Gönderen Konu: ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !  (Okunma sayısı 2752 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 313
ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !
« : 28 Kasım 2013, 14:01:09 »
YOLDAŞI KARL MARKS İLE BİRLİKTE BİLİMSEL SOSYALİZM ÖĞRETİSİNİN KURUCUSU  VE İŞÇİ SINIFININ ÖĞRETMENİ OLAN FRİEDRİCH ENGELS' i ,SAYGI VE BÜYÜK MİNNETTARLIK DUYGULARIMIZLA ANIYORUZ !


Dünya pırıl pırıl bir bahçeye dönüşecek
Yetişen her şey yeni tomurcuklar açacak
Barış çiçekleri kuzey topraklarını örtecek
Buzlarla örtülü yerlerde
kızıl güller açacak.

F.ENGELS



"Günümüzde ayaklanma gerçekten savaş türünden bir sanattır ve ihmal edildiği zaman eden partinin mahvına sebep olacak kurallara bağlıdır. Partilerin yapısından ve ayaklanma durumunda göz önüne alınması gereken hususlardan mantıksal olarak çıkartılan kurallar o kadar açık ve basittir ki, 1848'deki kısa deneyleri Almanlara bunları gayet iyi öğretmiştir. Önce, oyununuzun sonuçlarıyla karşılaşmaya tamamen hazır olmadıkça ayaklanma ile aynamayınız. Ayaklanma son derece belirsiz niceliklerle yapılan bir hesaptır. Bu niceliklerin değeri her gün değişebilir. Karşınızdaki güçler, örgüt, disiplin ve yerleşmiş otorite bakımından sizden ileridirler. Sizin onlara karşı kuvvetli üstünlükleriniz olmadıkça yenilir ve mahvolursunuz. (F. Engels - Almanya'da Devrim ve Karşı-Devrim)



« Son Düzenleme: 28 Kasım 2017, 18:14:13 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 313
Ynt: ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !
« Yanıtla #1 : 28 Kasım 2014, 17:35:22 »
NE MUTLU BİZLERE Kİ ; ESERLERİYLE DE OLSA ONU TANIDIK , YAŞATIYORUZ...ŞÜKRAN DUYGULARIMIZLA ANIYOR ve SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ ...



Modern devlet, biçimi ne olursa olsun, özü itibariyle, kapitalist bir makinedir, kapitalistlerin devletidir, toplam ulusal sermayenin ideal kişileşmesidir. Üretici güçleri ne kadar çok kendi mülkiyetine geçirirse, o kadar çok gerçek kollektif kapitalist durumuna gelir, yurttaşları o kadar çok sömürür. İşçiler ücretli işçi, proleter olarak kalırlar. Kapitalist ilişki ortadan kaldırılmaz. Bilakis doruğuna tırmandırılır.



Tek kelimeyle bizi, sizin mülkiyetinizi yok etme niyetimizden dolayı kınıyorsunuz. Kesinlikle öyle; niyetimiz tam olarak budur.



Marx'ın sayesindedir ki sosyalizm, şimdi bütün ayrıntıları üzerinde uzun uzun çalışılması gereken bir bilim durumuna geldi.






« Son Düzenleme: 29 Kasım 2014, 00:49:46 Gönderen: Solplatform »

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 313
Ynt: ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !
« Yanıtla #2 : 28 Kasım 2016, 22:32:50 »
SAYGIYLA, MİNNETTARLIKLA ...


Bir insan, bir başkasına ölüme yol açan bedensel bir zarar verdiği zaman buna adam öldürme diyoruz; saldırgan, vereceği zararın öldürücü olduğunu önceden biliyorsa o zaman buna cinayet diyoruz. Ama toplum (toplumun egemen gücü, halihazırda sosyal ve siyasal denetimi elinde tutan, o nedenle de bu denetimde pay vermediklerinin durumundan sorumlu olan sınıf), yüzlerce proleteri, çok erken yaşta doğal olmayan bir ölümle yani kılıç ya da kurşunla ölüm gibi zorba yollardan ölümle karşı karşıya geleceği bir konuma koyduğu zaman, toplumun o yaptığı bir bireyin yaptığı gibi ve aynı kesinlikle cinayettir.(İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu, s.56-130-144, Eriş Yayınları)

Çevrimdışı Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 206
Ynt: ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !
« Yanıtla #3 : 28 Kasım 2017, 18:12:05 »

"Günümüzde ayaklanma gerçekten savaş türünden bir sanattır ve ihmal edildiği zaman eden partinin mahvına sebep olacak kurallara bağlıdır. Partilerin yapısından ve ayaklanma durumunda göz önüne alınması gereken hususlardan mantıksal olarak çıkartılan kurallar o kadar açık ve basittir ki, 1848'deki kısa deneyleri Almanlara bunları gayet iyi öğretmiştir. Önce, oyununuzun sonuçlarıyla karşılaşmaya tamamen hazır olmadıkça ayaklanma ile oynamayınız. Ayaklanma son derece belirsiz niceliklerle yapılan bir hesaptır. Bu niceliklerin değeri her gün değişebilir. Karşınızdaki güçler, örgüt, disiplin ve yerleşmiş otorite bakımından sizden ileridirler. Sizin onlara karşı kuvvetli üstünlükleriniz olmadıkça yenilir ve mahvolursunuz. İkinci olarak, ayaklanma bir kere başladı mı, en büyük azimle ve hücum planında yürür. Savunucu bir eylem her silahlı ayaklanmanın ölümüdür. Düşmanlarla boy ölçüşmeye kalkmadan kaybedilir. Hasımlarınızı güçleri dağınıkken bastırınız; küçük de olsa her gün yeni başarılar, ilerlemeler tertipleyiniz. İlk başarılı ayaklanmanın size verdiği moral üstünlüğü muhafaza ediniz; daima en kuvvetli tahrike kapılan ve daha emin olan yanı gözeten, iki taraf arasında çekimser kişileri kendi tarafınıza toplayınız; düşmanlarınızı size karşı güçlerini bir araya getirmeden geri çekilmeye zorlayınız. Devrimci politikanın bugüne kadar bilinen en büyük üstadı Danton'un dediği gibi: Hücum, hücum ve yine hücum." (F. Engels - Almanya'da Devrim ve Karşı-Devrim)

Çevrimdışı Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 206
Ynt: ENGELS DOĞDU,YAŞADI ve YAŞIYOR !
« Yanıtla #4 : 28 Kasım 2018, 22:08:56 »


İYİ ki VAR OLDU ve HALA VAR ! SONSUZ MİNNET DUYGULARIMIZLA...


Uygarlığın kendisiyle başladığı meta üretimi (la production marchande) aşaması, ekonomik bakımdan: 1. paranın, ve parayla birlikte, para-sermaye, faiz ve tefeciliğin; 2. üreticiler arasında aracı sınıf olarak tüccarların; 3. özel toprak mülkiyeti ve ipoteğin; ve 4. üretimin egemen biçimi olarak köle çalışmasının girişiyle karakterize edilir. Uygarlığa tekabül eden ve uygarlıkla birlikte kesin olarak kurulan aile, biçim monogamie, erkeğin kadın üzerinde üstünlüğe ve toplumun ekonomik birimi olarak karı-koca ailesidir (la famille conjugale). Uygar toplumun özeti, bütün tipik dönemler içinde sadece egemen sınıfın devleti olan ve her zaman esas itibariyle, ezilen, sömürülen sınıfı bağımlılık (sujetion) içinde tutmaya tahsis edilmiş bir makine olarak kalan devlettir.(Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni )



Toplumun çalışan üyeleri hiçbir şey elde edemezken, her şeyi elde edebilen üyeleri hiç çalışmamamaktadır.( Komünist Manifesto )



Mülkiyet edinmek, tuzlu su içmek misali, içtikçe susatan susadıkça içirten, sonu gelmez bir kanserdir.( Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, Friedrich Engels)