Gönderen Konu: V.I.LENİN -21 Ocak 1924,Moskova  (Okunma sayısı 6171 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
V.I.LENİN -21 Ocak 1924,Moskova
« : 20 Ocak 2014, 22:22:50 »


IŞIĞIYLA YOLUMUZU AYDINLATAN  LENİN'i  , EKİM DEVRİMİ MİMARINI ; SAYGI ve MİNNETTARLIKLA ANIYORUZ... 



"Bir cumhuriyet nasıl bir maskeye bürünürse bürünsün, ne denli demokratik olursa olsun, eğer o bir burjuva cumhuriyeti ise, eğer o toprak ve fabrikaların özel mülkiyetini koruyorsa ve eğer özel sermaye toplumun tümünü ücret köleliği içinde tutuyorsa, yani eğer bir cumhuriyet, bizim parti programımızda ve Sovyet anayasasında söylenen her şeyi gerçekleştirmiyor ise, o zaman bu devlet, bazı insanların, ötekiler tarafından ezilmesi için bir makinedir. Öyleyse biz, bu makineyi sermayenin iktidarını alaşağı edecek sınıfın ellerine vereceğiz. Biz, devletin genel eşitlik demek olduğu yolundaki bütün o eski önyargıları reddedeceğiz ,çünkü bu, bir gözboyamacadır,sömürü olduğu sürece eşitlik olamaz. Toprak sahibi işçiye eşit olamaz, ya da aç bir insan tok bir insana eşit olamaz. Bu devlet adı verilen makine, önünde insanların, halkın yönetimi yolundaki eski masallara, proletaryanın burjuva yalanları olduğunu söylediği masallara inanarak, boş inanlara kapılarak, saygıyla eğildiği bu makineyi proletarya ezecektir." (Lenin,Marx-Engels-Marksizm,s.479)



“Vaktiyle, uluslararası devrime başladığımızda, bunu devrimin gelişimini önleyebileceğimiz inancıyla değil, bilakis bir dizi koşul bizi bu devrimi başlatmaya ittiği için yaptık. Şöyle düşünüyorduk: Ya uluslararası devrim yardımımıza gelir, o zaman zaferimiz kesindir, ya da mütevazı devrimci çalışmamızı bir yenilgi durumunda devrim davasına yararımız dokunacağı, deneyimlerimizin diğer devrimlere yararlı olacağı bilinci içinde yerine getiririz. Uluslararası dünya devriminin desteği olmadan proleter devrimin zaferinin olanaksız olduğu bizim için açıktı.” (Komintern’in III. Kongresi, 1921) (Lenin, “RKP(B)’nin Taktiği Üzerine Komünist Enternasyonal III. Kongresine Rapor”, Seçme Eserler, cilt 9, s.254



''Bütün dünyada burjuva düzen, büyük bir devrimci kriz yaşamaktadır. Devrimci partiler şimdi, yeterince akıllı ve örgütlü olduklarını, sömürülen yığınlarla yeterli ilişkiye sahip, bu krizi başarılı ve muzaffer bir devrime dönüştürecek kadar kararlı ve becerikli olduklarını pratik eylemleriyle 'kanıtlamak' zorundadır.''
(Lenin - Komintern İkinci Kongresi'ne sunulan rapor, 1920)

http://www.solplatform.biz/index.php?topic=1866.0
V.I.Lenin-Aramızdan Ayrılışının 89.Yılında Saygıyla Anıyoruz
« Son Düzenleme: 21 Ocak 2018, 19:49:55 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #1 : 20 Ocak 2014, 23:59:10 »
Bugün, proletaryanın büyük önderi,çağ açan,çağ kapatan Ekim Devriminin MİMARI Lenin Yoldaş'ın ölüm yıldönümü.
Onu en iyi anmanın yolu,onu anlamaktan geçer

Bende bu saptamanın anlamına uygun düşeceği kanısıyla "Lenini Anlamak" başlıklı bir yazımı sizlerle paylaşıyorum.

LENİNİ ANLAMAK

Tıpkı bir zamanlar,Reel Sosyalizmin çöküşü öncesi,Burjuvazi ve sol yandaşlarının Gorbacov aracılığıyla,Prestroika ve Glasnost adı altında Leninizme karşı başlattıkları saldırı günümüzde de hız kesmeden sürüyor.
Kimileri bu saldırıyı açıktan gerçekleştirirken,kimileride uyguladıkları Sosyal Yurtsever ve Sosyal Şoven politikalarıyla bu saldırının nesnel olarak bir parçası oluyorlar.
Nasıl Marksı doğru okumak önemliyse,Ekim devrimi'nin mimarınıda doğru anlamak bir o kadar önemlidir.

Yaşamının geçen her saniyesini işçi sınıfının evrensel mücadelesine adamış olan Lenin için bir takım çevreler,onu Sosyalizmi dar ulusal sınırlar içine kapatmakla  suçlarlar.
Oysa o her zaman işçi sınıfının evrensel mücadelesini hep önde tutmuş,her tür yerel mücadelenin çıkarlarının,evrensel mücadelenin çıkarlarına tabi olması gerektiğini her seferin de vurgulamıştır.

Öyle ki onun için Rus Devrimi bile hep ikinci planda kalmıştır.
O Ekim Devrimini,tüm Avrupayı saracak bir Dünya Devriminin fitili,ateşleyicisi olarak görmüştür.
Kendi sözleriye "Biz dünya devriminde yanlızca tek bir halka olduğumuzu her zaman söyledik ve önümüze kendi olanaklarımızla zafer kazanma amacını koymadık" diyerek yerel mücadelenin,evrensele olan bağlılığını ve evrenselin belirleyiciliğini vurgulamıştır.

“Elbette, tek ülkede sosyalizmin nihai zaferi olanaksızdır. Sovyet iktidarını destekleyen işçi ve köylülerimiz, şimdi dünya savaşının parçaladığı, fakat birleşmeye çabalayan o uluslararası ordunun bir parçasıdır, ve devrimimiz üzerine her haber, her küçük rapor, her ad, proletaryanın alkış tufanıyla selamlanıyor, çünkü Rusya’da ortak davanın, proletaryanın ayaklanması davasının, uluslararası sosyalist devrim davasının yürütüldüğünü biliyor.” (Seçme Eserler, c.7, s.295)
“Bolşeviklerin taktiği doğruydu, biricik enternasyonalist taktikti, çünkü dünya devriminden duyulan ödlekçe korkuya, dünya devrimine karşı beslenen küçük-burjuva ‘inançsızlığa’, ‘kendi’ anavatanını (kendi burjuvazisinin anavatanını) savunma ve bundan başka her şeyin ‘içine tükürme’ biçimindeki darkafalı-milliyetçi isteğe değil, (…) Avrupa’da devrimci durum doğru değerlendirmesine dayanıyordu.” (Seçme Eserler, c.7, s.196)


Yukarda alıntılara bakıldığında da Leninin'in Enternasyonalizme olan inancı ,kararlılığı ve bağlılığı görülür.
Lenin de yerel mücadele yukarda da belirttiğimiz gibi hep ikinci plandadır.
Asıl vurgu evrensel mücadeleye ve Enternasyonaledir.
Çünkü o kurtuluşun ancak bir Dünya Devrimi ile Kapitalizmi dünya üzerinden yok ederek gerçekleşeceğine inanmaktadır.

“Sermayenin egemenliği enternasyonaldir. Bu nedenle tüm ülkelerin işçilerinin kurtuluş mücadelesi de ancak bu mücadele, işçilerin uluslararası sermayeye karşı ortak mücadelesi olduğunda başarılı olabilir.” (Seçme Eserler, c.1, s.467-8)

Öylesine alçak gönüllü ve Enternasyonale inanmıştır ki,Ekim Devrimi sonrası,Sovyet Cumhuriyetinin ayakta kalabilmesin de,en önemli etkenin Enternasyonal Dayanışma ve Avrupada ki işçi sınıfı hareketinin desteğinin olduğunu söylemekten çekinmemiştir.

"Sovyet Cumhuriyeti, eğer yanında ileri değil geri kalmış ülkeler bulunsaydı, üç yıl içinde dayandıklarına dayanabilir miydi ve tüm ülkelerin kapitalistleri tarafından desteklenen Beyaz Muhafızların saldırısına böyle başarıyla direnebilir miydi? Yalpalamadan yanıt vermek için bu soruyu sadece sormak yeter. (…) Bu olabildi ve oldu, çünkü tüm kapitalist ülkelerde proletarya bizden yanaydı. Menşeviklerin ve Sosyal-Devrimcilerin –Avrupa ülkelerinde bunların adları farklıdır– kesin etkisi altında bulunduğu durumlarda bile proletarya yine de bize karşı mücadeleyi desteklemedi. Son olarak işçiler, kodamanların kitlelere verdiği zoraki tavizlerle bu savaşı başarısızlığa uğrattılar. Yenen biz olmadık, çünkü askeri güçlerimiz çok azdır, zaferi getiren, devletlerin bize karşı tüm askeri güçlerini kullanamamaları oldu. İleri ülkelerin işçileri savaşın seyrini öylesine belirliyorlar ki, onların isteğine rağmen savaş yapılamaz, ve sonunda bize karşı savaşı, pasif ve yarı pasif direnişle başarısızlığa uğrattılar. Rus proletaryasının üç yıl dayanacak ve kazanacak moral gücü nereden alabildiği sorusuna tam yanıtı bu reddedilemez olgu veriyor. Rus işçisinin moral gücü, bu mücadelede Avrupa’nın tüm ileri ülkelerinin proletaryasının kendisine verdiği yardımı, desteği bilmesi, duyumsaması ve elle tutulacak biçimde hissetmesinde yatıyordu.” (Seçme Eserler, c.9, s.164-5)
"Yaşasın şovenizme, bütün ülkelerin burjuvalarının yurtseverliğine karşı işçilerin enternasyonal kardeşliği!” (abç) (Emperyalist Savaş Üzerine, Ceylan y., s.66)


Yukarda da değindiğimiz gibi aslın da Leninist görünmesine karşın,Leninist olmanın gereklerinden uzaklaşarak,nesnel olarak Anti-Leninist çizgiye savrulanlar da Burjuvazinin bu saldırısın da onlara yarduımcı olmaktadırlar.

“Ezen ülkelerin işçilerinin enternasyonalist eğitimi, zorunlu olarak, her şeyden önce, ezilen ülkelerin özgürlüğü ve ayrılması ilkesinin savunulmasını içermelidir. Yoksa, ortada enternasyonalizm diye bir şey kalmaz. Bu propagandayı yapmayan ezen bir ulusun sosyal-demokratını, emperyalist ve alçak saymak, hakkımız ve görevimizdir. Sosyalizmin gerçekleşmesinden önce ayrılma olasılığının binde-bir olması durumunda bile, bu istem, mutlak bir istemdir.” (Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı-s.164)

Sosyal Şoven ve Sosyal Yurtsever politikaları mahkum etmeden, ideolojik olarak bu sapmalara karşı etkili mücadele vermeden,her şeyden önemlisi işçi sınıfının evrensel çıkarlarını her tür çıkarın üzerin de görmeden Leninistim demek, Leninizmi özde değil,sözde savunmaktır.
veda
« Son Düzenleme: 23 Ocak 2017, 22:32:34 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #2 : 21 Ocak 2014, 18:33:35 »
RUSÇA BİLMEDEN DE İZLEMEK , GERÇEKTEN OLDUKÇA HEYECAN VERİCİ AMA RUSÇA BİLEN ARKADAŞLARDAN YARDIM GELSE ÇOK MUTLU OLACAĞIZ... ŞİMDİDEN , VERECEKLERİ EMEK İÇİN TEŞEKKÜRLER...

LENİN / Belgesel Film : 1958 Yönetmen :Mikhail Romm, M. Slavinskaya

http://krasnoe.tv/node/4644
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #3 : 20 Ocak 2015, 23:59:02 »
Özel mülkiyet var olduğu sürece, devletiniz ,demokratik bir cumhuriyet olsa bile , işçileri baskı altında tutmak için kapitalistlerin kullandığı bir makineden başka bir şey değildir. Lenin, Marx-Engels-Marksizm, s. 478-479, Devlet, Sol Yayınları, Dördüncü Baskı



Bugün, devrimci kitle eylemleri için yapılan çağrıların eşlik et­mediği bir barış propagandası, yalnızca hayal tohumları ekecek ve proletaryanın cesaretini kıracaktır. Çünkü bu, proletaryayı burju­vazinin insancıl olduğuna inandırır ve onu , savaşan ülkelerin gizli diplomasisinin elinde bir oyuncağa çevirir. Özellikle, bir dizi dev­rim olmaksızın sözde demokratik bir barışın mümkün olduğu fik­ri, tamamen yanlıştır.
Lenin- Sosyalizm ve Savaş



Bir liberalin genel olarak "demokrasi'den " bahsetmesi doğaldır ama bir Marksist  "Hangi sınıf için demokrasi?"  sorusunu sormayı asla unutmaz.   



Tüm dünyada bütün ülkeler ve ulusların proletaryası ve onun ardından da emekçi halk yığınları, gönüllü olarak birlik ve ittifak için çalışmadıkça, kapitalizme karşı tam zafer elde edilemez. (Lenin - Ulusal Sorun ve Sömürgeler Sorunu Üzerine Tezler, Haziran 1920)



Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #4 : 20 Ocak 2016, 21:50:14 »
Komünistler, bir çift sözüm var size:
İster devlet başında olsun, ister zindanda
İster sıra neferi, ister parti katibi,
Lenin girebilmeli, her zaman, her mekanda
İşinize, evinize, bütün ömrünüze
Kendi işi, öz evi, kendi ömrüymüş gibi.

Nazım Hikmet - 1956


İnsanlar, her zaman, siyasetteki aldatmaların ve aldanmaların aptal kurbanları olmuşlardır ve bütün ahlaksal, dinsel, siyasal ve toplumsal sözler, bildiriler ve vaatler arkasındaki şu ya da bu sınıfın çıkarlarını aramayı öğrenmedikleri sürece de, böyle kalacaklardır. Reform ve ilerleme şampiyonları, ne kadar barbarca ve çürümüş görünürse görünsün, her eski kuruluşun, belirli egemen sınıfların zorlamasıyla ayakta durduğunu görmedikçe, her zaman eski düzenin savunucularının oyununa geleceklerdir. Ve bu sınıfların direnişini kırmanın ancak bir tek yolu vardır; bu da, çevremizdeki toplumun içinde, eskiyi silip atabilecek ve yeniyi yaratabilecek kuvveti oluşturabilen -ve toplumsal durumları yüzünden oluşturmak zorunda olan- güçleri bulmak ve bu güçleri savaşım için bilinçlendirmek ve örgütlemektir.

Mart 1913
("Marx Engels Marksizm" adlı derleme içinde - Marksizmin Üç Kaynağı Ve Üç Öğretisi-  Sol Yay. Çev. Vahap Erdoğdu, sf 78-83)


Söylenir ki,
Lenin ölürken
Ölümü izleyen bir asker
Yoldaşlarına şöyle seslendi
İnanmak istemiyorum!
İnanmak istemiyorum!
Gittim onu görmeye
Uzanıp yattığı yerde
Seslendim ona
“İlyiç İlyiç!
Sömürücüler geliyor”
Kımıldamadı
Şimdi biliyorum O artık ölü.
İyi bir insan gitmek istediğinde
Onu nasıl alıkoyabilirsin
Gerekeni söyleyin Ona- ya da – Söyleyin Ona gerekli olanı
Bu Onu tutacaktır!
Bu Onu tutacaktır!
Ne tutabilir Lenin’i?
Asker düşündü ki:
Duyuyorsa
Sömürücülerin geldiğini
Hasta olsa bile
Yatağından doğrulurdu.
Belki koltuk değnekleriyle gelirdi .
Belki de taşırlardı Onu
Yine de kalkar ve savaşırdı
Sömürücülere karşı!
Sömürücülere karşı!
Asker bilirdi
Lenin’in tüm yaşamı boyunca
Sömürücülere karşı savaştığını
Asker yardım ederken
Kışlık saray saldırısına
Geri dönmek istedi
Çünkü tarlalarda
Bekliyordu kış ürünleri ekilmeyi
Birden Lenin askere seslendi
Biliyorum fakat kal!
Hala sömürücüler var
Ve sömürü olduğu sürece
Kavga sürmek zorunda
Sömürü olduğu sürece
Kavga sürmek zorunda
Zayıf olanlar kavgaya giremez
Güçlü olanlar kavgaya katılmalı
Bir saatliğine.
Hala güçlü olanlar ise
Yıllar boyu kavgada olmalı.
Kavganın en güçlüsü
Tüm yaşamları.
Ayrılmaz bu ikisi birbirinde
Bu yola başkoyan çoklar var:
Onlar ilerledikçe daha iyi olacak
Fakat O gittiğinde , yokluğu duyumsanacak
O kavgayı düzenler
Daha iyi ücret için
Devlette güç için
Varsıllığı sorar:
Nereden gelir?
Düşünceleri sorar
Kimin yarınına
Herkes suskun olduğunda
O konuşacak
Ve zorbalık hüküm sürerken
Başkaları yazgılarını suçlarken
O adları haykıracak
O masaya oturduğunda,
Hoşnutsuzlukta oturur
Yiyecek kötü olur
Oda sınırlayıcı görünür
Her nerede Onu izleseler
Başkaları Ona eşlik eder
Her nerede Onu püskürtseler,
Ardından kavga yine de sürer
Lenin ölmeden
Ve henüz özlenmeden
Zafer dövüşerek kazanıldı
Fakat ülke bir yıkıntıdaydı / yıkımaydı
Kitleler zincirlerini kırmıştı ama
İlerlemenin yolu hala karanlıktı .
Lenin öldüğünde
Askerler kaldırım taşlarına oturup ağladı
İşçiler makinaları bırakıp
Dizlerini dövdüler gökyüzüne karşı
Lenin öldüğünde
Ağaçlar ve yapraklar
Gidiyorum der gibiydi.
O günden bu yana 13 yıl geçti
Sömürüden kurtuldu dünyanın altıda biri
Uyarıyı duyduklarında-
Sömürücüler geliyor!-
Kitleler ayaklanır hazırdırlar kavgaya
Lenin
İşçi sınıfın
Kalbinin derinlerinde yatıyor
O bizim öğretmenimizdi
Bizimle kavgaya atıldı.
Şimdi
İşçi sınıfın
Kalbinin derinlerinde yatıyor


Bertolth Brecht

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 327
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #5 : 21 Ocak 2017, 16:37:46 »


Lenin, kapitalizmin tekelci aşaması olduğu bağlamında emperyalizmin beş özelliği için diyor ki :

1-Üretimde ve bu üretim sonucu oluşan sermayede görülen birikim öyle yüksek bir gelişme seviyesine ulaşmıştır ki, yaşam koşullarında ve ekonomik hayatta belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratmıştır.
2 -Banka sermayesi, sanayi sermayesiyle iç içe geçmişi ve ekonomik bir oligarşi ortaya çıkmıştır.
3-Ticari mal ihracından ayrı olarak, sermaye ihracı da olağanüstü bir önem kazanmıştır.
4-Dünyayı paylaşan uluslararası kapitalist ortaklar ve devletler kurulmuştur.
5-En büyük kapitalist güçlerce dünyanın toprak paylaşımı tamamlanmıştır.


Çevrimiçi Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 247
Ynt: V.I.LENİN (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova)
« Yanıtla #6 : 21 Ocak 2018, 19:41:20 »
EKİM DEVRİMİnin ÖLÜMSÜZ BÜYÜK LİDERİNİ SAYGI ve MİNNET DUYGULARIYLA ANIYORUZ...


ses
gelin,
kızıl tank taburları gibi dağları düzleyerek gelin!
kömür, benzin, gaz kokusu yansın nefesinizde,
mavi işbaşı gömleklerinizi giyerek gelin!
gelin,
sesinizde çınlatarak
siyah tuğla bacaların düdük sesini!
gelin,
aydınlıkçılar kadar sıkı ve sağlam gelin!

bir haberim var size,
telgıraf direklerinin demir saçlarını titreten bir haber.
fakat
en büyük tehlike,
en büyük keder,
kıramaz birbirine kenetlenen kolların zincirini,
kenetlenin!
öldü lenin!
yankı
yalan!
yalan!
yalan!
kemiyetten keyfiyete atlayan
yığınların rehberi ölmez.
öl-mez,
ölemez,
yüzyılların dönüm yerini en önde geçen adam.
fırtınalarda feneri ilkönce seçen adam
nasıl yumar
ebediyen gözlerini?
yalan!
yalan! yalan!
yalan söylüyorsun ulan,
ebediyen duymamak olur mu hiç
lenin'in sözlerini?
yankının yankısı
okuyun!
okuyun haykırarak,
okuyun sesinizle demir çubukları kırarak,
okuyun lenin'den bir satır!
öldü büyük ustamız,
öl-dü!...
ölüm
protoplazmın ataletidir!
fakat
bugün
her
proleter,
yarın
yarınki sınıfsız cemiyette her yeni doğan çocuk
bulacak kendi maddesinde lenin'in şuurunu!
öldü büyük ustamız,
öl-dü.
lakin arkasında kolu bağlı bırakmadı bizi.
bize sanatın sırrını öğretip öldü.
tamamlayacağız
şaheserimizi!
NAZIM HİKMET


İşçinin sırtına semer vurmaktan hoşlanan,
ağzı kalabalık LİBERALLERİN , vaat dağıtan S.R.'lerin
gerçeğin parlak ışığında iç yüzlerini ortaya çıkaran LENİN, ot tıkadı çanına hepsinin.

"Özgürlük" , "kardeşlik" , falan filan.Boş laflara karnımız tok.
Kesildi palavracıların sesi.

Marksizmle silahlanarak, dizildi saflara, ayağa kalktı, dünyanın tek Bolşevik Partisi.

İster lüks bir otoyla Amerika'da yolculuk et, ister Rusya'yı dolaş tabana kuvvet, her yerde karşına çıkar şu harfler: RKP (b)* .

Düşsün bugün Pulkova** kızıl Mars'ın peşine, gökyüzünün eski sandığını karıştırarak.

Kalacak bu küçük "b" kağıt ve flamalarda yine

kızıl Mars'tan kat kat kızıl ve kat kat parlak!

Çelik pençeli olacaksın böyle anlarda ,sökmez yumuşaklık.
Bu yüzden ;Lenin azimle,gaddar "kulak"lara karşı yürür, besin ikmal bölükleriyle ,gösterir neymiş vurgunculuk.

Böyle bir devirde, hangi salak , demokrasi kavramını aklına düşürür?
Çıtkırıldımlığı , ikiyüzlülüğü bırak, ancak demir bir proleter diktatörlük sosyalizmi zafere götürür.

(*) Rusya Komünist Partisi (bolşevik) söz konusu ediliyor. Parti ,1918-1925 yılları arasında bu adı kullanmıştı.

(**) 1924 Yılındaki Büyük Güneş Tutulması sırasında, Leningrad yakınlarındaki Pulkova Gözlemevi , Mars'ın gözlenmesi çalışmalarına katılmıştı.
V.Mayakovski , Lenin Destanı Sayfa:133


Ne diye , Lenin için utanmadan " Tanrının elçisi haşmetli önder"
gibi laflar edilsin,
"Yetkisini tanrıdan alan liderimiz" densin.
Olsaydı Lenin haşmetli bir önder,
tanrılardan,krallardan olsaydı onda eser,
öfkeden kudururdum.
Cenaze alayının önüne geçer,
ona tapınanların selini durdururdum.
Bağıra çağıra lanet etmek için
uygun kelimeler
bulurdum elbette.
İstifa dilekçeleriyle
bombalayıp Kremlin'i
göklere yükselen
küfürler savururdum,
ayak altında çiğnenirken çığlıklarımla birlikte.
...
O, dünyanındı,toprağındı, fakat benzemezdi
kendi burnunun ötesini göremeyenlere.
LENİN DESTANI - V.Mayakovski s:46-47

Çevrimiçi Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 247
Ynt: V.I.LENİN -21 Ocak 1924,Moskova
« Yanıtla #7 : 21 Ocak 2019, 19:15:54 »

Darkafalı, savaşın, "siyasetin devamı" olduğunu kavrayamaz; savaşta nelerin tehlikede olduğunu, savaşı hangi sınıfın verdiğini, hangi siyasal amaçlarla verdiğini düşünmek yerine  durmaksızın,"düşman bize saldırdı", "düşman ülkemi istila etti" gibi kalıplarla yetinir.
Darkafalı için önemli olan şey orduların nerede olduğu, o sırada kimin kazandığıdır. Marksist için ise önemli olan, o savaşta söz konusu şeylerin ne olduğudur; o savaş sırasında ilkin ordulardan biri, sonra öteki bastırıyor olabilir. (V.I.Lenin / Emperyalist Ekonomizm)

Enternasyonal bir bakış açımız olduğunu ve sosyalist devrim gibi bir davaya bir tek ülkede ulaşılamayacağını daima vurguladık. (V.I.Lenin 1920 - Moskova Sovyeti, Bolşevik Partisi Moskova Komitesi ve Moskova Şehri Sendika Konseyi toplantısı konuşmasından)