Gönderen Konu: SINIF SENDİKACILIĞI VE SINIFLA SİYASET ARASINDA OLMASI GEREKEN BAĞ!  (Okunma sayısı 100 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3094
Grev bir anlamda işsizliktir. Grevin kazananı olmaz. Grev her iki tarafında istemiyeceği bir seçenektir, dolayısıylada uzlaşmanın bir yolu bulunmalıdır.
(Kani Beko- Disk Eski Genel Başkanı-CHP İzmir Milletvekili).

Devrimci Turizm İş'in İzmir Karabağlar Belediyesindeki Grev kararına, Kani Beko'nun verdiği tepki yukarıdaki alıntı!

Burjuvazi'nin işçi ve emekçiler üzerindeki en bariz tehditlerinden biri sizi İŞSİZ bırakırım demektir!
Kani Beko da işveren ağzıyla, patron ağzıyla işçiye aynı tavsiyede bulunuyor; "Grev Bir Anlamda İşsizliktir"

Bu sözü, bizim sarı sendika olarak nitelediğimiz Türk-İş' in eski başkanı ya da Hak-İş'in eski başkanı söylemiyor!
Bu söz kendini Devrimci olarak niteleyen bir sendikanın DİSK'in Başkanlığını yapmış olan Kani Beko'ya ait!

Ne acı ki sınıf işbirliğini, sınıf uzlaşmacılığını savunan ve patron ağzını kendine ağız yapan, işçi sınıfına İHANETİ tescillenmiş bu zat
kendini Devrimci olarak niteleyen bir sendika konfederasyonunun DİSK'in Başkanlığını yaptı!

Evet bu durumdan kendini Komünistler azade edemez, sorumluluktan kaçamaz.
Bizler, işçi sınıfını, işte bu SATILMIŞ sendikacıların eline bıraktık.

Daha geçenlerde 12 Eylül öncesi DİSK'in en az Maden İş kadar önemli sendikası olan Lastik İş'in Örgütlenme Dairesi Başkanlığına da aktif bir MHP militanı faşist getirildi!
Türk-İş den, Hak İş' ten bahsetmiyoruz, Devrimci İşçi Sendikasından, DİSK' den  bahsediyoruz!

Daha önce de defalarca yazdık:
Sermaye varlığını sürdürebilmek, sınıfsal  erki elinde tutabilmek için, ekonomik alanla, siyaset alanını birbirinden ayırarak, sınıfla, siyaset arasındaki bağı kopartmış böylece  sınırlarını çizdiği, belirlediği siyaset alanını düzen partileri, ekonomik alanı da sendikalar aracılığıyla denetim altında tutmuştur.

Sendikalar artık sınıf sendikacılığını terk etmiş, birer düzen kurumu haline gelmiştir.
Yukarıda ki örnekler ,en Devrimci olanın bile içine düştüğü çürümeyi bize göstermektedir.

O halde ,yapılması geren kopmuş olan sınıfla siyaset arasındaki bağı yeniden oluşturacak, sendikaları sınıf sendikacılığı yapmaya zorlayacak yeni sınıf araçlarını oluşturmak olmalıdır.

Bu araçlar iş yerlerinde, yatay örgütlenmiş, doğrudan demokratik işleyişi benimsemiş komünal örgütlenmeler, iş yeri komiteleri, ya da işyeri konseyleri olabilir.
İlmek,ilmek bu oluşuma giden yolu örmeden SINIF SENDİKACILIĞI ve SINIFLA SİYASET ARASINDA olması gereken birliktelik HAYAL olur.

veda   
« Son Düzenleme: 03 Mart 2019, 23:31:14 Gönderen: Solplatform5 »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET