Gönderen Konu: FAŞİZM KARŞI VERİLECEK MÜCADELE!  (Okunma sayısı 312 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2925
FAŞİZM KARŞI VERİLECEK MÜCADELE!
« : 07 Nisan 2018, 11:08:43 »
Emperyalizm çağına özgü olan faşizm, tekelci burjuvazinin koşullara ve konjonktüre bağlı olarak tercih ettiği ve kullandığı bir devlet biçimidir.
Tıpkı burjuva demokrasisi gibi özü de burjuva diktatörlüğüdür.

Emperyalizm çağı siyasi gericilik çağıdır.
Bu siyasi gericilik çağında burjuvazinin egemenlik sınırları toplum ve birey üzerinde çok daha derinleşmiş ve genişlemiştir.

Teknolojinin sağladığı olanaklar sayesinde bu egemenlik artık yaşamın en mahrem olan alanlarına kadar nüfuz etmiştir.
Bu gelişme artık bir takım olguları eskinin kavramları ile ifade etmenin de zorluğunu beraberinde getirmiştir.

Konuya dönersek;  hep bünyede varlığını sürdüren faşizm öyle birden bire ortaya çıkmaz ve birden bire de ortadan kalkmaz.

Faşizm için başlangıç ve bitim tarihi veremezsiniz,çünkü o burjuvazinin yönetim sürecinde yer almış ve diğer egemenlik biçimleri ile iç içe geçmiştir,onlarla arasında keskin hatlarla çizilmiş bir sınır yoktur.
Ne kadar süreceği o ülkedeki ve dış dünyadaki dinamiklere,sınıflar arasındaki güç dengesine ve onu ortaya çıkarak koşulların ortadan kalkma sürecine bağlıdır.


Somut bir örnek verirsek;12Eylül Faşist bir diktatörlüktür.
Sermayenin uluslararası entegrasyonu için,yeni bir birikim evresine geçmek için alt yapıdaki değişimlerin bir aksamaya uğramadan,bir engelle karşılaşmadan sağlanması için burjuvazinin o dönem başvurduğu devlet biçimidir.

Burjuvazi bu değişimi o dönem ülkede gerçekten güçlü olan bir sınıf hareketi,bir toplumsal hareketin varlığı koşulları altında gerçekleştiremezdi.
Ancak bu sınıf hareketi,bu toplumsal hareket bir şekilde bastırılırsa bu değişimler gerçekleşebilirdi,nihayetinde de bunlar bastırılarak  bu değişimler faşizm altında gerçekleştirildi.


Faşizm ister istemez ,uygulanan şiddet,baskı ve zora karşı yığınlarda  yönetenlere karşı hoşnutsuzluğa ve giderek fiili hareketlere dönüşen tepkilere yol açar.

Toplumun bireysel ve toplumsal bazda tüm haklarının kısıtlanması,baskı altına alınması karşısında alternatif olarak ortaya demokrasi mücadelesi çıkar.
Her ne kadar bizler demokrasi mücadelesi devrimci mücadeleden bağımsız değildir desek  de, pratikte ne kadar demokrasi mücadelesini dillendirirsek o kadar devrimci mücadeleden uzaklaşırız.

Öyle bir an gelir ki , faşizme karşı mücadelede demokrasi mücadelesi devrimci mücadelenin önüne geçer.
Oysa , faşizme karşı demokrasi mücadelesinden bahsedilecekse ve faşizme karşı bir alternatif ortaya konacaksa bu proleter demokrasi olmalıdır.
Ona,  nasıl varılacağının yolu da bellidir.


Artık bizim de eskinin dilini unutarak bugünü açıklayacak yeni dilin ruhunu özümsememiz gerekiyor.
Faşizm mi,  burjuva demokrasisi mi gibi aslında birbirinden çok farklı olmayan ,her ikisinin de özünün burjuva diktatörlüğü olduğu,iç içe geçmiş  iki olguyu birbirine karşıymış gibi gösterip tartışmayı bu sınırlara hapsetmeyelim.

Yukarda da belirttiğimiz gibi Kapitalizm’in tarihsel sınırlarına gelip,dayandığı bu evrede, üst yapıda başvurduğu egemenlik biçimleri iç içe geçtiği için, asla Faşizm’in alternatifi Burjuva Demokrasisi olmamalıdır.

Bundan böyle eskinin Burjuva Demokrasisi günlerine dönmek artık olanaksızdır.
Çünkü Sermaye kendini ekonomik ve siyasal olarak geldiği bu evrede yeniden üretebilmek için,çok daha baskıcı,totaliter egemenlik biçimlerine başvurmak zorundadır.

Liberal Virüsün, “Herkese Demokrasi “ “Herkese Özgürlük” “Herkese Eşitlik” “Herkese Adalet” gibi sınıfsal bağlamından kopartılmış kavramlarla yığınları, bu soygun ve talan düzeni içersinde bunlara erişebileceğine inandırarak,onları asıl hedeflerinden, bu soygun ve talan düzenini yıkmak hedefinden uzaklaştırma çabalarına karşı mücadele etmeliyiz.
veda
« Son Düzenleme: 07 Nisan 2018, 11:12:42 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Salih58

  • İleti: 12
Ynt: FAŞİZM KARŞI VERİLECEK MÜCADELE!
« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2018, 23:49:48 »
Sosyalistlerin mücadelesi salt demokrasi mücadelesinden ibaret değildir ama bu, Sosyalistlerin nezdinde, otoriterleşen iktidarlara karşı demokratik hak ve özgürlüklerin savunusunun tümüyle değersiz, liberalizme içkin bir yaklaşım olduğu şeklinde telakki edilmemelidir.
En basiti örgütlenme, daha geniş kitlelere ulaşabilme, propaganda faaliyetlerinde bulunabilme noktasında demokratik özgürlüklerin sağladığı hareket alanı, Sosyalistler için oldukça değerli bir kazanımı ifade eder.
Diğer yandan bireysel özgürlüklerin savunusu sadece liberalizme terk edilmemeli veya üretim araçlarının toplumsallaştırılacağı bir döneme kadar ertelenmemelidir.
Özgürlük eksenindeki toplumsal taleplere karşı Sosyalistler, buna cevap niteliğinde olabilecek, acil çözüm getirebilecek politikalar üretebildiği ölçüde o toplum içerisinde kitleselleşebilirler ancak.
Bu bakımdan özgürlüklerle ilintili sorunların yoğunlaştığı toplumlarda, bu toplumların içerisinden çıkan özgürlük taleplerine önderlik edecek ve bu özgürlük taleplerini sosyalizm mücadelesi ile ilişkilendirip, sosyalizm mücadelesine kanalize edecek bir perspektifin geliştirilmesi bir gerekliliktir.
Son dönemde kapitalist sistemin yaşadığı ekonomik buhranların bir sonucu olarak ortaya çıkan ve etkinlik kazanan aşırı sağ akımlara karşı, demokratik mevzilerin savunusu, Sosyalizm mücadelesinin dışında kalmamaktadır artık.
Günümüz dünyasında sosyalizm mücadelesi 100 yıl önceki örneklerde olduğu gibi bir öncü parti veya öndere dayanmaktan ziyade, halk kitlelerinin ve sınıfın kendi insiyatifine , aşağıdan yukarıya olacak şekilde toplumun demokratik nitelikte örgütlülüğüne dayandığı ölçüde başarılı olabilir ancak.
Ayrıca geçmişteki Sosyalizm denemeleri, demokratik katılımı değersizleştiren anlayışların kaba bir bürokratik diktatörlüğe veya tek adam iktidarına evrildiğinin somut bir örneği niteliğindedir.
Bu sebeple sosyalizm mücadelesi, demokrasinin ve özgürlüklerin savunusundan soyutlanmamalıdır.

« Son Düzenleme: 08 Nisan 2018, 00:01:58 Gönderen: Salih58 »

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2925
Ynt: FAŞİZM KARŞI VERİLECEK MÜCADELE!
« Yanıtla #2 : 08 Nisan 2018, 11:48:41 »
“Sosyalistlerin mücadelesi salt demokrasi mücadelesinden ibaret değildir ama bu, Sosyalistlerin nezdinde, otoriterleşen iktidarlara karşı demokratik hak ve özgürlüklerin savunusunun tümüyle değersiz, liberalizme içkin bir yaklaşım olduğu şeklinde telakki edilmemelidir.”

Sanrım yazılanları yanlış anladınız ya da biz yanlış anlattık!
Tabiki geçmiş kazanılan haklar ve uygulanan baskı ve zora karşı demokratik hak ve özgürlükler savunulacaktır.
Bunun aksini söyleyen yok!
Burada vurguladığımız Demokrasi mücadelesini, Liberaller gibi Sosyalizm mücadelesinin önüne koymamaktır.

Demokrasi kavramını Liberallerin yaptığı gibi sınıfsal bağlamından kopartmamak, HERKESE DEMOKRASİ gibi sınıfsal özünden soyutlanmış bir DEMOKRASİ istemi ile,yığınların demokrasi istemlerini sistem içersinde boğmamak, yığınların bilincini bulandırmamaktır.

“Günümüz dünyasında sosyalizm mücadelesi 100 yıl önceki örneklerde olduğu gibi bir öncü parti veya öndere dayanmaktan ziyade, halk kitlelerinin ve sınıfın kendi insiyatifine , aşağıdan yukarıya olacak şekilde toplumun demokratik nitelikte örgütlülüğüne dayandığı ölçüde başarılı olabilir ancak.”

Tam tersine Sermayenin artık kendini üretmekte zorlandığı,siyasal olarak daha baskıcı ve totaliter egemenlik biçimlerine başvurduğu bu evrede Sosyalizm mücadelesi ,yığınlara öncülük edecek işçi sınıfına ve onun örgütleyicisi ve öncüsü olan, sınıfın öncü müfrezesi olarakta nitelediğimiz Leninist Partiye dayanmak zorundadır.

Toplumun demokratik nitelikte örgütlülüğü konusuna gelince; Hep savunduğumuz ve bugünden yarını kurmanın erk araçları olan ,yatay örgütlenmiş,doğrudan demokrasiyi işleyiş ilkesi olarak benimsemiş, komünal örgütlenmeler olan işyeri konseyleri(iş yeri komiteleri), mahalle komiteleri ya da mahalle meclisleri dir.

İşçi Sınıfının bu gelecekteki  yönetsel araçları kesinlikle işçi sınıfının erk savaşım aracı olan partisiyle karıştırılmamalıdır.

veda
« Son Düzenleme: 08 Nisan 2018, 16:04:28 Gönderen: Solplatform »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET