Gönderen Konu: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION  (Okunma sayısı 4881 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« : 05 Kasım 2013, 21:40:17 »
1917 EKİM DEVRİMİ 96. YILDÖNÜMÜNDE KAPİTALİZMİN TÜM ACIMASIZLIĞI KARŞISINDA PROLETARYAYA YOL GÖSTERİP IŞIK OLMAYA DEVAM EDİYOR !


Proletarya diktatörlüğü, eski toplumun güçlerine ve geleneklerine karşı kanlı ve kansız, şiddete dayalı ve barışçıl, askeri ve ekonomik, pedagojik ve idari inatçı bir mücadeledir. Milyonlarca ve on milyonlarca insanın alışkanlık gücü, korkunç bir güçtür. Demir gibi sağlam ve savaşta çelikleşmiş bir parti olmadan, söz konusu sınıf içinde namuslu olan ne varsa onun güvenini kazanmış, kitlerin nabzını tutmasını ve etkilemesini bilen bir parti olmadan, bu mücadeleyi başarıyla yürütmek olanaksızdır.
V.İ.Lenin



« Son Düzenleme: 18 Eylül 2016, 23:40:39 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
Ynt: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« Yanıtla #1 : 07 Kasım 2013, 23:06:58 »
Bugünden tam 96 yıl önce,1917 'nin Kasım 7 sinde,hava soğuk ve kurşun gibi ağırken,Ekim Devrimi'nin mimarı Lenin ve yoldaşları vakit tamam bugün dedi.

Yağlı çarklarla yağlı işçiler BUGÜN dedi.
Ölümü açlıktan öldüren siper BUGÜN dedi.
Ağır çelik ,kara toplarıyla AVORA BUGÜN dedi.

Ve o gün çağ kapandı,çağ açıldı!
Burjuva Devrimleri çağı kapandı,Proleter Devrimleri çağı başladı!

Ezilenler,mülksüzler,zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmayanlar,yepyeni bir DÜNYA KAZANDI.
Komünden bu yana ilk kez işçi sınıfı ayağa kalktı ve burjuvaziden iktidarın alınacağını,soygun ve sömürü düzenine son verileceğini dosta,düşmana gösterdi.

Dünden bugüne ve yarına miras kalacak en temel düşünce,yöneticilerin artık yönetemez,yönetilenlerin de artık yönetilmek istemedikleri,devrimin objektif koşullarının oluştuğu,yani devrimci bir durumda,iradi etmenin,yani işçi sınıfının örgütlü gücü,öncüsü,KOMÜNİST PARTİSİNİN ve onun bu nesnelliği doğru olarak değerlendirecek önder kadrolarının olmazsa olmaz bir gereklilik olduğudur.

Daha da somut ifade edersek,söylemek istediğimiz var olan nesnellikten DEVRİMCİ BİR VAZİFE çıkararak bunu pratiğe döken bir ÖNDERLİĞİN,BİR İRADİ ETMENİN varlığıdır.

Tabii ki burada gözden kaçırılmaması gereken nokta bu iradenin yığınlardan kopuk olmaması,onların peşinden sürükleneceğine,onları peşinden sürükleyecek bir güce ve yetkinliğe sahip olmasıdır.

Ekim'i daha iyi anlamanın yolu,Şubat'ı iyi değerlendirmekten, Şubat sonrası var olan ikili iktidar yapısının ve merkezi iktidarın dışındaki iktidarın,yani SOVYETLERİN ne denli önemli olduğunun anlaşılması gerek.

Diğer bir önemli nokta da,menşeviklere karşın Lenin'in,Şubat sonrası süreçte,Burjuvazinin bu süreci götüremiyeceğini,burjuva demokratik devrimi tamamlayamayacağını görmesidir.
İşte bu görüşle Lenin ,NİSAN TEZLERİNDE "TÜM İKTİDAR SOVYETLERE" demiştir.

Bugün bize düşen,bu yaşanmışlıktan gerekli dersleri çıkararak,bu yaşanmışlığın bize gösterdiği önemli noktaları atlamadan ama ona da takılı kalmadan ondan bir adım daha önde,onu aşan bir DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİR.

YAŞASIN KOMÜNİZM
veda
« Son Düzenleme: 07 Kasım 2013, 23:26:18 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ynt: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« Yanıtla #2 : 07 Kasım 2013, 23:55:48 »
Yoldaşlar! İşçiler. Askerler, Köylüler, Tüm Emekçiler!

6-7 Kasım 1917 pravda




İşçi-köylü devrimi Petrograd'da kesin olarak zafere ulaştı. Kerenski tarafından aldatılan az sayıdaki Kazak'ın son anıklarını dağıttı ve tutukladı. Devrim Moskova'da da muzaffer oldu. Petrograd'dan askeri birlikler taşıyan bazı trenler daha Moskova'ya varmadan önce, orada Junkerler ve diğer Kornilovcular, barış koşullarını, Junkerlerin silahsızlandırılmasını, "devrimi Kurtarma Komitesi"nin dağıtılmasını imzaladılar. Cepheden ve kırdan her gün, her saat, siperlerdeki askerlerin ve bucaklardaki köylülerin ezici çoğunluğunun yeni hükümeti ve onun barış önerisi ve toprakların derhal köylülere devri üzerine yasalarını destekleyen açıklamalar geliyor. İşçilerin ve köylülerin devriminin zaferi güvence altındadır, çünkü halkın çoğunluğu devrimden yanadır. Çiftlik sahipleri ve kapitalistlerin, burjuvaziyle sıkı bağlar içinde bulunan yüksek dereceli hizmetli ve memurların, tek sözcükle bütün zenginlerle yandaşlarının yeni devrimi düşmanca karşıladıkları, devrimin zaferine karşı çıktıkları, bankaların faaliyetini durdurmakla tehdit ettikleri, çeşitli kurumların faaliyetlerini sabote ettikleri ya da durdurdukları, bunları her biçimde engelledikleri, bazen doğrudan, bazen dolaylı olarak engel oldukları çok açıktır. Her sınıf bilinçli işçi, kaçınılmaz olarak böyle bir direnişle karşılaşacağımızı çok iyi biliyordu, tüm Parti basını sık sık bu hususa dikkat çekti. Emekçi sınıflar bu direnişe bir an bile pabuç bırakmayacak, burjuvazi yandaşlarının tehdit ve grevlerinden yılmayacaktır. Arkamızda halkın çoğunluğu var. Arkamızda tüm dünya emekçilerinin ve ezilenlerin çoğunluğu var. Davamız haklı bir davadır. Zaferimiz kesindir. Kapitalistlerle yüksek dereceli hizmetlilerin direnişi kırılacaktır. Banka ve kapitalist birliklerin ulusallaştırılması üzerine özel bir devlet yasası olmadan kimse mülkünü yitirmeyecektir. Bu yasa hazırlanmaktadır. Hiçbir emekçi, hiçbir çalışan tek bir kuruş bile yitirmeyecek, tersine kendisine yardım edilecektir. Hükümet, en sıkı muhasebe ve denetim dışında, eskiden konmuş vergileri tam olarak toplama dışında başka bir önlem almak istemiyor. Halkın büyük çoğunluğu bu haklı talepler adına Geçici İşçi-Köylü Hükümeti etrafında birleşti.

Yoldaşlar! Emekçiler!

Şimdi devleti bizzat kendinizin yönettiğini düşünün! Birleşip tüm devlet meselelerini kendi elinize almazsanız kimse size yardım etmeyecektir. Sizin Sovyetleriniz şu andan itibaren devlet erkinin organlarıdır, yetkili karar organlarıdır. Sovyetleriniz etrafında toplanın. Onları güçlendirin. Bizzat işe koyulun. Tabandan başlayın. Kimseyi beklemeyin. En sıkı devrimci düzeni kurun, sarhoşların, kavgacıların, karşı-devrimci Junkerlerin, Kornilovcuların vs. anarşi yaratma girişimlerini acımasızca bastırın. Üretim ve üretim envanteri üzerinde en sıkı denetimi uygulayın. Halkın davasına zarar vermeye kalkışan herkesi tutuklayıp devrimci halk mahkemesine sevkedin; bu zarar verme eylemi ister üretimi sabote etme (zarar verme, engelleme, karışıklık çıkarma) ister tahıl şevkini engelleme, isterse de demiryolu, posta, telgraf, telefon işlerini kanştırma ve genel olarak büyük barış davasına, toprağın köylülere verilmesine, üretim ve ürünlerin bölüşümü üzerinde işçi denetiminin güvence altına alınmasına karşı herhangi bir biçimde direnme olarak tezahür etsin, hiç farketmez.

Yoldaşlar! İşçiler. Askerler, Köylüler ve Tüm Emekçiler!

Kendi Sovyetleriniz aracılığıyla tüm iktidarı ele geçirin! Toprağı, tahılı, fabrikaları, aletleri, gıda maddelerini, taşıma araçlarını alın ve gözbebeğiniz gibi koruyun bütün bunlar şu andan itibaren tamamen sizin mülkünüz, tüm halkın mülkü olacaktır. Yavaş yavaş, köylülerin çoğunluğunun rızası ve onayıyla, işçilerle köylülerin pratik deneyimlerine dayanarak, sağlam ve şaşmaz adımlarla uygar ülkelerin ileri işçilerinin pekiştirecekleri ve halklara sürekli barışı ve her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşu getirecek olan sosyalizmin zaferine doğru yol alacağız.

Halk Komiserleri Konseyi Başkanı:

V.I.Lenin


(Lenin, Seçme Eserler, Cilt-6, 6-7 Kasım 1917 tarihinde Pravda'da yayımlanan "Halka Çağrı" isimli bildirisi, s.430-431-432)
« Son Düzenleme: 06 Kasım 2015, 22:34:57 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
Ynt: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« Yanıtla #3 : 06 Kasım 2015, 22:38:32 »


  Siyasal iktidarın proletarya tarafından fethi, proletaryanın burjuvaziye karşı sınıf savaşımına son vermez; tersine, bu savaşımı daha geniş, daha sert ve daha amansız bir duruma getirir.

 Özellikle, sermaye boyunduruğu altında, yığınları gerçekten uyandırmaya, aydınlatmaya ve örgütlemeye, onlarda devrimci proletaryanın yönetici rolü üzerine mutlak bir güven yaratmaya yetenekli tek şey olan, geniş, kendiliğinden, büyük yığınları kapsayan her grev hareketi karşısında, komünist parti ve tüm proletaryanın en tam ve en sadık desteği, mutlak olarak zorunludur. Bu hazırlanma olmadan, tüm proletarya diktatörlüğü olanaksızdır.





 Uluslararası proleter hareket bakımından, komünist partilerin esas görevi, proletaryanın devlet iktidarının fethine ve özellikle proletarya diktatörlüğü biçimi altındaki fethine hazırlık çalışmasını on kat artırmak için, şu anda dağınık komünist güçleri bir araya getirmek, her ülkede tek bir komünist parti kurmaktır (ya da her ülkede var olan komünist partiyi pekiştirip yenileştirmektir).

Yalnızca komünist parti, eğer gerçekten devrimci sınıfın öncüsü ise, eğer saflarında bu sınıfın en iyi temsilcilerini  barındırıyorsa, eğer tamamıyla bilinçli ve özverili, direngen bir devrimci savaşım deneyimi ile yetişip çelikleşmiş komünistlerden bileşmiş bulunuyorsa, eğer bu parti kendi sınıfının tüm yaşamına ve onun aracıyla, tüm sömürülenler yığınına çözülmez bir biçimde bağlanmayı ve bu sınıf ile bu yığına mutlak bir güven esinlemeyi biliyorsa - kapitalizmin bütün güçlerine karşı en gözü pek ve en amansız sonul savaşımda, yalnızca böyle bir parti proletaryayı yönetmeye yeteneklidir.


ALINTILAR :LENİN'in 4 Temmuz 1920 tarihinde kaleme aldığı , PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ VE SOVYETLER İKTİDARININ ÖZÜ adlı makaledendir.
« Son Düzenleme: 17 Ekim 2016, 14:48:55 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ynt: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« Yanıtla #4 : 06 Kasım 2015, 22:41:52 »

part of the Russian Revolution of 1917; Bolshevik troops eventually took control of the Winter Palace in Petrograd; lead to the fall of the Tsarist autocracy and the rise of the Soviet Union; man in the car could be Vladimir Lenin (1870-1924) Bolshevik Party leader


SSCB  resmi kayıtları ,  Ekim Devrimi’ni arkasına halkın desteğini alan bir devrim hareketi olduğunu söylerken ,Batı Dünyası,  Ekim Devrimi’ni askeri bir darbe olarak yorumlamış ve maalesef bu görüş dünyanın diğer bölgelerinde bulduğu  desteği  bu topraklarda da bulmuştur.

İşçi delegelerinin oluşturduğu , Lenin’in tüm Sovyetler iktidara” şeklinde hitap ettiği,gerçek bir  işçi iktidarının  şekil bulduğu SOVYETLER halkın kendi organlarını yaratarak siyasileştiğinin çok önemli örneği  olup 1917 Politik Devrimi’ndeki yeri yadsınamaz.

Sovyetler ki ; Lenin ‘in de belirttiği gibi işçilerden ,askerlerden ,köylülerden oluşan örgütlü ve silahlı halk çoğunluğuydu ve bu gücün  eski devlet aygıtının yerini alması nasıl darbe olarak adlandırılır anlamak olanak dışı ...

Sovyetler fikrini benimsemeyen diğer Bolşeviklerin  aksine parti alt kurumlarının yerine SOVYETLER düşüncesinde  ısrar eden Lenin’in önderliğinde oluşan şanlı ,büyük 1917 Ekim ‘i darbe diye niteleyenler ML ‘den zerre kadar nasiplenmemiş maceracı zihniyete sahip güruhlardır.

Aşağıdaki söylemde bunu çok açıkça görüyor ve darbecileri Marksist düşünceden neden ayırmamız gerektiğini görüyoruz sanırım …


"Başarılı olabilmek için, ayaklanma, gizli tertiplere ve bir partiye değil, ileri bir sınıfa dayanmalıdır. Birinci nokta bu. Ayaklanma halkın devrimci kabarışına dayanmalıdır. Bu da ikinci nokta. Ayaklanma yükselen devrimin, halkın ileri saflarının eylemlerinin en yüksek noktasına ulaştığı, ve düşman saflarında ve devrimin zayıf, yarı-gönüllü ve kararsız dostları saflarındaki yalpalamaların en güçlü olduğu dönüm noktasına dayanmalıdır. Bu da üçüncü nokta. Ve ayaklanma sorununun ortaya konmasındaki bu üç koşul, Marksizmi Blankicilikten ayırt eder." (Lenin, Marx-Engels-Marksizm, s. 399, Marksizm ve Ayaklanma, Sol Yayınları, Dördüncü Baskı)
« Son Düzenleme: 06 Kasım 2015, 22:59:11 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 247
Ynt: EKİM DEVRİMİ - THE OCTOBER REVOLUTION
« Yanıtla #5 : 06 Kasım 2016, 20:54:40 »


ÇAĞ KAPATIP ÇAĞ AÇAN , PROLETARYANIN DA İKTİDAR OLABİLECEĞİNİ KANITLAYAN 100. YILINA GİRDİĞİMİZ EKİM DEVRİMİ TÜM EZİLENLERE KUTLU OLSUN ...



Hiçbir Marksist ,oportünizmin işçi sınıfı hareketi içinde burjuva görüşlerini temsil ettiğinden ,proleter kitlelerinin ve ezilen kitlelerin çıkarlarına karşı küçük burjuvazinin ve "kendi" burjuvazisiyle ittifak kurmuş olan küçük bir bölüm burjuvalaşmış işçilerin çıkarlarını temsil ettiğinden şüphe edemez.(Emperyalist Savaş Üzerine- Lenin- Ceylan Yayınları , 3.Baskı, Sayfa:133)



Emperyalizm ,bir avuç "büyük devletin" dünya uluslarını gitgide daha fazla ezme çağıdır; bu nedenle ulusların kendi kaderlerinin tayin haklarını tanımadan , dünya sosyalist devrimi için savaşmak imkansızdır.(AGE, Sayfa:139)



Kitleleri örgütlendirme ve sosyalizm propagandası yolunda ne kadar küçük olursa olsun , bütün yasal olanakları her durumda ve her şart altında kullanmaktan vazgeçmeyecek olan partiler aynı zamanda yasallığa körü körüne boyun eğmeyi terk etmelidirler.(AGE, Sayfa:137)



Savaşlara son verme , uluslar arasında barış, yağmanın ve şiddetin kesilmesi; işte bizim idealimiz.Ama bu ideallerle beraber kitlelere acilen  devrimci eylem çağrısı yapılmazsa , bu idealler ancak burjuva safsatacılarının halkı kandırmasına yarar. Bu çeşit bir propagandanın  ortamı hazırlanmıştır; bu propagandayı gerçekleştirmek için, kişinin, o burjuvazinin müttefikleri, o devrimci çalışmayı doğrudan ( otoritelere devrimci çalışma hakkında bilgi vermeye kadar)ve dolaylı olarak engelleyen oportünistlerden ayrılması yeterlidir.(AGE, Sayfa:119)


Biz emperyalizme yani kapitalizme karşı devrimci bir mücadeleyi savunuyoruz. Emperyalizm , başka ulusları ezen ulusların bu baskılarını ve sömürgeleri yeniden paylaşmalarını yaygınlaştırma ve çoğaltma çabasıdır. Bu nedenle ulusların kendi kaderlerini tayini sorunu ,ezen ülkelerdeki sosyalistlerin yönetimine dayanır.(AGE,Sayfa:120)



İki yüzlü laf ebelerinin demokratik bir barış ihtimalinden söz ederek halkı kandırmalarına izin vermek yerine ;sosyalistler kitlelere, her ülkede kendi hükümetlerine karşı devrimci bir mücadele vermeden ve seri halinde devrimler olmadan demokratik barışı andıran her hangi bir şeyin olmasının olanaksız olduğunu anlatmalıdırlar.(AGE, Sayfa:121)



Sosyal şovenizm ,oportünizmin en belirginleşmiş şeklidir. Artık o , burjuvaziler ve genelkurmaylarla adice bir ittifak kurmak için yeterince olgunlaşmıştır;ona yığınları aldatabilmesi için büyük gücünü ve legal basının tekelini veren işite bu ittifaktır. Sosyal şovenistlerle birleşmek demek , başka ulusları sömüren ulusal burjuvaziyle birleşmek demektir. Bu uluslararası proletaryanın bölünmesi demektir.(AGE, Sayfa:167)



Ancak bu demek değildir ki ,oportünizmle anında ve kesin bir ayrılık her yerde , mümkündür.Bu , tarihi kopuşun çok yakın olduğu , kaçınılmaz ve proletaryanın devrimci uğraşı için zorunluğu olduğu anlamına gelir. Bu demektir ki , bizi "barışçı" kapitalizmden emperyalist kapitalizme getiren tarih  , bu kopuşun da yolunu çizmiştir.(AGE, Sayfa:167)




« Son Düzenleme: 07 Kasım 2016, 23:22:07 Gönderen: Solplatform5 »