Gönderen Konu: İŞÇİ SINIFININ ONURU!  (Okunma sayısı 62 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
İŞÇİ SINIFININ ONURU!
« : 14 Ocak 2019, 12:40:51 »
Ezen, Ezilen ilişkisinde Ezilen olmayı reddetmek diyerek Marksizm Karşıtları Marksistleri, Ezilen olmayı reddetmedikleri için, Ezilmişliğe övgüde bulunmakla  itham ediyor.

Birilerinin unuttuğu yada görmezden geldiği, Ezilen olduğunu yadsımadan önce Ezilen olduğunun bilincinde olacak ve bu nesnelliğe müdahil olacak ve bu Ezilmişliği yadsıyacak öznelliği, Ezilenlerin bilincinde ortaya çıkaracaksın.

Marks "İşçi sınıfı ekmeğine bir dilim fazla ilave etmek için değil ONURU için savaştığında DEVRİMCİDİR" derken bu ONURUN köleliği yada ezilmişliği kabulü anlamına gelmediğini, tersine kölelikten ve ezilmişlikten kurtuluş anlamına geldiğini net olarak ortaya koyar.

“İşçi sınıfı ekmeğine bir dilim ilave etmek için değil ONURU için savaştığında DEVRİMCİDİR” sözü aslında çok önemli bir sözdür.

Nedir İşçi Sınıfının ONURU?
Bu ONUR, KÖLELİĞİ kabul değil, ayağına vurulan KÖLELİK PRANGALARINDAN kurtulmanın  ONURUDUR.
Bu ONUR, İnsanlığı sınıfsız, sömürüsüz bir topluma taşıma görevinin kendisine sağlayacağı ONURDUR.


Kapitalist Sistem işçi sınıfını modern köle haline getirmiştir.
Köle olmak, köle olmayı içine sindirmek ve bir dilim ekmek için bu köleliğe katlanmak, buna rıza göstermek, ONURUNU yitirmektir.

İşçi Sınıfı ya Devrimcidir ya da hiçbir şey değildir.
İşçi Sınıfı başkası için sınıf olma konumundan kendi için sınıf olma konumuna gelmedikçe, Devrimci olamaz.
İşçi Sınıfı’nın ONURU onun DEVRİMCİLİĞİDİR!

Eğer bugün bu soygun ve talan düzeni içersinde, sınıf mücadelesi temelinde Ezen ve Ezilen ilişkisi varsa.
Sistem bu ilişki temelinde şekilleniyorsa, bu nesnel bir gerçekliktir.

Marksistler bu nesnel gerçekliğin bilincinde olarak, bu nesnelliğe müdahale ederek, sistemin üzerinde şekillendiği bu ilişkiyi ortadan kaldırmak için mücadele ederler.

Marksistler’in sonul amacı ÜCRETLİ EMEĞİ ortadan kaldırmaktır.
Bu aynı zamanda işçi sınıfının sınıf olarak kendini ve her türlü bağımlılık ilişkisini de yadsıyarak İnsanlığı Sınıfların, Sömürünün ve Savaşların olmadığı Komünist Topluma taşımasıdır.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET