Gönderen Konu: İşkence ve infazlar sorulmayacak  (Okunma sayısı 1676 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı AleksandrKirsanov

  • İleti: 133
İşkence ve infazlar sorulmayacak
« : 23 Ekim 2011, 10:36:10 »
12 Eylül dönemindeki işkenceler ve ölümlerle ilgili şikayetler, Ankara’daki ana dosyadan ayrılarak olayın meydana geldiği illere gönderilecek. Hazırlanacak iddianamede, Kenan Evren işkence ve infazlardan sorumlu tutulmayacak

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12 Eylül askeri darbesine ilişkin yürütülen soruşturma sonunda hazırlanacak iddianamede, şüpheliler Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın darbe döneminde yaşanan işkence ve ölümlerden doğrudan sorumlu tutulmayacağı öğrenildi. İki isme yönelik ana suçlamanın “darbe yapmak” olacağı belirtildi.

12 Eylül 2010’daki anayasa değişikliğinin ardından soruşturulmasına başlanan 1980 ihtilaline yönelik soruşturmada sona yaklaşılıyor. Soruşturmayı yürüten özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen ve Savcı Kemal Çetin, kendilerine yapılan yüzlerce suç duyurusunun tasnifini büyük ölçüde tamamladı. Bu kapsamda darbe döneminde gerçekleşen işkenceler ve buna bağlı ölümlerle ilgili şikâyetler, olayın meydana geldiği illere gönderilecek. Ankara’daki ana dosyadan ayrılarak illere yollanacak dosya sayısının 300 olduğu belirtiliyor. Ankara’da ise sadece Evren ve Şahinkaya ile başkentte gerçekleşen işkence ve ölüm olaylarına adı karışanların dosyası kalacak ve soruşturma bunlarla ilgili yürüyecek.

İfadede de sorulmamıştı

6 Haziran 2011’de Ankara Merkez Orduevi içerisindeki General Lojmanları’nda ifadesi alınan Evren’e darbeyle ilgili 12 soru sorulmuştu. Bu sorular 2 gün sonra bu kez İstanbul GATA’da tedavi görülen Şahinkaya’ya yöneltilmişti. Evren ve Şahinkaya’ya yöneltilen 12 soru arasında, darbe döneminde sistemli işkence yapılıp yapılmadığı, talimatını da kendilerinin verip vermediği gibi konular yer almamıştı. Savcılık kaynakları, “Bu isimlerin o dönemde yaşanan işkencelerin talimatını verdiğine ilişkin bir delil yok. Bunu onlara sorduğumuzda kabul edecek halleri de yok. Şu an soruşturma darbe yapmak suçlaması temelinde yapılıyor” dedi.
..............................................
Bir burjuva gazeteden alıntı.
Darbecilerin yargılandığı ilüzyonu tıpkı faşist uygulamarın üstünü örten ileri demokrasi kisvesine benziyor.
Yapıyorlar ancak burjuva hukuk kuralları gereğince bile olması gerektiği gibi değil de halkın gözünü nasıl boyarızdan hareketle.
Kenan Evren darbecilikten mahkum edilse bile, yalnızca şeytana uyup darbe yapmaktan mahkum edileceği, görünen o ki bunun bile gerçekleşmeyeceği bir ortamda, referandumda evet diyenlerin bu değişiklikler çerçevesinde gerçekleştirilen neoliberal dönüşümleri görüp görmedikleri de ayrı bir konu.

Deniz Feneri davasını bir punduna getiren ve yine halkın gözünü boyayan AKP hükümeti ve onun temsil ettiği yeni burjuva düzenin zihniyeti net bir biçimde ortada.
Haklarında kesin hükümler bulunan(Almanya Deniz Feneri ev. davası) kişilerin serbest vırakılması bunun en güzel göstergesidir.

Çevrimdışı Vurgun

  • İleti: 837
İşkence ve infazlar sorulmayacak
« Yanıtla #1 : 23 Ekim 2011, 19:17:58 »
iskencecilerin yargilanacagini düsünerek anayasaya evet diyenler ilk önce simdiki hükümetin  o dönem ülkeyi yönetenlerden farkli bir yönetim icerisinde olduklarini ispatlamakla mükelleftir.Türkiyede aciktan uygulanan fasizm dörtnala gitmeye devam ediyor.Dünün iskencecisini yargilamaya casilan hükümete arka cikanlar düzen hesaplasmasigibi bir derdi olmayanlardir.ézellikle 12 Eylül darbesiyle üzerinden  silindir gibi gecen orduyla hesaplasanlar simdilerde ayni görevi üzerine giyinmis olan polis devletin yaptiklarina karsi üc maymunu oynuyorlar.O dönemin cezaevlerinde uygulanan baski siddet katliamlarsistemli bir sekilde halen devam ediyor.Bunu görmeyenler yada görmezden gelerek kendi hesaplasmasinin derdine düsenler ülkenin gerceklerini saklamaya calisan düzenle isbirligi yapmis olur.
Iskence ve infazlar bu topraklarda halen varligini sürdürüyor.Sadece kendi iskencecilerini yargilamak isteyenler sanki ülkede iskence faili mechuller gözaltinda kaybetmeler yok mus gibi davranarak düzen hesaplasmasindanuzak olan kibirli burjuva aydinlari kendilerini dünyanin merkezinde sanip anayasaya evet diyerek düzenin kanli ellerine parmak basmis oluyor.Ülkenin gercegini görmeyerek bunla heseplasmayanlar ezenlerle isbirligi icerisindedir.
Gercek anlamda devrimci olan hic bir sart altinda fasizmin kurumlarindan medet ummaz ve savasi devrime kadar sürdürür.
Devrimciler yoldaslarini iskencelerde katleden infaz eden sakat birakanlarin defterini dürmeyi burjuvanin yasalarina ve burjuvanin temsilcilerine birakmaz ve onlarla olan savasini üretim araclarini kamuya verene kadar devam ettirir.Fikir savasimi sinif savasiminin zorunlu  parcasi oldugunu bilenler kizil bayragin kizilligini bozan bu tür revizyonistlere karsi her alanda mücadele etmek ve  halkin kandirilmamasi teslimiyetci tutum izlemelerine karsi her türlü dalaverelerini baslarina gecirmekle mükelleftir.
Bu topraklarda devlet polisiyle kanunuyla yargi organlariyla devrimcilerin omuzlarina basarak isci sinifini ezmeye sindirmeye calisarak düzenin sürüp gitmesini sagliyorlar ve bu düzeni yasatmak icin görevlendirilmis olanlar A parti yada B parti halen iskence yapmaya infaz etmeye devam ediyor.Iskenceyi ve infazlara son verecek tek güc bu ülkeyi canla kanla calisp didinerek elleriyle yoguran ezilen kesimdir yani iscilerin emekcilerin ve köylülerin olusturdugu sinifin iktidara gecmesi ile ancak akan kan duracakdir.
AKP `ye bu görevi verenler layik görenler medet umanlar sokaklara baksin ve öldürülen kürtlerin icerden alinan ölüm haberlerinin ve isyerlerinde sifir güvenlik sifir saglik kosulundan dolayi   ölenlerin yakinlarina ailelerine yoldaslarina nasil hesap vereceklerini düsünsünler .Tabi vicdanlari varsa....
Serhildan jiyane
HER YER TAKSIM HER YER DIRENIS