Gönderen Konu: SINIF ÖRGÜTLERİ VE SENDİKALAR  (Okunma sayısı 1907 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
SINIF ÖRGÜTLERİ VE SENDİKALAR
« : 11 Kasım 2013, 18:52:03 »
Hani bir yazımızda söylemiştik eski yol ,yöntem ve araçlarla,teorik doğrularımızı yaşama geçiremeyiz diye.
Değişen durumlara özgün,doğrularımızla uyumlu, yeni araçlar yaratmak durumundayız.

Eski alışkanlıkları bir kenara bırakmak zorundayız.
Çünkü eski araçlar artık günümüzdeki değişimlere yanıt veremiyor hale gelmişlerdir.
Sendikalar ne yazık ki birer düzen kurumu haline gelmiş,bir avuç sendika bürokratı başına çöreklenmiş,sınıf sendikacılığından çoktan vazgeçmiş durumdalar.

12 Eylül öncesinde belkide işçi sınıfı içersinde görünürde en etkin siyasi güç TKP olsada,demek ki yol ve yöntemdeki yanlışlık,bu gücün 13 Eylül Günü sokakları boş bırakmasına,bağıra bağıra geliyorum diyen Faşist Cuntaya karşı sessiz kalmasına yol açmıştır.

İşçi Sınıfını örgütlemek,öyle bir kaç sendika ağasını kafa kola alarak Sendikalar üzerinde etkinlik sağlamak anlamına gelmez.
Eğer bu yöntemle işçi sınıfını örgütledim derseniz,görünürde güçlü olsanızda,13 Eylül Günü bomboş sokaklara bakarak,büyük hayal kırıklığı yaşayarak,ah,vah ederek başınızı duvarlara vurusunuz.

Hele geçen zamanda o sendika ağaları birer birer düzenin yanında saf tuttuğunda ,bir kez daha kara kara düşünceler sarar etrafınızı.
Tabiki bu sendika yöneticileri içersinde bu işe inanmış,kararlı ve sınıf bilinçli olanlarda var.
Sözümüz onlardan dışarı,Mehmet Karaca gibilerine!

Eğer sendikalar bugün sınıf sendikacılığı işlevini yerine getiremiyorsa,yapılacak iş yeni tür sınıf örgütleri ile sınıfa giderek,kopan sınıfla siyaset arasındaki bağı yeniden oluşturmaktır.
Böylece Sendikalarıda tabandan,bu örgütler aracılığıyla zorlayarak,ona yeniden sınıf sendikacılığı yapma işlevi sağlanabilir.

Bahsettiğimiz örgütler,ister adına işçi komiteleri ,ister işçi konseyleri deyin,adı ne olursa olsun,işleyiş ilkesi doğrudan demokrasi olan,yatay örgütlenmiş komünal yapılardır.
Bugün bu yöntemin doğruluğunun farkına varmış tek yapı BDSP dir.
Ve BDSP bu yönde işçi havzalarında yoğun bir uğraş vermektedir.

Sınıfa ancak bu yolla gidileceğinin bilincinde olan BDSP ye ,bu doğru mücadelelerinde başarılar dileriz.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Murat Uner

  • İleti: 70
Ynt: SINIF ÖRGÜTLERİ VE SENDİKALAR
« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2013, 21:44:48 »
BDSP (Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu)'nun çalışma yöntemleri; yatay örgütlenme, sınıfın işyeri komiteleri (doğrudan demokratik işleyiş) 80'li yılların sonundan beridir sosyalistler arasında yaygın olarak dile getirilmiştir. 1989 Bahar eylemlilikleri 15-16 Haziran kadar devletle karşı karşıya gelmemekle beraber sınıf ve kitle sendikacılığının militan unsurlarını öne çıkarmasına rağmen bir çok işkolunda örgütlenme yüzdesi sürekli olarak düşüş eğilimindedir. Günümüzde işçi sınıfının içinde 90lı yıllardan da farklı olarak değişik katmanlar mevcuttur. Sendikal savaşımın karşısına da yeni bir örgüt tipi koyulmamıştır. Varsa söylenir ve bilinir bu tip örgütlenme.. Bence yazınızdaki yöntemleri- doğruladığınız için yazıyorum- bir parça daha açmalı ve altını doldurmalısınız.

BDSP'nin yeni sayılabilmesi için 90'lı yılları aşması aşağıda sayılan işçi sınıfı değişimlerini doğru bulgularla birlikte anlayabilmesi gerekir.

Dostlukla



http://solplatform.biz/index.php/topic,2671.0.html



YETER Kİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
Ynt: SINIF ÖRGÜTLERİ VE SENDİKALAR
« Yanıtla #2 : 11 Kasım 2013, 22:01:02 »
Öncelikle diğer konudaki  haklı isim itirazınız düzeltilmiştir.
Bu konudaki yazınıza yanıt olması açısından BDSP nin öncülğünde toplanan birisi işçi kurultayı,diğeri ise işçi derneği kurulumudaki tebliğlerden iki ayrı pasajı aktarıyorum.
Bilmem sizin için yeterli olurmu?

(11.04.11) - II. Küçükçekmece İşçi Kurultayı 10 Nisan Pazar günü Şen Düğün Salonu’nda bölgedeki öncü, duyarlı ve devrimci işçilerin katılımıyla gerçekleşti.


"Kurultayın ikinci bölümü taban örgütleri, işyeri komiteleri tebliğinin sunumuyla başladı. Tebliğin sunumunu Ontex direnişçisi yaptı. Tebliğin ilk bölümünde komitelerin önemi ve niçin komitelerde örgütlenilmesi gerektiği üzerine bir değerlendirme yapıldı. Tebliğin 2. bölümünde komitelerin teknik ve taktik anlamda nasıl işletilebileceği ve komiteleri kurmanın önündeki engeller ve işleyişler hakkında vurgular yapıldı. Öne çıkan vurgular; biraraya gelebilmek, karar alabilmek, kararları işletebilmek, işçi demokrasisini sağlayabilmek ve taban inisiyatiflerini ön plana çıkartmak oldu. Taban örgütlülüklerin olmazsa olmazı olarak işleyen komiteler kurulması ve bu komitelerin en dar ekonomik sorunlardan en siyasal sorunlara kadar karar alıp işletilebilmesi vurgulandı. Bugünün komitelerini yarının Sovyetleri noktasına getirebilmek için ısrarlı ve sistematik bir çalışmanın sürdürülebilmesinin gerekliliği vurgulandı."


Gaziosmanpaşa’da Eylül ayının sonunda açılması planlanan İşçilerin Birliği Derneği’nin kuruluş amacını ve hedeflerini anlatan İşçilerin Birliği Derneği Girişimi Yürütme Kurulu, dernek çalışmalarına maddi-manevi katkı sunma çağrısı yaptı.

"Sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda hayata geçirilen uygulamaları durduramamamızın tek bir nedeni var! Bu da bizim sınıf olarak örgütsüz olmamızdır! En temel haklarımızı elimizden alan uygulamalar hayata geçiriliyor, sesimiz cılız kalıyor. Sermayenin karşısına gücünün farkında varmış örgütlü bir sınıf olarak çıkamıyoruz. Bugün halihazırda bulunan örgütlülüklerimiz ise çok zayıf. Sendikaların başına çöreklenmiş bürokratlar, sınıfın çıkarlarından ziyade kendi koltuklarını koruma derdindeler.

Taban örgütlülükleri oluşturmadığımız ve var olan taban örgütlülüklerimiz de zayıf olduğu için sendika bürokratlarının uzlaşmacı-işbirlikçi tutumlarının hesabını soramıyoruz. Sınıfın örgütlülüklerinin başına çöreklenmiş hainleri defedemiyoruz.

Bizlerin ihtiyacı olan sınıf davamızı güçlendirecek, örgütlülüklerdir. Sermayenin saldırılarına karşı dur diyebilmek için söz, yetki ve karar hakkının işçi ve emekçilerde olduğu taban örgütlülüklerine ihtiyacımız var. Ancak böylesi örgütlülüklerle bizlerin mücadele mevzisi olan sendikalarımızı ve diğer sınıf örgütlerimizi uzlaşmacı hain bürokrat takımından kurtarabiliriz.

Sermaye sınıfının her türlü kölelik uygulamalarına ve dayatmalarına karşı kazanılmış haklarımızı korumak ve yeni haklar kazanmak için taban örgütlülükleri oluşturmak en önemli silahımızdır."
« Son Düzenleme: 11 Kasım 2013, 22:03:52 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET