Gönderen Konu: KOMÜNİST TOPLUM VE ÖZNESİ!  (Okunma sayısı 435 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
KOMÜNİST TOPLUM VE ÖZNESİ!
« : 30 Mart 2018, 23:34:57 »
Komünizm’in ; yoksulluğun değil ZENGİNLİĞİN paylaşımı olduğunu,insanların komünler biçiminde ellerindekini paylaşarak yaşayamayacaklarını anlattık.

Komünizm'in herkesin bir lokma, bir hırka yaşadığı bir toplum olmadığını söyledik.
Komünizm’in İLKEL KOMÜNAL TOPLUM olmadığının altını çizdik.
 
Komünizm’in ancak üretici güçlerin gelişmişlik düzeyinin en üst seviyede olduğu döneme karşılık geldiğini yazdık.
Hatta bu konuda örnek de verdik.

Bizim derdimiz çok kabaca ; on beş kişiye bir veya iki ekmeği paylaştırmak değil,on beşden fazla  ekmek üreterek onbeş kişinin her birine ihtiyacı kadar ekmek verebilmektir dedik.

Komünist Toplumun ne olduğundan bir haber bazı firari akıllılar üretici güçlerle, üretim ilişkileri arasındaki zorunlu uygunluk yasası gereği bir birlik sağlanmadan, mülkiyet ilişkileri bu birliğe yönelik düzenlenmeden komünizmin, yerelde bir kaç komün girişimiyle olabileceğini sanıyorlar.

Oysa komünizm, tıpkı karşıtı Kapitalizm gibi bir dünya sistemidir.
Ve var oluşu ancak bir dünya sistemi olan Kapitalizm'in ortadan kaldırılmasıyla olasıdır .

Yerelde Komünizm olmaz.
Marks bunu Alman İdeolojisinde çok açık biçimde ifade eder:

“…üretici güçlerin bu gelişmesi (daha şimdiden insanların güncel ampirik yaşantısının, yerel yaşam planı üzerinde değil de dünya tarihi planı üzerinde cereyan etmesini içeren gelişmesi) katiyen vazgeçilemez, önce yerine gelmesi gereken bir pratik koşuldur, çünkü, bu koşul olmadan, kıtlık, genel bir durum alır, ve gereksinmeyle birlikte zorunlu olan için savaşım yeniden başlar ve gene kaçınılmaz olarak aynı eski çirkefin içine düşülür. Bu koşul gene aynı şekilde, insan cinsinin evrensel ilişkileri, ensonu, üretici güçlerin bu evrensel gelişmesi ile kurulabileceği için ve bir yandan bütün ülkelerde, aynı zaman içinde, “mülkiyetten yoksun” yığın olayını doğurduğu için (evrensel rekabet), sonra bu ülkelerden her birini öteki ülkelerdeki altüst oluşlara bağımlı kıldığı için ve ensonu ampirik olarak evrensel olan, dünya tarihini yaşayan insanları yerel planda yaşayan bireylerin yerine koymuş olduğu için de sine qua non bir pratik koşuldur. Bu koşul olmadığı takdirde: 1-komünizm ancak yerel bir görüngü (phénoméne) olarak varolabilir; 2-bizzat insan ilişkilerinin güçleri, evrensel, bu yüzden de katlanılmaz olan güçler olarak gelişemezler, yerel batıl inançlardan doğan “koşullar” olarak kalırlar: ve 3-değişimlerin her yayılması, yerel komünizmi ortadan kaldırır. Komünizm, ampirik olarak, ancak egemen halkların “ani” ve aynı zamanda meydana gelen hareketi olarak olanaklıdır, bu da gene üretici gücün evrensel gelişmesini ve komünizme sıkı sıkıya bağlı dünya çapında değişimleri varsayar.” ( K.Marx-F. Engels, Alman İdeolojisi)

Komünizm,sadece elde edilen ürünlerin herkesin ihtiyacı kadar ilkesine göre paylaşıldığı bir toplumsal formasyon değildir.
Komünist Toplum, aynı zamanda çalışmanın zorunlu olmaktan çıktığı,emeğin yaşamın birincil gereksinmesi haline geldiği,insanın kendi yeteneklerinin farkına varacak kadar geniş bir zamana ve özgürlüğe sahip olduğu ve herkesin gereksinmeleri kadar aldığı bir toplumsal formasyondur.

Bunlar için de üretici güçlerin,tüm bu saydıklarımızı karşılayacak düzeyde gelişmiş olması gerekir.
Komünist Toplum, herşeyden önce yerelde kurulacak,yerel alanda sınırlanacak bir toplumsal formasyon değildir.
Komünist Toplum,karşıtı Kapitalist Toplum gibi bir Dünya Sistemidir.

Sınırların ve sınıfların olmadığı bu toplumda üretim,sınırların kalktığı bu evrensellikte planlanır.
Bugün, iletişimdeki teknolojik gelişim, üretimin tüm dünyada planlanabilirliğinin alt yapısını hazırlamıştır.

Komünist toplumda çalışma gönüllülük temelinde vardır.
Artık insanlara faaliyet alanları, başkaları tarafından,dışardan dayatılmaz.
İnsanlar kendi faaliyet alanlarını kendileri belirler.

Tabi tüm bunların olabilmesinin temel koşulu YABANCILAŞMANIN, bu yabancılaşmanın insan üzerinde, onun bilincinde yarattığı tahribatın ortadan kaldırılmasıdır.
Bu da, bu tahribatlara neden olan yabancılaşmayı ortaya çıkaran maddi koşulları yok etmekle olasıdır.

Marks, Komünist Toplumun öznesi olarak; kendine, ürettiği ürüne, çevresine yabancılaştıran duygulardan arınmış YENİ İNSANI görür.
veda

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET