Gönderen Konu: ENTERNASYONALİN LAĞVEDİLMESİ!  (Okunma sayısı 886 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2925
ENTERNASYONALİN LAĞVEDİLMESİ!
« : 05 Nisan 2018, 21:06:44 »
Sevgili Dostlar
Aşağıdaki yazıda, Marksizmin özünün nasıl çarpıtıldığını görecek, Marksizm'in olmazsa olmazlarından olan,PROLETERYA ENTERNASYONALİZMİ'nin nelere feda edildiğinin ve Enternasyonal'in nasıl lağvedildiğinin hazin hikayesini bulacaksınız.

11 Mayıs 1943’te, KEYK başkanının ilan edeceği, Dimitrov ve Manuilski tarafından düzenlenen bir deklarasyon taslağı Stalin’in bilgisine sunuldu, o da onay verdi.
Bu taslak birkaç kez KEYK prezidyumunda tartışıldı, 20 Mayıs 1943’te son şeklini aldı, SSCB politik bürosu tarafından 21 Mayıs 1943’te oybirliğiyle kabul edildi ve 22 Mayıs 1943’te Pravda’da “Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesi Prezidyumunun Bildirisi” başlığıyla yayınlandı.

Komünist Enternasyonal Prezidyum Bildirisi:
--------------------------------------------

"1919 yılında, eski öncü işçi partilerinin büyük çoğunluğunun politik çöküşü üzerine yaratılan Komünist Enternasyonal’in tarihsel rolü işçi hareketindeki oportünist unsurlar tarafından budanma ve çarpıtılmalarına karşı marksizmin öğretilerinin savunulmasıydı.

Bu rol bir dizi ülkede ilerici işçilerin öncü kesiminin gerçek işçi partilerinde birleştirilmesinin sağlanması, işçi kitlelerinin kendi politik ve ekonomik çıkarlarının savunusuyla birlikte faşizme ve faşizmin yarattığı savaşa karşı mücadele için harekete geçirilmesinde bunlara yardım edilmesi, ve faşizme karşı temel dayanak olarak Sovyetler Birliği’nin desteklenmesinden oluşuyordu.

Komünist Enternasyonal, savaşa hazırlık aracı olarak Hitlercilerin kullandığı “Komintern karşıtı anlaşmanın” gerçek anlamını teşhir etti. Bundan daha önce, Komintern, diğer ülkelerde Hitlercilerin Komünist Enternasyonal’in sözde casusluk faaliyetleri yaygarasıyla maskeledikleri utanç verici saldırı girişimlerine yorulmaksızın karşı koymuştu.

Savaştan çok önce, farklı ülkelerin gerek iç gerek dış koşullarının artan karmaşıklığıyla birlikte, her ülkenin işçi hareketinin görevlerinin herhangi bir uluslar arası merkez tarafından çözümünün aşılmaz engellere çarptığı anlaşılmıştı.

Dünyanın farklı ülkelerinin tarihsel gelişme yollarının bu ayrılığı, farklı karakterleri, hatta yapılarındaki zıtlıklar, toplumsal ve politik evrim düzey ve ritimlerinin farklılığı ve son olarak işçilerin bilinç ve örgütlenme düzeylerindeki farklılıklar, farklı ülkelerin işçi sınıflarına farklı görevler yüklüyor.

Son çeyrek yüzyılda yaşanan bütün olaylar ve Komünist Enternasyonal’in edindiği deneyimler ikna edici bir şekilde göstermiştir ki Komünist Enternasyonal’in 1. kongresinde işçilerin birleştirilmesi için seçilen örgütlenme biçimi –işçi hareketinin yeniden doğuşunun başlangıç döneminin gereksinimlerine uygun düşen bu biçim- farklı ülkelerde işçi hareketlerinin gelişmesi ve görevlerinin karmaşıklaşmasıyla gittikçe aşılmakta, hatta ulusal işçi partilerinin daha fazla güçlenmesinin önünde bir engel haline gelmektedir.

Hitlercilerin başlattığı dünya savaşı, çeşitli ülkelerin durumlarındaki farklılıkları daha da arttırdı, Hitlerci tiranlığın uygulayıcısı olan ülkelerle güçlü anti-Hitlerci koalisyona katılan özgürlük tutkunu ülkeler arasında derin bir uçurum yarattı.

(Bu savaş bir paylaşım savaşı.Buradaki Anti-Hitlerci koalisyonda,ABD,İngiltere gibi ülkeler.
Ve bu ülkeler ÖZGÜRLÜK TUTKUNU  ülkeler olarak gösteriliyor.
Sormak gerekir, ne zamandan beri Emperyalist Ülkeler ÖZGÜRLÜK TUTKUNU oldu???
Ne zamandan beri Marksistler, Emperyalistler Arası Paylaşım SavaşlarıNI, Anti Hitlerci gibi Marksist olmayan kavramlarla açıklıyorlar???)


Hitler blokuna dâhil olan ülkelerde emekçilerin, işçilerin ve tüm dürüst insanların temel görevi hitlerci savaş makinesini tahrip ederek bu bloğun yenilmesine yardımcı olmak ve savaştan sorumlu hükümetlerin düşmesine katkıda bulunmakken, anti-Hitlerci koalisyona dâhil ülkelerde, Hitlerci bloğu en kısa sürede ezmek ve ulusların karşılıklı işbirliğini hak eşitliği temelinde sağlamak için bu ülkelerin hükümetlerinin savaş çabalarına her türlü desteği vermek geniş halk kitlelerinin ve her şeyden önce ilerici emekçilerin kutsal bir görevidir.

(Tıpkı birinci paylaşım savaşında,işçileri ve emekçileri kendi ülke burjuvazisini desteklemeye çağıran vede LENİN tarafından SOSYAL YURTSEVER olarak nitelenen KAUTSKY ve şürekası gibi)

Bu hususta, anti-Hitlerci koalisyona katılan bazı ülkelerde, buralara özgü görevlerin var olduğunu gözden uzak tutmamak gerekir. Örneğin, Hitlercilerin işgal ettiği devlet olarak bağımsızlıkları ellerinden alınmış ülkelerde, ilerici emekçilerin ve geniş halk kitlelerinin temel görevi, Hitler Almanyası’na karşı bir ulusal kurtuluş savaşına dönüştürülmek üzere silahlı mücadelenin başlatılmasıdır. Buna ek olarak, Hitlerci tiranlıktan kurtulmak isteyen halkların ulusal kurtuluş savaşları, parti ya da dini görüş ayrımı olmaksızın güçlü anti-Hitlerci bloğa katılan en geniş halk kitlelerini harekete geçirmiş, ve düşmana karşı en hızlı zaferi elde etmek için her ülkenin işçi hareketinin öncüleri tarafından ulusal seferberliğin ve kitlelerin harekete geçirilmesinin başarılmasının en iyi ve en verimli yolunun, söz konusu öncülerin kendi ülkeleri çerçevesinde örgütlenmeleri olduğunu açıkça göstermiştir.

Daha 1935’te, Komünist Enternasyonal’in 7. kongresi, gerek uluslar arası durumda gerek işçi hareketinde geçmişte ortaya çıkan ve Enternasyonal seksiyonlarının büyük bir hareket kabiliyeti ve bağımsızlığa sahip olmasını gerektiren değişiklikleri dikkate almıştı.
 
İşçi hareketinin bütün sorunları üzerine alınan kararın metne alınması sırasında, Komünist Enternasyonal’in yürütmesinin her ülkenin kendi somut koşulları ve özelliklerinden hareket etmesi, komünist partilerin iç örgütsel işlerine her türlü doğrudan müdahaleden de kaçınması gerektiğinin altını çizmişti.

Kasım 1940 tarihinde, ABD Komünist Partisi’nin enternasyonalden ayrılma kararını inceleyen Komünist Enternasyonal, bu düşünceleri göz önünde bulundurmuş ve kararı onaylamıştır. Marksizm-Leninizm’in kurucularının öğretilerini kılavuz alan komünistler hiçbir zaman eskimiş örgütlenme biçimlerinin korunmasının savunucusu olmamıştır.

(Hadi geçtik İkinci Enternasyonali, Lenin'in bizzat örgütlediği ve en sıkışık dönemde zamanının büyük bir kısmını kurulması için harcadığı III Enternasyonal , bu baylara göre ESKİMİŞ ÖRGÜTLENME BİÇİMİ oluyor.)

Örgütlenme biçimlerini ve bu örgütlerin çalışma yöntemlerini bir bütün olarak işçi hareketinin temel politik çıkarlarına, verili somut tarihsel durumun ayırt edici yanlarına ve bu durumdan kaynaklanan görevlere göre oluşturmuşlardır.
 
Büyük Marks tarafından ilerici emekçilerin Uluslar arası İşçi Birliği’nde birleştirilmesi ve Birinci Enternasyonal’in tarihsel görevini –Avrupa ve Amerika’da işçi partilerinin gelişmesinin temellerini atmak- tamamlaması örneğini hatırlarlar.
Ulusal kitlesel işçi partileri yaratılması aşamasına gelindiğinde, Birinci Enternasyonal’in dağıtılması gerekmişti, çünkü bu örgütlenme biçimi artık ihtiyaçlara uygun düşmüyordu.

(Evet Enternasyonal Örgütlenmesi bu baylara göre ihtiyaçlara yanıt vermiyor.
Çünkü bu bayların kafasında artık bir DÜNYA DEVRİMİ hedefi yok.
Tek Ülkede bu baylar Sosyalizme(Komünist Toplumun İlk Evresine) geçileceğine inandıkları ve teoriyi bu teze göre REVİZE ettikleri için, ne gerek var BİR DÜNYA SİSTEMİ OLAN KAPİTALİZMİ EVRENSEL PLANDA İDEOLOJİK,EKONOMİK VE SİYASAL OLARAK ORTADAN KALDIRACAK, LENİN'İN SÖYLEMİYLE TÜM ÜLKELERİN İŞÇİLERİNİN ORTAK ETKİNLİĞİNİ DÜZENLEYECEK ENTERNASYONALE!!!

Daha sonra bu bayların ilerki versiyonlarından Brejnev, kongrede müjdelemedi mi bir sonraki yıl artık KOMÜNİZME GEÇEBİLECEĞİZ diye.
Tabiki bu kafalar için PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ, hiç bir anlam ifade etmiyor."


Bu düşüncelerden hareketle, her ülkede komünist partilerin ve bunların yönetici kadrolarının politik olgunluğundaki ilerlemeyi dikkate alan, aynı zamanda şu anki savaş sırasında bir dizi seksiyondan gelen uluslar arası işçi hareketinin yönetici merkezi biçimiyle Komünist Enternasyonal’in dağıtılması talebini inceleyen Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesi, –dünya savaşı koşullarında Komünist Enternasyonal Kongesi toplanması imkânı bulunmaması nedeniyle- yetkisini kullanarak, aşağıdaki öneriyi Komünist Enternasyonal seksiyonlarının onayına sunar: uluslar arası işçi hareketinin yönetici merkezi olarak Komünist Enternasyonal’in dağıtılması ve Komünist Enternasyonal seksiyonlarının KE tüzük ve kararlarından doğan yükümlülüklerinden serbest bırakılması.

Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesi başkanlığı tüm enternasyonal yandaşlarını, emekçilerin ölümcül düşmanı olan Alman faşizmi ve onun müttefikleriyle yardakçılarının en hızlı şekilde ezilmesi için, tüm güçlerini anti-Hitlerci koalisyona katılan halk ve devletlerin kurtuluş savaşlarını tereddütsüz olarak desteklemeye ve bunlara aktif olarak katılmaya yoğunlaştırmaya çağırır.

Komintern’in Dağıtılması Hakkında Dimitrov - Kurt Gossweiler
NOT....MAVİYLE TARALI OLAN YERLER BİZİM BU KONUYLA İLGİLİ  YORUMUMUZDUR.
veda
« Son Düzenleme: 06 Nisan 2018, 02:58:01 Gönderen: Solplatform5 »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET