Gönderen Konu: KOMÜNİSTLER VE KEMALİZM!  (Okunma sayısı 86 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
KOMÜNİSTLER VE KEMALİZM!
« : 29 Ocak 2019, 17:26:31 »
“[…] Türk milleti, kendisinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen müfsid (fesatçı), sefil, vatansız ve milliyetsiz sebükmağzların (ahmakların) hezeyanlarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara müsamaha gösterecek bir heyet değildir... Onu yolundan saptırmak isteyenler, ezilmeye, kahredilmeye mahkûmdur. Bunda köylü, amele ve bilhassa kahraman ordumuz beraberdir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Hâkim efendiler!.. Siz kanun adamlarısınız!.. Elinize vatanın, milletin her türlü hak ve menfaatlerini vikaye eden (koruyan) kanunlar tevdi edilmiştir. İşaret ettiğim noktaları işittiniz. Türk milletinin büyük haklarını müdafaa ederken bu noktalar ehemmiyetle hatırda tutulmalıdır.
Bu memleketteki komünistler, yalnız bizim tevkif ve hapsettiklerimizden ibaret değildir. Bu işlerle bizzat yakından alakadar olacağım.
Şurası unutulmamalıdır ki Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmeli...”


Yukardaki sözler Mustafa Kemal'in 1929 da  Eskişehir Nutkun da söyledikleridir.
Buna karşılık  o dönem,  Mustafa Suphi'nin kurucusu olduğu TKP bir bildiri yayınlayarak bu sözlere aşağıda ki  yanıtı vermiştir.


“Türkiye burjuvazisi, Cumhurreis'in ağzıyla Eskişehir İstasyonu'nda TKP'ne harp ilân etti. Bu, çoktandır devam eden bir muharebenin burjuva devletinin en yüksek makamı tarafından resmen tasdiki demektir...
M. Kemal, komünistlere uzun uzadıya küfür ettikten sonra, onları ordu kuvvetiyle tehdit etmiş ve ilk defa olarak komünistlere karşı mücadelede Türkiye amelesinden, köylüsünden, esnafından yardım dilemiştir.

"Bilhassa her sahadaki faaliyetimizde  , kitlelere bugünkü hükümetin ve Cumhurreisi'nin burjuva mahiyetini anlatmak lazımdır.
Halk Fırkası'nın , Halk Fırkası Hükümeti'nin , BMM'nin, Cumhurreis'inin yüzlerindeki maskeyi yırtmak ve şahısların nasıl burjuva müessesesi ve mümessilleri olduğunu  emekçi sınıfına göstermek TKP'nin önünde duran en mühim meselelerdir.

TKP;  Türkiye burjuvazisinin reisi, Türkiye amele,köylü ve esnafının en büyük düşmanı olan Mustafa Kemal'in resmi harp ilanını , büyük bir soğukkanlılıkla karşılar ve yoluna devam eder ."


(Her iki alıntıda https://istiraki.blogspot.com/2017/11/eskisehir-nutku.html sitesinden alınmıştır.

Neden bu alıntıları veriyoruz belki merak edenler olabilir.
Bir kere Mustafa Kemal'in Komünizm'e bakışını onu nasıl tehdit olarak gördüğünü anlamak açısından önemlidir.
Çünkü bu bakış aynı zamanda 1921 de Mustafa Suphi ve Yoldaşlarının katline ferman veren BAKIŞIN devamıdır!

Bir diğer önemli yan da o dönemin TKP' si nin Mustafa Kemal'i ve Kemalizm'i nasıl gördüğü, hangi sınıfın temsilcileri olarak nitelediğidir.
TKP Bildirisi; Mustafa Kemal'i Türkiye Burjuvazisi'nin Reisi, Türkiye amele,köylü ve esnafının en büyük düşmanı olarak tanımlamaktadır.
TKP aynı zamanda en önemli sorunun bunların gerçek yüzlerini, işçilere ve emekçilere göstermek olduğunu da eklemektedir.

Aradan bir asıra yakın zaman geçmesine karşın, hala solun bir kesimi bu konuda  o dönemin TKP si nin çok daha gerisinde kalmaktadır.

Bugüne baktığımızda bırakalım Kemalizm'e karşı ideolojik mücadeleyi, kendini solda gören bazı NASYONALLER'İN Kemalistler'i Sosyalist olarak nitelediklerini bile görebiliyoruz.

Hadi diyelim Kemalistler'i Sosyalist olarak gören akıl yoksununun bu özrünü CEHALETİNE verelim.
Ya kendini KOMÜNİST olarak ilan eden bir parti'nin başındaki zata ne demeli!

Hazret yüreğini ikiye ayırmış; yarısını Mustafa Kemal'e, kalan yarısını da Mustafa Suphi'ye vermiş!
Aynı yürekte hem katline ferman veren hemde katledilen bir arada bulunabiliyor.

Şimdi diyecekler ki Mustafa Suphi'nin katledilmesinde Mustafa Kemal'in bir dahli yok!
Neyse ki o dönemi hepimizden iyi bilen o dönemi yaşamış Komünist Şair Nazım Hikmet var.

28 KANUNİSANİ

"burjuva kemal’in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar" ....NAZIM HİKMET( 28 KANUNİSANİ ADLI ŞİİRİNDEN)

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET