Gönderen Konu: ÖRGÜTLENMEK, ÖRGÜTLENMEK........ÖRGÜTLENMEK!  (Okunma sayısı 270 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
ÖRGÜTLENMEK, ÖRGÜTLENMEK........ÖRGÜTLENMEK!
« : 27 Eylül 2018, 13:02:32 »
"TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik Hürriyet gazetesine verdiği röportajda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak
tarafından açıklanan "Yeni Ekonomi Politikası"yla ilgili "Beklentilerimizi karşılayan bir program gördük.
60 milyar liralık tasarruf tedbirinin istisnasız gerçekleşmesini diliyorum. Martta yerel seçimler var, ister istemez ekonomide
seçim atmosferi olacak. Dileğimiz buna rağmen programın istisnasız uygulanması" dedi.
Bu yapının gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Enflasyonla mücadele ve enflasyon hedeflemesi aynı şekilde gerçekçi. Ciddi tasarruflara gidilmesi gerektiğine
inanıyoruz. Ana dileğimiz tasarruf tedbirlerinin tamamen hayata geçirilmesidir. Beklentilerimizi karşılayan bir program gördük."(sol.org.tr)


Yukardaki haber de, her ne kadar AKP Genel Başkan'ı KRİZ yok dese de,ağır bir ekonomik kriz içersinde olduğumuzun, bizzat Ekonominin Patronları tarafından dile getirilmesi.
Kriz yok ise bunca tedbire ne gerek var sorusu bile tek başına bir krizin varlığını işaret ediyor.

Sermaye Ekonmik Kriz karşısında alınan tedbirleri olumlu karşıladığına ve onay verdiğine göre, anlaşılan bu ağır ekonomik krizin faturası, her zaman olduğu gibi yine işçilere, emekçilere, yoksul halka çıkarılacak.
Zaten alınan tedbir paketine baktığımızda bu durum açıkca görülüyor.

Kamuda çalıştırılacaklara yönelik "esnekleştirme" düzenlemeleri adı altında kamu çalışanlarını gelecek güvencesinden uzaklaştıracak,
pek çoğunun işlerini kaybetmesine yol açacak uygulamalar, çoktan beri gündemde olan, çalışanların aleyhine düzenlenen KIDEM TAZMİNATI yasasının gündeme sokulması, ekonomik durgunluğun faturasını çalışana kesen "yarım çalışma ödeneğinin kullanılması" gibi önlemler, bundan sonrası için işçi ve emekçileri çok daha zor günlerin beklediğini gösteriyor.

Ancak unutulmaması gereken her KARANLIĞIN sonrasının AYDINLIĞA çıktığı gerçeğidir.
Üstelik bu AYDINLIK, karanlığın en yoğun yaşandığı dönemin sonunda görülen tünelin ucunda görülen  AYDINLIKTIR.

Önemli olan bu AYDINLIĞA kendiliğinden varılamayacağının bilincinde olarak, bu KARANLIKTAN çıkarak AYDINLIĞA erişebilmenin yolunun ancak bizlerin elinde olduğu gerçeğini hayata geçirebilmenin koşullarını yaratmak.
Bunun yolu da hayatın her alanında ....örgütlenmek, örgütlenmek, örgütlenmekden geçer.....!
veda 
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET