Gönderen Konu: POLİTİK BİR SINIF OLARAK İŞÇİ SINIFI!  (Okunma sayısı 96 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
POLİTİK BİR SINIF OLARAK İŞÇİ SINIFI!
« : 23 Kasım 2018, 20:02:07 »
İşçi Sınıfının ya da Proleteryanın tam tanımını yapabilmemiz için,iki temel saptamaya gereksinmemiz vardır.

Bunlardan birincisi, emek sürecinin öznesi olarak Proletarya, bir diğeri ise toplumsal sistemin kollektif öznesi olarak Proletarya.

Proletaryayı tek başına emek sürecinin bir öznesi olarak görmek, onu üretim sürecindeki yerine göre yani ekonomik çerçevede tanımlamak, bize kendinde sınıf tanımını verir.
Oysa bu tanım Proletaryayı yeterli biçimde tanıtmaz.

Baştanda söylediğimiz gibi Proletarya aynı zaman da emek sürecinin dışında toplumsal sistemin kollektif öznesidirde.
Daha açık söylersek Proletarya aynı zamanda toplumdaki siyasal ve ideolojik süreçlerde hareket eden bir öznedir.
İşte Proletaryanın siyasal ve ideolojik süreçlerdeki devrimci pratik eylemliliği, onu kendi için sınıf tanımı içine sokar.

Kendinde sınıftan, kendi için sınıfa geçişteki bu pratik eylemliliğin tümünü SİYASET olarak tanımlıyabiliriz.
Kendi için sınıf tanımı aynı zamanda Proleteryanın politikleşmiş konumunu da ifade eder.
Bunun için de Proletaryanın SİYASAL BİLİNÇ edinmesi gerekir.

Sınıf Mücadelesi , hem ekonomik hemde siyasal alanını kapsayan bir kavramdır.
Sınıf mücadelesini, üretimin maddi koşullarının sonucu ortaya çıkan, toplumsal ilişkileri yeniden üreten siyasal etkinliklerin vede bunları biçimlendiren ideolojinin ortaya koyduğu pratik eylemliliğin tümü olarak tanımlayabiliriz.

Daha somut bir tanımla,sınıf mücadelesi,sınıflar arası ilşkileri yaratan, onları yeniden üreten ve dönüştüren tüm etkinliklerin bir bütünüdür.

Marksistler için, sınıflar ile sınıf mücadelesi biribirinden bağımsız olgular değildir.
Bu bağlamda,"kendinde sınıf" ile "kendi için sınıf" farklı özneler değil, aynı öznenin diyalektik olarak bütünlük içeren iki farklı yüzüdür.

Burada sorun işçi sınıfının kendinde sınıftan, kendi için sınıf konumuna nasıl geçeceğidir.
Yani işçi sınıfının toplumsal bir sınıf olmaktan, politik bir sınıf olmaya nasıl geçeceği, bu eşiği nasıl atlayacağı, nasıl politikleşeceğidir.

Nesnel sınıf çıkarlarına dayanarak verilen mücadele(ekonomik olarak) işçi sınıfını siyasallaştırmaz, onu politik bir sınıf yapmaz.
Demek ki işçi sınıfını siyasallaştıracak, onu devrimci gücünü ortaya koyacak, etkin siyasal dinamiklere gereksinmesi vardır.

İşte bu dinamik, işçi sınıfının öncü kurumu olan PARTİSİDİR.
Nasılki toplumsal hareketliliğin öncüsü Proletarya ise, Proletaryanın öncüsüde, onun düşünen eli PARTİSİDiR.


İşçi Sınıfı'nın politik bir sınıf olması demek, siyasi iktidara talip olması demektir.
İktidar yönetim ilişkilerinin bir bütünü ise, işçi sınıfı iktidarı elde ederek toplumda yönetici sınıf olmaya hak kazanır.

Bu andan itibaren sonul amacı, kendi sınıf karşıtını ve kendini yok ederek, sınıfsız ve her tür otoriteden arınmış devletsiz bir topluma ulaşmaktır.
Bu amacı gerçekleştirme politik öznelliğine sahip tek sınıfta PROLETARYADIR.

veda





Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET