Gönderen Konu: TEFERRUAT değil MÜTEMMİM CÜZ !  (Okunma sayısı 382 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
TEFERRUAT değil MÜTEMMİM CÜZ !
« : 22 Ocak 2019, 22:28:35 »

At gözlüğü ,atların teferruatı mıdır mütemmim cüzü müdür? Bu soru, devlet-din bağlamında sorulur mu ? Evet ise yanıtı ne olur ?...dedikten sonra devam edelim.

Bu ülkede , cumhuriyet ile birlikte "ŞERİAT İSTEMEYEN MÜSLÜMAN " yaratıldı mı ? Evet ! Yani kitaba inanıyorsan orada yazılanlara da harfiyen uymak gerekmez mi ? Yok ,burada gerekmiyor , çünkü oksimoron bir şekilde bu düşünce biçimi oluşturuldu.
İslamın imanın şartlarını bilip bazılarına inanıp ,bazılarını yerine getireceksin ama kitapta belirtilenlerle yönetilmeyeceksin !

Neden? Her şeye bir bahane var da ,tevil sonsuz mu; yoksa 6. yy. 'da Muhammed tarafından söylenen ,bir diğeri tarafından yazılan ve düzenlerinin devamını sağlayan erkek egemen bir dilin hakim olduğu DİNi söylemleri biraz ısıtarak soğuk/sıcak şoklaması yaşanmasın diye mi?
...
Bu ülkenin sadece 2019 yılında ödeyecek olduğu 175 milyar dolar borcu var ! Yani her gün 500 milyon dolar ödenecek !

Kasasında , kendisine ait olan beş kuruş dahi parası olmayan bir "güç" var karşımızda.

En önemli gündemi ,bu borç krizini nasıl idare ederim olması gerenler bu konuda başarılı olamadılar . Olamayacaklar da , çünkü taze kanı bulmak amaçlı , piyasaya  devlet iç borçlanma senedi ihraç etti ve ne girdi kasasına ? Toplamda 250 milyon dolar ! Bu arada 500 Milyon kenarda sırıtıyor ! Hiişşt ben burada duruyorum diyor !
...
Feodalizm,reform hareketlerinin doğmasına neden olan RÖNESANS ; din adamlarına duyulan güvenin azalması, din adamlarının halkı sömürmesi ,cennetlerinin kapısını açtığını söyledikleri af belgesi (endüljans) satışı,daha da ileri giderek orada toprak satılması vb. nedenlerle Martin Luter liderliğindeki REFORM . Yani AYDINLANMA ÇAĞI .

Evet, bu Aydınlanma Çağı ile diğer değişikliklerin yanında Sokrates’in, Bruno’nun ve Galileo’nun bunlar kafirdir denilip yakılıp kesilerek öldürülmesine neden olan yasa ve kuralların önü kesilmiş; insanın , giderek toplumsal yaşamın ilahi bir güç tarafından değişmeyecek biçimde önceden düzenlendiği gibi YARATILIŞÇI zihniyetin önüne geçilmiş olsa da gelgelelim kapıya KAPİTALİZM dayandı ve yeni alt üst oluşlar yaşanmaya başladı.

Artık, dinin kurumsal olarak güçlenmesi gerekiyordu; itaat edenlere kavuşmak erekli dini söylemlere gereksinimi vardı burjuvazinin...Hem yaşarken , hem de ölü halleriyle korku salmak gerekiyordu insanlara !

Serbest rekabetçi dönem, tekelci dönem derken burjuvazi ,feodalizmde ne kadar ilkellik varsa tümünü kendi bileşeni haline getirdi ve sınıfın üstüne yürüdü. Kapitalizm ,zorda kaldığı her dönemde dine sarıldı , din de imdadına yetişti!
...


İran'daki rejim, Kaddafi Libya'sı, Mısır'daki Arap sosyalizmi (Nasır), Irak ve Suriye'deki Baasçı rejimler özel mülkiyete ve burjuvaziye karşı olmayan ve işçi sınıfının önderliğine dayanmayan, tüm Arapları tek bir devlet altında toplamak isteyen islamcı bir "sosyalizm" idi.

Bu durum ,İslamcı "sosyalistlerin " anti-eperyalist olduklarını göstermeye yetiyordu ; liberalizmin güçlenmesi anlamında önemli bir zaman dilimi olan 80'li yıllar ( Türkiye 24 Ocak Kararları -12 Eylül askeri faşist darbe) işçileri,yoksulları büyük kitleler halinde kendilerine çeken İslamcı partilerin ortaya çıkıp dini söylemler kullanarak sömürüyü kat be kat arttırdığı ve bunun bir kader olduğu zehriyle bu insanları beslediği dönem olmuştur ve devam etmektedir.

Ellerinde Kur'an ve söylemleriyle meydanlara çıkan düzen temsilcileri , halkların dini duygularını sömürerek geçmişte ve şimdiki zamanda olan kirli savaşları bir PAYLAŞMA SAVAŞI değil de mazlumlara "demokrasi" götürme ,onların hak ve hukuklarını koruma amaçlı "çabalar" olduğunu sırıtarak söylüyor ve dini söylem ve dualarla konuşmalarını tamamlıyorlar. ALKIŞ !
...
IŞİD (evet DAEŞ değil IŞİD) -Irak ve Şam İslam Devleti veya 2014'ten beri kullanılan resmî isimle İslam Devleti- ,eylemleri için bunlar GERÇEK İSLAMı temsil etmiyorlar söylemlerine sarılanlar gerçek İslamı anlatın da bilelim ! Ama anlatamazlar , çünkü Işid İslamın tam da kendisidir ! Cihad ise cihad , kafa kesmekse kesmek , şeriat ise şeriat , kadınlara yapılan zulümler, recm ise recm,esir aldıklarını köleleştirme , köleleştirdikleri kadınları odalıklaştırmaları fıkıhlarında da , Kur'an ve sünnetlerinde de var mıdır ? Var !

Vahhabi de olsalar (Suudi), harici şia (İran) da olsalar,selefi ( IŞİD ) de olsalar Kur'an hükümlerine göre şeriat ile yönetilen ülkelere ait kurumlardır bunlar. Yani İslama göre !

Egemenlerin söylemi ile bu "heyecanlı çocuklar"a şimdilerde konjenktür gerektirdiği için karşı çıkanların Ortadoğuda'ki mazlum halkları ezerek siyah altın petrolden pay almaları amaçlı hareketlerini görmemezlikten gelmek ,İslamın bu olmadığını dillendirenleri alkışlamak gerçekten İslamı bilmemektir! Yaşadığınız İslam değil , bunu bilin !
Ama İslamın "ILIMLISI" gerek egemenlere , çünkü ağababaları (ABD) böyle istiyor! ABD Müslümanlığı ! İTAAT GEREK İTAAT ,SORGULAMAYACAKSIN ! Allah kelamıyla söze başlayanların her sözüne inanıp biat edeceksin !
...


Anlatılmaya çalışılan durumlar nedenli ; DİN, düzendeki DEVLETİN MÜTEMMİM CÜZÜ MÜDÜR ? sorusuna cevap : EVETtir ! Çünkü DİN canlı düşmanı KAPİTALİZM , TANRI İSE PARADIR !

« Son Düzenleme: 23 Ocak 2019, 03:24:19 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.