Gönderen Konu: FRANSADA NELER OLUYOR!  (Okunma sayısı 323 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3131
FRANSADA NELER OLUYOR!
« : 29 Kasım 2018, 12:18:12 »
Fransada Macron'un, ülkenin içersinde bulunduğu ekonomik krizin faturasını emekçilere kesmesi sonucu yığınlarda ortaya çıkan öfke ve hoşnutsuzluk,sonuçta kendisini sokakta gösterdi.

Sarı Yelekliler adı altında reflektör giysili, toplumun hemen her kesiminden binlerce insan sokaklara dökülerek, bu krizin faturasını ödemeyeceklerini ortaya koydular.

Kendiliğinden ortaya çıkan bu hareket tabi ki, öndersiz ve öncüsüz olduğu için her tür manüpülasyona açık bir hareket.
Zaten gelen bilgiler bu hareket içersinde Faşist Le Pen taraftarlarının da katılımının yoğun olduğunu gösteriyor.

Faşizm iktidar olurken, en fazla güç aldığı ve kullandığı kesim, mevcut ekonomik sıkıntılardan etkilenen işsizler, sınıf bilinçsiz işçiler ve ayak takımı olarakta nitelenen toplumun en alt kesimi.

Bunun böyle olma nedeni, krizlerden devrimci vazife çıkartacak, toplumsal hareketin öncülüğünü yapacak bir işçi sınıfının ve onun düşünen eli Komünist Partisi'nin olmaması.

Toplumsal Hareket boşluk tanımıyacağı için, sizin boş bıraktığınız, oluşturduğunuz boşluğu, birileri gelir doldurur.
Fransada ki Komünist Parti'nin ne kadar KOMÜNİST olduğu, bugüne değin yaptıklarıyla ortada!

Yine gelen bilgilere göre Sendikalar ve sol güçler bu harekete mesafeli yaklaşmakta, fazla bir katılım sağlamamakta!
Oysa bahsettiğimiz kesimler ne denli bu harekete uzak kalırsa, bu hareket o denli manüplasyona açık ve Le Pen taraftarı faşist güçlerin etkisi altına girer.

Lenin Komünistler'in en gerici sendikalarda bile çalışması gerektiğini söyler!
Gerekçesi ise, bu gerici yönetimlerin işçilerin geri bilinçlerine yönelik propogandalar ile bilinçlerini bulandırmalarına karşı mücadele etmenin gerekli olduğudur.

O nedenle gerek sendikalar, gerekse Komünistler bu harekete aktif katılmalı, Faşist Güçlerin yığınların geri bilinçlerine yönelik propogandasını etkisiz hale getirmeli, onların gerçek yüzlerini teşhir etmeleri gerekir.

Aynı zaman da bu krizin tüm dünyada yaşanan, Kapitalizm'in yapısal bir krizi olduğunu, Kapitalizm altında çok daha kötü günlerin insanları beklediğini ve gerçek çözümün, insanların artık bu sonu gelmiş, sonu geldikçede çırpınan ve gittikçe saldırganlaşan bu sisteme son vermek olduğunu anlatmalıdırlar.

Önümüzdeki günler, kapitalizm altında yaşayan dünyanın bir çok bölgesinde bu tür kalkışmaları gündeme taşıyacaktır.
Hep söylediğimiz, bu krizlerden DEVRİMCİ bir vazife çıkartacak ÖNCÜNÜN yaratılmasıdır! 
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2018, 12:59:27 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET