Gönderen Konu: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ  (Okunma sayısı 2674 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« : 10 Eylül 2014, 00:15:22 »



MUSTAFA SUPHİ'nin TKP 'si ; ONUN DEVAMI OLDUKLARINI SÖYLEYENLER GİBİ ULUSALCI,AŞAMALI DEVRİMCİ ve  UZLAŞMACI TAVIRLARI OLMAYAN ; SOSYALİST DEVRİMCİ  ve ENTERNASYONALİST OLUP TARİHE BU ŞEKİLDE GEÇMİŞTİR !

Mustafa Suphi ,Komintern'in Birinci Kongresi'ndeki konuşmasında Türk komünistleri için  bütün yeryüzünün vatanları, bütün insanlığın ulusları olduğunu söyleyerek enternasyonalizm anlayışını ortaya koymuştur:

"Burjuva gazeteleri sütunlarında bizlere karşı şöyle sorular yöneltildi: 'Müslüman dünya, Türk ordusunun Asya içlerindeki zaferini kutlarken Türk-Tatar ulusunun en kutsal duygularına ve dinine karşı gelen bu insanlar kim? Bu kişiler hangi dine mensup, milliyetleri nedir?' Ve elçilik bu uhrevi sorularla bütün Doğu Müslüman dünyasının kafasını karıştırmaya çalışırken, biz, Türk komünistleri, bütün yeryüzünün-vatanımız ve insanlığın-ulusumuz olduğunu açıkça belirttik. Böylece, devrimin kızıl bayrağını cesurca kaldırarak Türk emperyalizminin çevresinde toplanmış bu tür insanlara, bu tür akımlara karşı koymaya karar verdik." (Mustafa Suphi'nin 1. Komintern Kongresi'ndeki konuşmasından. Konuşma metni "İzvestia B. Ts. I. K." No. 51, 6 Mart 1919 nüsnasında "Türkiye ve Doğudan Ne Beklenebilir" başlığı altında yayınlanmıştır. (aktaran Tunçay, M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 267)

Yine aynı konuşmada  Musatafa Suphi  aşamalı devrim tezi yerine Sosyalist Devrim tezinin savunulduğunu söyler:


"Yoldaşlar, bilindiği gibi, eğer Fransız-İngiliz kapitalizminin başı Avrupa'da ise gövdesi(midesi) Asya'nın geniş alanlarında bulunuyor. Ve biz, Türk sosyalistleri için acil görev Doğu'da kapitalizmin köklerini söküp atmaktır. Ancak bu yolla İngiliz-Fransız sistemini hammadde kaynaklarından yoksun kılabiliriz. Türkiye, İran, Hindistan, Çin ve diğerleri İngiliz-Fransız sanayilerine kapılarını kaparlarsa, hem Avrupa borsaları pazar olanaklarından yoksun kalır hem de kaçınılmaz bir krize yol açılmış olur, ve bunun sonucu hakimiyet proletaryanın eline geçer ve sosyalist düzen kurulur." "Türk proletaryasının bütün gücüyle dünya sosyalist devriminin savunusuna ve gelişimine katılacağı güvenci içindeyiz."(Mustafa suphi'nin 1. Komintern Kongresi'ndeki konuşmasından. Konuşma metni "İzvestia B. Ts. I. K." No. 51 6 Mart 1919 nüsnasında "Türkiye ve Doğudan Ne Beklenebilir" başlığı altında yayınlanmıştır. Aktaran Tunçay M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 268)

Kapitalizmin ,ilerici barutunu tükettiğini , dolayısıyla kapitalizmin artık ortada kalkması gerektiğini dile getirir Mustafa Suphi:

"Bizim programımıza mukaddeme olarak tavzih ve tetebbuuna muhtaç olduğumuz maddelerden biri de, Türkiye gibi Avrupa kapitalizminin pençesinde ezilen memleketlerin burjuva demokratlığı ile kurtulmaya muvaffak olamayacağı meselesidir. Kapitalizm, istihsali büyük şirketler vasıtasıyla inhisar haline getirmekle maddeten ikbali devrinin en yüksek mertebesine çıkıyor. Filvaki, kapitalizmin bidayet-i inkişafında Garbi Avrupa millet ve memleketleri arasındaki hudutları birleştirerek, siyasi ve iktisadi büyük vahid- kıyaslar vücuda getirmiş ve sonra garp medeniyeti namı altında malum olan manzume-i muaşerti doğurmakla, tarihinde mühim bir rol oynamış oluyor. Ancak kapitalizm her ne şekil ve surette olursa olsun, bu medeniyeti daha ilerilere doğru neşr ve tamim etmek kuvvetini şimdi tamamiyle kaybetmiş, harb ve istila ile me'luf tahripkar bir devreye ayak basmıştır." (Tunçay, M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 296-7)


ÖZELLİKLE , KENDİNİ KOMÜNİST OLARAK TANIMLAYANLARIN DİKKATLERİNE
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ'nden

"Türkiye Bolşevikleri köy, nahiye, kaza, sancak ve merkez şuraları aracılığı ile toplum hayatında gerçek bir halk cumhuriyeti hükümetini oluşturmak ve sosyalizmi yerleştirinceye kadar çalışan yoksullardan oluşan bu şuraların diktatörlüğünü öngörür."( TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ Haziran 1920 Madde:4 )


"Türkiye Komünistleri milletlerin özgür gelişmesini tanır ve her milletin kendi kaderini tayin hakkını o millete verir."( TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ Haziran 1920 Madde:15 )


« Son Düzenleme: 10 Eylül 2014, 00:37:25 Gönderen: Solplatform »

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
Ynt: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2015, 23:16:37 »
TKP 95 YAŞINDA



EY BİZİM KIZIL YILDIZIMIZ ! BUNDAN SONRA DA DAHA BÜYÜK BİR KIZILA BOYANAN KENDİ NURUN İLE BÜTÜN DÜNYA İŞÇİLERİNE HÜRRİYET , MÜSAVAT VE KARDEŞLİK SAÇ ! MUSTAFA SUPHİ



BÜTÜN DÜNYA MAZLUM İŞÇİLERİ GİBİ SİZ DE BU İHTİLALDE BİR ŞEY KAYBETMEYECEKSİNİZ ! MARKS'ın DEDİĞİ GİBİ  KOLLARINIZI SIKAN ZİNCİRLERDEN BAŞKA BİR ŞEY KAYBETMEYECEKSİNİZ ! BİRLEŞİNİZ BÜTÜN DÜNYA İŞÇİLERİ ! MUSTAFA SUPHİ



AMELE ve RENÇPER KARDEŞLER ! BİRLEŞİNİZ DE , HAKKI HAYAT ve HÜRRİYETİNİZİN NİŞANESİ OLAN KIRMIZI BAYRAĞI BÜTÜN DÜNYA PROLETARYASININ İNKILAP UFUKLARINA DOĞRU YÜKSELTİNİZ !MUSTAFA SUPHİ



KOMÜNİST FIRKASI İÇİN MEMLEKETE MUSALLAT OLAN HARİCİ DÜŞMANLARI KOVMAK NASIL BİR VAZİFE İSE , DAHİLDE HALKIN SIRTINDAN GEÇİNEN YAĞMACI TUFEYLİ SINIFLARINI DA HAZIR YİYİCİLİK HALİNDEN ÇIKARIP YUMRUK ALTINDA İŞLETMEK DE , O DERECE ESASLI BİR VAZİFEDİR. BU İKİ CİHETİN TEMİNİ İLEDİR Kİ , KOMÜNİST FIRKASI MAZLUM AMELE VE RENÇPER HALKA KARŞI HİZMETİNİ İFA ETMİŞ VE ORTADAN SINIFLAR FARKI KALKARAK HEYET-İ İÇTİMAİYE , ADALET-İ HAKİKİYEYE NAİL OLMUŞ OLACAKTIR . ONUN İÇİN SON SÖZ OLARAK DİYELİM Kİ ;
YAŞASIN TÜRKİYE KOMÜNİST FIRKASI !
MUSTAFA SUPHİ




« Son Düzenleme: 10 Eylül 2015, 13:05:41 Gönderen: Solplatform5 »

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
Ynt: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2015, 16:42:52 »
Ne kadar da Mustafa Suphi’nin TKP sinin devamı olduğunu söyleyen siyasal gurup varmış!
TKP nin 10 Eylül kuruluş anması için biribirileriyle yarış halindeler.
Oysa bunların hiçbirinin Mustafa Suphi TKP si ile ortaya koydukları siyaset anlamında uzak,yakın hiçbir ilişkisi yok.

Bir kere  Mustafa Suphi TKP si ,Yurtsever değil,Enternasyonalist.
Bakın bu konuda Mustafa Suphi ne demiş;

“Burjuva gazeteleri sütunlarında bizlere karşı şöyle sorular yöneltildi: 'Müslüman dünya, Türk ordusunun Asya içlerindeki zaferini kutlarken Türk-Tatar ulusunun en kutsal duygularına ve dinine karşı gelen bu insanlar kim? Bu kişiler hangi dine mensup, milliyetleri nedir?' Ve elçilik bu uhrevi sorularla bütün Doğu Müslüman dünyasının kafasını karıştırmaya çalışırken, biz, Türk komünistleri, bütün yeryüzünün-vatanımız ve insanlığın-ulusumuz olduğunu açıkça belirttik.”  (Mustafa Suphi'nin 1. Komintern Kongresi'ndeki konuşmasından. Konuşma metni "İzvestia B. Ts. I. K." No. 51, 6 Mart 1919 nüsnasında "Türkiye ve Doğudan Ne Beklenebilir" başlığı altında yayınlanmıştır. (aktaran Tunçay, M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 267)”

Bu söylemler,  Yurtsever olunmadan Enternasyonalist olunamaz, Yurtseverlik , Enternasyonalizmin reddi değildir diyen sizlere ne kadar uzak değil mi?
Ayıp olmasa ve tepki çekeceğini bilmeseniz sizler Mustafa Suphiyi de DAR KAFALI TROÇKİST olarak ilan edersiniz.
Önce kendinizle ve ortaya koyduğunuz ULUSALCI POLİTİKALARLA hesaplaşın sonra Mustafa Suphi TKP sini anmak için yüzünüz olsun.

SIP “TKP” versiyonları H”TKP”,”KP” ve H”TKP” den ayrılan T”KH”
Eğer hala  biz Mustafa Suphi TKP sinin devamıyız diyor ve 10 Eylülde anma düzenlemek istiyorsanız,bir an evvel nerdeyse bir asır öncesinde yazılmış Mustafa Suphi TKP sinin program,tüzüğünden aşağıda aktardığımız iki maddeyi programınıza koyun.

Çünkü o iki madde gerçekten Komünist olmanın olmazsa olmazları.

TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ'nden

"Türkiye Bolşevikleri köy, nahiye, kaza, sancak ve merkez şuraları aracılığı ile toplum hayatında gerçek bir halk cumhuriyeti hükümetini oluşturmak ve sosyalizmi yerleştirinceye kadar çalışan yoksullardan oluşan bu şuraların diktatörlüğünü öngörür."( TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ Haziran 1920 Madde:4 )


"Türkiye Komünistleri milletlerin özgür gelişmesini tanır ve her milletin kendi kaderini tayin hakkını o millete verir."( TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ Haziran 1920 Madde:15 )"

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Solplatform

  • Site Sorumlusu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 320
Ynt: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« Yanıtla #3 : 09 Eylül 2016, 21:31:28 »
10 Eylül 1920 GERÇEĞİNDEN - 10 Eylül 2016 UMUDUNA

1- Bütün insanlığa zenginlik ve mutluluk temin edecek olan dünya devriminin, Türkiye’de bir an evvel gerçekleşmesini temin ve sosyalizmi tesis için Türkiye’de bir Komünist, yani Bolşevik partisi oluşturulmuştur. TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ * Ankara, Haziran 1920




“Şimdi bağımsızlık ve cumhuriyet rejimi için mücadele eden Anadolu halkı, bu harbin sonunda yine eski günahkar despot ağa ve paşalardan hükümetler meydana geldiğini ve kendilerinin gene eskisi gibi dışardan gelmiş bir misafir halinde kenarda kaldıklarını görseler memnun olurlar mı? Elbette değil! ...Ey Türkiye’nin mazlum işçi ve köylüleri!.. Avrupa ve Türkiye’deki bütün sermayedarlar, zenginler, paşalar, ağalar, papaz ve mutaassıp mollalar Türkiye’de hükmettikçe sermaye ve para esirliği ortadan kalkmaz ve işçi köylü halk kendi devlet ve hakimiyetine nail olamaz.” (Mustafa Suphi)



Yaşasın Marksizm-Leninizm !
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi !

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
Ynt: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« Yanıtla #4 : 09 Eylül 2016, 21:59:41 »
Mustafa Suphi tarafından bundan tam 96 yıl önce  10 Eylül 1920 de kuruldu TKP!

Mustafa Suphi ve Yoldaşları Milli Mücadeleye katılmak ve bu süreçte verilen bu kavgadan Devrimci bir vazife çıkarmak için Ülkeye geldiler,ancak Ekim Devrimi Burjuvaziyi o denli korkutmuştu ki,Mustafa Suphi Ve Yoldaşlarını,Mustafa Kemal’in emriye Karadeniz’in hırçın sularında  hunharca boğdurttu.

Türkiyedeki Devrim onlar için Dünya Devriminin bir parçasıydı.
TKP Umumi Nizamnamesinin 1 ci Maddesi bunu açıkca göstermektedir.

1- Bütün insanlığa zenginlik ve mutluluk temin edecek olan dünya devriminin, Türkiye’de bir an evvel gerçekleşmesini temin ve sosyalizmi tesis için Türkiye’de bir Komünist, yani Bolşevik partisi oluşturulmuştur. TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ UMUMİ NİZAMNAMESİ * Ankara, Haziran 1920

Mustafa Suphi’nin kurduğu TKP en başından Enternasyonalizme sıkı sıkıya bağlıydı.

“Burjuva gazeteleri sütunlarında bizlere karşı şöyle sorular yöneltildi: 'Müslüman dünya, Türk ordusunun Asya içlerindeki zaferini kutlarken Türk-Tatar ulusunun en kutsal duygularına ve dinine karşı gelen bu insanlar kim? Bu kişiler hangi dine mensup, milliyetleri nedir?' Ve elçilik bu uhrevi sorularla bütün Doğu Müslüman dünyasının kafasını karıştırmaya çalışırken, biz, Türk komünistleri, bütün yeryüzünün-vatanımız ve insanlığın-ulusumuz olduğunu açıkça belirttik.” (Mustafa Suphi'nin 1. Komintern Kongresi'ndeki konuşmasından. Konuşma metni "İzvestia B. Ts. I. K." No. 51, 6 Mart 1919 nüsnasında "Türkiye ve Doğudan Ne Beklenebilir" başlığı altında yayınlanmıştır. (aktaran Tunçay, M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 267)”

Kırmızı ile taralı Mustafa Suphinin söylemi,onun nasıl katıksız bir Enternasyonalist olduğunun göstergesidir.
Yaklaşık bir asır öncesinden Enternasyonalizme vurgu yapan bu söylemler ne yazık ki bugün kendini Komünist olarak niteleyen partilerce unutulmuş ya da unutturulmuş,Enternasyonalizmin yerine Yurtseverlik gibi Burjuva Değerler konmuştur.

Eğer bugün 96 cı yaşımızı kutlayacaksak,o günün Enternasyonal değerlerini yeniden anımsamamız,yurtseverlik gibi Burjuvazinin ambarından  aşırma değerlerden vazgeçmeliyiz.

Biz Komünistler bugün 96 yaşındayız,tıpkı Nazım’ın TKPnin 40 cı  kuruluş anmasında yazdığı şiirde belirttiği gibi.

KIRKINCI YILIMIZ
 
Hepimiz kırk yıl önce doğduk,
kırk yıl önce sabahleyin
kırk yıl önce gün ışırken Bedreddin'in İznik Gölü'nde
çamlı bellerinden birinde Köroğlu'nun
ve Sibirya'dan, esirlikten dönen Bolşevik Osman
pusuya düşürürken Urfa yolunda seher vakti Fıransızı.
Hepimiz kırk yaşındayız
yirmisine basanımız da
altmışını geçenimiz de
atılıp ölenimiz de İstanbul'da Müdüriyet penceresinden.
Bu kırkıncı yılımızda
                              ne bir ormanız
ne şose boyunda tek tük kavak ağacı
bir tarlayız tohumu saçılmış.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah
hapiste yatanımız,
işyerindekilerimiz, muhacirimiz.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah.
Yoldaşlar yeni yeni yıllara!
 
                                              NAZIM HİKMET…..25 Eylül 1960


96 yaşındaki Komünistler için bir şiirimizi de biz paylaşalım dedik

KOMÜNİST YÜREK!

Bu yürek benzemez diğer yüreklere,bir başka çarpar.
Bu yürek benzemez diğer yüreklere, bir başka akar kan.

Umut doludur bu yürek,ışık saçar karanlığın üzerine.
Sevgiyle örülmüştür duvarları bu yüreğin
Emekle yuğrulmuştur temelindeki harç

Açıktır kapıları,insan olan insanlara
Giremez o kapıdan asla ,paranın tanrıları.

Her çarpışında o yüreğin,duyarsın komün savaşçılarının ayak seslerini.
Dikilir karşına,gür sakalı ve tüm azametiyle Marks.

O yürekte Lenini görürsün,ilk sosyalist devrimi gerçekleştirmenin verdiği gururla bakar yüzüne,
Kızıl bayraklı işçiler resmi geçit yapar önünde ,burjuvaziyi alaşağı etmenin verdiği çoşkuyla

O yüreğin bir köşesinde Lorca seslenir sana
İspanya iç savaşından süzülür gelir sesi NO PASERAN diye

O yürekte dolaşırsın Guevera ile Latin Amerika dağlarını
Devrimciler türküler söyler,mitralyöz sesleri arasında.
Öğrenirsin ölümün nasıl karşılanacağını .

O yürekte,Mustafa Suphi ve yoldaşlarının gülümsemesini görürsün.
Karadenizin derin, ve karanlık sularını aydınlatır sana.

Yürür Denizler boyunlarında, darağağacındaki ipten yapma şeref madalyalarıyla.

Kim demiş bu yürek durur diye!
Hangi güç durdurabilir bu yüreği!

Bu yürek başka yürek!
Bu yürek KOMÜNİST yürek!
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
10 EYLÜL 1920
« Yanıtla #5 : 10 Eylül 2017, 12:00:06 »
KIRKINCI YILIMIZ
 
Hepimiz kırk yıl önce doğduk,
kırk yıl önce sabahleyin
kırk yıl önce gün ışırken Bedreddin'in İznik Gölü'nde
çamlı bellerinden birinde Köroğlu'nun
ve Sibirya'dan, esirlikten dönen Bolşevik Osman
pusuya düşürürken Urfa yolunda seher vakti Fıransızı.
Hepimiz kırk yaşındayız
yirmisine basanımız da
altmışını geçenimiz de
atılıp ölenimiz de İstanbul'da Müdüriyet penceresinden.
Bu kırkıncı yılımızda
                              ne bir ormanız
ne şose boyunda tek tük kavak ağacı
bir tarlayız tohumu saçılmış.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah
hapiste yatanımız,
işyerindekilerimiz, muhacirimiz.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah.
Yoldaşlar yeni yeni yıllara!......NAZIM HİKMET







KOMÜNİST YÜREK!

Bu yürek benzemez diğer yüreklere,bir başka çarpar.
Bu yürek benzemez diğer yüreklere, bir başka akar kan.

Umut doludur bu yürek,ışık saçar karanlığın üzerine.
Sevgiyle örülmüştür duvarları bu yüreğin
Emekle yuğrulmuştur temelindeki harç

Açıktır kapıları,insan olan insanlara
Giremez o kapıdan asla ,paranın tanrıları.

Her çarpışında o yüreğin,duyarsın komün savaşçılarının ayak seslerini.
Dikilir karşına,gür sakalı ve tüm azametiyle Marks.

O yürekte Lenini görürsün,ilk sosyalist devrimi gerçekleştirmenin verdiği gururla bakar yüzüne,
Kızıl bayraklı işçiler resmi geçit yapar önünde ,burjuvaziyi alaşağı etmenin verdiği çoşkuyla

O yüreğin bir köşesinde Lorca seslenir sana
İspanya iç savaşından süzülür gelir sesi NO PASARAN diye

O yürekte dolaşırsın Guevera ile Latin Amerika dağlarını
Devrimciler türküler söyler,mitralyöz sesleri arasında.
Öğrenirsin ölümün nasıl karşılanacağını .

O yürekte,Mustafa Suphi ve yoldaşlarının gülümsemesini görürsün.
Karadenizin derin, ve karanlık sularını aydınlatır sana.

Yürür Denizler boyunlarında, darağağacındaki ipten yapma şeref madalyalarıyla.

Kim demiş bu yürek durur diye!
Hangi güç durdurabilir bu yüreği!

Bu yürek başka yürek!
Bu yürek KOMÜNİST yürek!....Umut İleri

97 YILIMIZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN.
BUGÜN BİZLER 97 YAŞINDAYIZ.
YARINLAR BİZİMDİR YOLDAŞLAR.

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Solplatform5

  • Sorumlu
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 219
Ynt: 10 EYLÜL 1920 TKP ve MUSTAFA SUPHİ
« Yanıtla #6 : 10 Eylül 2018, 14:52:27 »
"BİZ TÜRK KOMÜNİSTLERİ;BÜTÜN YERYÜZÜNÜN VATANIMIZ ve İNSANLIĞIN ULUSUMUZ OLDUĞUNU AÇIKÇA BELİRTTİK." (*)



Doğu, dünya emperyalizmi için derin geniş bir cephe gerisi ve besin kaynağıdır. Doğu ayaklanır ve sosyalist batıya elini verirse, emperyalizm kuşatılır, o zaman dünya sosyalizminin utku çanları çalar. İşte bundan ötürü, Merkez Bürosu Doğu Halklarının uyarma ve uyarılması işini kendisine başlıca görev bilir. İşte ben, bu inançla yaşasın ezilen Doğu halklarının Rusya ve Avrupa sosyalist işçileriyle devrimci birliği belgisini haykırıyorum !
(1919 Mart - Doğu Halkları Komünist Örgütleri Merkez Bürosu'nun hesap raporu )



Bugünkü durumda, emperyalizmle sosyalizm düzgün iki cephe halinde karşı karşıya durduğuna göre, Doğu devrimcilerinin, Batı'dan tam bir yardım ve güç almadıkça iş görmeleri olanaksızdır. Onun için
Doğu'nun devrimci komünist örgütleri, daire örgütlerini ilerlettikçe Üçüncü Enternasyonal'in de Doğu için çalışma ve yardımlarını geliştirmesi uluslararası sosyalist devrim adına kutsal bir görevdir. Dünya çapında devrim hareketinde Batı proletaryasından bağımsız olarak Doğu'da iş görmek nasıl bir yanılgı ise,Doğu'yu Batı'dan ayırmak ve birini diğeri adına feda etmek de büyük ve tarihsel bir yanlış olur.
( 1920 Temmuz Yeni Dünya)

 (*)(Mustafa Suphi'nin 1. Komintern Kongresi'ndeki konuşmasından. Konuşma metni "İzvestia B. Ts. I. K." No. 51, 6 Mart 1919 nüsnasında "Türkiye ve Doğudan Ne Beklenebilir" başlığı altında yayınlanmıştır. (aktaran Tunçay, M., Türkiye'de Sol Akımlar-I (1908-1925), "Türkiye'de Sol Akımlar (1908-1925) Belgeler", BDS Yayınları, İstanbul: 2000, s. 267)