Gönderen Konu: SINIF ÖRGÜTLENMESİNDE TABAN ÖRGÜTLERİ!  (Okunma sayısı 456 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
SINIF ÖRGÜTLENMESİNDE TABAN ÖRGÜTLERİ!
« : 28 Ocak 2019, 22:39:44 »
Sınıfın kolektif gücünü ve iradesini yaratmak için

TABAN ÖRGÜTLENMELERİ---VOLKAN YARAŞIR

 
 
İşçi hareketi bir karşı devrim programı olan neoliberal politikaların etkisiyle ciddi bir dağınıklık ve parçalanma yaşıyor.
 
Sınıf bilincinde ve kimliğinde şiddetli deformasyonlara neden olan bu süreç, aynı şekilde onun eylem ve örgütlenme kapasitesini etkiliyor.
 
Yaşanan sorunların ağırlığı sınıfı takatsiz, durgun ve güçsüz bırakıyor. Yer yer doğan tepkiler yayılmadan, hatta yeterli izler ya da birikimler bırakmadan etkisizleşiyor.
 
Sınıfın bugün yaşadığı içe kapanmayı aşmak, onun yıkıcı gücünü açığa çıkarmaktan geçiyor. Bilincin ve kimliğin yeniden inşası yönünde çalışmaları yoğunlaştırmak gerekiyor. Çünkü bilinç, kimlik ve eylem arasında diyalektik bir sarmal vardır. Yani, bilincin ve kimliğin gelişmesi yönündeki her adım, aynı zamanda eylem gücünün ve örgütlenme kapasitesinin artması anlamına gelmektedir.
 
Sınıfın Organik Birliği Parçalandı
 
Kapitalizmin yeni birikim rejimine paralel olarak sınıf profilindeki farklılaşmalar ve katmanlaşmalar, bilinçte ve kimlikte yaşanan problemleri yoğunlaştırmaktadır.
Sınıfın kapsamındaki genişlemeye karşın organik birliği parçalanmış, kolektif bilincinde kırılmalar yaşanmıştır.
 
İşçi sınıfının yaşadığı şekilsizliğin aşılması ve organik birliğinin yeniden sağlanması için ilk başta kolektif gücünün açığa çıkarılması gerekiyor.
 
Klasik bir sendikal yapılanmanın bunu gerçekleştirmesi mümkün değildir. Sendikal yapıların bürokratik ve korporatist özellikleri aslında sorunu derinleştiren bir faktördür.
 
Bugün işçi sınıfı tedirgindir ve korkmaktadır. Ne var ki işçilerin korkması son derece doğaldır. İşçiler, asıl olarak işsiz kalmaktan korkuyorlar. Sahici ve doğal bir korku bu. Çünkü işsizlik artık bu ülkede ölümle eşdeğer.
 
İşçiler aynı zamanda kendilerine güvenmiyorlar. Gücü başka yerde arıyorlar. Edilgen ve temkinliler. İşçiler, yaşadıkları problemlerin ağırlığıyla yapabilme, muktedir olma yeteneklerinin farkında değiller.
 
İşsizlik korkusu boyun eğmeyi, itaat etmeyi koşulluyor. İşçiler itaat ettikçe işte kalacaklarını sanıyorlar. Hiç kimseye güvenmiyor ve her şeye katlanıyorlar.
 
İşçi Nesneleştiriliyor


Bu süreç sınıfı bir anlamda metamorfoza uğratarak onu hem kendine yabancılaştırıyor hem de bu yabancılaştırmayı içselleştirmesine neden oluyor. Kapitalizm işçiyi nesneleştirdikçe ya da kimliksizleştirip, değersizleştirdikçe sınıfın yıkıcı gücünü absorbe edeceğini biliyor. Ve elindeki işsizlik korkusunu sonuna kadar kullanıyor.
 
Artık hafızası ve takati olmayan kendine güvensiz işçi, posası çıkarılacak bir nesneye dönüşmüştür. İşte bu çok boyutlu ve vektörlü sorunların aşılması ve sınıfın bütün katmanlarının kolektif gücünün açığa çıkarılması acil bir görevdir.
 
Taban Örgütlenmeleri’nin devreye girdiği nokta da tam burasıdır.
 
Taban Örgütlenmeleri sınıfın bütün katmanlarını bir araya getirecek ve bütün katmanların somut ihtiyaçlarına cevap verecek bir örgütlenmedir.
 
Bu örgütlenmeler güvencesiz bir işçinin çalıştığı atölyede kendini atölye komitesi; sendikalı bir yerde sendikal bürokrasiye karşı kurulan işyeri komitesi; sendikalaşma sürecindeki bir yerdeyse sendikalaşma komitesi ya da sıcak mücadele anlarında grev komitesi/toplu sözleşme komitesi biçiminde hayata geçirilebilir.
Son derece farklı ve zengin biçimler kazanabilir.
 
Taban Örgütlenmeleri sınıfın kolektif gücünü harekete geçirir. En küçük işyerinden büyük ölçekli fabrikalara kadar sınıfın birliğinin zeminlerini yaratır.
İşçiler birleşirse, dünyayı değiştirebileceklerini de görürler.
 
Taban Örgütlenmeleri işçilere muktedir olma gücü verir. Yapabilme gücünün farkına varan işçi, nesneleştirme sürecini parçalayan işçidir.
 
Sınıfı Büyük Kavgaya Hazırlamak
 
Taban Örgütlenmeleri işçilerin karar alma, yönetme, denetleme yeteneklerini geliştirir. İşçiler nasıl bir dünya istediklerinin ilk pratiklerini bu örgütlenmeler içinde gerçekleştirirler.
 
Taban Örgütlenmeleri sıradan bir işçinin yıkıcı gücünü açığa çıkarır. Antagonizmanın farkına varan işçi, safını bilir ve radikal bir biçimde harekete geçer.
 
Taban Örgütlenmeleri işçilere onur kazandırır. Onuruna sahip çıkan işçi ekmeğini de kolayca kazandığını görür.
 
Taban Örgütlenmeleri mücadelenin içinden çıkar ve mücadeleye yön verir.
 
Taban Örgütlenmeleri güncel taleplerle, genel talepler (program) arasında köprü görevi görür. Sınıfı büyük kavgaya hazırlar.
 
Taban Örgütlenmeleri gelip geçici, kolay kurulabilen, konjonktürel ama sınıfın kolektif gücünü ve iradesini açığa çıkarmasıyla muazzam örgütlenmelerdir.
 
İşçi sınıfının tarihsel mücadele pratikleri içinde doğan ve gelişen Taban Örgütlenmeleri, sınıfın en temel örgütlenme biçimlerinden biridir. Bugün bir dizi işçi örgütlenmesinin başarısız ve işlevsiz olduğu koşullarda, Taban Örgütlenmeleri sınıfın nesnel ve öznel şekillenmesinin önünü açacaktır.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Ynt: SINIF ÖRGÜTLENMESİNDE TABAN ÖRGÜTLERİ!
« Yanıtla #1 : 28 Ocak 2019, 22:43:29 »
Gerçekten de günümüzde NEOLİBERAL politikalar ülkede işçi sınıfını üretim sürecinin öznesi konumundan çıkarmış, onu nesneleştirmiştir.
Bir avuç sendika bürokratının elinde işçi sınıfının hali perişandır.

İşini kaybetme ve bunun sonucu yaşamını idame ettirememe korkusu,onu sisteme bağımlı,sömürüye itaat noktasına getirmiştir.
O artık üretimden gelen gücünün bile farkında değildir.
Onun aklındaki tek konu işsiz kalmamak,evine bir lokma da olsa ekmek götürebilmektir.

Örgütlü olduğu sendikalar çoktan sınıf sendikacılığından vazgeçtiğinden ona sundukları, ücretlerinde yıllık yüzde 3-5 arası artıştır.
Artık eskisi gibi sosyal kazanımlar da söz konusu değildir.

Tabii ki bu çizdiğimiz tabloyu mutlakmış gibi algılayıp,işçi sınıfı dışında farklı dinamikler peşinde koşan,işçi sınıfının devrimdeki öncü rolünü yadsıyan, ELVEDA PROLETARYACILARIN ortaya çıkması tesadüf değildir.

Son yaşanan Yunanistan, İspanya ve Portekiz'deki yığınsal direnişlerde, yine bu direnişlerin başını İŞÇİ SINIFININ çekmesi, aslında ELVEDA PROLETARYACILARA,yaşamın şaşmaz pratiğinin verdiği anlamlı bir YANITTIR.
Bu bağlamda baktığımızda Volkan Yaraşır'ın yazdıkları çok önem kazanmaktadır.

Bir kere artık sınıfın, Sendikalar dışında onu  da SINIF SENDİKACILIĞINA zorlayacak yeni yapılanmalara gereksinimi vardır.
Önemli olan bu yapılanmalarının ucunun nereye kadar açık olduğu ve bu yapılanmaların işleyiş ilkelerinin neler olacağıdır.

Volkan Yaraşır bu yapılanmaları TABAN ÖRGÜTLERİ olarak tanımlıyor.
Ancak eksik olan TABAN ÖRGÜTLERİNİN işleyiş yapısının ne olduğu/olacağıdır.
Bir diğer eksiklik,  bu yapılanmaların fabrikalar dışında yaşamın diğer alanlarında hangi biçimlere bürüneceğidir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET