Gönderen Konu: KEMALİZM VE SOL!  (Okunma sayısı 101 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2974
KEMALİZM VE SOL!
« : 03 Ocak 2019, 11:47:29 »
Bir Burjuva İdeolojisi olan Kemalizm'in sol içersinde bu denli etkin olmasının tabi ki bir çok nedeni var.
Bunların en başında 1917 Ekim Sosyalist Devrimi ile, 1923 Burjuva Devriminin aynı tarihsel kesitte yer alması ve her ikisininde Emperyalist Güçlere karşı verilen mücadele sonrası ortaya çıkması.

İşte burada Devrimlerin farklı niteliği, KİMİ AL AŞAĞI ETTİĞİ,KİMİ İKTİDAR yaptığı unutularak, sadece Emperyalist Güçlere karşıtlığı göz önüne alınıyor.

Oysa bunlardan ilki baştan, yıkılana değil Emperyalist Güçlere karşıtlığını sürdürsede, ikincisi yani 1923 de gerçekleşen çok kısa bir süre sonra,Burjuva Devrimin niteliği gereği İzmir İktisat Kongresin de aldığı kararlarla, Emperyalist-Kapitalist sisteme entegre olmayı hedefliyor.

1923 de gerçekleşen, Devriminin 1917 dekine benzememesi içinde 1917 Devrimini gerçekleştirenlerle aynı ideolojiyi paylaşanları ya yok ediyor ya da zindanlarda çürütüyor.

1921 de Mustafa Suphilerin, 1923 Cumhuriyetini kuranlarca katillerine ferman verilmesi, 1929 da pek çok Komünistin zindanlara tıkılması ve yıllarca TKP üzerinde ağır baskı ve zulmün devamı bizlere, aslında her iki Cumhuriyetin aynı karede yer almayacağını gösteriyor.

Ancak sol içersindeki büyük çoğunluk,  yığınlarda oluşan geri bilince karşı mücadele edeceklerine, marjinal kalma korkusuyla, popülizm batağına batmayı tercih ederek, Resmi Tarih adı altında Tarihsel Gerçeklerin ters yüz edilmesine göz yumuyor.

Öyleki bunlardan, birde kendine "TKP" adını veren partinin başındaki K.Okuyan Kartalda yaptığı konuşmada, TKP Kurucusu Mustafa Suphi ile onun katline ferman veren Mustafa Kemali YÜREĞİNE SIĞDIRABİLİYOR!
Katle ferman verenle, katledilen AYNI YÜREKTE!!!

Marksistler, olayları ve olguları içersinde yer aldıkları tarihsel kesitte değerlendirler.
1923 Devrimi Burjuvazinin ideolojik öncülüğünde yapılmış bir Burjuva Devrim olduğu için ve Feodalizm den daha İLERİ bir toplumsal formasyonu hedeflediği için, o tarihsel kesitte, tarihsel anlamda İLERLETİCİDİR.

Ancak Emperyalizm Çağında Sistemden kopmadan, Sistemi direk karşısına almadan ve Sistemi yıkmadan, ULUSAL BAĞIMSIZLIK sözden öte bir anlam ifade etmez.

Nitekim 1923 sonrası da aynı şey olmuş, ULUSAL BAĞIMSIZLIK söylemleri, sözden öte bir anlam ifade etmemiş, İzmir İktisat Kongresi ile gidilecek yol belirlenmiştir.

Komünistler'in artık tıpkı Mustafa Suphi TKP sinin bildirisinde olduğu gibi bir takım gerçekleri yığınlara anlatması, onlardaki geri bilince karşı mücadele etmesi ve tarihsel gerçekleri su yüzüne çıkartmaları gerekir.

Bakın Mustafa Suphi bu konu da neler söylemiş;

"Bilhassa her sahadaki faaliyetimizde  , kitlelere bugünkü hükümetin ve Cumhurreisi'nin burjuva mahiyetini anlatmak lazımdır.

Halk Fırkası'nın , Halk Fırkası Hükümeti'nin , BMM'nin, Cumhurreis'inin yüzlerindeki maskeyi yırtmak ve şahısların nasıl burjuva müessesesi ve mümessilleri olduğunu  emekçi sınıfına göstermek TKP'nin önünde duran en mühim meselelerdir.

TKP;  Türkiye burjuvazisinin reisi, Türkiye amele,köylü ve esnafının en büyük düşmanı olan Mustafa Kemal'in resmi harp ilanını , büyük bir soğukkanlılıkla karşılar ve yoluna devam eder ."


Mustafa Suphi'nin kurucusu olduğu TKP'nin mirascısı olduğunu söyleyenler, Mustafa Suph'nin bu söylemini tekrar, tekrar okumalıdırlar.
veda
 
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2019, 16:55:48 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET