Gönderen Konu: OLTADAKİ BALIK ,"ÜS DEĞİL TESİS"! mi diyor ?  (Okunma sayısı 524 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1836
OLTADAKİ BALIK ,"ÜS DEĞİL TESİS"! mi diyor ?
« : 10 Ağustos 2018, 23:03:19 »

Bu ABD yönetimi ,hani dünyanın her yanına "demokrasi" götürmekle kendini yükümlü sananların kendi ülkelerinde vergi borcu olanlarla ,çeşitli suçlardan mahkum olanlar seçimlerde oy kullanamazlar! Tercümesi nedir bunun: Emekçilerin en yoksulları, zenciler ve tabii ki göçmenler oy kullanamaz. Bu kesim, oy alamayacağını bilenler tarafından saf dışı bırakılırlar da sanki diğer seçmenler doğrudan seçme haklarını mı kullanırlar ? Hayır ! Eyaletlerin tümünde ,sadece parti üyelerinin katıldıkları, seçici kurul için  delege seçimleri yapılır.Adayın da seçilebilmesi için yarıdan bir fazla delegenin oyu gerektiği bu "DEMOKRASİ"de ,adayların tüm eyaletleri dolaşması vs. ile korkunç bir bütçe gerekmekte. Delege başına milyon dolarlardan bahsedilen bir bütçe bu! Kim karşılayabilir bunu ?

Burada devreye bağışçılar girer; bazıları iflas bayrağını çekmiş de olsalar Lehman Brothers, Goldman Sachs, Citigroup, JP Morgan ve Merrill Lynch ,Microsoft, Google gibi ... İlaveten büyük sermaye gruplarının yönetimindeki vakıflar ...Halkı , yazılı ve görsel medya yolu ile ajite etmek de bu vampirlerin görevleri arasındadır.

Sözüm ona sol tandanslı Demokrat Parti ,büyük toprak sahiplerini temsil ederken şimdilerde aynı Cumhuriyetçiler gibi büyük sermayeyi temsil etmekte. Bizdeki ,düzenin emniyetini sağlayan CHP ve diğer düzen partileri gibi.

İşte bunlar ve benzer nedenlerle , bizler bu ülkede  Demokrat ve Cumhuriyetçi parti dışında bir isim duymayız!


Hal böyle iken ,bu demokrasi havarisi kesilen ülkenin , işbirlikçileriyle Türkiye'de  yediği nanelere bakalım :

İncirlik'teki Hava Üssü'nün yönetimi ve denetimi TSK’da olup;orada Türk Hava Kuvvetleri 10. Ana jet üssü ile birlikte müttefik-müttefik uçakları kaldırıp indirmekteler ! ABD'nin ,Ortadoğu'daki ileri karakolu bu topraklardadır yani ! Üstelik bu üs NATO üssü sayıldığından durumu çok daha özeldir. Emperyalizmin bu topraklardaki en büyük kalesi... Diğer 14 üs  için de , bilgiler her yerde mevcut.

Boyun eğmiyoruz diye yeri göğü inleten egemenler ; öncelikle 1951'de katıldığınız NATO'ya ve ardından tüm üslere HAYIR diyebilecek misiniz?

Hayır yani, o çok ürktüğünüz Sovyetler tehditi de söz konusu olmadığından anti-komünizme sığınmanın anlamı yok . Ha ama siz diyorsunuz ki ,bizler düşmansız kalamayız , ne eder yapar bir düşman yaratırız !

Evet Soğuk Savaş sona ermiştir,Varşova Paktı ve SSCB malum,Duvar yıkılmış...vb. Ama hala inatla NATO !

Gelmiş geçmiş tüm hükümetler ,ABD karşıtı olduklarını söyleseler de  (hatta daha ileriye giderek anti -emperyalist ) emperyalizm iş birlikçisi olduklarından ,dolayısıyla anti-kapitalist olmadıklarından NATO ve benzeri emperyalizmin büyük kalelerinden dışarı çıkamazlar !

Baskıya ve gericiliğe zemin hazırlayan NATO'dan çıkmak demek ortadaki pastadan pay almaktan vazgeçmeyi ,dolayısıyla  bu anlamda şekillendirdikleri, özellikle 3. Dünya ve Ortadoğu politikalarından vazgeçilmesini gerektirir ki , Türkiye'nin emperyalist piramitte bulunduğu basamak buna izin vermez !

1949 Yılında kurulan NATO'ya, Türkiye ,BM'in çağrısı üzerine meclisten onay bile almaya gerek görmeden hemen asker göndermiş , yine her zamanki gibi her konuya burnunu sokmasına cevaz verilen Diyanet de o zaman "Kore Savaşı’na katılmanın cihad olduğu, bu savaşta ölenlerin şehit olacakları” şeklinde vaazda bulununca  İngiltere'den bile önce ,emperyal amaçlara hizmet adına gönderdikleri askerler çok övdükleri şehitlik mertebesine yükselmiştir. Bu sürece, sadece ,hepimizin bildiği gibi Behice Boran'ın başını çektiği hareket karşı çıkmış - Barışseverler Derneği- ve akabinde dernek hemen mahkeme kanalıyla kapattırılarak olay bir anti-komünizm bağlamında ajite edilerek , Kore'de savaşa gitmenin bir insanlık görevi olduğu propagandası yapılmıştır.Devamında ,içinde bulunulan bölgede uygulanacak politikalar gereği 1951 'de Türkiye'nin de  dahil olma  isteği kabul edilmiş olan NATO aslında ve sadece emperyalizmin ağababası ABD'nin İŞGAL ve SAVAŞ kurumudur!

Çeneleri göğüslerinde olanlara kaynak:George S. Harris, “Turk-American Relations since the Truman Doctrine”, Turkish-American Relations Past,Present and Future,  Routledge, London, 2004,sayfa:68, şu andaki egemenler okuyabilirler bu kitabı, ne de olsa WHITE-SEA  düzeyinde dil bilgileri var! İlaveten ,Nelson A. Rockefeller’in, ABD Başkanı Eisenhower’e yazdığı mektuba bakalım :

“Biz askeri paktlarımızı kurmayı ve sağlamlaştırmayı hedef alan tedbirlere devam etmeliyiz. Büyük ölçüde politik ve askeri nüfuz garantileyecek genişlikte bir ekonomik yayılma planını, Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş bölgelerde uygulamak zorundayız. Yardımda, birinci gruba bizimle dost olan ve bize uzun süreli askeri paktlarla bağlanmış olan ülkeler girer. Bu ülkelere yapılacak yardımlar ve açılacak krediler öncelikle askeri nitelikte olmalıdır.

Oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı ile aynı fikirdeyim. Genişletilmiş iktisadi yardım,örneğin Türkiye’ye, bazı hallerde düşünülenin tersi sonuçlar verebilir. Yani bağımsızlık eğilimini
artırıp, mevcut askeri paktları zayıflatabilir. Bu tip ülkelere, Türkiye gibi, doğrudan doğruya iktisadi yardım da yapılabilir, ama bu bize uygun ve bağlı hükümetleri iktidarda tutacak ve bize düşman muhalifleri zararsız bırakacak biçim vemiktarda olmalıdır”.
(M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, Çınar Yayınları, İstanbul, 1993, s: 17)

Velhasılı, Türkiye'nin , emperyalist kapitalist düzene nasıl da bağlı olduğu , resmen kuşatıldığı yukarıdaki haritaya bakıldığında da çok net görülüyor.

Hani , 'başta Ermeni'yi dövdürmeyecektik...' meseli vardır ya ,aynen onun gibi ; komünistlerin ,sosyalistlerin öncelikle '67-68'li yıllardaki eylemlerinde gençlere ,egemenler adına saldıran yobaz güruh 6. FİLOYU KIBLE KABUL EDİP NAMAZA DURMAYACAKTINIZ ! iŞTE BU VE BENZER NEDENLERLE ,NE NATO'DAN ÇIKABİLİR NE DE ÜSLERİ VS. KAPATABİLİRSİNİZ; AKSİ TAKDİRDE KIBLENİZİ İNKAR ETMİŞ VE DOLAYISIYLA DİNİNİZDEN-İMANINIZDAN ÇIKMIŞ OLURSUNUZ !

Ha şöyle yapabilirsiniz ,aynen " onlar üs değil tesis" diyen Demirel zamanında yapıldığı gibi: Üsleri kapatır ama İNCİRLİK 'i NATO'ya açık tutarsınız !(1975) Mış gibi yani ;seversiniz mışları,mişleri ... Ve ABD'de de bundan çok korkar hizaya gelir! Veee, 1980'de "onların çocukları" sayesinde, üsler tekrar ABD'ye açılır...

Danışıklı dövüş içinde bulunulan  fakat bazen seken durumlarında olduğu, tüm emperyalist kapitalist ülkelerle kayıkçı kavgaları bağlamında satışa devam !

Ne demişti Nazım Usta:

Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
           Amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.

AYNEN BÖYLE !

« Son Düzenleme: 10 Ağustos 2018, 23:29:58 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.