Gönderen Konu: MARKSİZM VE BİLİM  (Okunma sayısı 313 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
MARKSİZM VE BİLİM
« : 26 Nisan 2018, 23:13:05 »
MARKSİZM ÖZÜNDE MATERYALİSTTİR
MATERYALİZM ÖZÜNDE DİYALEKTİKTİR
DİYALEKTİK ÖZÜNDE ELEŞTİREL VE DEVRİMCİDİR



MARKS ünlü 11.Tez'de "Filozoflar dünyayı anlamayı öğütler,oysa aslolan değiştirmektir" derken pratiğin önemine vurgu yapmış,teori ile pratiğin birliğini ortaya koymuştur.

Dünyayı anlamamızı sağlayan teorinin tek başına dünyayı değiştirme gücü yoktur.
Teori ancak yığınlar tarafından benimsendiği zaman maddi bir güce dönüşür.
Maddi bir olgu da,ancak maddi bir güç tarafından değiştirilebilir.

Ne yazık ki ,İkinci Enternasyonalciler Marksizm’i bir BİLİM olarak niteleyerek,niyetlerinden bağımsız da olsa  burjuvazinin, “ Dünyayı anlamak neyinize yetmiyor, işte üniversiteler,işte bilim kürsüleri alın bilimi  kullanarak dünyayı anlamaya çalışın ama asla değiştirmenize izin vermeyiz.” söylemiyle Marksizm’i sokaktan kopartarak onu akademik bir bilim dalı gibi göstererek,üniversite kürsülerine kapatmasına aracı olmuşlardır.

Marksizm’i bilim olarak görmek,  Marksizm'in İkinci Enternasyonal,pozitivist yorumudur!
Bir olgunun bilimsel verilere dayanması onu BİLİM yapmaz,onun BİLİMSEL olduğunu bizlere gösterir.
Bilim farklıdır,bilimsel olmak,bilime dayalı olmak farklıdır!

Proletaryanın ,  savaşımı için bilim aramasına gerek yoktur.
Marks, “Bilim Arayıcıları” için şöyle der Felsefenin Sefaletinde:

“Ama tarih ilerledikçe ve onunla birlikte proletarya savaşımının çizgileri daha da belirginleştikçe, bunların kafalarının içinde bilim aramalarına artık gerek kalmaz; gözlerinin önünde olup biteni saptamaları ve bunun sözcüsü durumuna gelmeleri yeterlidir. Bilim aradıkları ve sistemler kurmakla kaldıkları sürece, savaşımın başlangıcında kaldıkları sürece sefaletin içinde sefaletten başka bir şey bulamazlar, sefaletin içinde eski toplumu alaşağı edecek devrimci, yıkıcı yönü göremezler."(Karl-Marks-Felsefenin Sefaleti)

Yine Marks :“"Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, hiçbir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat ya da keşfedilmiş fikir ya da ilkelere dayanmaz.
"Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, yalnızca, mevcut sınıf mücadelesinden, gözlerimizin önünde cereyan etmekte olan tarihsel hareketten kaynaklanan fiili ilişkilerin genel ifadeleridir." (K. Marks, F. Engels, "Komünist Manifesto"
diyerek  Marksizm’in Bilim olmadığını bizlere gösteriyor.

"Marksist kuram,doğrulanmış ve bir sistem içersine sokulmuş bilgi birikimi ile varsayımlara dayanan,henüz denenmemiş,denenmeyi bekleyen bilgileri içersinde barındırır.
Oysa bilimde denenmemiş,varsayımlara dayalı,öngürülerle ortaya konan bir bilgi yoktur.
Bilimin kendi ilkeleri vardır.
Bu ilkeler çerçevesinde,algılanabilen gerçeklik,mutlaktır.
Marksizm de ise algılanmayanın da aynı bütünlük içersinde görmek olasıdır.
Bilime göre insan etkinliği,algılanabilen gerçeklik alanı ile sınırlıdır.
Marksizm ise insan etkinliğine böyle bir sınır koymaz.İnsan etkinliği Marksizmde,toplumsal gerçekliğin yeni ve bilinmeyen alanlarını ortaya çıkarmanın bir aracıdır.
Bilimde öngörü olmaz,bilim ampirik verilere göre hareket eder.Halbuki Marksizm de öngörü vardır."(Bin Yılın Eşiğinde Marksizm-Metin Çulhaoğlu)


Örneğin ,Engels Doğanın Diyalektiği'nde,insanın düşünmeyi öğrenmeden,dilini kullanmadan,alet kullandığını,ellerini kullanarak düşünmeyi öğrendiğini söylemiştir.
Engels , bu öngörüde bulunurken,Diyalektik Materyalist yöntemi kullanarak bu düşünceye varmıştır.

Engels,  bir antropolog değildir,bu sonuca varması için mezar kazıp fosil incelemesinde bulunmamıştır.
Yıllar sonra antropologlar ampirik deneylerle bu öngörüyü kanıtlamışlardır.
Görüldüğü gibi Marksizm bilimin önünü açmış,onu devrimcileştirmiştir.

Biz ,Marksizm bilimsel değildir demiyoruz.
Marksizm'in bilimi içerdiğini söylüyoruz.

Bizim dediğimiz, Marksizm'in bilim olmadığıdır.
Biz ,Marksizmi bilimin dar kalıpları içine sıkıştırmıyoruz.

Onu pozitivist yorumlayarak,mekanik bir anlayışa indirgemiyoruz.
Biz onu bilimin de üzerinde,bilimi de devrimcileştiren insanlığın kurtuluş öğretisi olarak görüyoruz.

Felsefe,ekonomi,tarih,tüm bunlar Marksizm'in içinde barındırdığı bilim disiplinleridir.
Marksizm'in bunları içermesi onu bilim yapmaz,bilimsel yapar.

Onu dar akademik kalıplara kapatmayarak,onun asıl işlevinin sokakla buluşması olduğunu,ancak bu şekilde dünyanın değiştirilebileceğini söylüyoruz.

Gelelim Marksizmi bilim olarak göstermek isteyenlerin,hangi amaçla böyle bir savda bulunduklarına.
Burjuva ideologları,uzun yıllardır,Marksizmin politik yönünü yok etmek için yoğun bir çaba içinde  olmuşlardır.
Pek çoğu,  Marks'ın,ekonomi ve felsefe konusundaki çalışmalarını olumlarken,bunları ön plana çıkarırken,onun politik yönünü bilinçli olarak göz ardı etmişlerdir.

Örneğin,tarihsel materyalizm,diyalektik materyalizm konularına bakışları olumlu olurken,DEVRİM gibi PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ gibi konuları şiddetle yadsımışlardır.
Marksizmin bütünlüğünü ,kendi çıkarları gereği parçalamışlardır.

Onların, insanlara öğütlediği çok basit bir yol olmuştur :
"Dünyayı anlamak için Marksist olmanıza bir itirazımız olamaz.
Ama sakın dünyayı değiştirmeye kalkmayın,buna izin vermeyiz."

İşte bu yüzden,Marksizmi sokaktan ve sınıftan kopartmak gerekiyordu.
Bunun en iyi yolu da,Marksizme bilim yaftası yapıştırarak,onu dar akademik çevrelere,üniversitedeki bilim kürsülerine kapatmaktı.

Oysa ,dünyayı değiştirmenin yolu üniversite kürsülerinden değil, SOKAKLARDAN geçiyordu.
Onu pratiğe dökmek ve sokakla buluşturmak ise çağ açıp,çağ kapatan Ekim Devrimi'nin Mimarı Lenin'e düşüyordu.
« Son Düzenleme: 26 Nisan 2018, 23:56:38 Gönderen: Solplatform5 »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET