Gönderen Konu: İŞÇİ KIYIM MAKİNESİ ! N'OLDU?  (Okunma sayısı 253 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1819
İŞÇİ KIYIM MAKİNESİ ! N'OLDU?
« : 14 Mayıs 2018, 21:52:10 »

“Kahrolsun faşizm, yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm”

ASGARİ ÜCRET TESPİT ÇALIŞMALARININ EN BÜYÜK TOPLU SÖZLEŞME OLDUĞUNUN DAHİ BİLİNCİNDE OLMAYAN BEKO, aklını mı yitirdin ; yoksa sözcüklerin anca mı SÖZ'e büründü ?

BEKO ve ekibi Asgari ücret tespitine ilişkin ,"131 Sayılı ILO ( (Uluslararası Çalışma Örgütü) Sözleşmesi onaylanmalı ! " derken söz konusu sözleşmede "Ülke büyürken işçilerin bundan PAY almaması adaletsizliktir." şeklinde geçen madde tercümesinin -aslında göreceli olan refah yüzdesinden belli bir pay verin de sussunlar ! - demek olduğunun farkında değiller miydi?

Bugün , emekli maaşlarında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalıdır derken, dün asgari ücret konusunda neden sesin çıkmadı BEKO ?

Ama  Kayıkçı Kavgası'nı iyi bilirsin BEKO ! Yani kurmaca bir KAVGA! Hani kayıkçılar bir tarihte müşteri kapma adına kavga ederlerken ,ellerindeki küreklerin bazı kısımları çok ağır olduğundan kürekler sadece savruluyor ve kayıkçılara  hiç değmezken bu kürekler etraftaki halkta ne kafa, ne göz bırakıyormuş ya ...  Aynen  bu durumu açıklayan bir bir KAVGA içindedir "DİSK" ve benzerleri ile BURJUVA !

Yoksa ,o burjuva ahırından gelecek  kazanımların için aklın sıra oy mu dileniyorsun sosyalist ve komünistlerden ? Bu nedenle mi sosyalist literatüre ait kelimeleri kullanıyorsun? Sahtekarların önde gidenisin sen !

Bu kadar kolay mı bu kelimeleri kullanmak, burjuvazinin tekerine hiç bir zaman çomak sokmamış düzen destekçisi! Tarzımız değil ama en ağır küfürleri hak ediyorsun;gel de Can Yücel'i anma !

Burjuvaziye, bürokrasiye kesin tavır alınmadan ve işçi sınıfında Marksist bir örgütlenme hayata geçirilmeden Genel Kurul ve sonrasında söylediklerinizin  hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayacağını hep söyledik ve hep beraber gördük .

DİSK YÖNETİMİNİ, M.Sarıgül'ün mafyatik desteğiyle ele geçirmiş olan KANİ BEKO ve EKİBİ BAKALIM NELER BAŞARMIŞ :

"12.55: Greif yönetiminin Dudullu'daki fabrikada taşeronlar ve işyeri yöneticileri ile toplantı yaptığı öğrenildi. Hadımköy'deki direnişin konuşulduğu toplantıya DİSK Tekstil Sendikası İstanbul Şube Başkanı Kazım Doğan da katıldı. Greif yönetimi ve taşeronlarla yan yana gelen Kazım Doğan, Dudullu'daki işçilere Hadımköy'deki fabrikanın kapatıldığını, Dudullu'da da patronla yapılan protokolde 120 TL'lik iyileştirmelerin iptal edildiğini, patronun öne sürdüğü maddelerin kabul edilmesinden başka yapacak birşey olmadığını söyledi."


AYNİ VEYA NAKDİ HANGİ DÜZLEMDE ANLAŞMIŞTINIZ ? YANİ NEYE SATTINIZ İŞÇİLERİ,EMEKÇİLERİ ?   ZAMANINDA SORMUŞTUK YANIT ALAMAMIŞTIK !

FAŞİZMin ne olduğunu 1 Mayıs 2014'te yaşananlardan görmedin mi de şimdi çıkmış KAHROLSUN FAŞİZM diye ortalarda arz-ı endam ediyorsun ?

Temmuz 2015'de ne yaptınız? İşten atılan emekçi bir kadına -Oya Baydak yaptıklarınız/yaptırdıklarınız unutulmadı ! Yoksa siz unuttunuz mu ? Hani ,tetikçilerinizle saldırıp kafa-göz yardığınız gün !

Yine aynı yıl ,egemenlerin grev erteleme kararlarına sesiniz çıktı mı?Sınıfın , üretimden gelen gücünü göstermenin zamanıdır diyerek eylemlere devam ettiniz mi?

Sınıf sendikacılığı yaptığını söyleyen Beko ve ekibi yok muydu işlikleri kontrol edecek birimleriniz ? Karın tokluğuna çalışan bu emekçiler ne yer ,ne içer,nerde yatar-kalkar hiç araştırdınız mı ? Milyar dolarlık inşaatlarda emekçilerin kanlarının nasıl içildiğini gördünüz mü? Torun İnşaat 'ın toplama kamplarını unutmadık !

Her gün ,her saat ,her dakika ölen emekçiler ve  yavaş yavaş tüm organları iş göremez hale gelen üyeleriniz olsun /olmasın emekçilerin can çekiştiği ortamda Beko ve diğerlerinin tek düşüncesi  ,yarın bugün nasıl olur da burjuva parlamenter düzende resmen sermaye bekçiliği yaparızken alanlara işçi baretleriyle çıkma soytarılığını gösterenler Beko ve ekibi değil miydi?

2016 Yılı Genel Kurulu'nda yaşananlar neydi?

 DİSK yönetimince kuruluşunda belirlenen ilkelere uyulup uyulmadığı , devrimci bir anlayışla 1967'de yola çıkan DİSK'in ; bu ilkeden ikbal adına vazgeçerek, ne sağdayım ne solda futbolcuyum futbolcu durumuyla bağdaşık
( bu durumu  Beko 'da : " Bu geminin rotası ne sağa ne sola çevrilir. Bu geminin rotasını kurucu genel başkanlarımız belirlemiş"  diyerek KURUCU BAŞKANLARI da karalamaktan çekinmeyerek DİSK'in geçmişine de saygısızlık yapmıştır ) sürekli karşı taraftan -egemenler- gol yiyen  konumda olmasının  elek gibi kaleci durumundaki yönetimden kaynaklandığını , Genel Kurul'da belirtmekle mükellef olanlar  bunu yapmayarak bir kısmını hepimizin zaman zaman paylaştığı söylemlerle yetinmiştir.


DİSK'in bu kavgada zarar göreceğini belirten ve Genel Kurul salonunu terk eden  ilgili sendikanın( Birleşik Metal İş)Genel Başkanı'na sormazlar mı  SINIF İÇİN KAVGANIN TAM ZAMANI ve YERİYKEN BUNU GERÇEKLKEŞTİRMEMEK NE ADINA YAPILMIŞTIR ?

Hem MADEN İŞ GELENEĞİ  dile getirilecek hem de Genel Kurul  terkedilecek !  DİSK zarar görmesin ! DİSK asıl zararı bu tür kaçak güreşmelerden  görmüştür ve görecektir de !

Yakın geçmişte , Türk Metal'den istifa eden 30 bin emekçi için işçilerden  kopuk olunmadığını  göstermek adına DİSK - Birleşik Metal İş ne yapmıştır ?


Halbuki ,karşımızda sürekli ...mış  gibi davranan , mücadele ediyor pozlarında,eğitim çalışmalarında sınıf tarihini, kapitalizmi ,sömürüyü vb. değil fasaryadan konuları işleyen , '80 öncesinin mirasını yiyen- hoş mirasta kötü kokan unsurlar da yok değil   ;kongrelerine TİSK başkanlarını davet edip sorunları barış içinde çözmek isteyen yani sermaye ile uzlaşmaya giden ,sınıf bilincinin en güçlü olduğu( Maden -İş , Bank- Sen , Baysen) bağlı sendika şubelerini geçici de olsa disiplinsiz (!) oluşları nedeniyle ihraç etmiş ,79 'a gelindiğinde  o zamana kadarki eylemlerinin aşağısına düşmüş- , bir sendikal birlik (DİSK) vardı ve de var !   U N U T M A D I K BEKO !
 
Şimdilerde SOSYALİST literatürü kullanan DİSK'in eski AĞASI , DÜZEN İÇİN  İŞÇİ KAHYALIĞI YAPMIŞ OLAN BEKO 'NUN SÖYLEMLERİNDE  ,AKP KARŞITLIĞI DIŞINDA NE VARDI ? TÜZÜĞÜNDE, FAŞİZME VB. KARŞI OLDUKLARINI SÖYLEYEN BİR SENDİKA ÜST KURULUŞUNUN BAŞINDAKİ ADAM , AHTAPOT KOLLU KAPİTALİZM  CANAVARINI YAŞANANLARA NEDEN GÖSTERMESİ GEREKİRKEN, CHP AĞZIYLA KINAMA YAPIYORSA; VE  DE KENDİ SÖYLEMİYLE,  BU ÜLKENİN KURUCU İLKELERİNDEN OLDUĞUNU BELİRTTİĞİ: YURTTA  ve DÜNYADA BARIŞ SÖYLEMİNİ TEKRARLIYORSA, İŞİ NEREYE BAĞLADIĞI DA AŞİKARDIR! SERMAYE İLE YANYANA , BARIŞ İÇİNDE , BERABER !

Bu bağlamda , diyoruz ki : Salt "ekonomik kazanımlar" için verilen mücadele, sınıfı asla içinde bulunduğu sömürü sarmalından kurtarmaz ! Siyasi mücadele ile ekonomik mücadele bir arada yürütülmedikçe güdük kalınır, sömürü gittikçe katmerleşir.

Adeta ,işçi sınıfı hareketinin, önüne set çekme görevini üstlenmiş konumdaki sendika ağalarının yaptığı şey burjuvazi adına İŞÇİ KAHYALIĞI yapmaktan öte değildir! Yani , sendikal bürokrasi ; işçi hareketini baskılamak , düzen çizgisinin dışına çıkmamaları  için değnek görevini üstlenmiştir!

Bugün , işçi sınıfı devrimci bir önderlikten yoksundur! Var olan potansiyeli harekete geçirme konusu  için de, sınıf sendikacılığını savunanlara ve bu doğrultuda mücadeleden yılmayacak sendikacılara gereksinim vardır !

Her zaman ,İşçi Sınıfının örgütlü gücüne değil BURJUVA HUKUKA ait KARARLARA dayanarak UCUZ KAHRAMANLIKLAR PEŞİNDEKİ  BEKO kalkmış bugün  "Nazım Hikmetler, Uğur Mumcular için ayağa kalkmalıyız; Ankara’da katledilen ‘barış güvercinlerimiz’ için, Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’da iş cinayetlerine kurban giden sınıf kardeşlerimiz için ,Gezi’deki kahramanlarımız için, insanca bir yaşam için ayağa kalkmalıyız." diyebilecek arsızlığı gösterirken nasıl da OY CAMBAZLIĞI yaptığını ispatlıyor ! Öyle ya , işin ucunda çifte kavrulmuş lokum var: Alacağı yüksek ücretle Ceylan derisi kaplı koltuklarda keyif çatarken, yüksek dereceden emekli olacağı sevincini de taşıyor!







« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2018, 22:05:34 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2916
Ynt: İŞÇİ KIYIM MAKİNESİ ! N'OLDU?
« Yanıtla #1 : 14 Mayıs 2018, 21:57:58 »
“Biz mağdurlar ve mazlumlar ayağa kalkmadıkça, diktatörler diz çökmez. Bu diktatörler diz çökünceye kadar, ayağa kalkmalıyız. Kimin için ayağa kalkmalıyız? Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal için ayağa kalkmalıyız. Nazım Hikmetler, Uğur Mumcular için ayağa kalkmalıyız. Ankara’da katledilen ‘barış güvercinlerimiz’ için, Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’da iş cinayetlerine kurban giden sınıf kardeşlerimiz için, Gezi’deki kahramanlarımız için, insanca bir yaşam için ayağa kalkmalıyız. Deniz Gezmiş için, Mahir Çayan için, İbrahim Kaypakkaya için ayağa kalkmalıyız” ifadelerini kullandı. Kani Beko konuşmasını “Kahrolsun faşizm, yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm” sloganıyla tamamladı.” demiş Kani Beko!

Yukardaki söylemler eğer Kani Beko’ya ait olmasa, bir itirazımız olmayacaktı.
Sonuçta isteyen Mustafa Kemal için, isteyende Uğur Mumcu için ayağa kalkar, ama bu kalkış Denizler’in Mahirler’in,İbrahimler’in ayağa kalkışlarıyla hiç bir zaman örtüşmez.

Yaşasın Devrim,Yaşasın Sosyalizm sloganları, Mustafa Kemal ve Uğur Mumcu için ayağa kalkanların ağzına yakışmaz.
Hele hele SINIFA İHANETİ tescilli, İşçi Sınıfının Sınıf Sendikal Örgütü DİSK’in BAŞKANLIĞINI, kendi siyasi geleceği ve ikbali için kullanan ,bu mevkiyi Milletvekilliği için bir BASAMAK olarak gören KANİ BEKOYA hiç yakışmaz!

Bugün ayağa kalkmaktan bahseden (adını anmak bile midemi bulandırıyor) şahıs acaba bunca olumsuzluk varken,işçi sınıfının sosyal hakları bir bir  gasp edilirken, hangi deliğe gizlenmişti acaba!

Anlaşılan Milletvekilliğinin ne denli yağlı bir kapı olduğunu anladık ki deliğinden çıktı BEKO!
“Doğru demiş Ekim Arkadaş;” Öyle ya , işin ucunda çifte kavrulmuş lokum var: Alacağı yüksek ücretle Ceylan derisi kaplı koltuklarda keyif çatarken, yüksek dereceden emekli olacağı sevincini de taşıyor!

Hem Sınıfa İHANET içersinde olacaksın, hemde Soma’dan,Ermenek’ten,Torunlar’dan bahsedeceksin.
Ne yaptın buralarda, İŞ CİNAYETLERİ işlenirken?

Tüm bunlara tepki olarak, işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanmalarınımı sağladın!!!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET