türkiyenin emekçi kürdü olmuştur artık yan yana türk laz çerkez artık hangi halktan gelirse gelsin sınıf kardeşiyle birlikte ezilmekte  ayrılık tohumlarını devlet ekmedi sorun çeşitli milletleri bir arada yaşatma sorunuydu bu sorunu toptancı ideolojilerle aşmaya çalışan türk devleti kapitalizmden hiç vazgeçmeyerek yanına zaman zaman İslamcı tonlar zaman zaman milliyetçi tonlar koydu her iki halkta(türkiyede pek çok başka etnik gruplar da vardır) bundan büyük zarar gördü burjuvaziyle etkin şekilde savaşılması gerekiyor. Bu savaşı birtürlü başaramıyor türkiye işçi sınıfı nasıl kürt özgürlük hareketinin kendine ait bir programı var türkiye sosyalistlerinin de kendine ait programları taktikleri savaş yolları bulunmalı  eğer kürtler daha sosyalizme meyilli ise bu türkiye sosyalistlerinin milliyetçi temelde kurulmadıkları için içlerinde yer bulabilmeleri dolayısı ile gerçekleşmiş bir hadise. Kürtler mhpde rahat edemezlerdi herhalde Abdullah Öcalan da türkiye sosyalistlerinin arasından çıkmış bir figür kürt ve sosyalist olmak da hiçbir sorun yok ancak sürekli diğer ülkelerdeki gelişmelerle sevinen üzülen bir kürt halkı da türkiye halklarıyla birleşemez ve birleşik bir mücadele edemez. faşizm temelli zoraki bir birlikteliğe karşıyım fakat bunu dayatan ben değilim bunu dayatan t.c devletidir tıpkı kapitalizm gibi bunu bize dayatıyorlar türkiye devletini sosyalist hale getirmeden bu sorunun aşılabileceğine inanmıyorum. Direkt türkiye burjuvazisini hedefleyen güçlü bir harekete ihtiyacımız var.Stalin gürcü bir komünistti ancak sonra rusya devrimine hizmet etti . türkiye devrimine hizmet etmeyen egoist ben merkezci bir köh türkiyeyi devrime götüremez. Büyük parça türkiye coğrafyasıysa esas hareket de bu coğrafya temelinde olmalı biz de ise tam tersi bir durum var kürdistan coğrafyasının politikası türkiye sosyalistlerinkinden daha önemli.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #6 : 15 Ağustos 2014, 12:50:05 »
" emekçi kürt türkiyede ise türkiyenin emekçi kürdü olmuştur artık yan yana türk laz çerkez artık hangi halktan gelirse gelsin sınıf kardeşiyle birlikte ezilmekte  ayrılık tohumlarını devlet ekmedi sorun çeşitli milletleri bir arada yaşatma sorunuydu "

Tam tersine farklı ulusları bir arada yaşatma sorunu değil,o ulusları kendi ulusu içersinde asimile etmek,yok etmek ti Devletin yaptığı.

Şovenizm zehirini ,yani halkların arasına etnik temelli ayırımcılığı sokmak ,burjuvazinin her hak aramada,her kendi iktidarına yönelik kalkışmada kullandığı bir araçtır.

Bu nedenle diyoruz bu zehiri etkisiz kılmadan sınıf hareketini ötelere taşımak olanaksızdır.

Bu zehirin etkisiz kılınmasının yolu ise ezilen ulusun burjuva demokratik özlü haklarının savunulmasında onların yanında yer almaktır.

Kürt emekçisinin kafasından etnik aidiyet temelli sorunlarını çözerek silmeden,onları sınıf hareketinin içersine dahil edemezsin.

Marks'ın İrlanda Sorunu ile ilgili makalesini okumanı öneriririm.
Hatta forumda yer alan şu yazıda bu konuda sana bir fikir verebilir.
http://www.solplatform.biz/index.php?topic=2511.0


"türkiye işçi sınıfı nasıl kürt özgürlük hareketinin kendine ait bir programı var türkiye sosyalistlerinin de kendine ait programları taktikleri savaş yolları bulunmalı."

Ulusal Hareket ile Sosyalist Hareketin programları aynı olamaz.
Ulusal Hareketin programı daha dar kapsamlıdır,Sosyalist Hareketin Programı ise daha geniş kapsamlıdır.

Ama Sosyalist Hareket ulusal hareketin bu programı çerçevesinde verdiği mücadeleye her zaman destek verir.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı yuksel

  • İleti: 67
Ynt: Kürt sorunu ve "kuyrukçuluk"...
« Yanıtla #7 : 15 Ağustos 2014, 13:39:18 »
Sayın veda ben de desteklemelidir diyorum bu konuda fazlaca bir ayrılığımız yok ben sadece önemli bir güç olunamamasından bahsediyorum. Önemli bir güç ol sonra destekle onun içine girme kendin ayrı bir hareket ol ve kitlen olsun içine girersen kendi amaçlarını unutursun bu konudaki yazılarınızı okudum türkiye bir İngiltere değil kürdistan da bir irlanda değil türkiyeyi alt emperyalist bir ülke olarak da görmüyorum alt kavramı da ne ola ki bir ülke ya emperyalisttir ya da değildir türkiye baştan aşağıya emperyalist devletlerin güdümünde yapay besleme bir burjuva sınıfı olan gelen her partinin de kendi burjuvazisini oluşturması sonucu burjuvaları da çeşitli renklerde bulunan bildiğimiz bayrak bağımsızlığı bulunan sömürge bir devlet. Sömürge devletin bağımsızlığı olmadığı için bir kamp seçmiş kendini nato kampına atmış. Bunu da kendi canını kanını vererek yapmış.Kukla yönetimler tarafından yönetilen  bir ülkeyiz bizim mısırdan suriyeden  hiçbir farkımız yok. orta doğuluyuz sömürgeyiz . Kör topal yürüyen burjuva demokrasimiz ise akp tarafından tamamen bitirilmiş durumda. Türkiye sosyalist hareketinin gerilla da dahil olmak üzere bir mücadele içine girmemesini yanlış buluyorum kürdlerin izlediği yolu türkiye sosyalistleri de hiç utanmadan izleyebilir.Türkiye ve israili aynı torbaya koymak yanlış olur İsrail çok önemli bir güç baştan aşağıya yapay bir devlet halkı da kapitalist blok da yer alıyor çünkü oranın işçisi emperyalistlerin yaptıklarından payını çatır çatır alıyor bunun da bilincinde. Türkiyeye kapitalizm zorla tepeden inme getirildi ve büyüdü halka da hiçbir şey vermez vereceği asgari ücret veya fazlasıdır. Bunu da nazlana nazlana verir. Baştan aşağıya köle bir toplumuz.