Gönderen Konu: YENİ YILA GİRERKEN BİR KEZ DAHA YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE!  (Okunma sayısı 365 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3125
Yeni Yıla girerken Yerel Seçimler de sol, sosyalist yapıların alacağı tavırla ilgili bir kaç söz söylemek gerekiyor.
Daha doğrusu biz bu konuda ne düşünüyoruz, dilimiz döndüğünce onu anlatmaya çalışacağız.

Bazı siyasi kesimlerde etkin olan AKP'yi geriletmek için AKP zihniyetine, AKP'ye karşı herkesle şartsız,şurtsuz bir araya gelirim mantığı, bize göre temeli sakat bir düşünceye dayanan KUYRUKÇU bir mantıktır.

Temelinde ki sakatlıklardan biri, öncelikle AKP'nin İKTİDAR olmadığı, İKTİDARIN YÜRÜTÜCÜSÜ olduğu, İKTİDARDA Kİ SINIFIN, her zaman, koşullara göre YENİ YÜRÜTÜCÜLER bulacağı, YÜRÜTÜCÜ gitse de, İKTİDARIN aynı kalacağı, bir değişime uğramayacağı gerçeğinin bir türlü anlaşılmaması.

Bir diğeri ise Sermaye'nin AKP eliyle kendini yeniden üretebilmek için siyasi üst yapıda, alt yapıdaki olumsuzluğu aşabilmek adına yaptığı değişimlerin artık tamamlanmış olması.
Atı alan Üsküdarı geçti!

Bundan böyle bu değişimden geri dönüş, YÜRÜTÜCÜ değişse de olası değil.
Bu nedenle artık AKP'nin geriletilmesi diye bir seçenek solun önünde yok.   

Kendini KOMÜNİST olarak niteleyen yapıların yapması gereken, artık tarihsel sınırlarına gelmiş bu soygun ve talan düzeni Kapitalizm'i yıkmak, mücadele hedeflerini buna göre  belirlemek olmalı.

AKP'yi hedefe almak TAKTİK olarakta olsa, ortada bir ALTERNATİF olmadığı için, doğru bir politika olmaz.
Reel duruma baktığımızda AKP'nin alternatifi olarak görünen CHP'nin çokta farklı bir konumda olduğu, sol,sosyalistler için bir TAKTİK ALTERNATİF olacağı söylenemez.

FAŞİST İYİ PARTİ ile ittifak yapması, FAŞİST eskisi Mansur Yavaş'ı Ankarada Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı olarak göstermesi, İstanbul Adayı'nın ise İstanbulu bir RANT merkezi haline getiren Kadir Topbaş  ile ve sonrası Devlet'in en tepesindeki kişiyle görüşmek istemesi, YOK ASLINDA BİRİBİRİMİZDEN FARKIMIZ AMA BİZ OSMANLI BANKASIYIZ reklamını bize anımsatmaktadır.

Bu kafada ki bir CHP' nin kazanacağı belediyelerde yolsuzluk, ihale fırsatçılığı, rant ve hırsızlık bitecek mi sanıyorsunuz?
Biz bunları 12 Eylül öncesi CHP'nin elinde ki belediyelerde yaşamadık mı?

Şöyle bir geçmişe baktığımızda Demirel gitti, DYP bitti, Özal gitti, ANAP bitti, yarın Erdoğan gider AKP biter ama baktığımızda bu gidenlerden sonra bile bu soygun ve talan düzeni daha da katmerli biçimde devam etmekte.
O halde yapılması gereken tüm mücadele hedeflerini bu soygun ve talan düzenini bir daha geri gelmemek üzeri ortadan kaldırmak olmalı.

Bu Yerel Seçimlerde  Kendini Sosyalist,Komünist olarak tanımlayan siyasi oluşumların alması gereken tavır ise, bir program dahilinde, ileride ki bir işçi sınıfı iktidarında, yerel yönetimlerde neler yapabileceklerini, nasıl ve neye göre hizmet vereceklerini, bu soygun ve talan düzeninin belediyecilik anlayışının karşısında, ortaya koymalıdırlar.

Bunun içinde ya kendi, yada üzerinde ortaklaştıkları adayı desteklemeleri gerekmektedir.
Burada önemli olan belediye seçimlerinde alınacak oylar ya da kazanılacak belediyeler değil, yığınlara bu konuda neler yapabileceklerini gösterme olanağı  sağlayan bir fırsatı değerlendirmeleridir.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
Ynt: YENİ YILA GİRERKEN BİR KEZ DAHA YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE!
« Yanıtla #1 : 31 Aralık 2018, 12:18:10 »
Veda Arkadaşın yazdıklarına katılırken  kendilerine sosyalist,komünist diyenlerin üzerinde ortaklaşacakları bir aday göstermelerinin mümkün olmadığını ,bugüne dek bu konudaki suskunlukları bize göstermektedir.

HDP'ye ,CHP'yi desteklemesi konusunda öneride bulunan Politika Gazetesi Çevresine  ,size mi kaldı HDP'ye öneride bulunmak , varsa tabii siz bu konudaki kendi çalışmalarınızı ortaya koyun diyerek biraz eskilere gidelim.

Kayda değer bir bayrak altı yoksa kayda değmeyen bayrak altında toplanmanın adı düzen stepnesi olan CHP'ye destek vermekle eş anlamlı olup karşı güçlerin yaratılmasındaki yetersizliklerinin artık kendileri tarafından da  görülmesi gerekir.

Velhasılı eski hastalık nüksetmiştir. '70'li yıllarda Disk'in, CHP 'yi desteklemesiyle TKP ve İGD hangi konuma düşmüşse bugün de farklı bir durum yoktur.

UDC kaynaklı "İleri Demokrasi Aşaması" politikalarının hala gündemde olduğunun da göstergesidir bu CHP desteklemesi ! "Barış içinde bir arada yaşam" !

"...TKP burjuvazinin bütün ileri adımlarını destekler .CHP yöneticileri burjuva demokratik bir yönetimin uygulanmasından , TKP'ne konulan yasağın kaldırılmasından yanadırlar. TKP, bu tutumu ileri bir adım sayıyor... Aynı yöneticiler  faşist yöntemlere ,şeriatçılara,padişahlara karşı çıkıyor. Bu da ileri bir adımdır."  UDC bağlamında TKP'nin Sesi Radyosu'ndan yapılan yayını hatırladılar yine demek ki !

O günlerde - 1977 Genel Seçimleri- nasıl Demirel'i alaşağı etmek, demokratik (!) bir hükümeti iş başına geçirmek için bütün ulusal demokratik güçler CHP'yi desteklemeye çağrıldıysa bugün de RTE için aynı yöntemi kullanma basiretsizliğini  gösterenlerle karşı karşıyayız.
« Son Düzenleme: 31 Aralık 2018, 12:45:38 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.