Gönderen Konu: KRONSTADT GERÇEĞİ  (Okunma sayısı 9358 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1815
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #15 : 10 Aralık 2013, 21:21:50 »
Kruşçev ile ilgili farklı birşey söylenmedi ki  Murat Arkadaş SBKP' nin20. Kongre Kararlarından söz ediyorsunuz;  Kruşçev öncesi, proletarya diktatörlüğü yerine oluşan parti diktatörlüğünün hiç günahı yok ve birisi geliyor bir anda herşeyi ters yüz ediyor ,mümkün müdür bu ?  Buradan , sakın Kruşçev aklanıyor yorumu çıkarılmasın da.  Tekrar alıyorum önce yazılanları :

"...Yine , parti diktatörlüğü sonucu oluşan bürokratik ortamın giderek sınıf diktatörlüğünden uzaklaşmayı getirdiğini ve çürümenin ,yozlaşmanın da bu zamanlarda başladığını farklı platformlardaki tartışmalarımızda siz de dile getirmiştiniz. Kruşçev'in , kapitalist ülkelerle barışçı bir politika izlemesi  vb. hareketleri tüm yanlışlıkların devamı oldu ve bu anlamda zirveye oturdu , bunu yadsıyan yok , sonuç ortada..."

NEP'e  gelince ; yukarda kısaca değinildiği için tekrar neden NEP  açıklamasına gerek yok diyerek yine aynı yazıda Lenin'in , Yeni Ekonomik Politika uygulamaları için ;   11. Parti Kongresi'nde, “Özel sermayeye karşı taarruza hazırlanın”  söylemini tekrar hatırlayın lütfen. (söz konusu yazının sondan 6. paragrafı)

Şimdi bunun üzerine ,yok Lenin yaşasaydı NEP uygulamalarını devam ettirecekti diyen görüşlere itibar etmek ne kadar doğrudur bilmem.

Kaldı ki Stalin de, NEP uygulamalarının aynen Lenin gibi Sosyalizmin ekonomik temeli için kaynak birikimi sağlamak amaçlı bir girişim olduğunu kabul etmiş ,Lenin'in vefatından sonra Trotsky' e karşı Buharin'den yana olarak desteklediği NEP uygulamasından sermaye birikim dönemi tamamlandığı düşüncesiyle  çıkılmasını belirtmişti.

Demem o ki ; Lenin zaten sağlığında NEP'in sonlandırılmasıgerektiğini belirtmişti.

Konunun bir defa  ; Stalin-Trotsky  tartışması yaratacak bir yanı yoktur. Tabii bana göre.

Marksizme büyük katkıları olmuş, Engels ve Marks'ın çok iyi öğrencisi olmakla övünen ve literatüre teori anlamında büyük katkılar sunmuş   Lenin  karşısına kurucu unsurlarla gelmek ! Tekrar edeyim de; burada hiç kimseyi küçümsemek yok ; sadece olanı yani değerleri,  olması gereken yerde bırakmak var.
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #16 : 10 Aralık 2013, 22:39:20 »
Murat Arkadaş;
Ben beraber olacağım kişilerin Stalinci mi,Troçkici mi olduğuna bakmam.
Kızıl Bayrak'ın sadece yukarda değindiğim konuda ki çalışmalarını takdir ediyorum.

Eskiden Stalinciside,Troçkiciside,Lenin'i önder kabul ederlerdi.
Diğerleri ondan sonra gelirdi.
Anladığım siz bu sırayı bozarak en başa Stalini geçirdiniz.

Oysa Stalin Lenin'in kötü bir öğrencisi.
İkinci Paylaşım savaşı döneminde Emperyalist Ülkeleri,ÖZGÜRLÜK TUTKUNU ülkeler olarak tanımlayacak kadarda ULUSALCI.(Alıntı istermisin)
Buna rağmen Stalin bizler için sahiplendiğimiz Devrimci bir değerdir.

Dikkatli okursan tarih kişilerden bağımsızdır demedim.
Toplum ve Toplumsal ilişkileri incelerken,bu ilişkiye neden olan nesnellikle,öznellik arasında diyalektik bir etkileşim vardır.

Bir taraftan toplum ve toplumsal ilişkiler,öznelerin ötesinde bir nesnelliği kapsasada,sonuçta bu nesnelliği oluşturan insan etkinliği,yani öznelerdir.
Bu bağlamda tarihe baktığımızda,tarih öznesiz bir süreçtir.

Marks "İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten gelen koşullar içinde yaparlar. "derken kast ettiği yukardaki saptamadır.
Kısaca özetlersek ,tarih tek tek öznelerin etkinlikleri sonucu oluşur,ancak bu oluşumun tanımlanabilecek bir öznesi yoktur.
Devrim de bile var olan nesnelliğe müdahale ederek onu Devrime dönüştürecek iradeye,yani öznelliğe gereksinim vardır.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Murat Uner

  • İleti: 70
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #17 : 11 Aralık 2013, 01:32:21 »
Ekim ve veda arkadaşlar, (Demokratik Merkeziyetçi) Ossinsky, (İşçi Grubu önderi) Myasnikov ve (İşçi Muhalefeti önderleri) Şliyapnikov ile Kollontai'nin görüşleri de NEP'in kötü bir dönem olduğu doğrultudadır.
 Bolşevik parti içi muhalefeti önemsemek gerekir. Bunu Troçki'den fazla değerde tutmanızı umarım. Zira bu sosyalizmin kuruluşunda işlenen hataları görmenize de yardımcı olacaktır.
 Ossinky'nin dikkat çektiği TAYLORİZM uygulaması, Kollontai ve Şliyapnikov'un dikkat çektiği bürokratlaşma, nihayetinde Myasnikov'un tüm bunlardan hareketle tek parti diktatörlüğüne gidişi ortaya koyması, sadece sovyet konseylere dayanan bir özyönetim aygıtı bütünlüğü önermesi sosyalist demokrasinin ne olup ne olmadığı hakkında bir fikir verecektir.
 Dostlukla..
YETER Kİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #18 : 11 Aralık 2013, 01:57:03 »
Murat Arkadaşım anlaşılan sen NEP'i kafaya takmışsın.
Uzun süren bir iç savaş,bu savaş sürecinde zorunlu uygulanan savaş ekonomisi,Emperyalist Ekonomik Kuşatma ve sonrası iflas etmiş ekonomiyi ayağa kaldırabilmek için uygulanan ama geçici olarak planlanan,zorunlu olarak katlanılan NEP dönemi.

Lenin yaşamın pratiğinin dayattığı bu dönemi her zaman geçici görmüş ve bu konuyu hiç bir zaman teorileştirmemiştir.
Oysa Stalin bir başka konuda, yine yaşamın pratiğinin dayattığı zorunluluk karşısında ortaya sürdüğü,Marksizm'in özüne aykırı "Tek Ülkede Sosyalizm" safsatasını teorileştirmiştir.

İşte Leninle,Stalin arasındaki en temel fark budur.

Bizim amacımız Demokrasi değil,DEMOKRASİSİZLİKTİR.
Gelişimin seyri der Lenin; Mutlakiyetten Burjuva Demokrasisine,Burjuva Demokrasisinden,Proleter Demokrasiye,oradanda Demokrasisizliğedir.

VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Murat Uner

  • İleti: 70
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #19 : 11 Aralık 2013, 02:17:22 »
Sosyalist demokrasi layığıyla uygulanmadan demokrasisizlik gelmeyecektir.
YETER Kİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1815
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #20 : 11 Aralık 2013, 13:59:22 »
SOSYALİST DEMOKRASİ !!

Nedir bu , ne demek ? Bu deyim ne zaman literatüre girdi ? Demokrasi özünde diktatörlük olan bir egemenlik  biçimidir. Kısaca DESPOTİZM ! Yine mi metafor diyeceğim ama o da değil . Aşamaları belli olan bir gelişim sürecine anlamsız ve dolayısıyla  bilimsel öğretiye ters düşecek deyimler eklemek yakışmıyor.

Sosyalizmde devlet olgusu var mıdır ki demokrasi olsun ! Bunu dile getirmek Marksizm 'e de aykırı bir durumdur.

İsterseniz , DEMOKRASİ 'yi geniş anlamda alıp işleyelim ,hatta olumlayarak yapalım bunu ! Ve de görelim ,halkların kendi kaderlerini belirlemede ne kadar etkin bir sistem olduğunu !!!! Ne dersiniz?

 
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2013, 14:19:07 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Murat Uner

  • İleti: 70
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #21 : 12 Aralık 2013, 02:26:48 »
Sosyalist demokrasi proletarya diktatörlüğünden başka bir anlam ifade etmez. Herhalde niyet sorgulamasına giriştiniz. Proletarya diktatörlüğünün ilk şartı işçi oto/öz yönetimi olan sovyetik idaredir. Bu kadar basit eşleştirmeyi neden çetrefil hale getirdiğinizi anlamak olası değil.

YETER Kİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
Ynt: KRONSTADT GERÇEĞİ
« Yanıtla #22 : 12 Aralık 2013, 08:53:56 »
Hoşgeldin DEVLETLU SOSYALİZM!
Özü diktatörlük olan Demokrasiyi getirdiniz,Marksizm'e aykırı biçimde Sosyalizm'e eklemlediniz.

Nakliyat İşçileri Tüm Rusya Birlik Kongresine katılan Lenin, salonda “işçilerin ve köylülerin devleti asla sona ermeyecektir” yazılı bir pankart gördüğünü belirterek konuşmasına şöyle devam eder:

“... bu garip pankartı okuduğumda, kafamdan şunlar geçti: demek ki bizde bu tür en basit ve temel konularda yanlış anlamalar ve yanlış anlayışlar var. Gerçekten eğer işçilerin ve köylülerin devleti asla sona ermeyecekse, o zaman bu, hiçbir zaman bir sosyalizm olmayacağı anlamına gelir, çünkü sosyalizm sınıfların ortadan kalkması demektir; fakat işçiler ve köylüler var olduğu sürece, çeşitli sınıflar da var olur ve dolayısıyla tam sosyalizm olamaz.”


Umarım bu aktarım size bir şey anlatır.
Belkide Lenin yanılmıştırda,sonra gelen Stalin Tek Ülkede Sosyalizm'e gerekçe yaratabilmek için Sosyalizmde DEVLET vardır demiştir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET