Gönderen Konu: MİLLİ GÜVENLİK,YASAKLANAN GREVLER!  (Okunma sayısı 448 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3023
MİLLİ GÜVENLİK,YASAKLANAN GREVLER!
« : 29 Ocak 2018, 12:25:37 »
Hükümetin milli güvenlik gerekçesiyle Metal İşçilerinin  MESS e karşı başlatacağı grevi ertelemesi iki noktayı çok açık biçimde ortaya çıkardı.

1)   Milli Güvenlik denen kavramın ,ya da olgunun, Kapitalizm altında, Burjuvazinin iktidarında , SERMAYENİN GÜVENLİĞİ  olduğu ortaya çıktı!
MİLLİ GÜVENLİK=SERMAYENİN GÜVENLİĞİ

2)   Akp ‘nin Genel Başkanı’nın da belirttiği gibi OHAL in asıl nedeninin , aslında  sermayenin karşısına çıkacak grev gibi işçi hakları kapsamında olan hak aramalara engel olmak olduğu ortaya çıktı.

Hükümetin OHAL çerçevesinde aldığı Grevin Ertelenmesi Kararı , Sermayenin güvenliği açısından, kendi sınıfsal perspektifinde beklenen,şaşırılmaması gereken bir karardır.
Burada asıl sorun hala yurt çıkarı, ulusal çıkar  gibi kavramlar üzerine siyasetini oturtanların düştükleri şaşkınlık ve itirazdır.

Aslında yapılması gereken işçilere Milli Güvenlik’in ne anlama geldiğini ve toplumdaki sınıflardan bağımsız olmadığını, aslında yurt çıkarının, ulusal çıkarın o ülkede egemen olan, iktidarda olan sınıfın çıkarı olduğunu anlatmak olmalıdır.

Milli Güvenlik denen kavramın tüm toplumun güvenliği olduğu yargısının aslında bir aldatmaca olduğu gerçeğini yığınlara anlatmaktır Komünistler’in görevi.

Ne zaman ki işçi sınıfı siyasi iktidarı ele geçirir,kendini toplumda egemen konuma,ULUS konumuna yükseltir işte o zaman Milli Güvenlik işçi sınıfının ve emekçilerin güvenliği, ulusal çıkar ve yurt çıkarı da yine işçi sınıfının ve emekçilerin çıkarı olur.

Bir şeye benim diyebilmeniz için o şeyin sahibi olmanız gerekir.
Sahiplik ise, o şey üzerinde her tür tasarrufta bulunma hakkınızın olması anlamına gelir.

Eğer o, etrafı egemenler tarafından  çitlerle çevrili topraklar üzerinde yaşıyorsanız, burası benimdir diyebilmeniz için ,o topraklar üzerinde içte ve dışta tüm tasarrufların sizin yetkinizde olması, yani EGEMEN olmanız  gerekir.
Daha da somutlarsak o topraklar üzerinde İKTİDAR olmanız gerekir.

Ancak o zaman o etrafı çitlerle çevrili toprak parçası, yurt olarak, vatan olarak sizin olur o da geçici süre, tüm çitlerden arınmış toprak parçası üzerinde yaşayana kadar.
O nedenle Marks Komünist Manifesto da “İşçilerin Vatanı Yoktur, onlardan sahip olmadıkları bir şeyi isteyemezsiniz” demiştir

Durum bu denli açık ve net iken, ULUSALCI SOLCULARIMIZ her nedense bu gerçeği görmemekte israr ve inat etmektedir.
« Son Düzenleme: 29 Ocak 2018, 12:44:09 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET