Gönderen Konu: ZOR YILLAR BİZİ BEKLİYOR!  (Okunma sayısı 366 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
ZOR YILLAR BİZİ BEKLİYOR!
« : 29 Aralık 2017, 18:43:26 »
Sermayenin ekonomik ve siyasal olarak kendini yeniden  üretmekte zorlandığı , sistemin içinde olduğu yapısal krizden çıkmasının olası olmadığı, kapitalizmin tarihsel sınırlarına gelip dayandığı için tüm dünyada daha da saldırganlaştığı, kendi hukukunu bile hiçe saydığı, daha totaliter egemenlik biçimlerine başvurduğu bu evrede, bir de bunun yanında  tüm dünyada süren Emperyal Bloklar arası hegemonya savaşının dünya halkları üzerinde bıraktığı etki, toplumsal antagonizmayı , sistemle ,toplum arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı daha da keskinleştirmiştir.

Tabii ki Toplumsal Antagonizma, Sınıf Mücadelesi içersinde ancak var olabilir,sınıf mücadelesinden bağımsız ele alınamaz.

Bu kendiliğinden ortaya çıkan,sınıfların iradesinden bağımsız ama dolaylı olarak sınıfları etkileyen nesnelliğe karşın  ne yazık ki bu nesnelliğe müdahil olacak öznenin yokluğu , bizleri umutsuzluğa sevk etmemelidir.
Bu iradeyi ortaya koyacak öznelliği etkin kılabilmenin yolu ise, sınıf hareketini düştüğü yerden kaldırmak, sınıfla siyaset arasındaki kopan bağları yeniden oluşturmaktır.

O halde, Sınıfsal Antagonizma çerçevesinde , Toplumsal Antagonizma harekete geçirilmelidir.
 Bunları yaparken,yapamadıklarımızı sanki yapılıyormuş gibi göstererek, HAMASET nutuklarından vazgeçmemiz gerekmektedir.

Daha önce de yazdık, sınıfla siyaseti bütünleştirmek, sınıf hareketini yerlerden kaldırmak için yeni yollar bulmalı, yeni sınıf araçları yaratmalıyız.
Tabi ki bunu yaparken var olan sınıf araçlarından sendikaları yok saymamalıyız.

Sonuçta her ne kadar günümüzde sendikalar birer düzen kurumu haline gelmiş olsalar da, başlarına bir avuç sendika ağası çöreklenmiş olsa da, mevcut koşullar altında işçi sınıfının en önemli silahı, en temel yaptırımı olan üretimden gelen gücünü kullanacak olan , başlarındaki sendika bürokrasisine karşın kurum olarak SENDİKALARDIR.

Bizim asıl örgütlememiz  gereken,  işçi sınıfının üretimden gelen gücünü , işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda kullanmasını sağlamak için, sendikaları tabandan  SINIF SENDİKACILIĞI yapmaya zorlayacak, aynı zamanda da  işyerlerin de işçilerin söz ve karar sahibi olacağı, işçi sınıfının yeniden üretim sürecinin asli unsuru haline gelmesini sağlayacak  taban örgütlerini,işçi komitelerini, ya da işçi konseyleri olmalıdır

Yukarda bahsettiğimiz taban örgütleri olarak ifade ettiğimiz, işyeri komiteleri, işçi konseyleri olarak da adlandırılan yeni sınıf araçları, işçi sınıfına bizi ulaştıracak, sendikaların dışında, ondan bağımsız SINIF ARAÇLARDIR.

Bir diğer örgütlenme alanı ise, ayrıca Toplumsal Antagonizmayı harekete geçirebilmek için de en elverişli alan olan, işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin, tüm çalışanların birlikte yaşadıkları, yaşamı çalışma saatleri dışında paylaştıkları, alanlar, mahallelerdir.

İşyeri örgütlenmeleri ile koşut, aynı zaman da toplumsal muhalefeti, mahalle komiteleri, mahalle meclisleri olarak , bu alanlarda da örgütlememiz gerekmektedir.

Gerek mahalle, gerekse işyeri örgütlenmelerin de dikkat edilecek en önemli konu, bu örgütlerde yer alacakların, alınacak tüm kararlarda söz ve karar yetkisinin olmasının gerekliliğidir.

Ayrıca bu alanlar da Bürokrasinin yerleşmemesi için, bu yapılanmaların yatay örgütlenmesi, DOĞRUDAN DEMOKRASİYİ işleyiş ilkesi olarak benimsemesi gerekmektedir.

Tüm bu örgütlenmeler hayata geçirilmeden, Sınıfsal antagonizma önderliğin de, Toplumsal Antagonizma bir araya getirilemez.
Yarını bugünden kurmanın başka bir yolu yoktur!

Önümüzde akıp giden ve bizim müdahil olamadığımız yaşam çok hızlı yol almaktadır!
Hayatın akışı bizden fersah fersah ilerde seyretmektedir.

Önümüze ki yıllar bizler için çok zor geçecek  yıllar olacaktır.
Yine de yılgınlığa kapılmamalı, önümüzeki süreçte yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmalıyız.

Yaşanacak olumsuzlukların tek panzehiri, işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanacağı, işçi sınıfının önderliğinde gerçekleşecek kitlesel eylemler ve bu eylemliliği hayata geçirecek , İŞÇİ SINIFININ PARTİSİ DE  dahil, SINIFIN ÖZ ÖRGÜTLERİDİR.

2018 yılının başta işçi sınıfı olmak üzeri tüm emek güçlerinin birleşik mücadelesine alan yaratması dileğiyle  dostların, yoldaşların, kurtuluşu SOSYALİZM de görenlerin yeni yıllarını kutlar, yeni yılın hepimiz için bu soygun ve talan düzenine karşı direniş ve mücadele yılı olmasını dileriz.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET