Gönderen Konu: MÜCADELENİN KOŞULLARI  (Okunma sayısı 1690 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
MÜCADELENİN KOŞULLARI
« : 08 Eylül 2013, 15:51:13 »
Hangi koşul, işçi sınıfı için siyasi erki elde etme mücadelesinde ,silahlı mücadeleyi zorunlu kılar?

Sınıf savaşımı çerçevesinde,  bu mücadelenin koşullarını bu mücadelenin tarafları olan sınıflar belirler.
Burjuvazi kendi icazet verdiği,sınırlarını kendisinin belirlediği siyasal alanda karşıtının mücadele etmesine olanak tanırken,karşıtı bu sınırları zorladığında,bu sınırların ötesine geçmek istediğinde ise erkin tüm kurumlarını kullanarak,karşıtı üzerinde baskı ve şiddet uygular.
İşçi Sınıfı ise burjuvazinin belirlediği bu sınırlar içersinde mücadeleyi araç olarak kullansa da,hiçbir zaman bu alanı mutlaklaştırmaz ve asıl mücadele alanı olarak bu sınırların dışında kendi belirleyeceği siyaset alanında mücadeleyi esas alır.

Burjuvazi,  siyasi erki yitireceğini hissettiği an onu elden bırakmamak için karşıtına karşı  şiddete başvurur.
Tabii ki İşçi Sınıfı da bu şiddet karşısında meşru müdafaa hakkını kullanarak,şiddete karşı aynı biçimde yanıt vermek zorundadır.

Lenin’in bu konudaki söylemlerine bakarsak;
"Proletarya ve ezilen halk kitlelerinin egemen sınıfları alt edebilmesi için sadece güçlü bir proletarya partisi ve örgütlü bir halk yeterli değildir.Tüm dünya da ki tarihsel sınıf mücadeleleri göstermiştir ki,egemenler iktidarlarını halka altın tepsi içinde sunmazlar..İktidarlarından vazgeçmemek için son olarak başvuracakları yöntem şiddettir ve emirlerindeki silahlı güçlerle halk hareketini zor yoluyla bastırırlar.Demek ki sosyalist devrimin başarısı için proletarya silahlı bir güce de ihtiyaç duyacaktır ve güce halk ordusu denir..”LENİN

Bu konuyu ustanın herkesin anlayacağı biçimde açıkladığını görürüz.

Asıl olan İKTİDAR olmaktır.
Sorun geliyor ve iktidar noktasında düğümleniyor.
Biz , iktidar olmaktan yana mıyız değil miyiz önce buna yanıt vermeliyiz.

Marks ,Alman İdeolojisi'nde; üretim araçlarının özel mülkiyetine sahip olan sınıfın aynı zamanda zihinsel üretim araçlarını da elinde bulundurduğunu söyler ve dahası üretim araçlarına sahip olmayan sınıfın düşüncelerinin de,üretim araçlarına sahip sınıf tarafından belirlendiğini ifade eder.
Bu gerçeklik bağlamında ,mücadeleyi zihinsel alanla sınırlayanların kime hizmet ettikleri niyetten bağımsız da olsa son derece açıktır.

Komünistler ,Donkişot gibi hayallerinde ürettikleri düşmana karşı yeldeğirmenlerine saldırarak, düşmana saldırdıklarını sanmazlar;komünistler maddi gerçekliğin karşılarına çıkardığı düşmana karşı savaşım verirler.

Gerçek kurtuluş anlamında toplumsal devrimin tamamlanması bağlamında verilecek mücadele evrensel,yani dünyasal planda olmalıdır.
Kapitalizmin küreselleştiği,Burjuvazinin emperyalistleştiği günümüz dünyasında,yine de iktidar olgusu önemli olduğundan ve siyasi iktidar ulus ölçekli olduğundan siyasal devrim bir zorunluluktur.

Tek tek ülkelerde gerçekleşecek siyasal devrimler,  mülkiyet ilişkilerini düzenleyerek tıkanmış olan üretici güçler, üretim ilişkileri çelişkisinin çözümünün önünü açacak ve dünya boyutunda toplumsal devrimin tamamlanmasının da yardımcısı olacaktır.

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2013, 16:35:52 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET