Gönderen Konu: İKTİDAR PERSPEKTİFİ!  (Okunma sayısı 539 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3218
İKTİDAR PERSPEKTİFİ!
« : 18 Kasım 2017, 12:40:43 »
Metin Çulhaoğlu “İktidar Perspektifi  Nedir,Ne Değildir” başlıklı yazısında,hepimizin altına imzamızı atacağımız, İKTİDAR PERSPEKTİFİNİN ne anlama geldiği ile ilgili  son derece doğru bir tanım yapmış;
http://ilerihaber.org/yazar/iktidar-perspektifi-nedir-ne-degildir-78960.html

Çulhaoğlu’nun tanımına göre İKTİDAR PERSPEKTİFİ,kendi söylemiyle “Kısaca özetlersek, mücadele sürecinde çeşitli uğraklardan geçen sosyalist öznenin, güncel konulara yaklaşımında, ilişkilerinde, değerlendirmelerinde, alacağı önemli kararlarda, yaşanan an’ın ötesine geçip geleceğin sosyalist iktidarını da gözetmesi” anlamına geliyor.

Söylemin ifade ettiği tanımı biraz açarsak,iktidar perspektifine sahip olan bir özne,mücadele süreci içersinde atacağı her adımı,ortaya koyacağı her tavrı,İKTİDAR HEDEFİ ile ilişkilendirmeli,siyasetini bu hedefi gözeterek belirlemelidir.

O zaman nedir Sosyalist Öznenin İKTİDAR PERSPEKTİFİ?
Tabiki SOSYALİST İKTİDAR!

Özellikle günümüz verili koşullarında,Demokrasi aldatmacası ardına gizlenmiş,Sosyalizmi çoktan belleklerinden kazımış,bizlere de unutturmaya çalışan bir çok siyasi oluşum varken,böyle bir saptama çok daha fazla önem kazanıyor.

Zaten ortalığı saran Liberal Virüsün asıl yapmak istediği,hedeflediği de siyasal öznenin SOSYALİST İKTİDAR perspektifinden mümkün olduğunca uzaklaşması.

Yazıda ki buraya kadar olan olumluluğa karşın,bundan sonrası bizim için aynı olumluluğu taşımıyor.
Metin Çulhaoğlu çok kapalı bir biçim de her ne kadar İktidar Perspektifinin bir siyasal oluşum için ne denli olmazsa olmaz olduğunu ortaya koysa da,sanki bundan birde gizlice kaçış gözlemleniyor.

“İktidar perspektifi” işin en başında toprağa çakılan, hiç dokunulmadan orada hep öyle kalan bir kazık olamaz.”

Bize  göre sanki Metin Çulhaoğlu ,Sosyalist İktidar,Sosyalist Devrim hedefini ikinci plana koymuş,aşamalı devrimi savunur bir konuma gelmiş gibi görünüyor.
Verdiği örnekte aslında bir türlü açıklamadığı niyetini,biraz olsun açık ediyor.

“Lenin’in hep iktidarı düşündüğü doğrudur; ama iktidar perspektifi başka bir şeydir. Lenin’in 1902’deki, 1905’teki, 1917 Şubat’ı öncesindeki ve 1917 Nisan’ındaki iktidar perspektifinin hep aynı olduğu söylenebilir mi?”

Doğrudur,Lenin’in Şubat ve Nisanı ele  alırsak,buradaki iktidar istemleri farklıdır.
Birinde ikili iktidar ortaya konurken ( İşçi Sınıfının iktidarı alıp götürecek,örgütsel güce , yeterliliğe sahip olmaması nedeniyle),diğerinde artık işçi sınıfı iktidarı alacak ve götürecek yeterliliğe sahip oldsuğu için TÜM İKTİDAR SOVYETLERE diyor.

Böyle de olsa,tüm bu evrelerde Lenin farklı iktidar perspektiflerini de ortaya koysa, tüm bunlar asıl hedefe,ta en başından toprağa çaktığı İKTİDAR PERSPEKTİFİNE,SOSYALİST İKTİDARA,SOSYALİST  DEVRİME tabidir.
Asıl olan da,varılmak istenen de odur!

Türkiyeyi ele alırsak,içinde yaşadığımız toplum da, var olan koşullara tepki anlamında, biribirinden bağımsız olmasa da farklı duyarlılıklar vardır.

Tabiki siyasi özne tüm bu duyarlılıkları dikkate almalı, bu duyarlılklar üzerinden de politika geliştirmelidir.
Bu duyarlılıklara sahip yığınları kendi yanına çekmelidir.

Ancak tüm bunları yapacağım diyerek, ne idüğü belirsiz HALK İKTİDARI gibi DEMOKRATİK HALK İKTİDARI gibi, aşamalı Devrimi öngören İKTİDAR HEVESLERİNDEN DE uzak durmalıdır.

Siyasi Öznenin o en baştan toprağa çaktığı İKTİDAR PERSPEKTİFİ,İŞÇİ SINIFI İKTİDARI ,hiçbir zaman UNUTULMAMALI,UNUTTURULMAMALIDIR!
veda
« Son Düzenleme: 18 Kasım 2017, 19:41:53 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET