Gönderen Konu: KAPİTALİZMİN AÇMAZLARINA YÖNELİK ORTAYA KONAN STRATEJİLER!  (Okunma sayısı 56 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 2992
Can Soyer İleri Haber de "Neoliberal Evrede Strateji:Feraset Ve İdrak" başlıklı bir yazı paylaşmış.
https://ilerihaber.org/yazar/neoliberal-evrede-strateji-feraset-ve-idrak-93321.html

"Çağımızda sosyal demokrasinin, ulusal kalkınmacılığın, ilerici/sol reformizmin ortadan kalkmasının nedeni de budur: Kapitalizme göbekten bağlı olan bu akımlar bile, bizzat kapitalizm tarafından “zındık” statüsüne düşürülmüştür.
Kapitalist sermaye birikim biçimi, onun beklentileri, dünya sistemiyle eklemlenme modeli, sınıflar arasındaki eşitsizliklerin dengelenmesi, vb. başlıklar  bundan böyle ‘müzakere’ konusu olmaktan çıkarılmıştır. Eğer illa siyaset yapılacaksa (ki, sermaye egemenliğini sürdürmek için de yapılmak zorundadır), o vakit dinsel-etnik çekişmeler, kültür ve yaşam tarzı savaşları kışkırtılmalı, siyasal özneler de birbirleriyle bu alanlarda rekabet etmelidir."
(Can Soyer)

Saptama doğru ancak bu saptamanın ortaya koyduğu gerçeğin asıl nedeni, açık ve net olarak nedense dile getirilmemiş!
Bahsedilen akımlar Kapitalizm tarafından bir kenara itilmişlerse asıl neden Kapitalizm'in tarihsel sınırlarına gelmiş dayanmış olmasıdır.

Artık Kapitalizm farklı politikalar uygulayacak var olan ve gittikçe artan eşitsizliği kısmi de olsa engelliyecek bir esnekliğe sahip değildir.
Hep söylediğimiz Kapitalizm için DENİZ bitmiştir!

Sona yaklaşan, yapısal ve çözümü olmayan bir kriz içerisinde debelenip duran, kendini yeniden üretmekte zorlanan ve artık eskinin o "refah" döneminin egemenlik biçimleriyle siyasi olarak  yönetememe durumunda olduğu için daha totaliter, daha baskıcı egemenlik biçimlerine başvuran bir sistemdir  Kapitalizm.

Bundan sonrası İnsanlık için YA SOSYALİZM YA DA BARBARLIKTIR!
Önemli olan bu nesnelliğe uygun, bu nesnellikten Devrimci vazifeler çıkartacak mücadele yöntemlerini ve bu mücadeleyi verecek örgütlülüğü ortaya koyabilmektir.

İşçi Sınıfının üretimde özne olduğu Biçimsel Tahakküm döneminden İşçi Sınıfının üretimin bir nesnesi konumuna düştüğü Gerçek Tahakküm dönemini yaşamaktayız.
Günümüzde bu Tahakküm Fabrika boyutlarının da dışına çıkmış hayatın her alanında kendini hissettirmektedir.

Hayatın her alanını kapsayan bu tahakküm, aynı zamanda Sınıfsal olanla, Toplumsal olanı NESNEL olarak  bir araya getirmiştir.
İşte nesnelliğin yarattığı bu durumdan nasıl bir pratiğe ve bu pratiği gerçekleştirecek nasıl bir örgütlülüğe gereksinmemiz olabilir.

Can Soyer  bu konuda aynı şeyleri söylese de;
"Tam da burada can alıcı bir soruyla karşı karşıyayız: Bir yandan neoliberal egemenlik tarzının ağır kuşatması, bir yandan da siyasetin önemsizleşmesi söz konusuyken, işçi sınıfının parçalanmışlığını giderecek ve kolektif siyasal eylemi mümkün kılacak bir pratik nasıl, hangi kaynaklardan ve ne tür aygıtlar vasıtasıyla üretilebilir?"

Bu konuda da açık değil!

Eğer işçi sınıfının çıkarları tüm toplumun çıkarlarını temsil ediyorsa Toplumsal Hareketlilikte bu durum işçi sınıfını ÖZNE konumuna sokuyor demektir.

O zaman bu ÖZNE görevini yerine getirmesini sağlayacak, bu hareketliliği Siyasi Erki elde etmeye yöneltecek yani işçi sınıfını politikleştirecek, onu kendinde sınıftan, kendi için sınıf konumuna getirecek, işçi sınıfının DÜŞÜNEN ELİ, partisinin inşasına gerek vardır.

Atı arabanın önüne koştuktan sonra sıra Toplumsal olanla Sınıfsal olanı bir araya getiren nesnelliği öznelliğe dönüştürecek SINIF ARAÇLARINI oluşturmak olmalıdır.
Hayatın her alanında, sınıf mücadelesinin yaşandığı her alanda işçi sınıfı, bugünden yarını kurmak adına kendi erk odaklarını yaratmak durumundadır.
veda

 
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET