Gönderen Konu: SOLUN ÖNÜNDEKİ HEDEF, HÜKÜMET OLMAK DEĞİL İKTİDAR OLMAKTIR!  (Okunma sayısı 115 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
Özellikle ağır ekonomik koşulların yığınların üzerinde yarattığı öfke ve hoşnutsuzluk ileri boyutlara vardığında sol, yığınlarda bir umut olarak, HÜKÜMET olma alternatifi olarak ortaya çıkar.

Ancak yığınlarda öfke ve honutsuzluğa yol açan bu koşulların varlık nedeni mevcut sistem olduğundan ve bu koşulların ortadan kaldırılması sistemin değişimine bağlı olduğundan, İKTİDARIN değişimine yol açmayan solun yada solun da içersinde yer aldığı bir HÜKÜMETİN, Sermaye egemenliği altında sorunları çözmede başarısı söz konusu olamayacağından, haliyle yığınlar  sola karşı duyduğu umudu ve inancı yitirecektir.

O zaman yığınlar farklı dinamiklere yönelecek, umutlarını  farklı kesimlere yöneltecektir.
Faşizm önceli, genelde hep solun HÜKÜMET olduğu dönemlere denk gelmiştir.
En somut yakın örnek Brezilya örneğidir!

Yarın Brezilya da Başkanlık Seçimleri var!
Birinci turda en yüksek oyu olan Bolsonaro'nun  Başkan seçileceğine muhakkak gözüyle bakılmaktadır.
           
Bolsonaro da tıpkı Trumph gibi, ırkçı, toplum üzerinde baskı ve zordan yana, özellikle ağır ekonomik kriz dönemlerinde Sermaye'nin bu kriz altında toplumsal kesimlerde artan öfke ve honutsuzluğu zor yoluyla bastırmak için tercih ettiği bir özne!

Yaklaşık on yıldır ülkeyi yöneten işçi partisinin uyguladığı politikaların ortaya koyduğu başarısızlık bu gün Bolsonaro'yu Başkanlığın en güçlü adayı haline getirmiştir.

Tarihsel süreç pek çok kez bize solun, Kapitalizm koşulları altında, siyasi erki Burjuvazinin elinden almadan, onu siyasi,ekonomik ve ideolojik olarak mülksüzleştirmeden hükümet olmasının doğru olmadığını, bir kez daha göstermiştir.

Tarihsel sınırına gelmiş dayanmış, ekonomik ve siyasal olarak kendini üretmekte zorlanan Kapitalizm'in, içersinde bulunulan ekonomik kriz altında, toplumda biriken öfke ve hoşnutsuzluğu bastırabilmek için daha baskıcı ve totaliter egemenlik biçimlerine başvurması kaçınılmazdır.

Bir başka örnek, sözde burjuva demokrasinin gelişmiş ülkelerinden biri olan  Fransa da Radikal Sol Parti Lideri Melechon'un evinin polis tarafından basılmasıdır.
Artık Burjuvazi'nin kendi "hukukuna" kendi  "demokrasisine" bile tahammülü kalmamıştır.

Dünyada bugün Burjuva Demokrasileri çağı yavaş yavaş kapanmaktadır.
Bir kez daha YA SOSYALİZM, YA BARBARLIK şiarı önümüze gelmiş dayanmıştır.

Artık Komünistler'in bir an evvel içi boş demokrasi hayallerinden vazgeçerek, yollarını bu şiara göre çizmeleri gerekmektedir.
O nedenle diyoruz SOLUN ÖNÜNDEKİ HEDEF, HÜKÜMET OLMAK DEĞİL İKTİDAR OLMAKTIR!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET