Gönderen Konu: YEREL SEÇİMLER VE SOL SİYASET!  (Okunma sayısı 109 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
YEREL SEÇİMLER VE SOL SİYASET!
« : 17 Aralık 2018, 13:45:42 »
Yerel Seçimler yaklaştıkça solda ki siyasi oluşumlar yavaş yavaş bu konuda ki tavırlarını netleştirmeye başladılar.
Çok fazla detaya girmeden görebildiğimiz bu konuda iki ana görüşün belirleyici olduğudur.

Bu yazının konusu solda etkin olan birinci görüş sahipleridir.
İkinci Görüş bir sonraki yazımızın konusu olacaktır!

Birinci görüş; her ne pahasına olursa olsun AKP'nin bu seçimlerle geriletilmesi, en azından büyük şehirlerde ellerinden belediyelerin alınması.
Ancak Büyük Şehirlerde Belediyelerin AKP'nin elinden alınması CHP'ye hatta özellikle İstanbulda HDP'nin CHP'yi desteklemesine bağlıdır.

Kısaca bu seçimlerde de Sistemin bir diğer partisi olan CHP 'nin belirleyiciliği söz konusu.
Oysa CHP kapısını sistem dışı sola kapatmış sistemin içersinde  sağda yer alan diğer partisiyle, FAŞİST İYİ Parti ile işbirliği içersindedir.

Demek ki Komünistler için bu koşullarda CHP'nin sırf AKP yenilgiye uğratılacak, geriletilecek diye CHP'yi desteklemesi, kimliklerini İNKAR anlamına gelecektir.

Bugün kendini sosyalist olarak niteleyen bir siyasi partinin Genel Başkanı'nın ifade ettiği ; AKP ve AKP zihniyetine karşı olan herkesle koşul öne sürmeden yerel seçimlerde bir araya gelmeliyiz mantığı, ancak Sosyalist bir partiye değil, sistem içersinde, solda ki boşluğu doldurmaya çalışan Kitlesel bir Sol Partiye yakışır.

Hal böyle olunca kendini Sosyalist olarak tanımlayan bir siyasi partinin, üstelikte Faşist İYİ Parti ile işbirliği yapan sistemin emniyet sübaplığınıda üstlenen CHP yi desteklemesi, Sosyalist kimliğini İNKAR anlamına gelir.

Tek Adam Rejimi ya da SARAY REJİMİ olarak nitelenen şey, aslında Sermayenin içine düştüğü yapısal kriz sonucu kendini ekonomik
ve siyasal olarak üretmekte zorlandığı bu evreye uygun siyasi üst yapıda gerçekleştirdiği değişimdir.

Bu değişimin bugün için yürütücüsü de AKP dir.
AKP gider, yeni YÜRÜTÜCÜLER gelir ama bu soygun ve talan düzeni, İKTİDARDAKİ SINIFIN, SERMAYE'nin elinden SİYASAL İKTİDARI almadığımız sürece devam eder gider.

Bu nedenle sınırlarını burjuvazinin belirlediği alanda siyaset yapmak konusunda fazla bir beklenti içersine girilmemeli hatta bu alanda siyaset yaparak bir İKTİDAR değişimi ummak hayalinden bir an evvel vazgeçilmelidir.
Tabi ki İKTİDAR DEĞİŞİMİNİ, İKTİDARIN SINIFSAL EL DEĞİŞTİRİŞİ olarak görüyorsanız!

Aksi takdirde asıl yapmanız gerekenin siyaseti burjuvazinin belirlediği,sınırlarını çizdiği alanın dışına çıkartmak olduğunu unutarak, SİYASAL İKTİDAR  perspektifinizi de yitirirsiniz.

Örneğin Lenin'in Burjuvazi'nin Ahırı olarak nitelediği Parlemento koşullar gereği zaman zaman legal bir araç olarak Komünistlerce kullanılmış ancak hiç bir zaman AMAÇ olarak görülmemiştir.

Burada önemli olan Komünistler'in özellikle bu evrede kendilerini, Burjuvazi'nin düzenlediği, tüm işlevini yitirmiş bu siyaset sahnesindeki oyuna kaptırmamaları, buradan yüksek beklentilere girerek asli görevlerini unutmamalarıdır.
veda

« Son Düzenleme: 17 Aralık 2018, 13:49:36 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET