Gönderen Konu: DEVRİMCİ MARKSİZM VE REFORMİZM!  (Okunma sayısı 278 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2925
DEVRİMCİ MARKSİZM VE REFORMİZM!
« : 02 Nisan 2018, 21:27:15 »
Komün yenilgisinin ardından Marksizm içersinde egemen olan görüş; (ki bu görüş İkinci Enternasyonalin de düşünsel temelini oluşturur) Komünizm'in maddi ve teknik öncüllerinin oluşmadığı, Kapitalizmin yeterince olgunlaşmadığı bir ortamda  Devrimin başarısız olacağı saptamasına dayanarak, mücadelenin siyasal olarak Devletin Demokratikleştirilmesi üzerinden yürütülmesi gereğidir.

Bernstain ve diğer İkinci Enternasyonal Döneklerince dile getirilen bu görüş,özellikle Alman Solunda,Rosa Luxemburgun şiddetle karşı çıkmasına karşın, etkili olmuştur.

Bunun somut ifadesi Devrim yerine, siyasetin BARIŞÇIL bir geçiş dönemini işaret etmesidir.
Bunun adıda REFORMİZMDİR.

İşte Leninizm bu Marksizm dışı görüşten bir kopuştur.
Leninizm Devrimin koşullarını , üretici güçler,üretim ilişkileri çatışması temelinde görmesine karşın, olabilirliğini bu çatışmadan bağımsız ama bu çatışmanın dolaylı etkilediği bir krizden DEVRİMCİ VAZİFE çıkartmaya bağlar.

Ekim Devrimi,Burjuvazinin içine düştüğü genel kriz içersinden Bolşeviklerin çıkarttığı DEVRİMCİ GÖREVİN bir sonucudur.
Nedir bu görev veya vazife?
Bu krizden yararlanarak,direkt olarak siyasi iktidara yönelik POLİTİK MÜDAHALEDİR.

Leninizmde Devrim, Sermayenin üretim araçlarının özel mülkiyeti sahipliğini kullanarak emeği tahakkümü altına alması sürecinde içinde düştüğü krizleri, toplumsal bir karşıtlığa dönüştürecek POLİTİK MÜCADELEYE DAYANIR.

Bu dönemde Kautsky ve Şürekası, Devletin bir zor aygıtı bir sınıf egemenliği biçimi olmasından kendini çıkararak, sermaye ve bunun karşısındaki sınıflar arasında bir hakem görevi üstlenmesini ve reformlarla Devletin demokratikleştirilmesi gerektiğini, bu reform sürecinde de emeğin kurucu özne rolünü oynamasını savundular.

Devrimcilerle,Reformistler arasındaki en belirgin fark Emeğin Rolü üzerinedir!
Reformistler bu mücadelede Emeği kurucu özne olarak görür, onun bu mücadeledeki YIKICI rolünü görmezken, Devrimciler emeğin rolünü hem YIKICI,hemde KURUCU olarak nitelerler.

Bu saptamanın siyasal olarak anlamı,Komünistlerin siyasal iktidarı ele geçirdiklerinde, yapması gerekenin mevcut iktidar mekanizmasını parçalaması, kendi sınıf egemenliği temelkinde karşıt sınıf için baskı ve zora dayalı  kendi sınıf diktatoryasını kurmasıdır.

Bu temelde Proletarya Diktatörlüğü,Komünistlerin sonul amacı olan DEVLETSİZLİĞE ulaşmanın bir anlamda ŞİDDETİDİR.
Böylece Proletarya sınıf karşıtını ortadan kaldırarak,kendini de ortadan kaldırır.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET