Gönderen Konu: 200 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS  (Okunma sayısı 3359 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
200 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS
« : 05 Mayıs 2014, 18:50:25 »
196 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS 



Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler. Marks-Engels: Seçme Yapıtlar II




Burjuva toplumda, canlı emek, birikmiş emeği artırma aracından başka bir şey değildir. Komünist toplumda ise, birikmiş emek, emekçinin varlığını genişletme, zenginleştirme, geliştirme aracından başka bir şey değildir. Komünist Manifesto



Bilimsel eleştiriye dayanan her görüşü hoşnutlukla karşılarım . Kamuoyu denen şeyin hiçbir zaman taviz vermediğim ön yargıları söz konusu olduğunda , geçmişte olduğu gibi bugün de ,  Büyük Floaransalı'nın şu şiarını benimsiyorum : “Segui il tuo corso, e lascia dir le genti!” "Bildiğiniz yoldan şaşmayın, bırakın insanlar ne söylerse söylesin"- Das Kapital ilk Almanca baskısında Marks'ın önsözünün  sonu.

http://solplatform.biz/index.php/topic,1331.0.html

http://solplatform.biz/index.php/topic,1103.0.html

http://www.solplatform.biz/index.php/topic,2191.0.html


« Son Düzenleme: 04 Mayıs 2018, 21:04:11 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
Ynt: 197 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS
« Yanıtla #1 : 04 Mayıs 2015, 22:54:19 »
"Komünistler ; farklı ülke proleterlerinin ulusal savaşımlarında, her türlü milliyetten bağımsız olarak, tüm proletaryanın ortak çıkarlarına işaret eder ve bunları öne sürerler."Komünist Manifesto



"Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler. "Kapital I.Cilt



 "Sermayenin çıkarları ile işçilerin çıkarlarının bir ve aynı çıkarlar olduğunu söylemek, sermaye ile ücretli emeğin bir ve aynı ilişkinin iki yanı olduklarını söylemektir yalnızca. Biri ötekinin sonucudur, tıpkı tefeci ile borç alanın karşılıklı olarak birbirini yaratmaları gibi.
 Ücretli işçi, ücretli işçi oldukça, yazgısı sermayeye bağlıdır. İşçi ile kapitalist arasındaki o kadar övülen çıkar ortaklığı işte budur."
Ücretli Emek ve Sermaye


Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
Ynt: 198 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS
« Yanıtla #2 : 05 Mayıs 2016, 17:18:18 »


“Ensonu, insanın devredilemez sandığı her şeyin değişime, alışverişe konu olduğu ve devredilebilir olduğu bir dönem gelmiştir. Bu, o ana dek ifade edilen ve aktarılan ama asla değişilmeyen; verilen ama asla satılmayan; edinilen ama asla satın alınmayan -erdem, sevgi, inanç, bilgi, vicdan vb- kısaca her şeyin ticarete girdiği dönemdir. Bu, çürümüşlüğün genelleştiği, her şeyin para ile elde edilmesinin evrenselleştiği ya da ekonomi politik diliyle konuşacak olursak, manevi ya da maddi her şeyin pazarlanabilir bir değer durumuna geldiği, en gerçek değerinden kıymetlendirilmek için pazara getirildiği dönemdir.”Marks-Felsefenin Sefaleti



Ücret sistemi altında , eşit veya hatta adil ücret talebi için haykırmak , kölelik sistemi altında özgürlük talebinde bulunmakla aynıdır.

İşçiler , bayrakları üzerine " adil bir iş günü için adil bir ücret !" şeklideki tutucu bir slogan yerine , "ücret sisteminin kaldırılması" devrimci sloganını yazmalıdırlar.
Marks- Ücretli Emek ve Sermaye /Ücret, Emek ,Kar

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
Ynt: 199 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS
« Yanıtla #3 : 05 Mayıs 2017, 10:10:01 »
BİR KEZ DAHA SAYGI ve MİNNETTARLIKLA...

Burjuva düzenin köleleri , efendilerine karşı baş kaldırdıkları zaman , bu düzenin uygarlık ve adaleti , tüyler ürpertici iç yüzü ile gözler önüne serilir. Bu gibi durumlarda , sözü geçen uygarlık ve adalet de bütün peçelerini atmış bir vahşet ve yasa tanımaz intikam görünümüyle su yüzüne çıkar . Zenginliğe el koyanlarla üreticiler arasındaki sınıf mücadelesinde patlak veren her yeni bunalımda bu olgu gitgide daha açık seçik biçimde belirir. ( Fransa'da İç Savaş , 22. Basım , Berlin , 1974 ,442 )


Burjuvazi , şimdiye dek iç yüzünü peçeleyip , mutlak kudretini beslediği genel seçim hakkını yadsımakla açık bir itirafta bulunur: " Diktatörlüğümüz , şimdiye dek halk iradesi aracılığı ile ayakta durmuştur. Şimdiyse halk iradesine karşı pekiştirilmelidir." ( Fransa'da Sınıf Mücadeleleri , 22. Basım , Berlin , 1974 ,207-208 )
« Son Düzenleme: 05 Mayıs 2017, 10:26:41 Gönderen: Solplatform »

Çevrimdışı Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 219
Ynt: 199 YAŞINDAKİ HOCAMIZ KARL MARKS
« Yanıtla #4 : 04 Mayıs 2018, 21:03:48 »
200 SENE ÖNCE BUGÜN BİR YILDIZ DOĞDU ,IŞIĞI SONSUZA DEK ÜSTÜMÜZDE !

 
“Ve burjuvazinin artık toplumda egemen sınıf olarak kalacak ve kendi varlık koşullarını topluma belirleyici yasa olarak dayatacak durumda olmadığı burada açıkça ortaya çıkıyor. Egemen olacak durumda değildir, çünkü kölesine köleliği çerçevesinde bir varlık sağlayacak durumda değildir, çünkü kölesini, onun tarafından besleneceği yerde, onu beslemek zorunda kaldığı bir duruma düşürmeden edemiyor. Toplum bu burjuvazinin egemenliği altında artık yaşayamaz, bir başka deyişle, onun varlığı toplumla artık bağdaşmıyor." (Komünist Manifesto) 


Egemen sınıfın düşünceleri, bütün çağlarda, egemen düşüncelerdir, başka bir deyişle, toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda egemen zihinsel güçtür. Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda, zihinsel üretimin araçlarını da emrinde bulundurur, bunlar o kadar birbirinin içine girmiş durumdadırlar ki, kendilerine zihinsel üretim araçları verilmeyenlerin düşünceleri de aynı zamanda bu egemen sınıfa bağımlıdır. Egemen düşünceler, egemen maddi ilişkilerin fikirsel ifadesinden başka bir şey değildir, egemen düşünceler, fikirler biçiminde kavranan maddi, egemen ilişkilerdir, şu halde bir sınıfı egemen sınıf yapan ilişkilerin ifadesidirler; başka bir deyişle, bu düşünceler, onun egemenliğinin fikirleridirler. Egemen sınıfı meydana getiren bireyler, başka şeyler yanında, bir bilince de sahiptirler ve sonuç olarak düşünürler; bu bireyler, bir sınıf olarak egemen oldukça ve tarihsel çağı bütün genişliğince belirledikçe, elbette ki, bu bireyler sınıflarının bütün genişliğince egemendirler ve öteki şeyler bakımından olduğu kadar, düşünürler, fikir üreticileri olarak da egemendirler ve kendi çağlarının düşüncelerinin üretimi ve dağıtımını düzenlerler; o halde onların düşünceleri, çağlarının egemen düşünceleridir. (Alman İdeolojisi)


İnsan hakları insanı dinden kurtarmaz; aksine ,ona din özgürlüğünü kazandırır. İnsan hakları insanı mülkiyetten kurtarmaz; aksine, ona mülkiyet özgürlüğünü sağlar. İnsan hakları insanı karın çamurundan kurtarmaz; aksine, ona daha fazla kar elde etme özgürlüğü verir. Aslında ,insan haklarının çağdaş devletçe tanınması,köleliğin antik devletçe tanınmasından ayrımsızdır. (Karl Marx -Friedrich Engels  Werke ,Berlin ,1960 II,119 )