Gönderen Konu: “Boşver Soma’yı”  (Okunma sayısı 3397 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1815
“Boşver Soma’yı”
« : 13 Mayıs 2014, 20:57:03 »



Manisa Kırkağaç'ta morga çevrilen soğuk hava deposu.


Daha iki hafta önce TBMM’de Soma’daki maden işçileri ile ilgili bir araştırma önergesinin görüşülmesi önerilmiş, öneri AKP’nin oylarıyla reddedilmişti

Tayyip Erdoğan maden kazaları için “Bu mesleğin kaderinde var” diyor ama Soma’da en az 20 işçinin öldüğü, yüzlercesinin mahsur kaldığı olay ne görünmez bir “kaza” ne de “kader”.

“Kaza” denen bu iş cinayeti göstere göstere geldi. 29 Nisan’da TBMM Genel Kurulu’nun resmi Twitter hesabından paylaştığı aşağıdaki tweet her şeyi açıklıyor.

7 Mart 1983: Armutçuk'ta grizu patlaması (103 ölü).
10 Nisan 1983: Kozlu'da grizu patlaması (10 ölü).
31 Ocak 1987: Kozlu'da göçük (8 ölü).
31 Ocak 1990: Bartın'ın Amasra ilçesinde grizu patlaması (5 ölü).
7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik'te grizu patlaması (68 ölü).
3 Mart 1992: Kozlu'da grizu patlaması (263 ölü).
26 Mart 1995: Yozgat'ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması (37 ölü).
22 Kasım 2003: Karaman'ın Ermenek ilçesinde grizu patlaması (10 ölü).
8 Eylül 2004: Kastamonu'nun Küre ilçesinde yangın (19 ölü).
2 Haziran 2006: Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde grizu patlaması (17 ölü).
10 Aralık 2009: Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde grizu patlaması (19 ölü).
17 Mayıs 2010: Zonguldak'ta grizu patlaması (30 ölü).
8 Ocak 2013: Kozlu'da grizu patlaması (8 ölü).

İSTANBUL - Manisa Soma’da meydana gelen faciaya yetkililerin açıkladığı ilk bilgiye göre trafo ve elektrik panosunun patlamasının yol açtığı gerekçe gösterildi. Türkiye ’de madenlere elektrik trafoları satışı ve montajı yapan yetkin bir firmanın uzmanı, Radikal’e verdiği bilgide Soma’daki patlamanın trafodan çıkmasının madenler için kullanılan malzemelerin özellikleri nedeniyle neredeyse imkansız olduğunu söyledi. İsmini vermek istemeyen uzman, “Ya gerçek neden saklanıyor yada ex-proof dediğimiz ampulünden kablosuna tamamıyla patlama ve yanmaya dayanıklı malzemeler yerine kalitesiz malzeme kullanılmıştır madende” dedi. İşte elektrik mühendisi, çok sayıda trafo inşa eden uzmanın sorularımıza yanıtı… Radikal

Yangın ve patlamaya ne sebep vermiş olabilir?
“Maden ocaklarında kullanılan trafolarda yangın çıkması ve patlama yaşanması ihtimali yok, sıfırdır. Çünkü bu trafolar ex - proof malzemelerdir. Trafolar da panolarda tüm ekipmanları her şey dahil olmak üzere ex-proof, yani, patlamaya ve yanmaya dayanıklı malzemelerden üretilir. Ama bu maden ocaklarının sahiplerine bağlı. Bu kurallara ne kadar riayet edildi? Ne tür bir trafo satın aldıkları önemli. Piyasada normal yerlerde satılan direk tepesine konulan trafolardan alıp da oraya koydularsa bir facia. Bu trafolar bir olay yada patlama olduğunda hemen yangın çıkarmaya ve hatta yangını körüklemeye müsait. İşverenin bu kurallara ne kadar riayet ettiği konusunda bilgimiz yok. Ama kural olarak maden ocaklarında kullanılacak trafolar ve tüm elektrik ekipmanları, ez-proof yani patlamaya karşı dayanıklı malzeme olması lazım. Malzemelerin tamamının bu özellikte olması şart. Malzemelerin tamamının ex-ploof özellikli olması halinde bu malzemelerden kaynaklı bir olayın, yangının veya patlamanın meydana gelmesi mümkün değildir.”

Ucuz malzeme mi kullanılmış olabilir?
“Burada hedef saptırılıyor olabilir. Ama kuralına uygun olmamışsa malzeme, trafodan, elektrik panosundan dolayı böyle bir olay yaşanmış olabilir. Ama yönetmeliklere, şartnamelere uygun malzeme kullanılmışsa bunun olma ihtimali yoktur, sıfır.”

Trafoların yer altına inşa edilmesi şart mı? Dışarıda bulunmaları daha güvenli olmaz mıydı?
“Maalesef maden ocaklarındaki galerilerin derinliği ve mesafeler nedeniyle enerjinin kayıpsız bir şekilde kullanım noktasına ulaşması için maalesef maden ocaklarının içerisinde kullanılıyor. Ama ex-proof malzeme kullanılması durumunda trafoların maden ocakları içesinde yer almalarının herhangi bir sakıncası yok.”


Patlayıcı Ortamlar ve Patlayıcı Ortamlarda Kullanılan Elektrik Aygıtlar kitabının yazarı ve birçok madende elektrik tesisatı ve trafolarla ilgili eğtim semineri veren Elektrik Mühendisi Kemal Sarı da trafoların patlamasıyla yangın çıkması ihtimalinin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Sarı, “Türkiye’de madenlerde kullanılan trafo üretilmiyor. Tamamını yurtdışından alıyoruz. Bunlar da çok özel üretimdir. Kullanılan kablolar vs özeldir. Bir trafo patlayabilir, kısa devre yapabilir ama kesinlikle yangın çıkartmaz. Böyle bir şey imkansız. Soma’daki kazanın da trafodan meydana gelmesi mümkün görünmüyor. Uzmanların incelemesinden sonra yangının nedeni ortaya çıkacaktır ancak şöyle bir durum var. Soma madenlerindeki kömür içten içe yanar. Zonguldak’tan farklıdır. Belki bir yerde küçük bir yangın çıkmıştır. Kontrol altına alınamamış ve büyümüştür. Yani bir dikkatsizlik, ihmal olabilir.”

Sarı, yangın sürerken içeriye hava pompalanmasının da çok tehlikeli olduğunu vurguladı. Sarı, “Böyle bir girişim yangını arttırır” dedi.
Murat Yetkin bugünkü yazısında da "trafo' meselesine dikkat çekerek şunları yazdı:
"(...) Ama şu trafo işi var… Maden sahibi Gürkan 2012’de bir grup gazeteciyi madene davet etmiş, konuşmuş.
Gürkan daha önce de, özelleştirilmeden evvel devletin tonunu 130 dolara mal ettiği kömürü 24 dolara mal etmesiyle övünüyordu zaten.
Maliyeti düşürme nedenlerinden biri olarak da ithal edilen trafo panolarının yerine kendi ‘geliştirdikleri’ trafo panolarını kullanmalarını göstermiş;
Enerji Bakanı da daha sonra buna değinmiş zaten. 

HABERLERDEN DERLEME

« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2014, 15:39:42 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1815
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #1 : 13 Mayıs 2014, 21:18:13 »


Hanım Ağa bildiride bulunmuş  !..

Peki ne yaptınız bu konuda Arzu Hanımcığım , bu konudaki politikanız nedir ?

Yukarıda dediklerini gündemi az biraz takip eden her canlı bilir, ne diyorsun sen ? 

İndin mi hiç maden ocağına Arzu Gız !  "Yooo ,yanından bile geçmedim" diyen sesini duyuyorum ...

Bilir misin Hanımağa ; kaç Maden Mühendisi ,o şartlarda çalışılamaz diye aldığı mühendislik disiplinini bir yana itip,üstelik  lisans eğitimi almış olanları " NE İŞ OLSA YAPANLAR ARANIYOR"  çağrısıyla sömürmeye davetiye çıkaranlara olumlu yanıt vermek zorunda kalmıştır  !! Eğitim olanaklarından yararladırılmamış emekçi ne yapsın ! İnsin yerin dibine ağababalarınıza sermaye birikimlerinde destek olsunlar  ! Öyle mi ?

Bu iş böyle gitmez BEKO ve HANIMAĞA ; emekçiye sahip çıkmayan ,ona sınıf bilinci götürmeyen "DEVRİMCİ"  bir sendika kabul edilemez.

« Son Düzenleme: 13 Mayıs 2014, 21:21:06 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Demir Karabaş

  • İleti: 191
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #2 : 14 Mayıs 2014, 00:08:32 »
Çetin Uygur: “Tarihin en büyük iş cinayetiyle karşı karşıyayız”



Çetin Uygur, tarihin en büyük iş cinayetiyle karşı karşıya olduğumuzu, bölgeye yönelik asker sevkiyatının iktidarın büyük bir halk tepkisinden duyduğu endişenin yansıması olduğunu belirtti

cetin-uygurEski Yeraltı Maden İş sendikası başkanı Çetin Uygur, İstanbul’dan büyük maden faciasının yaşandığı Soma’ya doğru hareket halindeyken Sendika.Org’un sorularını yanıtladı.

Aynı zamanda deneyimli bir maden mühendisi olan Uygur, 400 ila 700 işçinin madende olduğuna dair aktarımlar bulunduğunu, patlamanın havadaki kömür tozunu tutuşturması nedeniyle madendeki işçilerin karbonmonoksit zehirlenmesinden yaşamını yitirmelerinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.

Reklamı yapılan firma

Uygur şunları söyledi: “Bu işletmenin sahibi olan kişi, aylar önce yaptığı bir açıklamada, işletmelerinde işçilerin dinlenme odalarına kadar her şeyi düşünerek çalışanların can güvenliğini sağlayan bir işletme oldukları gibi büyük söylemlerde bulunuyordu.”

“Bu da özel sektörün yeterliliği, yetkinliği olarak özellikle sunuldu. İktidar, kamusal linyit işletmelerinin özel sektöre devri açısından bu ve benzeri şirketlerin yeterli, madencilik teknolojisinde yetkin olduğunu göstermek açısında özel bir gayret içerisindeydi. Ancak bugün söz konusu özel işletmede yaşanan maden kazası, gerçek anlamda bir iş cinayetinin en üst düzeyde yaşanmasıdır. Ülke tarihinin en büyük iş cinayetiyle karşı karşıyayız.”

Halk tepkisinden korkuyorlar

“Bölgeye çok sayıda askeri birliklerin sevk edildiğini duyuyoruz. Anlaşılan o ki iktidar sahipleri bölge halkının büyük tepkisinden çekiniyor ve tepkiyi sindirmek için de askeri birlikleri kullanmayı planlıyor.”

Sendika.Org

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #3 : 14 Mayıs 2014, 11:05:22 »
Bu mızrağı bu çuvala sığdıramazsınız beyler!!!
Ortada bir katliam var,205 kişinin yaşamını yitirdiği bir katliam!
Bunun sorumlusu da  siz ve sizin uyguladığınız,yürüttüğünüz bu vurgun ve talan düzeni.

Vurgun ve talan ne denli yoğun olursa insanın değeri de aynı oranda değersizleşir.
Artık bu katliamı,bu mesleğin kaderi diyerek,timsah gözyaşları dökerek açıklayamazsınız.

Eğer bir sistem kara odaklı ise,eğer bir sistem insanın yerine karı temel alıyorsa,bu tür katliamları bu devletler her zaman bizlere yaşatır.
Soruyorlar bu katliamdan kurtulan işçiye "yeniden ocaklara inecek misin" diye!
Yanıt acı da olsa bizlerin burada sayfalar dolusu yazarak anlatmaya çalıştığımız bu harami düzeni ,bizden daha iyi açıklıyor:
"MECBURUM İNECEĞİM,BANKAYA KREDİ BORCUM VAR,BAŞKA NASIL ÖDERİM.

Her şeyin bize dışarıdan dayatıldığı,faaliyet alanlarımızın egemenlerce belirlendiği,eskinin kölelere takılan prangalarının yerine,görünmeyen prangalar takılarak bizlerin köleleştirildiği bu sömürü düzenini ortadan kaldırmadan,bu görünmeyen prangalardan kurtulmadan bu KÖLELİK bizim için hiç bitmeyecek.
« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2014, 11:28:22 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1815
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #4 : 14 Mayıs 2014, 13:23:19 »
"Çizmelerimi çıkarayım mı ?"   :(((

Çıkarma kardeşim çıkarma,  o çizmelerinde alın terin var , bırak katranlı çizmelerin sedyeyi " kirletsin" !

Can pazarından çıkmış bir emekçi , tüm içtenliğiyle  " kirli" çizmelerinin , burjuvazinin  "beyazını" katranlamamak için yine de ayaklarını sedyeden aşağı sarkıtıyor !

Baştan aşağı zifte bulanmış kapitalizmin bize ettikleri budur ; emeğimizi sömürür o da yetmez canımızı alır !

Kapkara bu düzenden kurtulmak için İLERİ diyoruz İŞÇİLER İLERİ !!

Biber gazı yasaklansın derken aklımıza gelmemişti, bu topraklarda KARBONMONOKSİT'in oluştuğu ,her an oluşacağı   MADEN OCAKLARI var DÜZENLERİNİN !

Cari açığınızı madenlerden kapatacaksınız ha ,  yani bizim CANIMIZLA !


« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2014, 13:30:11 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı silgikafa

  • İleti: 21
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #5 : 14 Mayıs 2014, 16:16:32 »
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük katliamlarından biri yaşanmıştır. Bu katliam ancak komünistlerce derinlemesine incelenebilir ve en doğru olarak açığa çıkartılabilir. Bu inceleme ve araştırma da rol alıp alamamakta komünistlerin koyabileceği tavra, alabileceği inisiyatife ve gerçekçi argümanlarına bağlıdır.

Şimdiye değin leninistlerin, ulusalcı ve liberal solun hemen her toplumsal acı olayda yaratmaya çalıştığı AKP karşıtlığı bu acı olayda da gerçeklerin açığa çıkmasında yeterli olmayacaktır. AKP karşıtlığı yazık ki bir sürü katliamın üstünü örtmüştür. Soma katliamının üstünün örtülmesine komünistler izin vermemelidir.

Bölgeye gönderilecek ekipler ile bilimsel araştırmalar yapılmalı; ihmaller, alınmayan önlemler ve güvenlik zaafları bir bir ortaya çıkarılmalıdır. Yüksek ihtimalle 300'ü aşacak işçi ölümüne sebebiyet veren alınmayan tüm önlemlerin, ihmallerin ve zaafların tartışılacağı düzlem ise asla bir holdingin para hırsı, AKP hükümetinin denetim kolaycılığı vs... olmamalıdır. Bu acı olayın tartışılacağı ve eleştirileceği düzlem ekonomi politiktir.

Komünistlerin araştırıp bulacağı katliama sebebiyet veren fiziki bulguların en derininde ki sebep zaten ne AKP dir, ne de bir tane holding tir. Sebep ekonomi politiktir. Ekonomi politiğin şirketlerde güncellenmiş hali maliye muhasebesidir. Günlük maliye muhasebesinin ardında keyif çatan ekonomi politiğin eleştirisini fiziki bulgular ile destekleyen argümanlar ile gerçekleri gün ışığına sere biliriz.

****

CNBC kanalında iş ve işçi sağlığı ile ilgili yapılan bir anket konuşuldu. Ankete göre; şirketlerin %50 si ciddi iş ve işçi sağlığı önlemlerini maliyetleri arttıracağı dolayısıyla kabul edemeyeceğini ve uygulayamayacağını belirtmiş. Yani ankete göre aşağı yukarı 750.000 şirket...

Şimdi komünistlerin önünde duran sendikalara, hükümete yada onu sinirlendiren ne varsa ona karşı kaba siyasi sloganlar atıp bu acı olayı siyasi mecralara çekmek mi yoksa şimdiye kadar Türkiye işçi sınıfının karşılaştığı en büyük katliam da kuyumcu titizliği ile çalışıp gerçekleri ortaya sermek mi..?

derin üzüntülerle...
silgikafa

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #6 : 14 Mayıs 2014, 17:58:27 »
Ulusalcıları bilmem ama bugüne değin AKP 'yi her olayda aklayan,başlarına taş düşse Leninistler'den bilen,senin gibi liberallerdir.
Olayı derinliğine incelemeye gerek yok.
Öyle çok fazla ekonomi politik biliyorum havalarına girip de ahkam kesmeye de gerek yok.
Bu katliamın sorumlusu bu soygun ve talan düzenidir.
Çünkü bu sistem; odağına insanı değil,emekçiden gasp edeceği artı değeri pazarda realize ederek onun üzerinden elde edeceği karı ve sermayesini arttırmayı alır.
Anlatılanlara göre Soma'daki şirket maliyeti daha düşürmek için bu ülkede  henüz üretilmeyen,son derece güvenlikli ama bir o kadarda pahalı trafolar yerine yerli yapımı,çok ucuz trafolar kullanmıştır.
Burada esas alınan;  çalışanların güvenliği değil,ucuz trafolarla maliyeti düşürecek yüksek karlar elde etmektir.
Yani İNSANIN yerine KAR!!!
« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2014, 19:22:06 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #7 : 14 Mayıs 2014, 19:55:22 »
Artık herkesin aklını başına toplaması,kendini dar gurup çıkarlarından kurtarması gerekiyor.
Ortak tavır oluşturmanın yolu ben değil,biz demektir.
Ortak tavır almanın yolu ayrılıklar üzerine gitmek değil,aynılıkları ön plana çıkartmaktır.

Dünyanın çok ırak bir ucundan işçiler Soma daki sınıfdaşları için iş bırakma eylemi düzenliyebiliyorlarsa,Proletarya Enternasyonalizminin en güzel örneklerini sergiliyebiliyorlarsa,bizim içine düştüğümüz bu basiretsizlikten,bir şey yapamamaktan utanmamız gerekiyor.

Ama biz sanki hiç bir şeyden sorumlu değilmişiz gibi,kendimizi aklamak için günah keçileri yarattık,DISK i hedef tahtasına oturttuk.

Iyi de DISK in başına çöreklenen sendika  ağalarından,işçileri bu ağaların eline teslim eden onların geleceğini bu sendika ağalarının eline bırakan bizlerin hiç mi kabahati yok.

Bakın şimdi ortalıkta Genel Grev,Genel Direniş sloganı atan siyasi oluşumlara.
Soralım bu arkadaşlara ,siz bu eylemler için hangi hazırlıklar içersindesiniz.

Bu eylemler öyle basit eylemler değil.
Eğer arkasında yığınsal bir birikim olmazsa,etkisi olamayacağı gibi,birde yığınların gözünde hiç bir güvenilirliğiniz kalmaz.
O nedenle boyunuzu aşan sözlerle ortaya çıkmayın.

Birisi 1917 Ekimi örnek vermiş.
Iyide oralarda bu eylemlilikleri yönetecek güçlü bir irade,işçi sınıfının partisi var,yani Bolşevik Partisi vardı!

Yoksa bizde de varda bizmi göremiyoruz???
« Son Düzenleme: 15 Mayıs 2014, 10:45:26 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
Ynt: “Boşver Soma’yı”
« Yanıtla #8 : 15 Mayıs 2014, 18:24:19 »
Durum gerçekten vahim,
Bir kez daha herkesin aklını başına devşirip düşünmesi gerekiyor.

Beşyüze yakın ölümle sonuçlanan bir katliam ve bu katliamın sonucunda ortaya konan tepkilerin cılızlığı,daha doğrusu hiçliği!

Nasıl aramazsın Kemal Türkleri'in başında olduğu DISKI i ve onun ardındaki KOMÜNIST IRADEYI,KOMÜNIST ÖRGÜTLÜLÜĞÜ!
DGM lere MESS e karşı verilen o mücadeleyi,o kararlılığı, o disiplini!

Hiç unutmam o zaman Ankaradaydım,Kemal Türkler Egemenlerin tetikçileri tarafından katledildiğinde alanlara inen beşyüzbin işçiyi ve tüm ülkede yaşamı felce uğratan o muhteşem GENEL GREVI!
Bugün ise baktığımızda bu bahsettiklerimizin binde birinden bile bahsedemeyiz.

Bir arkadaşım söyledi ,Somada örgütlü dev maden sen in genel kuruluna katılan işçi sayısı üye sayısının çok çok altındaymış.
İşte bu kadar örgütsüz işçi sınıfı!

Bu örgütsüzlük içersinde ortaya konacak GENEL GREVINDE,GENEL DİRENİŞİNDE başarılı olma şansı yok.

Hamaset nutukları atacağımıza bir an evvel artık ivedilikten de öteye çıkmış KOMÜNISTLERİN BİRLİĞİNİ sağlayarak,bir an evvel işçi sınıfını bu sendika ağalarının elinden kurtararak,yerlerde sürünen sınıf hareketini,o yerden kaldırarak,SINIFLA SIYASETI BÜTÜNLEŞTİRMELİYİZ.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET