Gönderen Konu: NE YAPMALI, NASIL ÖRGÜTLENMELİ,NELERE DİKKAT ETMELİ?  (Okunma sayısı 542 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
Eğer toplumsal hareketin öncüsü işçi sınıfı ,işçi sınıfı da toplumda tek devrimci sınıf ve devrimin öznesi ise işçi sınıfının siyasal bilinçle donanmış olması ,kendi için sınıf konumunda bulunması, politikleşmesi ve siyasi erki ele geçirmeyi hedeflemesi gerekir.

O nedenle Lenin, işçi sınıfından bahsederken SINIF BİLİNÇLİ İŞÇİ kavramını kullanır.
Onun için Marks, “İşçi Sınıfı Ya Devrimcidir Ya da Hiçbir Şey “ der.

İşçi Sınıfının siyasi erk mücadelesi verecek aracı, onun öncü müfrezesi, düşünen eli, partisi yani KOMÜNİST PARTİDİR.
Buraya kadar yazılanlara  sınıf kaçkınları,elveda proletaryacılar ve liberaller dışında kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.
Aslında bu söylediklerimiz, komünist olmanın da OLMAZSA OLMAZIDIR bize göre.

Demek ki, komünistler olarak  elimizdeki asıl yoğurmamız ve işlememiz gereken  ham madde İŞÇİ SINIFIDIR.
Tıpkı , bir ürün üretirken ortaya çıkacak ürünün standartlara uygun ve kaliteli olması için  kullanılan ham maddeyi çok iyi bilmemiz, tanımamız, tüm özellikleri üzerinde bilgi sahibi olmamız gerektiği gibi, işçi sınıfının örgütlerken de ,onun kendi için sınıf konumuna gelmesini , onun siyasal bilinçle donanımını sağlarken de ,onun bugün sahip olduğu özellikleri, bugünkü yapısını iyi bilmemiz ve buna göre adımlar atmamız gerekir.

Marks döneminden bu yana işçi sınıfının kapsamı genişlemiş, nicel olarak artmıştır.
Eskinin fabrika işçisinin yanına farklı sektörlerden, üretim araçlarına sahip olmayan ama verdiği hizmetle sermayenin birikimine katkıda bulunan  kesimler eklenmiştir.

Bunun dışında o dönemin fabrika işçisi ,üretimde özne konumundayken bugün özellikle teknolojinin gelişimiyle üretim sürecinde nesne konumuna gelmiştir.
O dönemden bu yana artan YABANCILAŞMA, işçi sınıfını ,kendi için sınıf konumundan çok uzaklaştırmıştır.

O halde ,yapılması gereken soyut bir işçi sınıfı yerine somut olarak gelinen bu evrede değişen yapısına ve özelliklerine göre işçi sınıfını yeniden tanımlamak, bu tanıma uygun örgütlenme çalışması yapmak ve yığınlarla bağ kurmasını sağlamak için farklı sınıf araçlarını hayata geçirmek olmalıdır.

İlk akla gelen sendikalar olsa da, sınıf sendikacılığı yapma özelliğini yitirmiş, özellikle sermaye devleti tarafından işlevsiz ve güçsüz kılmak için karşısına  kendi yapılandırdığı bizim de sarı sendikalar dediğimiz, işçi sınıfını sermayenin denetimine sokan yapılar çıkartılmıştır.

İşçi sınıfı, bugün bir avuç sendika ağasının elinde perperişan, buna bağlı olarak da sınıf hareketi yerlerde sürünmektedir.
İşçi sınıfı,bugün en önemli silahı olan ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜNÜ, sınıf mücadelesi içinde ,  gelişen siyasal olaylar karşısında  kullanmaktan çok uzaktır.

Tüm bunların üzerine, ekonomik mücadele içersinde ortaya çıkacak olan sınıf bilinci kıvılcımlarını siyasal bilince dönüştürerek ,onu politikleştirecek, onu erk mücadelesine yöneltecek, işçi sınıfının düşünen eli partisinin olmaması, bugün gelinen aşamada komünistlerin işinin ne denli zor olduğunu bizlere göstermektedir.

Önümüzde, sınıfın bir arada olduğu, sınıf mücadelesinin ekonomik alanda  bire bir yaşandığı alanlarda iş yerlerinde, işçi sınıfının yatay örgütlenmiş, hiyerarşi içermeyen, kendi yasallığını kendinin oluşturduğu, doğrudan demokratik işleyişe sahip, sendikaları da aynı zamanda tabandan sınıf sendikacılığı yapmaya zorlayacak komünal yapılanmaları hayata geçirmek görevi vardır.

Aynı şekilde , işçi sınıfının ve emekçilerin iş yeri dışında diğer toplumsal kesimlerle de bir arada oldukları yaşam alanlarında yani mahallelerde,yine hiyerarşik olmayan,yine yatay örgütlenmiş,yine doğrudan demokratik komünal yapılanmaları da oluşturmak zorundayız.

Bu yapılanmalar,  işçi sınıfı siyasi erki ele geçirip kendi sınıf egemenliğini kurduğunda, sınıf egemenliğinin yapı taşları olacaktır.
Bu yapılanmalar, gerçek sınıf diktatörlüğü olan Proletarya Diktatörlüğünün birim örgütleridir.
Bu yapılanmalar, bugünden yarını kurmanın ERK ODAKLARIDIR.
Bu yapılanmalar aynı zamanda ,yabancılaşmanın kırılmasına yol açacak olan, bugünden yarının kültürü olan kollektif dayanışma kültürünün, Komünist Kültürün  tohumlarını taşırlar.

Ama asıl önemli olan arabayı taşıyacak, ona yol verecek, onu hareket ettirecek ATI , arabanın önüne koşmaktır.
Yani yukarıda saydıklarımızın hayata geçmesi için olmazsa olmaz olan işçi sınıfının düşünen eli, öncü müfrezesi, Leninist Partisi, KOMÜNİST PARTİDİR.

Bunun ilk adımı da, her zaman dile getirdiğimiz, komünistlerin İLKELİ birliğidir.
Bu birlik ,bugün kendini Komünist olarak niteleyen siyasal oluşumların örgütsel birliği anlamına gelmemelidir.
Bu birlik tek tek komünistlerin, bir araya gelerek KOMÜNİST İLKELER temelinde  oluşturduğu ÖRGÜTSEL BİRLİKTİR.
veda 
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2018, 22:04:33 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET