Gönderen Konu: BİR KEZ DAHA SOSYALİST DEVRİM Mİ DEMOKRATİK DEVRİM Mİ ...!  (Okunma sayısı 1475 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Önceleri Milli Demokratik Devrim mi Sosyalist Devrim mi tartışması yapılırdı.
Sonraları Milli Demokratik Devrimin özü Toprak Devrimi olduğu  ve de  Türkiye 'de hakim üretim biçim ve ilişkileri de toprağa dayanmadığı için Milli Demokratik Devrim'in yerine Demokratik Halk Devrimi ikame edildi.

Bugünlerde ise Demokratik Halk Devrimi'nin başına Anti Kapitalist kavramı getirilerek,  ısrarla Sosyalist Devrim demekten imtina ediliyor.
Sosyalizmden kaçış nereye kadar bakıp göreceğiz.

Devrimin niteliği, iktidardan kimi al aşağı ettiğine ve iktidarı alırken kimlerle ittifak yaptığına bağlıdır.

Lenin, İki Taktik adlı eserinde şöyle der;

"Proletarya, kuvvet yoluyla otokrasiyi ezmek ve burjuvazinin tutarsızlığını etkisiz hale getirmek için köylü yığınlarıyla ittifak kurarak, demokratik devrimi sonuna kadar götürmelidir. Proletarya, kuvvet yoluyla burjuvazinin direncini kırabilmek için, köylülüğün ve küçük-burjuvazinin kararsızlığını etkisiz hale getirebilmek için, halkın yarı-proleter unsurlarıyla ittifak kurarak sosyalist devrimi başarmalıdır.” (Lenin, İki Taktik, s. 119-120)"

Burada kast edilen Şubat ve Ekim Devrimleridir.
Lenin'e göre ;
1) Proletarya zor yoluyla Otokrasiyi ezmek için burjuvazinin tutarsızlığını etkisiz hale getirmek için köylü yığınlarıyla ittifak kurarak demokratik devrimi sürdürmelidir.
2) Aynı şekilde Proletarya, zor yoluyla Burjuvazi'nin direncini kırmak için de,  köylülüğün ve küçük burjuvazinin kararsızlığını etkisiz hale getirmek için halkın yarı proleter unsurlarıyla ittifak kurarak sosyalist devrimi gerçekleştirir.

Birinci şık iktidarın burjuvazi ile paylaşıldığı, işçi köylü ittifakına dayalı, Otokrasinin iktidardan alaşağı edildiği Burjuva Demokratik Devrim, Şubat Devrimidir.
İkinci şık ise, yarı proleter unsurlarla ittifakın yapıldığı, Burjuvazinin iktidardan alaşağı edildiği Ekim Devrimi, SOSYALİST DEVRİMDİR.

Birincisinde, iktidarda olan ve alaşağı edilen Otokrasi olduğu için Devrimin niteliği Burjuva Demokratik.
İkincisinde ise iktidarda olan ve al aşağı edilen Burjuvazi olduğu için de Devrimin niteliği SOSYALİST.
Türkiye gibi egemen üretim ilişkilerinin Kapitalizm olduğu, iktidarda tekelci burjuvazinin bulunduğu bir ülkede geçerli devrim stratejisi SOSYALİST DEVRİMDİR.

Yine Şubat ve Ekim Devrimleri üzerinden gidersek;
Lenin Nisan Tezlerinde, işçi sınıfının örgütlenme ve bilinç düzeyinin, iktidarı almaya ve onu yönetmeye yeterli olmadığı koşullarda, Şubat Devriminde de iktidarın zorunlu olarak Burjuvaziyle paylaşıldığını söyler.

Ancak çok kısa zamanda Burjuvazinin bu devrimi sonuna kadar götüremeyeceğini gören Lenin, işçi sınıfının bilinç ve örgütlenme düzeyinin de iktidarı alacak ve yönetecek düzeye geldiğini görerek Bütün İktidar Sovyetlere şiarını ortaya atarak EKİM DEVRİMİ'ni işaret eder.

Ekim Devrimiyle Bolşevikler iktidarı aldıklarında, pek çok burjuva demokratik sorunun çözülmesi gerekiyordu.
Hala Toprak sorunu çözülmemiş, bir Halklar Hapishanesi olan Rusya 'da Ulusal Sorun çözüm bekliyordu.

Tüm bunlara karşın, Ekim Devrimi Sosyalist bir Devrimdi ve işçi sınıfı yoksul köylülükle ittifak yaparak, halkın büyük çoğunluğunu da peşine takarak, iktidardaki Burjuvaziyi alaşağı etmişti.
Sosyalist Devrimdi;  çünkü iktidardan indirilen sınıf Burjuvaziydi.
Sosyalist Devrimdi ; çünkü işçi,yoksul köylü ittifakına dayanıyordu.

Ve Sosyalist Devrim, yani Ekim Devrimi bu tamamlanmamış, hala çözüm bekleyen burjuva demokratik özlü sorunları da Sosyalist Devrim sonrası çözdü.
Lenin İki Taktikte bu durumu şöyle ifade eder;

" Avrupa’da demokratik devrimler dönemi bir takım sosyalist hareketler ve sosyalizmi kurma yolundaki girişimlerle karşılaşmadı mı? Ve Avrupa’daki geleceğin sosyalist devrimi, demokrasi alanında geride bırakılmış bir sürü tamamlanmamış şeyi tamamlamak zorunda kalmayacak mıdır?” (Lenin, İki Taktik, s. 99)

Türkiye'de Burjuva Demokratik devrim tamamlanmadığı için, bu tamamlamayı sağlayacak bir aşamaya gerek olduğunu savlayarak, aşamalı devrimi savunan arkadaşlara iyi bir yanıttır yukarıdaki örnek.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET