Gönderen Konu: BÜROKRASİ VE REEL SOSYALİZMİN ÇÖKÜŞÜ  (Okunma sayısı 1601 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
BÜROKRASİ VE REEL SOSYALİZMİN ÇÖKÜŞÜ
« : 03 Şubat 2014, 22:32:27 »
Reel sosyalizm' in çöküş  nedenlerini  anlamak için Lenin'in yazdıklarını okumak   bizler için yeterli olmalıdır.

Yaşadığı dönemde bu tehlikeyi fark eden ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden,geleceği o günden öngörebilen bir lider ne yazık ki Lenin in dışında Bolşevik Partisi içersinde yoktu.

Öncede yazdığım gibi Sovyetlerin çöküşünde etken olan nesnel ve öznel nedenlerin ortaya koyduğu sonuç,Bürokrasinin devletin tüm kurumlarında etkinlik sağlayarak,çürüme ve yozlaşmaya neden olmasıdır.

Bu süreç ne Leninin ölümünden sonra Stalinle,ne de Stalinin ölümünden sonra Kruşçovla  başlamıştır.
Bu sürecin başlangıcı daha öncelerinde başlar.

Tabii ki Bürokrasinin bu denli etkin olmasının nesnel nedenleri vardır.
Bunların en başında Rusya'nın Devrim öncesi sosyo- ekonomik açıdan gelişmemiş bir köylü ülkesi olması gelir.
Bir diğer neden de Emperyal güç destekli iç savaş sırasında nitelikli kadroların yitirilmesidir.

Lenin'in bu konudaki söylemleri çok çarpıcıdır:
12 Mart 1919 da;
"Eski Bürokratları kovduk,fakat geri geldiler.Bunlar yakalarında kırmızı kurdele taşıyorlar ve sıcak köşelere yerleşiyorlar.Bu konuda ne yapılabilir?Bu pislikle tekrar tekrar mücadele etmeliyiz;geri gelip tekrar üstümüze yapışırsa onu tekrar tekrar temizlemeliyiz (Lenin Toplu Eserler-cilt 29,s32)

Aynı dönemde ;
Çarlık bürokratları sovyet kurumlarına katılmaya,kendi bürokratik yöntemlerini uygulamaya başladılar;komünizmin renklerine bürünerek kendi mevkilerinde daha başarılı olacaklarını ve Rus Komünist Partisi'nin üyelik üyelik kartına erişeceklerini düşünüyorlar...
Burada kendini en çok hissettiren şey kültürlü güçlerden yoksun olmamızdır."(Lenin Toplu Eserler-cilt29,s 183)

Ekim 1921 de durum çok daha vahimdir!
"Bugün rüşvet bizi her taraftan kuşatıyor...Bana göre şu an karşımızda üç önemli düşman var... birincisi komünist kibir,ikincisi cahillik,üçüncüsüde rüşvettir"(Lenin-Toplu Eserler-cilt 33,s 77)

Aralık 1921 de Bogdanova yazdığı mektup;
"Rezil Bürokrasiye karşı kamusal mücadeleyi nasıl yürüteceğimizi bilmiyoruz.Bu yüzden başta Adalet Halk Komiserliği olmak üzeri hepimiz iğrenç kokulu halatların ucunda sallandırılmayı hak ettik.Bir gün bu yüzden ipe çekileceğimize ilişkin umudumu bütünüyle yitirmedim ve gerçektende böyle bir sonu hakediyoruz"(Lenin-Toplu Eserler-cilt 36,s 557)

Ve son olarak 13 Kasım 1922
"Eski Devlet Aygıtını devr aldık ve bu bizim için talihsizlikti.Bu aygıt sık sık bize karşı çalışıyor.1917 de iktidarı ele geçirdikten sonra,hükümet memurları işlerimizi sabote ettiler.Bu bizleri çok ürküttü ve onlara "Lütfen geri gelin" diye yakardık.
Hepsi geri geldiler ve bu da bizim talihsizliğimiz oldu.(Lenin-Toplu Eserler-cilt 33,s 482)

Görüldüğü gibi Lenin, tüm içtenliğiyle,Komünist olmanın yüklediği sorumlulukla ve açık yüreklilikle Bürokrasinin nasıl bir tehlike olduğunu ve nasıl Devlet Kadrolarını ele geçirmeye başladığını anlatıyor.

Oysa Lenin dışında kimse bu tehlikenin farkında değil.
Öyle ki sonrası, Bürokrasiden yakınan ve sonrasını Bürokrasinin ele geçirdiği Devlet olarak niteleyen Troçki bile ,Bürokrasinin palazlanmasının asıl nedeni olan,sınıfın diktatörlüğü ile parti diktatörlüğünü bir ve aynı görmeyi,sınıfın asli unsurları olan sovyetleri ve onun çoğunluğunu oluşturan işçi sınıfını küçümseyerek, savunur durumdaydı!

Temmuz 1920;
"Bugün Polanya Hükümetin'den bir barış antlaşmasının imzalanmasını öngören bir teklif aldık.Bu tür sorunlarda kararı kim verecek?
Elimizde Halk Komiserleri Konseyi var.Ancak bu kurumda belli bir kontrole tabi olmalıdır.Peki ama kimin kontrolüne?Şekilsiz,karmaşık bir kitle durumundaki İŞÇİ
SINIFINAMI? Hayır.Partinin Merkez Komitesi söz konusu teklifi görüşmek ve buna bir yanıt verilip verilmemesi gerektiğine karar vermek için toplanıyor."

Açık ki Proletarya Diktatörlüğü ,SINIFIN DİKTATÖRLÜĞÜ olması gerekirken,PARTİNİN DİKTATÖRLÜĞÜ olmuş.

Yani yatay örgütlenmiş,merkezi olmayan,hiyerarşi içermeyen SOVYETLERİN yerine ,merkezi yapıda,hiyerarşik,yukardan,aşağıya örgütlenmiş PARTİ konuluyor.

Tam da Bürokrasinin gelişip,palazlanması için gerek duyduğu bir ALAN.
veda


« Son Düzenleme: 03 Şubat 2014, 22:51:12 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET