Gönderen Konu: 1 MAYIS YAKLAŞIRKEN!  (Okunma sayısı 444 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2970
1 MAYIS YAKLAŞIRKEN!
« : 25 Nisan 2018, 22:45:31 »

1 Mayıs'a çok az bir zaman kalması nedeniyle  bu 1 Mayıs'ta Sendikalar ve Komünistler, İŞ SAATLERİNİN KISALTILMASI talebini mutlaka dile getirmelidirler.

İşçi sınıfının ekonomik mücadelesi çerçevesindeki taleplerinden bence en önemlisi iş saatlerinin kısaltılması talebidir.
1 Mayıs 1886 ,işçilerin kölece çalışma düzenine karşı başkaldırısıdır.

İşçilerin bu başkaldırıda öne sürdüğü en temel talep 8 saatlik iş gününün yasallaşmasıydı.
Çok uzun mücadeleler sonucu işçi sınıfı bu hakkını pek çok bedel ödeyerek çok sonraları kazanmıştır.

Bugüne geldiğimizde, o günden bu yana çok zaman geçmesine karşın, iş saatlerinde bir değişme olmamıştır.
Ya da sendikalar hiç böyle bir talebi dile getirmemişler, salt ücretlerde artış talepleriyle yetinmişlerdir.

Oysa Bilimsel ve Teknolojik gelişim ,EMEK ÜRETKENLİĞİNİ o günden bu yana kıyas kabul etmeyecek ölçüde arttırmıştır.
Ama bugün , EMEK ÜRETKENLİĞİ bu denli artmışken, işçilerin çalışma saatleri hala 8 saattir.

EMEK ÜRETKENLİĞİNİN artması demek, çalışma saatleri sabit olduğunda, GEREKLİ EMEK ZAMANININ kısalması, ARTI EMEK zamanının ve bu zamanda üretilen ARTI DEĞERİN, yani sömürünün asıl kaynağının artması demektir.

Bir örnek vermek gerekirse:
Günde 8 saat çalışan bir işçi o günkü EMEK ÜRETKENLİĞİNİN durumuna göre kendisi için 4 saat, patron için 4 saat çalışıyorsa, bugün EMEK ÜRETKENLİĞİNİN artması sonucu, çalışma saati sabit olduğu için, kendisi için 2 saat, patron için 6 saat çalışmaktadır.

Artı Emek Zamanı o gün 4 saatken, bugün 6 saat olmuştur.
Dolayısıyla da Artı Emek Zamanına bağlı olarak ARTI DEĞER DE AYNI ORANDA ARTMIŞTIR.

Karşılığı ödenmemiş emek zamanı ve miktarı artmış, işveren’in işçiden gasp ettiği emek zamanı 4 saatten 6 saate çıkmış, 2 saat daha fazla emek zamanına karşılık gelen değer işçiden gasp edilmiştir.
Demek ki ,o günden bu yana sömürü daha acımasız olmuş, katmerleşmiştir.

Aslında, iş saatlerinin kısaltılması talebi, sömürüyü sınırlandırmanın da ötesinde, bu kişinin kendine daha fazla zaman ayırması, kabaca kendini özgürleştirme olarak  adım atması bağlamında  siyasal bir talep olarak da ele alınabilir.

Sadece sendikalar değil, kendine komünist diyen siyasal yapılar da programlarında iş saatlerinin kısaltılması talebine yer vermeli, bu talebi dile getirmelidir.

Gerçek özgürlük alemi, kendi başına bir amaç olarak insan enerjisinin gelişmesi, bunun ötesinde başlar; ama bu da ancak temelindeki bu zorunluluklar alemi ile serpilip gelişebilir. İş gününün kısaltılması onun temel ön koşuludur.( Karl Marks-Kapital ,CiltIII)

veda


« Son Düzenleme: 25 Nisan 2018, 23:06:15 Gönderen: Solplatform5 »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET