Gönderen Konu: UTANÇ DUVARLARI....ERHAN NALÇACI!  (Okunma sayısı 254 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3131
UTANÇ DUVARLARI....ERHAN NALÇACI!
« : 19 Ocak 2019, 14:31:25 »
Kendisini beğeniyle izlediğimiz hemen her yazısının altına imzamızı çekinmeden atacağımız Erhan Nalçacı Sol Haber de " Utanç Duvarları" başlıklı bir yazı paylaşmış.
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/erhan-nalcaci/utanc-duvarlari-255002
Bir kez daha Emeğine Sağlık diyor, kendisini kutluyoruz.

Yazı başlangıcı ABD'nin Meksika Sınırına inşa ettiği Duvar la başlıyor.
Ve Sn Nalçacı ABD Sermayesi'nin neden bu duvarı yaptığını aşağıda alıntıladığımız paragrafta çok güzel açıklıyor.

"Neden ABD sermayesi Meksika sınırına böylesine saçma ve insanı aşağılayan bir duvar yapmak istiyor?

Çünkü ABD emperyalizmi yüzyılı aşkın bir süredir toplumsal eşitsizlik yaratan bir jeneratör gibi çalıştı. Orta ve Güney Amerika ülkelerini yağmaladı, ucuz emek gücü ve pazar olarak kullandı. Bu ülkelerde bağımsızlık için doğan iradeleri cinayetler, askeri darbeler ve komplolarla bastırdı.

Yoksul ve geleceksiz kalan Güneyin emekçileri bir iş ve gelecek umuduyla kuzeye yöneldiler. Bu daha önce de böyleydi, ABD bu göçmen işçileri posasını çıkarana kadar  sömürmek için yasal veya yasal olmayan yollarla ülke içine alıyordu.

Ama ABD kendi ülkesini ve dünyayı yönetememe krizine girince göçmen işçiler sorun olmaya başladı."


Aslında sorunun asıl nedeni son cümle de yatıyor.
Gerçektende tüm dünya da Sermaye artık kendini yeniden üretme ve buna bağlı olarak yönetememe krizine girince, daha önce ucuz iş gücü deposu olarak kullandığı ve bugüne değin sıkıp, posasını çıkardığı GÖÇMEN İŞÇİLERİ sorun olarak görmeye başladı.
Kendi ülkelerine girişlerini önlemek içinde DUVARLAR örmeye başladı.

Sermaye tüm insanların ortak yaşam alanı olması gereken dünyada ki toprakları etraflarını kırmızı çitlerle çevreleyerek bölmek yetmiyormuş gibi birde bunun üstüne DUVARLAR inşa etmeye başladı.

Yazısının en sonunda ki paragraf aslında tüm yazının hem bir özetini hemde bu yazıdan çıkan politik sonucu bizlere gösteriyor.

"Emperyalist sistemin bunalımının üretimin ileri derecede toplumsallaşmasıyla üretim araçlarının özel mülkiyeti arasındaki çelişkiden kaynaklandığı biliyoruz.
Aslında üretimin toplumsallaşması sınırları ortadan kaldırıyor ama sermaye egemenliği bu bütünleşmiş üretimi sadece sınırlarla ayırmıyor, bir de üzerine korkunç duvarlar dikiyor.
Şimdi duvarlar bu bunalımın özel bir görüntüsü olarak karşımıza çıkıyor.
Duvarlar hem içeride hem dışarıda emekçi sınıflara düşmanlık besliyor, ayrıca çoğu kez savunma amaçlı gibi gözükürken bir saldırganlığı örgütlüyor.
21. yüzyılın sosyalizm dalgası, üretim araçlarının özel mülkiyetine son verirken sınırları da ortadan kaldıracak, halkları eşitlikle özgürleştirip kaynaştıracak."

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET