Gönderen Konu: 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜDÜR!  (Okunma sayısı 159 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3094
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜDÜR!
« : 07 Mart 2019, 11:40:25 »
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günüdür.

Bu günün anılmasına karar verenler, 8 Mart 1857 tarihindeki ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamasının ve ardından polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesinin, arkasından  çıkan yangın sonucunda da işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması nedeniyle 129 kadın işçinin can vermesinin anısına bu günü kabul etmişlerdir.

Nasıl anılırsa anılsın, hiç kimse sınıf mücadelesinin birebir yaşandığı ve bu mücadele sürecinde egemenlerin kolluk güçlerinin 129 işçi kadını hunharca katlettiği gerçeğini  değiştiremez.

Yukardaki olay ve bu olayı anımsatmak anlamında saptanan anma gününde temel olan ise kadının sınıfsal sömürü mücadelesindeki  SINIFSAL KİMLİĞİDİR.
BU NEDENLE 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜDÜR.

Kadın toplumda hem Cinsel hemde Sınıfsal sömürü altındadır.
Cinsel sömürü derken, bu sömürü SINIFSAL SÖMÜRÜDEN bağımsız değildir.
Kapitalizm Kadın Bedeni üzerinden, Kadını metalaştırarak bu sömürüyü gerçekleştirir.

Proletarya sadece sanayi işçilerinden müteşekkil değildir.
Emek Gücü tanımı sadece işçinin fabrikada, üretim süreci içersinde sarf ettiği emeği ifade etmez.
İşçinin bir gün öncesinden, o üretim sürecine hazırlanması da Emek Gücü tanımının içersine girer.
Bu bağlamda Ev Kadınları da, kocasını, kızını, oğlunu bir gün sonrası üretim sürecine hazırladığı için EMEKÇİ kapsamı içersindedir.

Tabii ki Kadınlar Gününün arkasına Emekçi kavramını getirmek SINIFSAL SÖMÜRÜYÜ akla getirdiği için egemenlerin  işine gelmez.
Bu bağlamda sormak gerekir;  8 Mart,  binlerce erkek,kadın emekçinin  emeğini sömüren,kanını içen paranın dişi tanrılarının,Güler Sabancı’nın,Arzuhan Doğan Yalçın’ın ve onlar gibi binlerce emekçinin emeğini gasp edenlerin günü olabilir mi?
Güler Sabancı ve Arzuhan Doğan Yalçın ile çifte sömürüye tabi olan Emekçi Kadınlar yan yana gelebilir mi?

Bu ne demektir?
Bu aralarındaki çelişki uzlaşmaz olan iki temel sınıf  arasında,cinsel kimliği ön plana çıkararak,sınıf uzlaşması sağlamaktır.

Evet EMEKÇİ KADINLAR diyerek Kadınları ayrıştırıyoruz!
Biz Komünistler KADINLARI sınıf kimliklerinden  bağımsız ele almıyoruz.

"… Bununla beraber, kadının genel sınıfsal konumundan doğan sorunlar yanında bir de kadın olmasına özgü sorunları bulunduğundan… Kendi aralarında örgütlenmeleri ve toplumsal mücadeleye girişmeleri doğaldır, gereklidir. Sorun, temelinde toplumsal yapının değişmesi sorunudur diye, kadın sorunu üzerinde ayrıca durmaya gerek ve kadınların kendi aralarında örgütlenip mücadeleye girişmelerine gerek yoktur gibi bir görüş yanlıştır. Ne var ki, kadın kitlesi kendi içinde eş türden olan bir kitle değildir. Sınıfsal ayrımlar bu kitleyi de ayrıştırır. Kadın hakları için mücadeleyi asıl, işçi, emekçi sınıflardan kadınlar, özellikle çalışma hayatında yer alanlar, doğru çizgide, işçi ve emekçi sınıfların demokrasi ve sosyalizm mücadelesiyle uyumlaştırıp bütünleştirerek yürütebilirler."

Yukardaki paragraf, 80 öncesinin Türkiye İşçi Partisi'nin Genel Başkanı,Sosyalizmi yaşamının son anına  kadar boyun eğmeden,tavizssiz savunan BEHİCE BORAN'A aittir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günün de ,bu günle ilgili onun değerlendirmeleri,şu kısacık paragrafta bile,hem günün önemi,hemde kadın sorununa bakış açısından son derece önemlidir.

Bu paragraf,Kadın sorununu, bir nevi erkek düşmanlığına indirgeyen ,cinsel kimliğini,sınıfsal kimliğinin önüne koyan Feministlere ve bu sorunu,Sosyalizme öteleyen, kadının ayrı örgütlenmesine karşı olanlara verilmiş bir yanıttır.

İKD Genel Başkanı Umut Kuruç bugünü bayram ilan edenlere verdiği yanıtla önemli bir noktaya değinmiş;
"8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlanacak bir bayram günü değil, mücadele birikimimizi ileriye taşıyacak adımları atma kararlılığı gösterdiğimiz gün. Bu yüzden de İKD’nin emekçi kadınların mücadelesi 365 gün devam edecektir."

8 Mart herşeyden önce EMEKÇİ kadınlar günüdür.
Buradaki EMEKÇİ vurgusu, onun sınıfsal kimliğinin ön planda olduğunu gösterir.

8 Mart Clara Zetkinler’in, Rosa Luxemburglar’ın , Krupskayalar’ın, İspanya İçSavaşın da NO PASARAN diyen, La Pasionaria olarakta bilinen Dolares Ibarruriler’in, Behice Boranlar’ın , Beria Öngörler'in, Nuriye Gülmenler’in, Kobani de IŞID saldırısına karşı erkeklerle beraber omuz omuza mücadele eden, yeniden inşasında erkeklerle birlikte yer alan Kürt  Kadınları’nın  ve emeğinden başka satacak şeyleri olmayan, Sınıfsız, Sömürüsüz ve Sınırsız bir dünya için erkek yoldaşlarıyla birlikte omuz omuza mücadele veren
TÜM DÜNYADAKİ  EMEKÇİ KADINLARIN GÜNÜDÜR!

TÜM DÜNYADAKİ EMEKÇİ KADINLARIN ÖNÜNDE, BU MÜCADELEDE YAŞAMINI YİTİRENLER BAŞTA OLMAK ÜZERİ SAYGIYLA EĞİLİYORUZ.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET