Gönderen Konu: BARZANİ VE REFERANDUM  (Okunma sayısı 752 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3031
BARZANİ VE REFERANDUM
« : 23 Eylül 2017, 20:55:42 »
Baştan beri söylediğimiz, Komünistler’in  Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkını ayrılma hakkını da içerecek biçimde,amasız,fakatsız savunduğudur.

Bu bağlamda baktığımızda,25 Eylül de Güney Kürdistan Yönetiminin düzenlediği  Referandum da verilecek "Bağımsızlık" kararının, karar sahibi KÜRT HALKIDIR.

Baktığımızda gördüğümüz,kürt halkı bu kararı KENDİ ÖZGÜR İRADESİYLE alacaktır.
Bizlerin de bu karara SAYGI duymamız gerekir.

Zaten ortada resmi olmasa da,kendine özgü bayrağı,kendine ait parası olan fiili bir Devlet vardır.
Demirtaş doğru bir saptamada bulunmuş; “Bağımsızlık, Kürt halkı için de anasının ak sütü gibi helaldir. Herkese de bu halkın ortak iradesi ile alınacak her türlü karara saygı duymak düşer”

Bizler UKKTH ni amasız ve fakatsız savunurken,bu hakkın kullanımı gündeme geldiğinde ,savunudaki amasızlık ve fakatsızlık yerini ama ve fakata bırakır.

Burada Komünistler’in bu kararı desteklemesi için iki koşul vardır.
Bunlar kararı verecek halkın bu kararı özgür iradesi ile vermesi
Diğeri de bu kararın ,uluslararası işçi sınıfı hareketi ve ezilen halkların çıkarları ile çelişmemesi.

Ancak şunu baştan belirtelim; Bu kararı verecek olan Kürt Halkıdır.
Görünen bu kararı verecek olan kürt halkının özgür iradesine bir müdahale yoktur.
Dolayısıyla ama yada fakatlardan biri ortadan kalkmıştır.

Ancak Barzani’nin geçmişi,Irak İşgali sırasında kime arka bahçelik yaptığı,bugüne değin ,ortadoğuda yaşananlarda,hangi Emperyal Güçlerin çıkarlarına hizmet ettiği ortadadır.
Çoktan beridir ABD ve İsrail Ortadoğuda Barzani’nin başında olduğu,sözde “Bağımsız” ,aslında kendine bağımlı bir Kürt Devletin’den yanadırlar!

Kurulacak bu Devlet ,bugüne kadar olduğu gibi bundan böylede Emperyal Güçlerin çıkarlarının bölgedeki bekçiliğini yapacağından,Komünistler’in böyle bir durumu desteklemesi söz konusu olamaz.
O nedenle de bu "bağımsızlık" referandum kararına burada bir ama,ya da fakat koymamız gereklidir.

Bizler bu karara bu nedenle destek olmayız ama köstekte olmayız.
Bu referandum  sonucu ilan edilecek "bağımsızlık" kararı karşısında,dış güçler tarafından yapılacak her türlü askeri müdahaleye sonuna kadar karşıyız,bu durumda kürt halkının yanındayız.

Tabi Kürtlerin bu "bağımsızlık" kararının tek bir bölgeye indirgenmesi,tek bir bölgeye sıkıştırılması,kalan 3 bölgedeki halkın adına burada yaşayan,başlarında Barzani’nin olduğu Kürtlerin  karar vermesi,bu kararın,diğer bölgelerdeki kürt halkını azınlık konumuna düşürüp düşürmeyeceği,4 bölgede de toprakları olan Kürtlerin düşüneceği sorunlardır.

En önemlisi de Rojava da uygulanan ve bizim sürekli Ortadoğu için bir rolmodel olarak önerdiğimiz,halkların birlikte yöneteceği bir yönetsel işleyişle,Barzani’nin başında olacağı bir yönetsel işleyişin nasıl bir arada olacağı,çelişmiyeceği de ayrı bir tartışma konusudur.
Bunu da düşünecek olan 4 parçada yaşayan Kürtlerdir.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3031
Ynt: BARZANİ VE REFERANDUM
« Yanıtla #1 : 25 Eylül 2017, 18:51:48 »
Bugün Güney Kürdistan da gerçekleşecek Referandum la bölgede yaşayan kürt halkı kendi “özgür” iradesiyle “Bağımsızlık” ilanına onay verecek.

Komünistler ilkesel olarak amasız ve fakatsız halkların kendi özgür iradeleriyle kendi geleceklerini belirleme hakkını savunurlar.
Çıkacak karara da ne olursa olsun SAYGI DUYARLAR.

Özellikle de bu kararın sonucunda ,bölge ülkelerince kürt halkı üzerinde girişilecek herhangi bir askeri müdahaleye sonuna kadar karşıdırlar.

Referandum sonrası çıkacak karara Komünistler her ne kadar saygı duysalar da,UKKTH nın somutta kullanımı gündemde olduğu için verilecek destek,  hakkın savunulması gibi amasız ve fakatsız değildir.

Burada verilecek desteğin koşulları,bu kararının  herhangi bir dış müdahale sonucu,kürt halkının iradesi dışında alınması,diğeride hakkın somutta kullanımı sonucu ortaya çıkacak durumun ,uluslar arası işçi sınıfı hareketinin ve ezilen halkların çıkarlarına zarar vermemesi.

Burada Bese Hozat’dan bir alıntı yapmak gerekiyor.
Bese Hozat, 31 Ağustos 2017 de verdiği demeçte şöyle diyor;

"Bağımsız Kürdistan’ı kimin istediğini İmralı gerçeği çok iyi açıklıyor. Demagoji yapmaya, halkı kandırmaya kimse kalkmasın. Halka ayıptır, günahtır. KDP’nin bağımsız Kürdistan’dan kastı daha fazla bağımlı ve köle bir Kürdistan’dır.”

Özellikle son cümle çok önemli!
“KDP’nin(Barzani’nin başında olduğu parti) bağımsız Kürdistan’dan kastı daha fazla bağımlı ve köle bir Kürdistan’dır.”

Demek ki Bese Hozat’a göre bu referandum söylendiği gibi bir BAĞIMSIZLIK içermiyor.
Üstelik yine Bese Hozat’a göre eskisinden daha fazla BAĞIMLILIK ve KÖLELİK söz konusu!

Her ne kadar bu karar kürt halkı tarafından,bir dış müdahale olmadan alınmış bir karar olsada, Barzani’nin bugüne kadar uyguladığı ABD yanlısı politikalar,Irak İşgalinde ABD ye arka bahçelik yapması ve bundan sonra da bölgede ABD nin çıkarları doğrultusunda politika geliştirecek olması,bölgedeki halkları daha bağımlı yapacak,onları daha fazla KÖLELEŞTİRECEKTİR.

Ezelden beri ABD ve İsrail Ortadoğuda Barzani önderliğinde  sözde “Bağımsız”,aslında bölgedeki Emperyal çıkarlarının yanında,onun bekçiliğini yapacak bir Kürt Devletin’den yana.

Bese Hozat’da doğru bir biçim de ,direkt ABD yi hedef almasada ,verdiği demeçte,bu “Bağımsızlığın” nasıl bir bağımsızlık olduğunu ifade ediyor.

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET